top of page
  • Yazarın fotoğrafı: BODRUMDergi
    BODRUMDergi
  • 23 Kas 2022
  • 3 dakikada okunur
Türkiye’de turizm sektörü Avrupa’daki 150 milyon emekliyi hedefine koydu. Çünkü artık Avrupa’da yaşamak Antalya’da tatil yapmaktan daha pahalı hâle geldi. Bu nedenle başta doğal gaz olmak üzere yaşam maliyetleri nedeniyle Avrupa’daki emeklilerin bu kış Türkiye’yi daha çok tercih etmesi bekleniyor. Özellikle de emekliler, SPA merkezlerine odaklanmış durumda. Böylelikle hem uygun fiyata tatil yapıyorlar hem de sağlıklarına kavuşuyorlar.

Türkiye’ye Talep Arttı

Yabancı emeklilerin Türkiye’ye olan ilgisi hakkında bilgi veren TÜGİAD (Türkiye Genç İş İnsanları Derneği) Başkan Yardımcısı, Sanitas SPA Kurucu Ortağı, Medulux Sağlık Turizmi Acentası Kurucusu Dr. Şebnem Akman Balta, başta doğal gaz olmak üzere yaşam maliyetleri nedeniyle birçok Avrupalının farklı alternatiflere yöneldiğini belirterek şunları söyledi:

“Özellikle bir işte çalışmayan, farklı bir ülkede yaşamasının önünde engel bulunmayan emeklilerden Türkiye’ye talepler arttı. Çünkü artık Avrupa’da yaşamak Antalya’da tatil yapmaktan daha pahalı hâle geldi. Türkiye’ye gelip hem kışı geçirmek hem de tatil yapmak istiyorlar. Özellikle de SPA merkezlerine büyük ilgi var.


Dr. Şebnem Akman Balta | Türkiye Genç İş İnsanları Derneği Başkan Yardımcısı
Dr. Şebnem Akman Balta | Türkiye Genç İş İnsanları Derneği Başkan Yardımcısı

Sağlık Turizminde İddialıyız

Türkiye’nin sağlık turizmi alanında en kaliteli ve en güncel tedaviyi vermek gibi bir iddiası var. Hizmet İhracatçıları Birliği verilerine göre 2021’de Türkiye’ye sağlık amaçlı 643 bin hasta geldi. Bu kişilerden 1,6 milyar dolarlık gelir elde edildi. 2022’nin ilk 6 ayında bu gelir geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 71 artış gösterdi. 2023’te 1.5 milyon hastanın gelmesi hedefleniyor. Uluslararası Antalya Sağlık Turizmi ve Eğitim Derneği’ne göre ise 2023 hedefimizin şu anda çok üstündeyiz, 10 milyar doları çoktan geçtik. Türkiye hem sahip olduğu sağlık hizmetleri hem de turizm güzellikleri açısından fark yaratıyor. Türkiye’ye gelip sağlık hizmeti alan bir kişi, unutulmaz bir tatil yaşayıp ülkesine geri dönüyor. Ayrıca bu turistlerin harcamaları diğer turistlere göre de çok yüksek. Bir hastadan, yüzlerce otel turistinden gelecek parayı kazanıyorsunuz.


Wellness Endüstrisi Hızla Büyüyor

Bugün 438,6 milyar dolara ulaşan wellness endüstrisinde konaklama tesisleri 93,4 milyar dolarla ilk sırayı alırken, wellness alışverişleri sıralamada 64,8 milyar dolar ile bulunuyor. Wellness endüstrisi içinde önemli bir paya sahip SPA da büyümesini sürdürüyor. SPA, wellness turizminin yüzde 41’ini oluşturuyor. SPA turizmi yıllık ortalama yüzde 11,1 büyürken, SPA gezi sayısı ise yılda ortalama yüzde 9,6 oranında büyüme kaydediyor. Ülkelerin iç turizmine bakıldığında SPA pazarı yüzde 25 oranla 108,1 milyar dolara ulaşıyor.



