top of page
Yazarın fotoğrafı: Özge Zeki
Özge Zeki
6 Şub 2024
1 dakikada okunur
Dior, dünyanın en fazla sayıda Michelin yıldızı sahibi olan kadın şefi Anne-Sophie Pic ile yaptığı önemli iş birliğiyle gündemde.


Her ikisi de Fransız yaşam sanatının ustaları olan iki mükemmellik alanı arasındaki bu eşsiz karşılaşmanın, gelecek sezonlar, yıllar ve projeler boyunca gelişmesi planlanıyor.


Anne-Sophie Pic | Şef
Anne-Sophie Pic | Şef

Bu olağanüstü birliktelik için ufukta, 2025’ten itibaren Osaka’da tamamen Anne-Sophie Pic tarafından yönetilecek yeni bir Monsieur Dior restoranının olduğunu şimdiden söylemek mümkün. Anne-Sophie Pic, bu türünün tek örneği iş birliğinin görkemli bir başlangıcı olarak Christian Dior’un mirasından harika bir şekilde ilham alan bir kek ve pasta seçkisi hazırladı.


Bunları yapmak için, Mösyö Dior’un ve onun yarattığı “Düşler Krallığı”nın tarihine duyduğu hayranlığın rehberliğinde, Maison’un arşivlerini derinlemesine araştırdı.


8 Aralık’tan itibaren yalnızca Osaka’daki ilk “Café Dior by Anne-Sophie Pic”te satışa sunulacak olan bu gurme harikaları, sembol hâline gelmiş toile de Jouy motifinden kaz ayağına, leopar deseninden pusula yıldızının güzelliğine kadar ikonik 30 Montaigne’in imza kodlarıyla giydiriliyor. Mösyö Dior’un deyimiyle “çok önemli bir süs” olan couture düğmesi de virtüöz bir yaratımla yeniden ele alınıyor.



Gastronomi sanatı ile haute couture’ün bu şiirsel füzyonu, büyüleyici ve çok duyulu bir deneyimle birlikte Dior’un sürekli yenilenen mirasının yeniden keşfini sunuyor.

Zarafetin ve mutfak yaratıcılığının özü, muhteşem aromatik uyumuyla yenilik yapmaktan ve bize hayal kurdurmaktan asla vazgeçmeyen bu prestijli yaratıcının, tutkusunu somutlaştırıyor.

Yazarın fotoğrafı: BODRUMDergi
BODRUMDergi
5 Şub 2024
2 dakikada okunur
Patili Dostlar’ın bu sayıdaki konuğu IT Uzmanı Levent Gürkan ve onun can dostu Badem... Levent Bey, 2017 yılında babasını kaybettikten iki gün sonra Badem’le karşılaşmış. Sanayi bölgesinde bir direğe bağlı şekilde korku içindeymiş. Göz göze geldiklerinde Levent Bey kararını vermiş. Bir süre sonra da ailece Badem’i ziyaret edip sahiplenmişler. Levent Bey ve Badem’in İstanbul’da başlayan yolculukları Bodrum’da da devam ediyor. Evlerini bir patiliyle paylaşmayı düşünenlere seslenen Levent Bey, “Sahiplenirken bunun sorumluluğunun farkında olalım. Sonrasında bu vazgeçebileceğiniz bir durum değil. Lütfen onların da duyguları olduğunu unutmayalım” diyor.


Sahiplenme hikâyeniz nedir?

30 Mayıs 2017’de babamı kaybettim. Vefatının ikinci günü ofise geldiğim sabah, Badem’i gördüm. Bir direğe bağlanmış, korku içinde ve çaresizdi. Gece zorlu bir mücadeleden çıkmıştı. İstanbul Tuzla Sanayi bölgesindeki diğer köpeklerin saldırısından son anda bekçilerin yardımı ile kurtulmuş ve fabrikaya sığınmıştı. Göz göze geldiğimiz ilk an beraberliğimiz başlamıştı aslında bunu yüreğimin derinlerinde hissetmiştim. Babamı daha yeni kaybetmiştim ve kalbim derin bir acı yaşıyordu. Badem’in sevgisinin bana iyi geleceğini anlamıştım. Sonra yağmurlu bir İstanbul sabahı ailece kendisini fabrikada ziyaret ettik. O an Badem’e karşı hepimizin hissettiği sevgi, bize beraber olma kararı aldırdı.



Levent Gürkan & Badem
Levent Gürkan & Badem

İlk karşılaşmanızda ne hissettiniz?

Badem, belediye tarafından kısırlaştırılmış, bu acı cendereden nasibini almış ve sahte tasması ile sokağa bırakılmış bir candı. İlk karşılaşmamız; tüm sevgi, şefkat vicdan ve arzuların kesiştiği bir andı. Bir can insana dünyanın diğer canlılarla ortaklığını hatırlatır.


