top of page
  • Yazarın fotoğrafı: Özge Zeki
    Özge Zeki
  • 17 Şub 2025
  • 3 dakikada okunur
Sosyal medya kanalları üzerinden yayınladığı içeriklerle dijital denge alanında farkındalık yaratmayı hedefleyen Tuğba Şengül Lik ile dijital bağımlılığı önlemenin yollarını konuştuk.


Dijitalle çevriliyiz ve günümüzün büyük kısmı bu şekilde geçiyor. Dijitale ayırdığımız zaman gitgide artıyor mu?

Son araştırmalara göre günde yedi saatimizi internette geçiriyoruz. Bunun üç saati dijital platformlarda, sosyal medyada geçiyor. Bazen 10 dakika diye girip “Instagram’a bakıp çıkacağım” diyoruz ama sonra saatlerce içerikler tüketiyoruz. Maalesef ne içerik tükettiğimizin de farkına varamıyoruz. Aslında gerçekten çok yorgunuz. Silikon Vadisi’ndeki mühendisler bizi orada tutmak için o kadar farklı yöntemler deniyorlar ki biz de gerçekten dalıyoruz. İşte dijitalzedelik de maalesef bu farkında olmadan geçirdiğimiz saatlerin bizi tükettiğinin bir göstergesi.


Tuğba Şengül Lik
Tuğba Şengül Lik

Sizce dijitalzedelik bizi nasıl etkiliyor?

Artık hepimiz odaklanmakta zorluk çekiyoruz. Hepimiz kilo almaya başladık, hareket etmek istemiyoruz. Bir kitabın ortasında sıkılıyoruz. Bana göre bu dönemin en önemli para birimi dikkat, konsantrasyon. Şu anda da aslında izleyicilerden bunu talep ediyoruz. Dolayısıyla her şeyi hızlı anlatmaya çalışıyoruz. Bir hız çağındayız. Hepsinin olumsuz yansımaları maalesef bizi birer dijitalzedeye dönüştürmüş durumda. Ben ısrarla şunu söylüyorum; derneği kurarken de iş hayatımda da teknolojinin varlığını reddetmek kesinlikle benim istediğim bir şey değil. Teknoloji hayatımızda var olmaya devam edecek.


Bize sonsuz nimetler sunuyor ancak bilinçli kullanırsak ya da teknolojinin bizi yönetmesini değil de bizim onu yönetmemizi sağlarsak, efendisi biz olursak diyorum. O zaman teknoloji süper bir şekilde hayatımızda verimli her şeyi kolaylaştıracak.


“Biz de Aslen Buralı Değiliz: Bir Dijitalzedenin Dengeyi Bulma Rehberi” kitabınız pandemi sonrasında çıktı. Şimdi yeni kitabınız da yolda. Neler anlatıyorsunuz?

İlk kitabımda dijital göçebeliği yani dijitalle sonradan tanıştığımızda gözlemlediğimiz konuları anlatıyordum. “Biz de aslen buralı değiliz” diyordum. Tamam, biz bunun içinde doğmadık ama öğrenmeye de çalışıyoruzu anlatan bir kitaptı. Yeni kitabım çok yakında çıkacak. Orada daha çok pandemi sonrası değişen dijital alışkanlıklarımızı aktarıyorum ve homo sapiens’den homo digitus’a evrildik diyorum. Yeni nesil insanın gerçekten bu hayatta karşılaştığı, belki de biraz geçmişte kalan bazı özlemlerin de yer aldığı, karşılaştığı sorunları ama o sorunları nasıl olumluya çevirebileceği, bu dönüşüm hikâyesinde nelere tanıklık ettiğini, yeni nesil insanın nelerde zorlanacağını, gelecekte onları nelerin beklediğini anlatan yine kısa kısa makalelerden oluşan keyifli bir kitap yazdım.


Tuğba Şengül Lik
Tuğba Şengül Lik

Dijital denge konusunda farkındalık yaratmak için ne tip çalışmalar yapıyorsunuz?

