top of page
Yazarın fotoğrafı: Seda Küçük
Seda Küçük
7 Ara 2025
4 dakikada okunur
Atlantik’in serin rüzgârlarıyla kucaklaşan Portekiz, ilk adımda kalbinize dokunan bir sıcaklıkla karşılar sizi. Lizbon’un yokuşlu sokaklarında yankılanan Fado ezgileri, taş duvarlara sinmiş hüzünle umut arasında salınırken; pastel tonlara boyanmış evler, güneşin her vuruşunda bambaşka hikâyeler anlatır. Porto’nun köprülerinden Douro Nehri’ne bakan bir fincan kahve, deniz tuzu ve kavrulmuş çekirdeklerin kokusuyla hafızanızda iz bırakır.


Bu ülke, yalnızca bir coğrafya değil; denizcilerin cesaretiyle, şairlerin melankolisiyle, sofraların cömertliğiyle yoğrulmuş bir ruhtur. Tarihi sokakların taşlarında keşfin heyecanı, her limanda başka bir zamanın yankısı gizlidir. Güneşi batarken turuncuya boyanan Atlantik kıyısında, Portekiz size bir şeyi hatırlatır: Yaşam; bazen bir melodi, bazen bir rüzgâr, bazen de sadece bir gülümsemedir.



Tarihçesi

Portekiz’in tarihi, cesaretle yazılmış bir yolculuk gibidir. 12. yüzyılda bağımsızlığını kazanan bu küçük ülke, 15. ve 16. yüzyıllarda dünyayı keşfetmeye koyuldu. Vasco da Gama, Bartolomeu Dias gibi denizcilerle yeni kıtalar buldu, ticaret yolları açtı ve bir dönem dünyanın dört bir yanında sömürgeler kurdu. 1755’teki büyük Lizbon depremi ülkeyi yıkıma uğratsa da Portekiz her defasında küllerinden doğmayı başardı. 20. yüzyılda uzun süren Salazar döneminden sonra gelen Karanfil Devrimi, ülkenin yeniden özgürlükle tanıştığı an olarak hafızalara kazındı. Bugün Portekiz, geçmişin izlerini taşırken geleceğe umutla bakan bir Avrupa ülkesidir.



AKTİVİTELER

Küçük yüzölçümüne rağmen çeşitliliğiyle büyüleyen Portekiz’i gezmek, aslında bir ülke görmekten fazlasıdır; her şehirde farklı bir ruhla tanışır, her köşede hayatın başka bir ritmini duyarsınız.


Portekiz’de yapılacak aktiviteler bitmez; çünkü burada her gün biraz başka geçer. Akşamları Lizbon’un Alfama semtinde bir Fado dinlerken müziğin hüznüyle karışan sıcaklığı hissedersiniz. Gündüz ise Douro Vadisi’nde bir şarap tadımı yapabilir, dünyaca ünlü Porto şarabının ardındaki emeği görebilirsiniz. Sörf tutkunları için Nazaré dev dalgalarıyla bir efsanedir. Daha sakin bir gün isteyenlerse 28 numaralı tramvayla Lizbon’un yokuşlarında nostaljik bir tur atabilir. Madeira Adası’nın yürüyüş rotaları ve Azorlar’ın volkanik doğası da doğaseverler için birer cennet.



Lizbon

Portekiz’in başkenti Lizbon; pastel renkli binaları, nostaljik sarı tramvayları ve her köşesinden deniz görünen tepeleriyle bir film sahnesi gibidir. Belém Kulesi, Jerónimos Manastırı ve Alfama semti kentin tarihini anlatırken, Tagus Nehri kıyısında yürüyüş yapmak ya da bir Fado gecesine katılmak şehri hissetmenin en güzel yollarındandır. Lizbon hem hareketli hem duygusal; tıpkı Portekiz’in kendisi gibi.


