top of page
Yazarın fotoğrafı: BODRUMDergi
BODRUMDergi
25 Eyl 2024
2 dakikada okunur
Mutfaklarımız, sadece yemek pişirme alanı olmanın ötesine geçerek yaşam alanlarımızın kalbi hâline geldi. Mutfaklarda estetik ve işlevselliği tüm tasarımlarında özenle bir araya getiren Bodrum Mutfak Mobilya, ideal mutfaklar yaratmanın temelinde matematiksel prensipleri benimsiyor. Her detayıyla tatminkâr mutfakları hayata geçirirken stratejik planlamaların uyum içinde kullanılması gerektiğini belirten Bodrum Mutfak Mobilya Kurucusu Mustafa Güneri, mutfak tasarımı yaparken üç altın kuralın mutlaka dikkate alınması gerektiğini söyledi.


Mutfak tasarımının kendi içinde birçok dinamiğinin bulunduğunu belirten Bodrum Mutfak Mobilya Kurucusu Mustafa Güneri şunları söyledi: “Geleceğin mutfakları, estetik ve işlevselliğin ideal bir uyum içinde olduğu alanlar olacak. İşlevsel olmayan alan bırakmadan planlanan mutfaklar, hem ev sahiplerinin ihtiyaçlarını karşılayacak hem de görsel bir şölen hâline gelecek. Artık insanlar mutfaklarında sosyalleşiyor. Sadece bunu gözeterek bile mutfak tasarlamak, her gün keyifle vakit geçirecekleri alanlar yaratmamıza olanak tanıyor. Mutfak tasarımında dikkate alınması gereken temel noktaları ve stratejileri 3 kısa maddede özetleyebiliriz.


Mustafa Güneri | Bodrum Mutfak Mobilya Kurucusu
Mustafa Güneri | Bodrum Mutfak Mobilya Kurucusu

1. Çalışma Üçgeni:

Mutfak tasarımının temel prensiplerinden biri olarak çalışma alanının verimli kullanılmasının dikkatle planlanması son derece önemli bir kural niteliğindedir. Çalışma üçgeni prensibini uygulayarak mutfaktaki üç ana iş alanının birbirine olan mesafesi optimize edilir. Mutfak tasarımında çalışma üçgeni kuralı uygulamak, kullanıcılara daha konforlu ve verimli bir çalışma alanı sunar.


2. Ergonomi ve Erişilebilirlik:

Mutfak tasarımında ergonomi, kullanıcı rahatlığını en üst düzeye çıkarmak için kritik önem taşır. Dolapların, rafların ve tezgâhların yüksekliği, kullanıcıların konforu için kullanım alışkanlıklarına göre ayarlanmalıdır. Mutfak ergonomisinde kişiselleştirme önemlidir. Kişiye özel hazırlanan tasarımlar, bu kişiselleştirme ihtiyacını karşılamak için en ideal çözümdür.


3. Alan Kullanımı ve Depolama Çözümleri:

Alan kullanımını maksimize etmek, mutfak tasarımının bir diğer önemli unsurudur. İyi planlanmış depolama alanları, mutfağın düzenli ve fonksiyonel olmasını sağlar. Kullanıcısına konforlu bir mutfakta keyifli bir çalışma imkânı tanır.”



Mutfak tasarımlarının üç altın kuralını paylaşan Mustafa Güneri, ayrıca hiçbir projede sadece bu üç kuralla yetinmemek gerektiğini belirterek “Uygulamada her zaman fazlası gerekir. Mutfak tasarımında mekânın atmosferini ve kullanıcı deneyimini doğrudan etkileyen, tercih edilen renk seçimine uygun aydınlatmayı da seçmektir. Uzun ömürlü ve pratik mutfakların püf noktasının ise dayanıklılığı yüksek doğru malzemeleri kullanmak olduğu bilinmelidir” dedi.



Kimileri güne zinde başlamak, kimileri sosyalleşmek, kimileri işe konsantrasyon sağlamak, kimileri de yorgunluk atmak için sarılıyor kahveye. Hâl böyle olunca, modern çağın vazgeçilmezi hâline gelen kahvenin tüketimi, son yıllarda 7’den 70’e hemen her kesimde hızla arttı. Fakat günümüzde hem türleri hem de hazırlanma biçimleri ile sayısız şekilde karşımıza çıkan kahve, bazı kurallara dikkat edilmediğinde sağlığa fayda yerine çok ciddi zarar verebiliyor.