İlk 5’i Hedefliyoruz

Türk Hamamı SPA konsepti, dünyadaki SPA konseptleri içerisinde sadece Türkiye’ye özgü bir konsept. Ülkemiz, dünya SPA ve wellness sektöründe Türk hamamı ile markalaşıp dünyadaki eşsiz deneyimlerden biri hâline gelebilir. Markalaşmanın öneminden her turizm kongresinde veya Türk turizmini tanıtmak için yapılan toplantılarda konuşuyoruz. Özellikle tüm beş yıldızlı otellerimizde bulunan ve sadece bize özgü olan Türk hamamı ile dünyada markalaşmak daha kolay olacaktır. Aynı zamanda, çağın gereksinimlerine uygun bir şekilde Türk hamamını modernize etmek de çok önemli. Biz, Türkiye’de bulunan 13 şubemizde Türk hamamını günümüz koşullarına uyarlayarak yeni konseptler üretiyoruz, hamam ritüellerini zenginleştiriyoruz. Sağlık Turizmi sektöründe dünyada ilk 10 ülke arasında yer alıyoruz. Amacımız ilk 5’e girebilmek olmalı. Türkiye’nin hak ettiği konumu elde edebilmesi için sektördeki tüm paydaşların doğru bir sıralama ile yer aldığı bir strateji geliştirilmeliyiz. Biz işte buna talibiz. Doğru adımlar atarsak Türkiye turizmde ve sağlıkta parlayan yıldız olur. 2020’de pandemiye rağmen Türkiye’ye gelen sağlık turistlerinin sayısı 726 bin civarında oldu.



Türkiye; sağlık personeli, coğrafi zenginlikleri ve fiyat avantajıyla wellness turizmi açısından dünyada eşi bulunamaz bir konuma sahip. Özellikle saç ektirme, diş tedavisi, estetik operasyonlar, onkoloji ve geriatri, yani ileri yaşın gerektirdiği bakımlar için ülkemize gelen wellness turistleri, burada Türk kahvesinden sonra Türk hamamını deneyimlemeden ayrılmak istemiyor. Çünkü hamamın dünyada bir muadili yok. Bunun yanı sıra ülkemize geldiklerinde seyahat ederek, Türkiye’nin coğrafi ve kültürel zenginliklerinden de faydalanabiliyorlar.”



Eskiden yüz germe ameliyatı olarak adlandırılırken facelift artık günümüzde daha çok hacmin doğru şekilde dağıtılmasını sağlayan işlemler olarak düşünülebilir. Facelift’ten en iyi sonucun hangi koşullarda alındığını ve sonrasında tamamlayan işlemleri Clinic Arts Estetik Kliniği’nden Op. Dr. Metin Kerem’e sorduk.


Facelift hangi durumlarda tercih edilir?

Yaşa bağlı olarak ya da doğumsal özelliklerimizden dolayı yüzümüzün belli noktalarında sarkmalar oluşabilir. Ve yahut da yüzdeki yumuşak doku hacminin yüze dağılımıyla ilgili problemler olması durumunda yaptığımız işlemlerdir facelift. Bu volümün yüze daha doğru bir şekilde dağıtılmasını, bununla birlikte sarkıklıkların da alınmasını sağlayan ameliyatlar grubuna facelift diyoruz. Eskiden yüz germe ameliyatı olarak adlandırılırken facelift artık günümüzde daha çok hacmin doğru şekilde dağıtılmasını sağlayan işlemler olarak düşünülebilir.



Peki, facelift bütün kırışıklıkları ortadan kaldırır mı?

Facelift, her zaman için tüm kırışıklıkları ortadan kaldıracak diye bir kural yok. Özellikle ince kırışıklıklar, göz çevresinde gülme ile oluşan, kaş çatma ile oluşan, alın çizgilerinde gördüğümüz kırışıklıklar ve dudak çevresindeki dikey kırışıklıklar facelift ameliyatı ile çok fazla iyileşmeyebilirler. Bizim buradaki olaya bakış açımız şu; facelift burada ana işlem, temel yaptığımız iş yüz germe. Bu ne yapıyor? Yüze genel bir gençlik veriyor; üç boyutlu olarak, volümetrik olarak, hacimsel olarak. Yüzün gençlik topografisine yeniden kavuşmasını sağlıyor. Bunun üzerinde biz bu çadırı inşa ettikten sonra, çadırın birinin üzerindeki ince kırışıklıklar, lekeler, vesairelerde facelift ile birlikte veya facelift’ten sonra yapılan bir takım ek işlemlerle (botoks gibi, lazer gibi, dolgular ya da yağ enjeksiyonları gibi) ortadan kaldırılıyor. Bu yola çıkan bir kişi, mümkünse sadece yüz germe cerrahisi değil, yüz germe ve sonrasında göreceği dolgu, botoks ve lazer gibi bir takım tamamlayıcı tedavilerle de birlikte ilerlediği takdirde sonucun iyinin de ötesinde, mükemmel seviyesine yükseleceğini bilmeli.



Dolguyu facelift’ten önce mi, sonra mı yapmalı?

Dolguyu facelift’ten sonra yapmak lazım. Çünkü dolgu gerektiren problem büyük bir ihtimalle zaten yüz germeden sonra çözülecektir. Ameliyatta çözülmeyen ufak tefek problemler için dolguyu ameliyat sonrası şişlikler indikten sonra kullanmak daha mantıklı bir seçim olur.