Öğrenmeye, bilgiye meraklı bir sosyal girişimciyim. Neyi öğrendiysem onu paylaşmayı çok seviyorum. Bilginin paylaşılmasının çok değerli olduğunu düşünüyorum. Ben de öğrenmeye devam edeceğim. Öğrendikçe, elimden geldiği kadar bunları yazı yoluyla, YouTube kanalıyla, eğitimlerimle, kitaplarımla paylaşmaya devam edeceğim. Gerçekten bir insan değişirse herkes değişiyor yavaş yavaş. Özellikle gençler değişirse Türkiye’nin geleceği, ülkenin geleceği de değişiyor dolayısıyla bunu çok önemsiyorum.



Siz hayatınızda dijital dengeyi nasıl koruyorsunuz?

Planlı zamanlarım var. İşten eve geldiğim zaman çocuklarımla, ailemle geçireceğim zamanlarda, yemek masasında olduğumuz zamanlarda o ekranları masamıza koymuyoruz. En az yarım saat telefonlarımıza dokunmuyoruz, ekranlarla sohbetimizi bölmüyoruz. Dünya dönmeye devam ediyor. Yemek sonrası yarım saat civarında sosyal medyada vakit geçiriyorum. Nitelikli içerikler seyredip kendimi eğitiyorum. Çocuklar da aynı şekilde. Onların da bir saati var. Uyku zamanım yaklaştığında, yatmadan 30 dakika önceden ekranlarla ilişiğimi kesiyorum. Kitabımı yanı başıma alıyorum, kitabımı okuyorum çünkü o mavi ekran gerçekten sürekli beynin gündüz olduğunu zannetmesine sebep oluyor. Evet bizde de alışkanlık, yatmadan bir bakmak, uyanınca da ilk iş telefona bakmak. Dijital denge için hayatıma kazandırdığım ilk alışkanlığım, gece yatarken ve sabah uyandığımda telefona bakmamak oldu. Bu da benim için çok güzel, verimli oldu. Sabah kalkıyorum. En azından zihnim berrakken o sırada odaklanmam gereken şeylere yöneliyorum,  ekran beni bölmüyor, kesintiye uğratmıyor.


@dijitaldenge adıyla Youtube ve Instagram üzerinden dijital denge konusunda farkındalık yaratmayı sağlayan içerikleriniz de ilgi görüyor. Konularınızı nasıl belirliyorsunuz?

Şu anda kuşak sorunları, dijital zorbalık, dijital bağımlılık konuları ilgi görüyor. Dijital vatandaşlık, dijital okuryazarlık konuları da çok dikkat çekiyor. İlişkiler de açıkçası benim dikkatimi çekiyor. İlişkiler dijitalde başlıyor, dijitalde devam ediyor ve dijitalde sona eriyor artık. Kimse ilişkilerini yüz yüze bile bitirmiyor. Tamam dijitalde yaşıyoruz bu aşkı, bu ilişkiyi bari onu düzgün yaşayalım. Bu konularda uzmanlarla konuşarak tüyolar verdiğimiz içerikler de çok ilgi görüyor.

  • Yazarın fotoğrafı: Çağnur Sakarya
    Çağnur Sakarya
  • 23 Ara 2024
  • 1 dakikada okunur
Alfa Romeo, hayranlarına yeni 33 Stradale’nin ‘kükreme sesini’ özel bir video ile duyurdu. Alfa Romeo mühendislik ekibi öncülüğünde yürütülen dinamik geliştirme süreci planlandığı gibi ilerlerken markanın karakteristik ‘kükreyişini’ de yakalama fırsatı ortaya çıktı. Klasik müziğin zarif, armonik ve rafine melodileriyle eşsiz bir uyum yakalandı. Üstün mühendisliğin ve İtalyan tutkusunun sonucu; tanıdık bir Alfa Romeo sesi, gücün ve kusursuzluğun müziği yaratıldı.

İşte Alfa Romeo 33 Stradale
İşte Alfa Romeo 33 Stradale

Yaklaşık bir yıl önce Arese’deki Alfa Romeo Müzesinde tanıtılan stil prototipi, dünyanın en büyük otomotiv etkinliklerinde yer almaya devam ediyor. Yeni 33 Stradale’nin stil prototipini yakından görme fırsatı bulabilenler, 1967 33 Stradale’nin tasarım ögelerini titizlikle ve saygıyla yeniden ele alan eşsiz stilini takdir ediyor.