Porto

Douro Nehri kıyısına kurulu Porto, adını verdiği ünlü şarabıyla tanınır ama sadece bununla sınırlı değildir. Ribeira bölgesindeki renkli evler, I. Luis Köprüsü’nden görülen manzara ve nehir üzerindeki Rabelo tekneleri kente eşsiz bir karakter kazandırır. Dar sokaklarda gezerken, taş duvarların arasında müzik sesleri duyulur. Bu şehir hem romantik hem de canlı bir ruha sahiptir.


Sintra

Lizbon’a sadece yarım saat uzaklıktaki Sintra, masalsı sarayları ve gizemli atmosferiyle büyüler. Rengârenk Pena Sarayı, bulutların arasında bir peri kalesi gibi durur. Quinta da Regaleira’nın tünelleri ve kuyuları ise mistik hikâyelere ilham verir. UNESCO Dünya Mirası listesindeki bu kasaba, sanki zamanı unutmak için yaratılmıştır.


Evora

Alentejo bölgesindeki Evora, Roma döneminden kalma kalıntıları, beyaz badanalı evleri ve taş sokaklarıyla geçmişin izlerini taşır. Diana Tapınağı ve Kemik Şapeli şehrin tarihi dokusunun parçalarıdır. Evora’da zaman yavaş akar; burada bir kafede oturmak bile tarihle baş başa kalmak gibidir.


Madeira & Azorlar

Anakaradan uzakta, Atlantik’in ortasında yer alan bu iki takımada doğaseverlerin hayalini süsler. Madeira, çiçekleri ve sarp dağlarıyla ‘yüzen bahçe’ olarak anılırken Azorlar volkanik gölleri ve yemyeşil vadileriyle bambaşka bir dünya sunar. Burada yürüyüş yapmak, balinaları izlemek ya da sadece doğanın sessizliğini dinlemek bile başlı başına bir deneyimdir.



MUTFAK

Portekiz mutfağı, denizle dost bir halkın samimi lezzetlerini taşır. Portekiz mutfağı sadece karın doyurmaz; insanı evindeymiş gibi hissettirir.


Caldo Verde: Portekiz’in “kale” adı verilen bir tür lahana çeşidi ile hazırlanır. Bu yeşillik, ince ince doğranarak patates, soğan ve zeytinyağıyla birleşir ve ortaya ipeksi bir kıvamda bir çorba çıkar.


Bacalhau: Tuzlanmış morina balığı, neredeyse ulusal gururdur. Bu geleneksel yemek, tuzlanmış morina balığının ince ince didiklenip yumuşacık patates kızartması ve çırpılmış yumurtayla buluşmasıyla hazırlanır. Zeytinyağı, soğan ve sarımsak gibi malzemeler yemeğe ekstra bir derinlik katarken üzerine serpilen siyah zeytinler ve ince doğranmış maydanoz bu yemeği tam anlamıyla tamamlar.


Francesinh: Porto’nun bol soslu efsane sandviçidir. Tost ekmeğinin arasına genellikle biftek, sosis, jambon ve diğer şarküteri etleri yerleştirilir. Üzeri, eritilmiş peynirle tamamen kaplanır ve baharatlı, domates bazlı özel bir sos ile servis edilir. Sandviç genellikle yanında patates kızartması ile sunulur ve lezzeti artırmak için bir adet kızarmış yumurta ile tamamlanabilir.


Sardinhas Assadas: Sardalyalar, Portekiz mutfağında özel bir yere sahip. Sardinhas Assadas, genellikle az miktarda zeytinyağı, deniz tuzu ve limonla marine edildikten sonra mangalda pişirilir. Bu yöntem, sardalyaların doğal lezzetini ön plana çıkarır. Pişirme esnasında sardalyaların çıtır çıtır derisi, dumanın hafif is kokusuyla birleşerek unutulmaz bir aroma yaratır. Bu yemek, genellikle yanında haşlanmış patates, ızgara sebzeler veya sadece taze ekmekle servis edilir.


Pastel de Nata: Dışı çıtır çıtır ve kat kat milföy hamurundan yapılır. İçi ise krema kıvamında, yumurta sarısı ve şekerle hazırlanan ipeksi bir dolgu ile doldurulur. Pişerken üzerinde hafif bir karamelize tabaka oluşur ve bu tatlıya benzersiz bir lezzet ve aroma katar. Kahvenin yanında Pastel de Nata yemeden dönmek olmaz.