OP. DR. METİN KEREM | CLINIC ARTS ESTETİK
OP. DR. METİN KEREM | CLINIC ARTS ESTETİK

Peki, facelift’ten sonra dolgu hangi durumlarda uygulanır?

Dolgu uygulaması, yüz germe işleminden sonra pek çok noktada bizim işimizi kolaylaştıran, ufak tefek problemleri çözmekte ve sonuçlarımızı iyiden daha da iyiye taşımaya yardımcı olan uygulamalardır. Örneğin, bir hastanın yüzüne güzel bir facelift ameliyatı yaptıktan sonra zayıf dudakları dolguyla güçlendirmek o ameliyatın etkisini artıracaktır. Facelift’in etkisinin çok yeterli olmadığı ince kırışıklıklarda da yine dolgulardan faydalanmak sonucu daha öteye götürür.




Dolgu uygulamalarının süresi ne kadardır?

Dolgu uygulamalarının etki süresi iki temel faktöre bağlıdır. Bunlardan birincisi dolguyu uyguladığımız bölge, ikincisi de uygulanan dolgunun türü. Dolguyu uyguladığımız bölgede kan dolaşımı ne kadar fazla ve hızlı ise o dolgu oradan o kadar çabuk eriyecektir. Buna en iyi örnek dudaktır, genelde yüz dolguları içerisinde en çabuk eriyen dolgular dudak dolgularıdır. İkinci faktör ise yapılan dolgunun tipi; genellikle daha yoğun özellikle kemik üstüne daha derin dokuya yaptığımız dolgular uzun süre kalıcı olma eğilimindedir. Yumuşak kıvamlı akıcı dolgular ve çapraz bağlı olmayan dolgular daha erken dönemde erimeye meyillidir. Ortalama bir süre vermek gerekirse dolguların ömrü 8 ila 12-14 ay arasıdır. Bu söylediklerim hyalüranik asit dolgular için geçerli. Özellikle göz altı gibi bazı bölgelerde bu süre 2 yıla kadar uzayabilir.


Dolgu ile botoksun farkı nedir?

Dolgu ve botoks birbirinden tamamen farklı ürünler. Dolguların amacı bir yere volüm vermek, bir yeri doldurmak. Örneğin, dudağın içerisine bir miktar dolgu yapılırsa o dudak büyür. Botoks ise bir ilaçtır ve bu ilaç yapıldığı yerdeki kasların kasılmasını engeller. Yani sinir uyarısı gelmesine rağmen o kas kasılamaz. Kasılamadığı zaman da o kasın kasılmasına bağlı oluşan kırışıklıklar oluşamaz. Bunun en güzel örneği kazayağı bölgesi, kaş arası ve alın çizgileridir. Bu bölgelerimize botoks yaptığımız zaman, hasta oradaki kasını fazla kullanılmadığı için kırışıklık oluşmaz. Botoksun etki süresi aşağı yukarı 4 ay kadarken, dolguların etki süresi yerine göre 6 ay, 8 ay, 1 yıl ya da 2 yıla kadar uzanabilir.


  • Yazarın fotoğrafı: Dt. Ebru Küçük Erşan
    Dt. Ebru Küçük Erşan
  • 6 Eyl 2022
  • 3 dakikada okunur

Güncelleme tarihi: 17 Eyl 2022

Güzel bir gülüş, insanların özgüveni ve karşı tarafa pozitif enerji gönderme açısından çok önemlidir. Özellikle gülünce dişlerin beyaz görünmesi herkesin isteğidir. Diş rengi; ten rengi ve dudak rengiyle birlikte olduğundan açık ya da koyu görünebilir. Özellikle koyu tenli insanlarda diş olduğundan daha açık, açık tenli insanlarda da olduğunda daha koyu görünebilir. Diş rengini günümüzde çeşitli yöntemlerle açmak mümkündür. Burada önemli olan doktor kontrolü altında kademeli olarak dişleri beyazlatmaktır.


Diş beyazlatma, dişlerin yüzeyindeki gözenekli mine yapısında oluşan renkli organik ve inorganik maddelerin diş beyazlatma jelleri dediğimiz karbemid peroksit ile giderilmesi işlemidir. Dişlerinizi beyazlatmayı düşünüyorsanız; klinik ortamdaki tedaviden evde uygulanan yöntemlere kadar birçok seçenek bulunuyor. Evde yapılan beyazlatma tariflerinin risklerini bilmek önemlidir. Evde yapılan beyazlatma işlemlerindeki en büyük tehlike diş enamelinizin zarar görmesidir. Doğal gıdalar veya herhangi bir şekilde soda kullanımı diş etlerinin tahriş olmasına ve diş enamelinin zayıflamasına yol açabilir.


