top of page
Al Sadu dokumalarıyla Anadolu’nun halı ve kilim motifleri, modern sokak estetiğiyle birleşiyor. Özel tasarımlar, adidas Türkiye’nin ilk global koleksiyonuyla dünyaya açılıyor.


Adidas Originals’ın globalde satışa sunulan ilk Türk lokal tasarım koleksiyonu: Benji + Lamia x adidas Originals’ın lansman daveti Esma Sultan Yalısı’nda düzenlenen özel davetle tanıtıldı. Bizim de takip ettiğimiz davette, tarihten ilham alan desenlere şeflerin geceye özel lezzetleri eşlik etti.



Moda yazarlarının ve Adidas tutkunu ünlü isimlerin katıldığı davette her detay düşünülmüştü. Esma Sultan Yalısı davete özel ışıklandırılmıştı. Oturma düzeni iki uzun masa olarak tasarlanmıştı ve masalar zarif mumlar ve çiçekle süslenmişti. Benji + Lamia x adidas Originals koleksiyonu ise ön tarafta özel ışıklandırmayla konumlandırılmıştı.



Yemekte sohbet ettiğimiz adidas Originals Kategori Direktörü Menekşe Yüksel, ekip olarak bu özel koleksiyonun adidas Originals’ın globalde satışa sunduğu ilk Türk lokal koleksiyonu olduğundan dolayı çok heyecanlı olduklarını aktardı. 1,5 yıl önce başlayan çalışmalar, “Benji + Lamia x adidas Originals” koleksiyonuyla sonuçlanmış ve böylece yerel yaratıcılık uluslararası sahneye taşınıyor. Bünyamin Aydın ve Lamia Al-Otaishan Aydın’ın adidas global tasarım ekipleriyle birlikte hayata geçirdiği koleksiyon; adidas Originals’ın ikonik siluetlerinden ilham alan, zanaat, kültür ve çağdaş estetiği bir araya getiren iki özel tasarımdan oluşuyor. Koleksiyonda markanın ikonik ayakkabısı Tokyo, Bünyamin Aydın’ın çok katmanlı tasarım yaklaşımıyla yeniden yorumlanırken; bir diğer ikonik model Japan HI ise Lamia Aydın’ın kültürel referanslardan beslenen estetik diliyle modern bir kimlik kazanıyor.



Tokyo – Benji modeli, Türk ve Alman kültürlerinden beslenen zengin bir hikâye etrafında şekilleniyor. Anadolu’nun halı dokumacılığı ve kilim motiflerinden ilham alan tasarım, zanaatkârlığı modern sokak modasıyla bir araya getirirken; Bünyamin Aydın’ın geleceğe duyduğu ilgiyle fütüristik bir perspektif kazanıyor. Geleneksel Türk motiflerinin güncel bir dille yeniden yorumlandığı tasarımda desen, renk ve dokular; metalik ve gümüş yansımalarla metaforik bir kontrast oluşturuyor, geçmiş ile geleceği aynı estetik çizgide bir araya getiriyor.



Japan HI – Lamia modeli ise yüzyıllardır Arap kültüründe önemli bir yere sahip olan Al Sadu dokuma geleneğinden ilham alıyor. Bedevi kadınlarının emeğini ve göçebe yaşamın ritmini odağına alan tasarım; çölün doğal renk paletini, kuşaktan kuşağa aktarılan kültürel hafızayla birlikte çağdaş bir bakış açısıyla ele alıyor.

  • Yazarın fotoğrafı: Oğuz Ateş
    Oğuz Ateş
  • 17 Şub
  • 3 dakikada okunur
Elektrik enerjisi modern yaşamın vazgeçilmez unsurlarından biridir. Evlerde kullanılan beyaz eşyalar, ısıtma-soğutma sistemleri, aydınlatma ve elektronik cihazlar, akıllı ev sistemleri elektrik tüketimini her geçen gün artırmaktadır. Son yıllarda bu tüketime elektrikli araçların da eklenmesiyle birlikte enerji ihtiyacı daha da büyümüştür. Özellikle enerji fiyatlarının yükselmesiyle birlikte “Ne kadar elektrik harcıyoruz?” sorusu hane halkı için her zamankinden daha önemli hâle gelmiştir. Bu noktada güneş paneliyle elektrik üretimi hem maliyetleri düşüren hem de sürdürülebilirliği destekleyen güçlü bir alternatif olarak öne çıkmaktadır.