Ulaşım

Portekiz’e gitmek de içinde dolaşmak da oldukça kolaydır. Lizbon, Porto ve Faro havaalanlarına Avrupa’nın pek çok şehrinden direkt uçuş bulunur. Ülke içindeyse tren ve otobüs ağları gelişmiştir; manzaralı rotalar sayesinde yolculuklar bile keyfe dönüşür. Lizbon’un sarı tramvayları ve Porto’nun nehir kıyısı metrosuyla ya da Algarve’de araç kiralayarak kıyı kasabalarını gezmek, seyahatinizin en keyifli anlarını yaratacaktır.

Yazarın fotoğrafı: Seda Küçük
Seda Küçük
6 Ara 2025
2 dakikada okunur
Sonbahar geldiğinde doğa sessizce değişir. Ağaçlar, bir zamanlar büyük bir hevesle büyüttükleri yaprakları usulca bırakır. Rüzgâr dalların arasından geçerken sanki fısıldar: “Bırak gitsin…” Belki sizin de bir süredir taşıdığınız şeyler vardır; tamamlanmamış cümleler, içte kalmış sözler, kapanmamış hesaplar… Sonbahar, işte tam da bunlarla vedalaşmanın mevsimidir. Bir tür ruh detoksu aslında. İçinizi sadeleştirmenin, kalbinizi biraz havalandırmanın zamanı. Doğa bırakırken hafifliyor; belki biz de öyle yapmalıyız.


Hafiflemenin Sessiz Gücü

Dolabınızı düzenlerken “artık bunu giymem” deyip bir kıyafeti elinizden bıraktığınız o anı hatırlayın. Nasıl da ferahlık hissetmiştiniz, değil mi?


Ruh da bazen tam olarak o hissi ister. Kendinize sorun: “Hayatımda hâlâ tuttuğum ama artık bana iyi gelmeyen ne var?” Belki bir ilişki… Belki içten içe taşıdığınız bir kırgınlık… Ya da sürekli peşinden koştuğunuz o onaylanma isteği… Ne olursa olsun, hepsine teşekkür edin. Çünkü bir zamanlar size bir şey kattılar, bir şey öğrettiler. Ama şimdi mevsimleri doldu. Ve artık gitmelerine izin vermek, kendinize iyi davranmanın en zarif hâli.



İlişkilerde Sonbahar Dengesi

İlişkiler de ağaç kökleri gibidir; bazıları derine uzanır, bazılarıysa yüzeyde kalır. Sonbahar, bu köklerin ne kadar sağlam olduğunu görmek için güzel bir zamandır. Konuşmadan da anlaşabildiğiniz, yanında susarken bile huzur bulduğunuz insanlar kimler? Ve sizi sürekli yoran, içinizi daraltan bağlar hangileri?

Bazen bir ilişkiyi onaran şey, daha çok konuşmak değil, biraz sessizliktir. Bazı konuların kendi mevsiminde çözülmesine izin verin. Çünkü sevgi, bazen sadece “olmasına izin vermek” kadar sade ve güçlüdür.



Ruhunuz İçin Minik Ritüeller

Ruhun arınması büyük değişimler istemez. Küçük ama içten dokunuşlar yeterlidir.

  • Sabahları sadece beş dakika derin nefes alın. Hiçbir şey düşünmeyin, sadece var olun.

  • Haftada bir akşam, tüm ekranları kapatın. Sessizliğin sesini hatırlayın.

  • Bir defter açın ve kapağına ‘Teşekkürler’ yazın. Her gün bir cümle ekleyin; küçük bir şey bile olabilir.

  • Günün sonunda kendinize sorun: “Bugün içimi ne hafifletti?”


Bu minik ritüeller, kalbinizi yeniden sizinle tanıştırır. Zamanla fark edersiniz: daha huzurlu, daha dengeli, daha siz olmuşsunuzdur. Ve içinizdeki bu dinginlik, ilişkilerinize de sessizce yansır. Çünkü kendisiyle barışan insan, sevgiyi en temiz yerden verir.