Kanal tedavili dışında beyazlatma yöntemleri dişlerde az da olsa hassasiyete sebep olabilir. Dişlerde hassasiyet mevcutsa önce bunun nedenleri araştırılmalı. Çürük, diş eti çekilmesi ve kök hassasiyetine bakılabilir. Biyolojik beyazlatma jelinde hidrojen peroksit çok düşük olduğundan ve jelin mine kristalleri içermesinden dolayı hassasiyet oldukça düşüktür. Hidrojen peroksit oranı ne kadar yüksekse hassasiyet o kadar artar. Bu nedenle piyasada satılan ve içinde ne oranda beyazlatıcı olduğunu bilmediğiniz ürünleri kontrolsüz bir şekilde kullanmayın.

Öncelikle; diştaşı, sigara, çay ve kahve lekeleri temizlenip dişin ana rengine ulaşmak gerekir. Ondan sonra diş renginin ne kadar açılması isteniyorsa ona göre bir tedavi seçilmelidir. Buna da hekimle birlikte karar vermek gerekir.


Ev Tipi Beyazlatma

Hasta ağzından özel olarak kaşıklarla ölçü alınır ve şeffaf plaktan dişlerine uygun plak hazırlanır. Bu plağın içine hasta, tarif edildiği şekilde verilen jelini sürer ve (Yüzde 10-15 karbonid peroksid veya hidrojen peroksit) ortalama 4 ile 6 saat takar. Hassasiyet durumuna göre 10 güne kadar bunu kullanabilir. Bu jeli uygularken diş etine taşmaması gerekir. Yoksa diş eti tahriş olabilir. Bu durumda E vitamini içeren jel kullanılabilir. Eğer diş rengini istediği kadar açmışsa daha kısa süre de kullanılabilir.



Ofis Tipi Beyazlatma

Zaman sorunu olan ve kısa sürede beyazlatma isteyen hastalar için kullanılır. Diş etine koruyucu bir bariyer diş hekimi tarafından sürülür ve ultraviyole ışık ile sertleştirilir. Daha sonra beyazlatıcı jel sürülür. Kullanılan markaya göre ultraviyole ışık ile ya da lazer ile aktive olan jeller mevcuttur. Ortalama 40-50 dakika uygulanır ve sonra yıkanır.


Kombine Tipi Beyazlatma

Hem ofis hem de evde tedavinin birlikte yapılmasıdır. Ofiste yapılan beyazlatmadan 3-4 gün sonra evde, hasta tarafından plaklarla yapılan ev tipi uygulama ile tedavi devam eder.

Zoom Tipi Beyazlatma

Yine klinikte uygulanan diş etine koruyucu ve jel sürüp mavi ledle yapılan beyazlatmadır. 15’er dakikadan 2 seans olarak uygulanabilir. Hızlı bir tedavi şeklidir. Diş rengine ve hassasiyet durumuna göre 15’er dakika olarak 3 seans da yapılabilir. İstenirse evde takviye olarak da beyazlatma devam edebilir.

Dişlerde İçten Beyazlatma

Kanal tedavisi yapılmış ve renk değiştirmiş dişlerde uygulanır. Dişin arka kısmından açılır ve içine beyazlatıcı jel konulur. 2-3 seans uygulanır.


Dişlerin beyazlaması herkeste farklı olabilir. Bazı grileşmiş lekeleri açmak zor olabilir. Beyazlatma süresi boyunca 4-5 gün çay, kahve, renkli içecekler, kırmızı şarap ve renkli meyvelerden uzak durmak gerekir. Hastanın kullanımına bağlı olarak 6 ay ile 1 yıl etkili olur. Sonra 1-2 seans yapılırsa daha uzun süre kullanılabilir.



Diş beyazlatma uygulamasının yapılamadığı bazı durumlar mevcuttur.

  • Geniş pulpalı dişlerde,

  • Aşırı aşınmış dişlerde,

  • Porselen kuron uygulamasının olduğu dişlerde,

  • Hamilelik ile emzirme dönemindeki kadınlarda,

  • Ağız sağlığı kötü olan bireylerde,

  • Diş yapısal bozuklukları olan kişilerde,

  • Diş hassasiyeti olan kişilerde,

  • Diş kırıkları ya da diş çürükleri gibi durumlarda diş beyazlatma uygulaması gerçekleştirilememektedir.

BODRUMDergi Web Sitesi © Yabancı Ses Prodüksiyon tarafından hazırlanmıştır.

bottom of page