Türkiye’nin en yüksek güneşlenme potansiyeline sahip bölgelerinden biri olan Bodrum, yenilenebilir enerji yatırımları açısından son derece avantajlı bir konumda yer almaktadır. Yaz aylarında artan nüfus; yoğun klima kullanımı, turizm kaynaklı enerji ihtiyacı ve elektrikli araç kullanımının yaygınlaşması, Bodrum’da elektrik tüketimini ciddi ölçüde artırmaktadır.


Bu durum güneş paneliyle elektrik üretimini Bodrum özelinde çok daha anlamlı ve cazip hâle getirmektedir. Bodrum’da bir evin ortalama aylık elektrik tüketimi Türkiye ortalamasının üzerindedir. Yazlık ve daimî kullanım farkına bağlı olarak bu tüketim 250–450 kWh arasında değişmektedir. Özellikle yaz aylarında klima, havuz motorları, sulama sistemleri ve bahçe aydınlatmaları elektrik tüketimini belirgin şekilde artırmaktadır. Müstakil evlerde bu rakamın 500 kWh ve üzerine çıktığı da sıkça görülmektedir. Buna ek olarak evde bir elektrikli aracın düzenli olarak şarj edilmesi aylık tüketime ortalama 200–300 kWh daha eklenmesine neden olabilmektedir.



Bodrum’un en büyük avantajı ise yıllık güneşlenme süresinin ortalama 2.900–3.000 saat civarında olmasıdır. Bu süre güneş panellerinin yıl boyunca yüksek verimle çalışmasını sağlar. Çatı tipi ya da bahçeye kurulan sistemler evin elektrik ihtiyacının büyük bir kısmını karşılayabilir.


Bodrum’da kurulan 5 kW gücündeki bir güneş enerji sistemi yıllık ortalama 7.500–8.000 kWh elektrik üretebilmektedir. Bu üretim miktarı hem bir hanenin temel elektrik ihtiyacını hem de bir elektrikli aracın yıllık şarj ihtiyacının önemli bir bölümünü karşılayabilecek düzeydedir.


Son yıllarda öne çıkan bir diğer çözüm ise garaj üstü (carport) güneş paneli sistemleridir. Özellikle müstakil evlerde ve villalarda araçların park edildiği alanların üstü güneş panelleriyle kaplanarak çift amaçlı bir kullanım sağlanmaktadır. Bu sistemler hem araçları güneşten ve yağmurdan korur hem de doğrudan elektrik üretir. Garaj üstü güneş panelleri sayesinde, elektrikli araçlar şebekeden bağımsız ya da çok düşük maliyetle şarj edilebilir. Bodrum gibi güneşli bölgelerde bu sistemler elektrikli araç sahipleri için son derece verimli bir çözüm sunmaktadır. Bu veriler ışığında Bodrum’da güneş paneli kurmanın avantajları oldukça fazladır. Öncelikle elektrik faturalarında ciddi bir düşüş sağlanır. Yaz aylarında neredeyse sıfıra yaklaşan faturalar, sistemin en dikkat çekici getirilerinden biridir. Bataryalı sistemler sayesinde elektrik kesintilerinin yaşanabildiği bölgelerde enerji sürekliliği sağlanır. Ortalama bir ev için kurulan 5 kW’lık bir sistem, aylık tüketimin tamamını da karşılayabilir. Ayrıca fazla üretilen enerji uygun altyapı ile elektrik şebekesine satılarak ek gelir elde edilebilir.


Maliyet açısından değerlendirildiğinde, Bodrum’da ev tipi bir güneş paneli sisteminin kurulumu sistem kapasitesine ve batarya kullanımına bağlı olarak 150 bin – 350 bin TL arasında değişmektedir.

Garaj üstü güneş paneli çözümleri ve elektrikli araç şarj altyapısı eklendiğinde bu maliyet bir miktar artsa da yüksek güneşlenme süresi sayesinde sistemler genellikle 4–6 yıl içinde kendini amorti etmektedir. Sonrasında ise 20–25 yıla varan kullanım ömrü boyunca düşük maliyetli ve temiz enerji sunar.