Alfa Romeo tutkunları, 620 beygirden fazla güç üreten V6 çift turbo motorla donatılmış versiyonun karakteristik sesinin de keyfine varabilecek. Arese Müzesindeki tanıtımından yaklaşık bir yıl sonra Alfa Romeo mühendislik ekibi sınırlı sayıda üretilen modelin dinamik gelişimine odaklandı. Sadece 33 adet üretilecek olan 33 Stradale, konfor ile kullanım kolaylığından ödün vermeden, günlük kullanımda ve pistlerde mükemmel performans sunma gibi çifte amaca sahip. Otomobilin dinamik testleri sırasında kaydedilen motor sesi, klasik müziğin zarif, armonik ve rafine melodilerine eşlik eden bir reprodüksiyonla markanın sosyal medya kanallarında paylaşıldı. Üstün mühendisliğin ve İtalyan tutkusunun bir sonucu olarak tanıdık bir Alfa Romeo sesi, gücün ve kusursuzluğun müziği yaratıldı.



Alfa Romeo 33 Stradale; 30 Ağustos 2023’teki ilk gösteriminden bu yana dünyanın en büyük otomotiv etkinliklerinde yer almayı sürdürüyor. Bu etkinlikler arasında, modelin prestijli “Tasarım Konsepti Ödülü”nü kazandığı Villa d’Este Concours d’Élégance ve yakın zamanda gerçekleştirilen, Goodwood Hız Festivali (Goodwood Festival of Speed) de yer alıyor.




  • Yazarın fotoğrafı: Çağnur Sakarya
    Çağnur Sakarya
  • 22 Ara 2024
  • 1 dakikada okunur

Güncelleme tarihi: 24 Ara 2024

Evet günümüzde her şey değişiyor. Ne yazık ki iyilikte ve insanlıkta küçülüyoruz. Yine aynı zamanda evlerimiz ve yaşam alanlarımız minimalleşti. Tek göz odalara hapsolmuş vaziyetteyiz. Fakat teknoloji alanında ise minimalleşme adına güzel gelişmeler oluyor. Örneğin otomobiller minimalizmin önderliğinde çevreci askerler. Artık abartılı, büyük ve çok yakıt tüketen otomobillerin aksine evin balkonuna bile sığacak minik maceraperestler yollarda. Ve bu miniklerin en can alıcı özelliği elektrikli olmaları yani dünyada CO2 salımını azaltmaları. Ülkemiz yollarındaki bu çevreci ve sevimli minikleri tanımaya ne dersiniz?

FIAT TOPOLINO

Fiat’ın klasik italyan çizgilerini her detayında  hissettirdiği Topolino modeli, ilk bakışta insanı kendine çekiyor. Yüzde 100 Elektrikli minik Topolino’nun Topolino Dolcevita olmak üzere iki versiyonu bulunuyor. Kompakt ve işlevsellik üzerine tasarlanmış miniğimiz, dört saatten kısa sürede yüzde 100 şarj edilebiliyor. 75 km ve 45km/s maksimum hıza çıkabiliyor. Şimdilik yollarda sadece Mint yeşili renkte karşımıza çıkan Topolino’nun Dolcevita modelinde ise kapısız ve açılır tavanı kullancıya ayrı bir ferahlık sunuyor.


Fiat Topolino
Fiat Topolino

CITROEN AMI

Citroen’in, “Yeni yol arkadaşın” olarak lanse ettği miniği Ami, yine rakiplerinde olduğu gibi dört saatten kısa sürede şarj edilebiliyor. Ami Tonic, Ami Peps ve Ami Turuncu olarak üç farklı yüzü ile dikkatleri üzerine çeken model, özellikle ülkemiz yollarında oldukça sık karışımıza çıkıyor.


Citroen Ami
Citroen Ami

RKS CITY VE M5

Küba Motor’un Bilecik’teki fabrikasında banttan indirdiği  RKS City ve M5 iki miniğimiz yüzde yüz elektrikli ve çevre dostu. Saatte 45 km hıza ulaşabilen ve 4-6 saat arasında şarj edilebilen City modelinde şimdilik gri, M5 modelinde ise siyah ile beyaz renk seçeneği bulunuyor.


RKS City
RKS City



BODRUMDergi Web Sitesi © Yabancı Ses Prodüksiyon tarafından hazırlanmıştır.

bottom of page