top of page
  • Yazarın fotoğrafı: Mustafa Küçük
    Mustafa Küçük
  • 11 May 2022
  • 1 dakikada okunur

Güncelleme tarihi: 11 Haz 2022

Bodrum Tanıtma Vakfı’nın 25. yılında ‘Bodrum Kültür ve Sanat Elçisi’ unvanı verilen Türkiye’nin Süper Starı Ajda Pekkan, “Mavisi ve yeşiliyle insana huzur veren, sıcacık insanlarıyla Bodrum, benim için sonsuza kadar sürecek büyük bir aşk hikâyesi diyebilirim. Bodrum’un kültür ve sanat elçisi olmak benim için büyük bir onur oldu” dedi.



Bu Görevin Kalbimdeki Değeri Paha Biçilmez


Bodrum Kültür ve Sanat Elçisi Ajda Pekkan, Bodrum’a olan aşkının Zeki Müren sayesinde başladığını belirterek şunları söyledi: “O Bodrum’un hiç sönmeyen sanat güneşi olarak kalbimde. Kendisini sevgiyle ve rahmetle anıyorum. Mavisi ve yeşiliyle insana huzur veren, sıcacık insanlarıyla Bodrum, benim için sonsuza kadar sürecek büyük bir aşk hikâyesi diyebilirim. Bodrum’un Kültür ve Sanat Elçisi olmak benim için büyük bir onur oldu. Bu vesileyle Sayın Bodrum Belediye Başkanımız Ahmet Aras’a ve tüm Bodrum halkına şükranlarımı sunuyorum. Takdim edilen Sanat ve Kültür Nişanını çok beğendim. Emeği geçen herkese çok teşekkürler. Evimde çok özel bir yerde muhafaza edeceğim. Bu özel görev için Bodrumluların nezaketlerini fazlasıyla ortaya koydukları değerli bir tasarım olduğunu düşünüyorum ama inanın bu görevin kalbimdeki değeri paha biçilmez.”


Bodrum çok iyi tanıtılmalı


Bodrum Belediye Başkanı ve BOTAV Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Aras, Bodrum ve Ajda Pekkan birlikteliğinin önemli bir enerjiyi ortaya çıkaracağını belirterek, “Bodrum çok iyi tanıtılmalı. Biz dedik ki BOTAV ve Belediye olarak her yıl kültür ve sanat elçileri oluşturalım. Bunun ilk temsilcisi sevgili Ajda Pekkan. Pekkan, ‘Bundan sonra Bodrum’dayım, projeler yapalım, sosyal yardım projeleri ile sanatsal ve kültürel işler yapalım’ dedi. Bu amaçla düzenlenecek üç konserin ilkinin gelirini okul öncesi eğitim için, ikinci konser sokaktaki canlarımızın barınak ve rehabilitasyon merkezi yapımı için, üçüncü konser geliri ise gençlerimizin faydalanacağı bir kütüphane için olacak” dedi.

  • Yazarın fotoğrafı: Özge Zeki
    Özge Zeki
  • 11 May 2022
  • 2 dakikada okunur

Özellikle davet tasarımlarıyla öne çıkan Barrus markası Londra’ya açıldı. Şu anda Londra’da Selfridges çatısı altında satılan tek Türk markası olma başarısını elde eden Barrus’un Kurucu Ortağı ve Baş Tasarımcısı Neslişah Yılmaz ile projeleri üzerine konuştuk.



Moda sektörü ile nasıl tanıştınız? Barrus’un kuruluş öyküsünden kısaca bahseder misiniz?

2011 yılında Marmara Üniversitesi Tekstil ve Moda Tasarım bölümünden, bölüm birinciliğiyle mezun oldum. Eğitim dönemim süresi boyunca çeşitli yarışmalara katıldım ve dereceye girdim. Yüksek lisans eğitimimdeki konumu biraz daha çeşitlendirip Nanoteknoloji Tasarımlara yöneldim. ‘Karbon Lifleriyle Isıtmalı Ceket’ tezimi vererek onur öğrencisi olarak mezun oldum. Master eğitimim sırasında İTHİB-İTA tarafından düzenlenen Teknik Tekstil Yarışmasında dereceye girdim. Yarışmaya katıldığım ‘Cilt Kanserine Karşı Uyarıcı ve Koruyucu Kumaş’ projemin patentini alarak TÜBİTAK tarafından bronz madalya ile ödüllendirildim ve 2016 yılında ‘ilk 5 Kadın Girişimci’ arasında yer aldım. Aslında şu anda yaptığım mesleği, kazara seçmedim ya da hobi olarak başlamadım.Bu başarı için gerekli olan eğitimleri almayı planlayarak başladım. Eğitim süresince birçok tekstil firmasında stajlar yaparak mezun olduktan sonra da gerekli deneyime sahip olmak için tasarım departmanlarında çalıştım. 2014 yılında Volkan Hidayetoğlu ile birlikte Barrus London markasını kurduk.


Barrus London ile tüm dünyaya açıldınız. Londra’nın en büyük AVM’lerinden birinde satışta olan tek Türk markası oldunuz. Aynı zamanda küresel çevrim içi pazar yerlerinden de müşterilerinize ulaşıyorsunuz. Türkiye’de marka yaratmanın ve bunu küresel boyuta taşımanın ne gibi zorlukları olduğunu düşünüyorsunuz? Bir sonraki hedefiniz nedir?