Sonuç olarak Bodrum, iklim koşulları ve yüksek güneşlenme süresi sayesinde güneş enerjisi yatırımları için Türkiye’nin en elverişli bölgelerinden biridir. Artan elektrik tüketimi, elektrikli araçların yaygınlaşması ve yükselen enerji maliyetleri göz önüne alındığında, güneş paneli sistemleri Bodrum’da yaşayanlar için yalnızca çevreci değil, aynı zamanda son derece ekonomik bir çözümdür. Garaj üstü güneş panelleriyle desteklenen bu sistemler, enerji bağımsızlığı sağlarken Bodrum’un doğal dokusunu koruyan sürdürülebilir bir yaşam anlayışını da güçlendirmektedir.

  • Yazarın fotoğrafı: Seda Küçük
    Seda Küçük
  • 16 Şub
  • 2 dakikada okunur

Kış, bu yıl her yerde olduğu gibi Bodrum’da da kendini sert hissettirdi. Yağmur uzun süre dinmedi, rüzgâr eksik olmadı; kimi zaman sokaklar sessizliğe büründü, kimi zaman deniz hırçın yüzünü gösterdi. Ama Bodrum’un en güzel tarafı da tam burada ortaya çıkıyor. Yağmurun ardından açan güneş, gri bulutların arasından sızan o ilk ışık, her şeye rağmen insanın içini ısıtmayı başarıyor. Islanan toprak kokusu, pırıl pırıl bir gökyüzü ve hafifçe esen rüzgâr… Bodrum, zor zamanlarda bile güzelliğini hatırlatmayı biliyor.


Şubat ayı, Bodrum’da her zaman umut demektir. Çiçeklerin birer birer açması, baharın gelişini müjdelemesi… Dileriz bu yıl da öyle olur. Çünkü iklim değişiklikleri artık sadece konuştuğumuz bir konu değil, doğrudan hissettiğimiz bir gerçek.


Tüm bu güzelliklerin yanında, Bodrum’un son dönemde en çok konuşulan meselesini görmezden gelmek mümkün değil. İnşaat çalışmaları neredeyse her yerde. Yollar âdeta köstebek yuvasına dönmüş durumda. Yapılan yerlerin kısa süre sonra yeniden bozulması, çalışmaların yeterince planlı ve sağlam yapılmadığını düşündürüyor. Su ve internet altyapısı için yürütülen çalışmaların aynı anda ve koordinasyonsuz ilerlemesi, neredeyse tüm yolların kazılı kalmasına neden oluyor. Sonuç mu? Beş dakikalık mesafeler yirmi dakikaya uzuyor, bir yerlere gitmek zaman zaman işkence hâline geliyor.


Bodrum artık yalnızca yaz aylarında değil, kışın bile trafikle anılır hâle geldi. Artan nüfus ve yoğunluk karşısında hizmetin yetişmekte zorlandığını hepimiz hissediyoruz. Günlük yaşamın akışı sekteye uğruyor, sabır daha da kıymetli bir hâle geliyor.


Bunları dile getirirken amacımız sadece eleştirmek değil; hepimizin sevdiği, yaşamak istediği bu yer için çözüm arayışına katkı sunmak. Çünkü Bodrum hepimizin. Bu topraklarda yaşayan, çalışan, üreten herkesin ortak dileği; daha planlı, daha özenli ve Bodrum’un ruhuna yakışır bir yaşam.



Ve işte tam da bu duyguyla, size şubat ayının sıcacık ruhunu taşıyan çok keyifli bir sayı hazırladık. Sevgililer Günü’nden ilham alan yazıların eşlik ettiği bu sayıda; sağlıktan modaya, kitaplardan teknolojiye, seyahatten sağlıklı beslenmeye uzanan dopdolu bir içerik sizi bekliyor.


Ayrıca bu sayımızda, edebiyatımızın güçlü kalemlerinden Buket Uzuner ile gerçekleştirdiğimiz özel röportaja da yer verdik. Doğa, insan, yaşam ve edebiyat üzerine yaptığımız bu samimi ve düşündürücü sohbetle sayfalar arasında kısa bir mola verecek, nefes alacaksınız. Kışın yorgunluğunu unutturacak, bahara dair umudu tazeleyecek bu sayımızı keyifle okumanız dileğiyle…

BODRUMDergi Web Sitesi © Yabancı Ses Prodüksiyon tarafından hazırlanmıştır.

bottom of page