Bırakmak da Bir Sevgi Hâlidir

Bir yaprak, düşerken ağlamaz. Çünkü bilir ki toprağa düşmek yok olmak değil, yeniden doğmaktır. Belki sizin de artık düşmesi gereken bazı yapraklarınız vardır; bazı insanlar, bazı anılar, belki de çoktan dolmuş beklentiler… Hepsine birer teşekkür edin. Size kattıkları, öğrettikleri için. Ve sonra sessizce bırakın gitsinler. Bırakmak sevgisiz olmak değil, sevgiyi olgunlaştırmaktır.


Ruhun da Mevsim Değiştirir

Bu sonbahar; yalnızca doğa değil, siz de dökülün. Fazla düşünceleri, eski korkuları, alışkanlıkla sürdürdüğünüz ilişkileri bırakın. Hepsini toprağa emanet edin; çünkü yeni bir bahar ancak toprak hava aldığında filizlenir.

Yazarın fotoğrafı: Mustafa Küçük
Mustafa Küçük
3 Ara 2025
5 dakikada okunur
Anadolu Sigorta, güçlü finansal performansı, dijital dönüşüm yatırımları, girişimcilik ekosistemiyle geliştirdiği inovasyon projeleri ve toplumsal etki yaratan sürdürülebilirlik çalışmalarıyla sigortacılığın geleceğini bugünden şekillendirerek ikinci yüzyılına emin adımlarla giriyor. Anadolu Sigorta Genel Müdürü Z. Mehmet Tuğtan, “Teknolojik yetkinliğimiz, kurumsal değerlerimiz ve insan odaklı yaklaşımımızla ikinci yüzyıla daha güçlü, daha çevik ve daha dayanıklı bir şekilde adım atıyoruz” dedi.


Z. Mehmet Tuğtan (Genel Müdür) - Berna Semiz Ergüntan (Kurumsal İletişim, Sürdürülebilirlik ve Afet Yönetimi Koordinatörü)


Anadolu Sigorta, Feriye’de düzenlediği basın toplantısında 100. yılındaki finansal sonuçlarını, yenilikçi teknoloji yatırımlarını, sürdürülebilirlik yaklaşımını ve toplumsal fayda yaratan projelerini paylaştı.

Şirketin, bir asırlık yolculuğunda sigortacılığın dönüşümüne öncülük ettiğinin aktarıldığı toplantıda, Anadolu Sigorta Genel Müdürü Z. Mehmet Tuğtan, 2025 yılı boyunca yürütülen projeler ile gelecek dönem hedefleri hakkında bilgi verdi. Tuğtan teknoloji ve Ar-Ge’nin Anadolu Sigorta’nın yeni yüzyılındaki en güçlü yatırım alanlarından biri olarak öne çıktığını vurguladı.


Anadolu Sigorta 3 branşta sektör liderliğini sürdürüyor

Anadolu Sigorta, 2025 yılının ilk 10 ayında prim üretimini bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 44,5 artırarak 74,76 milyar TL seviyesine ulaştırdı. Şirket, en yüksek prim üretimini 16.4 milyar TL ile Kara Araçları Sorumluluk branşında gerçekleştirdi; bu branşı 15.31 milyar TL ile Hastalık-Sağlık, 14.42 milyar TL ile Yangın ve Doğal Afetler ve 13.95 milyar TL ile Kara Araçları branşları izledi. Anadolu Sigorta, hayat dışı 15 ana branşın 11’inde ilk üç sırada yer almayı başarırken, Kara Araçları (Kasko), Su Araçları ve Nakliyat branşlarında sektör liderliğini sürdürdü.