Markamızı kurduğumuz ilk andan beri hedefimiz dünya pazarıydı. 2016 yılında London Fashion Week’den aldığımız teklifle bu süreç hızlı gelişti. Arka arkaya yaptığımız defileler, moda otoritelerinden tam not alarak güzel gelişmeler yaşamamızı sağlamıştı. Ancak ülkemizde ve dünyada oluşan krizlerle bu süreç yavaş ilerlemiş olsa da önemli olan doğru ve sağlam adımlarla ilerleyebilmek.


Yeni sezon için bir koleksiyon hazırlığında olduğunuzu biliyoruz. Bu koleksiyonun odağında neler olacak?

İki yıldır üretimimizin yönünü geri dönüştürülmüş malzemelere çevirdik. 2020 yılında, geri dönüştürülmüş kumaşlarla yaptığımız defilemiz büyük yankı uyandırmıştı. Günlük giyim ve dış giyimde tercih edilen geri dönüştürülmüş kumaşlardan ‘haute couture elbiseleri’ Türkiye ve dünyada ilk yapan Barrus London oldu. Şu anda hazırlanan koleksiyonumuzun odağında geri dönüştürülmüş kumaşlar yer alıyor. Seçen Tekstil recycle kumaşlarıyla içimize sinen koleksiyonlar hazırlamanın heyecanı anlatılamaz. Sonbahar-Kış koleksiyonumuz için hazırlıklarımız tam gaz devam ediyor. Önümüzdeki sezon yaz olacağı için soft renklerin yanında canlı, parlak renklerimizden hazırlanan parçalarımız da var. Uzun süredir rahat kıyafetlere alıştığımız için, rahatlıktan çok uzaklaşmayan ama şık tasarımlar üzerinde çalışıyoruz.

  • Yazarın fotoğrafı: BODRUMDergi
    BODRUMDergi
  • 22 Şub 2022
  • 2 dakikada okunur

Ulusal ve uluslararası ölçekte iç mimari projeler yürüten ve sanatsal mekânlara imza atan İç Mimar Beril Khalaf, 2022 yılında ön plana çıkacak olan dekorasyon trendlerini değerlendirdi. Beril Khalaf’a göre natürel renkler, fonksiyonel mobilyalar ve minimal tasarımlar yeni yılda fazlaca karşımıza çıkacak.




Basit yaşam, doğala yakın nötr ve natürel renkler, minimal tasarımlar popüler hâle gelecek

Beril Khalaf Interiors’un kurucusu İç Mimar Beril Khalaf, 2022 yılında tasarım alanında konuşulacak yenilikleri ve iç mekânlarda karşımıza çıkacak dekorasyon trendlerini Bodrum Dergi’ye anlattı.


Genel olarak evlerde 2021 yılında da yansımalarını görmeye başladığımız ve bir noktada hayatımıza girmiş olan doğala yakın nötr ve natürel renklerin hakim olduğu tasarımların göz önüne çıkacağını belirten Beril Khalaf, işlevsel mobilyaları ve basit yaşam prensiplerini benimseyebileceğimiz minimal tasarımların popüler hâle geleceğini söyledi.

Doğanın iç mekânlarda hüküm sürmeye devam edeceğini ve doğanın sunduğu natürel renkleri ev dekorasyonlarında daha sık göreceğimizi vurgulayan Khalaf şöyle dedi:

“Natürel renklere işlenmemiş, doğal ve sürdürülebilir malzemeler eşlik edecek. Traverten, oniks, granit gibi malzemelere konut ya da ticari projelerde çokça rastlayacağımızı düşünüyorum.





Natürel renklere bozuk formlar ve organik bitişlere sahip mobilyalar eşlik edecek. Geçirmiş olduğumuz dönemin şartlarına ayak uydurabilmek adına evlerde çokça vakit geçirdiğimiz, evlerimizi kimi zaman ofis kimi zaman da bir atölye olarak kullandığımız için, özellikle yaşam alanlarında, boşlukların ve hareket alanlarının da bulunduğu, aynı alanın birden fazla fonksiyona sahip olduğu tasarım fikirlerine 2022 yılında fazlaca yer vereceğimizi düşünüyorum. Eskimeyen ve her tasarım dilinde farklı bir formuna rastladığımız ahşap, bu yıl da duvar panelleri olarak karşımıza çıkacak. Zeminde kullandığımız doğal taş karolar, mermerden yapılmış tezgâhlar keten ve pamuklu kumaşlar 2022’de de trend olmaya devam edecek.”



Modada başlayan nostaljik canlanma stilinin önümüzdeki yılda iç mekân tasarım trendlerinde de yeniden popüler olacağını belirten Beril Khalaf, “Farklı tasarım dillerine yer verilmek istenen tasarımlarda retro tarzı unsurlara ve renklere rastlayacağız. Minimal tasarımlarda görmeye alışkın olduğumuz keten kumaşlar ve ahşap natürel dokuların yanı sıra kadife kumaşlara, pirinçlere ve metal dokulara da çokça yer verilecek” dedi.





Khalaf, tüm zamanların trendi diyebileceğimiz, her mekânın en önemli aksesuarı olan bitkilerin her yıl olduğu gibi bu yıl da tasarımın tamamlayıcı parçaları olarak yaşam alanlarımızda yerlerini alacağını, seramik ve ahşap malzemelerden elle üretilmiş, doğal bitişli aksesuarların da önümüzdeki yıl göz önünde olacağını söyledi.


Bodrum Dergi Web Sitesi © Yabancı Ses Prodüksiyon tarafından hazırlanmıştır.

bottom of page