Aromalar, şuruplar, tatlandırıcılar, kremalar ve aşırı sıcaklarda serinlemek amacıyla fazlaca tüketilen cezbedici soğuk karışımlar ile kahve; diyabetten obeziteye dek birçok sağlık sorununa zemin hazırlayabiliyor. Acıbadem Kozyatağı Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Nur Ecem Baydı Ozman, kahveyi ölçüsüz tüketilebilecek masum bir içecek olarak görmemek gerektiğini belirterek “İçeriğindeki kafeinin fazlası; anksiyete, yorgunluk, uykusuzluk ve kan basıncında yükselme gibi olumsuz etkilere neden olabilirken bir de kahveye eklenen aromalı, şekerli şuruplar, kremalar ve süt tozları da kahveyi sağlığa çok zararlı olabilecek bir içecek hâline getirebiliyor. Bu içerikler yüksek kalori değerleri ile de kilo artışına hatta diyabet ya da obezite ile ilişkili hastalıklara davetiye çıkarabiliyor. Bu nedenle, kahve tüketirken dikkatli olmak gerekir” dedi.


Nur Ecem Baydı Ozman | Diyet Uzmanı
Nur Ecem Baydı Ozman | Diyet Uzmanı

Beslenme ve Diyet Uzmanı Nur Ecem Baydı Ozman, kahve tüketimi hakkında bilinmesi gereken dokuz noktayı anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.


Bağımlılık Oluşturabiliyor

Çoğumuz kahveyi ayılmak, daha dinç kalmak için tüketmekteyiz. Kahve içeriğindeki kafein uyanık kalmaya yardımcı olmaktadır ancak kahve sürekli tüketildiğinde tolerans gelişebilmekte yani aynı ayık ya da uyanık kalma hâlini yakalayabilmek için daha fazla miktarda kahveye gereksinim duyulabilmektedir. Bu da sizi zamanla daha fazla kahve tüketmeye ve böylece kafeinin fazlasının zararlarına maruz kalmanıza neden olabilir.


Fazla Kalori Alımına Yol Açabiliyor

Kahveden fazla kalori alabileceğinizi biliyor muydunuz? Kahve türlerinde genel olarak 100 ml yani 1 çay bardağında 2-3 kcal bulunur ve bu anlamlı bir kalori miktarı değildir. Ancak kahve tüketirken süt tozu, krema, şeker ve süt eklendiğinde kahvenin kalorisi artar. Bu ekstra kalori eklenmiş hâli ile kahve fazla tüketildiğinde vücutta yağlanma ve buna bağlı olarak obezite, diyabet gibi hastalıklara zemin hazırlayabilir.



17.00’den Sonra Tüketmeyin

Kafeinin uyku kaçırıcı etkisi bilinmektedir. Bu nedenle, kafein tercihen gün içerisinde tüketilmelidir. Yapılan bilimsel çalışmalarda; uyumadan en az 6 saat önce veya 17.00’den önce kahve tüketiminin sonlandırılması önerilmektedir. Kahve tüketimi uyku saatine yaklaştıkça uyku kalitesini bozabilmekte uyku süresini kısaltabilmektedir.


Günlük 400 mg Kafein Aşılmamalı

Sağlıklı bir yetişkin için günlük maksimum 400 mg kafein tüketimi uygundur. Hamile veya emziren kişilerde ise bu miktar günde 200 mg’dır. 60 ml bir espressoda 80 mg, 1 su bardağı yani 200 ml kadar filtre kahvede ise 90 mg kafein bulunur. Bu miktarlar kahvenin türüne, yoğunluğuna göre değişebilir. Günlük kafein dozunu aşmamak için kahve dışında, çay, kakao ve diğer içeceklerden de kafein alınabileceği göz önünde bulundurularak kahve ile birlikte bu tür içeceklerin toplam tüketiminin günde üç-dört su bardağından fazla olmamasına dikkat edilmelidir.


Çocuk ve Ergenler Uzak Durmalı

Kahve çeşitliliği arttıkça, eskiden sadece yetişkinlerin içeceği olarak görülen kahve, çocuk yaşta da çok sık tüketilen bir içecek hâline geldi. Amerikan Pediatri Akademisi çocuk ve ergenlerin kafeinden uzak durmasını öneriyor.  Yapılan çalışmalarda; çocuk ve ergenlerle ilgili güvenli dozlar belirtilmemektedir. Bu nedenle, çocuk veya ergenlerin tercih etmemesi daha güvenli olacaktır.


Vücuttan Su Atımını Artırabilir

Kahve diüretik etki gösterebilir yani vücuttan böbrekler kanalıyla su atımını artırabilir. Burada önemli olan; kahve tüketiyorsak günlük yeterli miktarda su içtiğimizden emin olmamızdır. Kahve ya da çay gibi diğer kafeinli içecekler su yerine geçmez. Bu nedenle, kilomuzu 30 ml ile çarpıp çıkan sonuç kadar suyu her gün düzenli şekilde tüketmeliyiz. Örneğin 60 kg bir kişi her gün yaklaşık 1800 ml su tüketmelidir. Hem suyu az içip hem de kahveyi sık tükettiğimizde vücuttan su atılabilir ve yetersiz su tüketimi nedeni ile vücutta ödem oluşabilir. Kahvenin kendisi doğrudan ödem yapmasa da kahve tüketimi ile birlikte yeterli su içilmiyorsa bundan kaynaklı vücutta ödem oluşabilir.