İsmini nasıl koydunuz, sizin için özel bir anlamı var mı?

Rengi ile bize çok sevdiğimiz bir lezzeti anımsatan Badem ismini uygun gördük.


Cinsi nedir, bu cinsin en belirgin özellikleri nelerdir?

Kırma bir nesil olduğunu düşündük ancak Alman Spaniel cinsi bir dost olduğunu çok sonra öğrendik.


Nasıl iletişim kuruyorsunuz, isteklerini size nasıl anlatıyor?

Badem, özel eğitim almamıştı. O ve biz beraber yetiştik aslında. Birbirimize sarıldık ve büyüdük. Komutları algılar ve hissi yüksek, koruyucu, bekçi, iz sürücü avcı ırkı özelliği ile sevgi delisi, oyuncu, kurala bağlı her yeni şeyi çabuk öğrenen bir candır.


Neden evcil bir hayvan sahiplenmek istediniz?

Hayat onlarla çok daha güzel ve aydınlık. Onlarsız hayat tatsız, sokak dar ve karanlık. Bu güzel beraberlik için biraz zamandan fedakârlık büyük bir hediyedir.


Karar vermeden önce evde evcil bir hayvanla yaşamanın nasıl bir şey olduğuna dair fikriniz var mıydı?

Ailece küçük bir yaşam alanını paylaşmamıza rağmen, geçmişte Şans isminde Collie cinsi bir canla deneyimim oldu. Dolasıyla evde patili bir dostla yaşamanın ne demek olduğunu çok iyi biliyordum. Ailemin küçük bireyinin köpek merakının arttığı bir anda Badem’le de birbirimizin şansı olduk.



Patili dostunuzun aileye katılmasından sonra hayatınız nasıl değişti?

Badem’le sevgi, sorumluluk, paylaşım hissi daha da değerli hâle geldi. Bu da tüm aile üyelerine huzur ve mutluluk verdi.


Bir evcil hayvana sahip olmanın olumlu ya da olumsuz yanları nedir?

Evde her yeni can, yeni bir heyecan, keşif ve merak demek. Büyük bir sorumluluk olduğunun bilincindeyim. Fakat inanın bana onun sevgisi, olumsuz bir şeyler düşünmenizi engelliyor.


Evcil hayvan sahiplenmek isteyenlere mesajınız nedir?

Lütfen tüm canlılara sadakatle sevgimizi esirgemeden, karşılık beklemeden sarılalım. Sahiplenirken bunun sorumluluğunun farkında olalım. Sonrasında bu vazgeçebileceğiniz bir durum değil. Lütfen onların da duyguları olduğunu unutmayalım. Biz bir can, çevremiz doğamız ile daha çok can, hep beraber şen olmayı dileriz…

Maria Grazia Chiuri imzalı Dior Haute Couture İlkbahar-Yaz 2024 koleksiyonunun tamamına, büyüleyici Ariadne’nin repliklerini hatırlatan “aura” kavramı nüfuz ediyor.


Büyüleyici bir Ariadne’nin ipliği gibi, “aura” kavramı, Maria Grazia Chiuri tarafından hayal edilen tüm Dior haute couture ilkbahar-yaz 2024 koleksiyonunu besliyor. Tekstil sanatının çoğul güzelliğini keşfeden Kreatif Direktör, gösterinin Big Aura adlı senaryosunu tasarlayan Isabella Ducrot ile büyüleyici, yaratıcı bir diyalog başlattı. Koleksiyondaki 23 siluet, siyah karelerin içerisine yerleştirilmiş görsellerle sunuldu. Her haute couture parçası, aura ve benzersizliğin bir sembolüydü âdeta.


Koleksiyonda çağdaş görünümleri hayata geçirmek için Maison’un arşivleri yeniden ziyaret ediliyor. Mösyö Dior’un 1952 Sonbahar-Kış koleksiyonu için tasarladığı “La Cigale” isimli elbiseden ilhamla tasarlanan parçalar, Christian Dior’un çok sevdiği bir efekt olan rafine “moiré” kumaşla yüceltiliyor.



Sırayla sunulan kreasyonlar mimari bir zarafet inşa ediyor: Heybetli yakalı paltolar, abartılı kesimleri ortaya çıkaran geniş etekler, katmanlar, pantolonlar ve ceketler. Kadife giysiler cazibeyi artırıp akıcı bir şekilde hareket ederken görkemli bir kuş tüyü pelerin, işlemeli çift taraflı organze bir elbisenin üzerine oturuyor. Haute couture’ün auratik, heykelsi ve metamorfik değerini ifade eden bu muhteşem hikâye, başka dünyalara yolculuğa davet niteliği taşıyor.

BODRUMDergi Web Sitesi © Yabancı Ses Prodüksiyon tarafından hazırlanmıştır.

bottom of page