Şirketin finansal sonuçlarıyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Anadolu Sigorta Genel Müdürü Z. Mehmet Tuğtan şunları söyledi: “Şirketimizin güçlü operasyonel performansı karlılık büyümemize ve özkaynak karlılığımıza olumlu yansıdı. 2025’in ilk 9 ayında kümülatif solo net karımız yıllık %10 büyürken, son 12 aylık ortalama özkaynak karlılığımız ise %36,4 olarak gerçekleşti. Güçlü sermaye yeterliliği, reel prim üretimi ve hissedarları için reel özkaynak karlılığı sunan şirketimiz 1 Milyar Doların üzerinde piyasa değeriyle işlem görüyor. Zorlu ve değişen makro görünüme rağmen 2025 ve 2026 yıllarında reel değer yaratımına devam ederek şirketimizi daha büyük piyasa değerlerine ulaştırmayı hedefliyoruz."


"Yenilenen vizyonumuz, misyonumuz ve kurumsal değerlerimiz güven duygusunun da dönüşümüne öncülük edecek"


Anadolu Sigorta 2025 yılında vizyonunu, misyonunu ve kurumsal değerlerini yeniden belirledi. Şirket, yeni vizyonunu “Finansal liderliğimiz ve insan odaklı yaklaşımımızdan aldığımız güç, yenilikçi teknolojiler ve eşsiz müşteri deneyimi ile sigortacılığın dönüşümüne öncülük ediyoruz” ifadesiyle tanımlıyor. Bu vizyon, Anadolu Sigorta’nın yalnızca finansal başarıya değil, topluma değer katmaya ve geleceğin sigortacılığına odaklandığını gösteriyor. Anadolu Sigorta, yeni misyonunu ise “Topluma verdiğimiz sözle bugünü ve yarını güvenle koruyoruz” olarak belirlerken, sunduğu ürün ve hizmetlerle gelecekte de müşterilerinin her koşulda yanında olma hedefinin altını çiziyor.  


Anadolu Sigorta Genel Müdürü Z. Mehmet Tuğtan “Kurulduğumuz günden bu yana insan merkezli ve sürdürülebilir bir sigortacılık anlayışını esas alıyoruz. İkinci Yüzyılımıza doğru giderken kurumsal değerlerimizi de yeniden şekillendirdik. ‘Köklülük’, ‘saygı’, ‘dürüstlük’, ‘müşteri odaklılık’, ‘birlikte başarma ve takım ruhu’ ile ‘yenilikçilik’ değerlerimiz, şirketimizin kültürünü ve çalışma anlayışını tanımlıyor. Yenilenen vizyonumuz, misyonumuz ve kurumsal değerlerimiz şirketimizin dijital dönüşüm, yapay zekâ, sürdürülebilirlik ve müşteri deneyimi alanlarındaki stratejik projeleriyle doğrudan örtüşürken sadece sigortacılığın değil, güven duygusunun da dönüşümüne öncülük edecek” dedi.

 

“Teknolojiye yalnızca bir araç olarak değil; sigortacılığın geleceğini yeniden tanımlayan stratejik bir kaldıraç olarak bakıyoruz”

Anadolu Sigorta’nın, dijital dönüşüm süreci ve yapay zekâ destekli inovatif projeleri ile sigortacılığın yarınını bugünden inşa eden öncü bir vizyon ortaya koyduğunu ifade eden Tuğtan “Teknolojiye yalnızca bir araç olarak değil; sigortacılığın geleceğini yeniden tanımlayan stratejik bir kaldıraç olarak bakıyoruz. Veriyle güçlenen, otomasyonla hızlanan ve yapay zekâ ile öğrenen bir model yaratıyoruz. 1859 çalışanımızın 350’si IT uzmanlarından oluşuyor. Türkiye’nin ilk yerinde Ar-Ge Merkezi sahibi sigorta şirketi olarak bugüne kadar 21 projeyi başarıyla tamamladık. Devam eden 9 projemiz bulunuyor. Bunlardan 2 tanesi önleyici sağlık hizmetleri ile ilgili inovatif çözümler sunan Avrupa Birliği projeleri. Projelerimizden biri kronik hastalık takibinde giyilebilir teknolojiler ile yenilikçi çözümler sunarken diğeri ise 5G üzerinden uzaktan fizyoterapi hizmetlerinin en doğru şekilde alınmasına olanak sağlıyor” dedi.


Şirketin dijital stratejisini “Geleceğin Şirketi” vizyonu doğrultusunda sürdürdüğünü belirten Tuğtan 2025 yılı boyunca teknoloji alanında elde ettikleri kazanımları şöyle ifade etti: “Hasar süreçlerine yönelik yapay zekâ destekli Hasar Sanal Asistan, müşterilerin hasar dosyalarına ilişkin tüm bilgileri 7/24 sunuyor ve eksper raporu, değer kaybı belgeleri, eksik evrak yönlendirmesi gibi işlemleri tek platformdan yönetebiliyor. Şirketimizin robotik süreç otomasyonu çalışmaları kapsamında 127 süreç dijitalleştirilerek 97,6 FTE verimlilik sağlandı. 2025 üçüncü çeyreği itibarıyla dijital kanallardan elde edilen üretim 601,5 milyon TL olurken, Sigortam Cepte ve Sağlığım Cepte uygulamalarıyla 1 milyona yakın kullanıcı yıl içinde yaklaşık 7,5 milyon işlem gerçekleştirdi. Yeni üretim platformumuz ASTRA ile 70 ürün modern bir arayüze taşınarak operasyonel süreçlerde önemli hız ve kalite artışı sağlandı.”


“İnovasyonu girişimcilik ekosisteminin dinamizmiyle büyütüyoruz”

Anadolu Sigorta’nın, ikinci yüzyılına hazırlanırken inovasyonu sadece iç kaynaklarla değil, girişimcilik ekosisteminin dinamizmiyle birlikte büyütmeyi tercih ettiğini belirten Tuğtan mevcut yaklaşımlarının somut çıktılarını şöyle özetledi: “Bu yaklaşımın somut iki örneği Workup AStart Girişimcilik Programı ve AStart Girişim Sermayesi Yatırım Fonu (AStart GSYF).


Türkiye İş Bankası Workup Girişimcilik Programı iş birliğiyle ve Yapay Zekâ Fabrikası yürütücülüğünde hayata geçirdiğimiz Workup AStart Girişimcilik Programı’nın ilk döneminde bu yıl 8 girişim mezun oldu. Programın ilk döneminde seçilen girişimler, Anadolu Sigorta ekipleriyle birlikte gerçek iş problemleri üzerinde çalışarak çözümler geliştirdi. Bu süreci sadece bir hızlandırma programı olarak değil, ortak değer üretim platformu olarak değerlendirdik. AStart GSYF ise, sigorta teknolojileri, sağlık, yapay zekâ, mobilite, enerji, afet yönetimi ve sürdürülebilirlik başta olmak üzere farklı dikeylerde girişimcilik ekosistemine uzun vadeli ve sürdürülebilir katkı sağlamayı hedefliyor.”


“Sadece geçmişe bakmıyor, yeni yüzyılın kapılarını cesurca aralıyoruz”

Anadolu Sigorta’nın Türkiye Cumhuriyeti’nin ekonomik kalkınma vizyonunun bir yansıması olarak kurulduğunu, 100. yılın sadece kurumsal bir dönüm noktası değil, aynı zamanda ülkenin modernleşme yolculuğuyla iç içe geçmiş tarihsel bir anlam taşıdığını vurgulayan Tuğtan sözlerini şöyle sürdürdü: “1925’te Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün öncülüğünde temelleri atılan şirketimiz, geçen yüzyıl boyunca yalnızca bir sigorta kurumu olmanın ötesine geçti; sigortacılığın Türkiye’deki gelişimine yön veren, sektörün standartlarını belirleyen bir öncü haline geldi. Bugün, bir yüzyılı geride bırakmanın heyecanıyla sadece geçmişimize dönüp bakmıyoruz; aynı zamanda bizi bekleyen yeni yüzyılın kapılarını cesur adımlarla aralıyoruz. Bu anlamlı yılı, çok sayıda etkinlikle dolu dolu geçirdik. Kuruluş günümüz olan 8 Mart’ta Anıtkabir’i ziyaret ederek Atamızın huzurunda, kurucumuza olan bağlılığımızı ve minnetimizi bir kez daha ifade ettik. Ardından, 11 Nisan’da büyük ses getiren Yüzyıllık İmza Gala Gecemizi gerçekleştirdik. Anadolu Sigorta'nın Cumhuriyet tarihiyle iç içe geçmiş yolculuğunu etkileyici bir görsel şovla anlattığımız bu gece, sigortacılığın çok ötesine geçen bir toplumsal hafıza ve değer hikâyesi olarak izleyicilerin büyük beğenisini kazandı. Şirketimizin tarihini ve sigortacılığın Türkiye’deki gelişimini akademik bir perspektifle ele alan, son derece kıymetli bir çalışmayı daha hayata geçirdik. İstanbul Üniversitesi’nden Prof. Dr. Mehmet Ö. Alkan’ın proje koordinatörlüğünde; yazarlarımız, İstanbul Üniversitesi’nden Prof. Dr. Murat Birdal ve Doç. Dr. Barış Kablamacı’nın titiz çalışmalarıyla hazırlanan “Yüzyıllık İmza” prestij kitabımız yayınlandı.”


"Katkı sunmaya devam edeceğiz"

Toplantının kapanışında Tuğtan, ikinci yüzyıla yönelik mesajını “Bir yüzyılı geride bırakırken geleceğe daha büyük bir sorumlulukla bakıyoruz. Teknoloji, sürdürülebilirlik, toplumsal fayda ve müşteri memnuniyeti odağında ilerleyerek ülkemizin ekonomik ve sosyal dönüşümüne katkı sunmaya devam edeceğiz” sözleriyle ifade etti.


“Yüzyıllık birikimimizle sosyal sorumluluk faaliyetlerimizi sürdürüyoruz”

Toplantıda Anadolu Sigorta’nın “Kaybetmek Yok” sloganıyla sürdürülebilir bir gelecek inşa etme hedefiyle çalışırken yürüttüğü toplumsal etkisi yüksek kurumsal sosyal sorumluluk projelerine değinen Anadolu Sigorta Kurumsal İletişim, Sürdürülebilirlik ve Afet Yönetimi Koordinatörü Berna Semiz Ergüntan ise “2022’den bu yana yürüttüğümüz Ormanın Gözleri projesi kapsamında 16 akıllı yangın gözetleme kulesi tamamlandı ve 812.700 hektarlık alanın 7/24 izlenmesi sayesinde bugüne kadar 241 yangın erken tespit edildi. Anadolu Sigorta Kütüphaneleri projesiyle 28 okulda kütüphane ve özel eğitim sınıfları kurduk; öğrencilere toplam 41.669 kitap ulaştırdık. Kurtaran Araç projemiz kapsamında ise afet bölgeleri de dahil olmak üzere 3.450 sokak hayvanına tedavi ve rehabilitasyon desteği sağladık. Yüzyıllık birikimimiz ve kurucu liderimiz Mustafa Kemal Atatürk'ün vizyonuyla, ormanları korumak, çocuklara nitelikli eğitim sağlamak ve canlılara yaşam hakkı sunmak amacıyla sosyal sorumluluk faaliyetlerimizi sürdürüyoruz” dedi.


Anadolu Sigorta'nın Sponsorluk Başarıları

Anadolu Sigorta’nın spor, sanat ve eğitim alanındaki geniş sponsorluk ağı da basın toplantısında paylaşıldı. Anadolu Sigorta Marmaris Ultra Trail, Maximiles Black The Bodrum Cup, Fenerbahçe–Trabzonspor–Eczacıbaşı spor kulüpleri iş birlikleri, Beşiktaş Kültür Merkezi sponsorluğu, KidZania sigortacılık deneyim alanı ve Winter Run, Uludağ Ultra Trail, Belgrad Trail gibi koşu organizasyonlarına verilen destek, şirketin toplumsal fayda yaklaşımını pekiştiren çalışmalar arasında yer aldı.



BODRUMDergi Web Sitesi © Yabancı Ses Prodüksiyon tarafından hazırlanmıştır.

bottom of page