Uyanır Uyanmaz Kahve İçilebilir mi?

Bazı kaynaklar sabah uyanır uyanmaz kahve tüketmemeyi, tercihen uyandıktan 1-2 saat sonra kahve tüketimini önermektedir. Çünkü sabah uyandığımızda zaten yüksek olan ve kahve içerek daha da yükselen kortizol hormonunun fazla salgılanması anksiyete, yüksek tansiyon, yüksek kolesterol ve kemik erimesinin yanı sıra bağışıklık sisteminde düşüş gibi sorunlara yol açabilir. Ayrıca aç karnına kahve içmek mide sorunlarına neden olabilir. Ancak yine de burada bir karar-zarar çalışması yaparak, kişinin sabah erken saatlerde kahve içerek ayılmaya ihtiyacı varsa ve erken saatte kahve içmenin olumsuz herhangi bir etkisini hissetmiyorsa sürekli olmamak kaydıyla kişinin kararına bırakılabilir.



Fazlası Kalp Damar Sağlığını Bozabilir

Kahve ılımlı düzeylerde tüketildiğinde kalp damar sağlığını koruyabilir ancak önerilen maksimum dozların üzerinde tüketildiğinde koroner kalp hastalığı riskini artırabilir. Kahve filtre edilmeden tüketildiğinde aterojenik yani kan damarlarında daralma oluşma etkisi artabilir. Bunun aksine kahve filtre edilerek tüketildiğinde bu etki azalır ve bu hâliyle kahve kalp damar sağlığı üzerinde daha olumlu etkilere sahip olur. Hâlihazırda hipertansiyonu ya da kalp damar hastalığı olan kişilerin kahve tüketim miktarı ve hazırlanması konusunda çok daha dikkatli davranmaları gerekmektedir.


Kahve Hiçbir Hâliyle Yağ Yaktırmaz

Kahveye yağ yakması için tereyağ, hindistan cevizi yağı, limon, tarçın eklemek yanlış uygulamalardır. Bunlar kahveyi yağ yakıcı bir ürün yapmaz. Yine spordan önce kahve içmek yağ yakımına anlamlı bir katkı sağlamaz. Yağ yakmak, vücutta bir kalori açığı yaratmak yani dengeli bir diyet ve düzenli egzersiz ile mümkün olabilir. Bu anlamda kahveyi zayıflamak ya da yağ yakmak için tercih ediyor olmak yanlış bir uygulama olacaktır.

Güncelleme tarihi: 20 Eyl 2024

Ressam Firdevs Ersoy’un 3. kişisel resim sergisi olan “Kuşlar ve Ağaçlar” 19 Eylül Perşembe günü açıldı. Firdevs Ersoy’un dostları ve sanatseverlerin katıldığı Yağhane Ortakent’teki sergi 19 Ekim Cumartesi gününe kadar ziyaret edilebilecek.

Ressam Firdevs Ersoy
Ressam Firdevs Ersoy

Serginin açılışında konuşan Firdevs Ersoy, doğanın kendisine hep huzur verdiğini belirterek şunları söyledi: “Doğayı gözlemlemek, onun döngüsünü takip etmek, izlemek benim için ilham kaynağı ve yaşam kılavuzu olmuştur. Bir ağacın, kuş sesinin, denizin, yağmurun, bir şelalenin ve bir dağın verdiği huzuru, o boyutta hiçbir insan veremiyor insana. Doğanın tasarımı muhteşem! Üretkenliği, çalışkanlığı, çeşitliliği, adaleti, renkleri, doğurganlığı…


Seda Küçük - Firdevs Ersoy - Mustafa Küçük
Seda Küçük - Firdevs Ersoy - Mustafa Küçük

Bu tasarımın içinde beni en çok etkileyen ağaçlar ve kuşlar olmuş ki resimlerimi yaparken fırçamın çizgisi bir ağaç ile başlayıp kuşlarla sonlandı. Gençlik yıllarımda okuduğum Richard Bach’ın çok sevilen kitabı Martı Jonathan Livingston büyüme çağımda benim yol haritam oldu ve öyle de devam etti. Hikâyenin kahramanı Jonathan’ın gelişme, öğrenme, özgürleşme tutkusu ve çabası beni adeta büyüledi. Kendime rol model seçtim.


Ağaçlara gelince; Kökleriyle toprağa sıkı sıkı tutunmuş ağaçlar, ahlaki etik ve milli değerlerimize sahip çıkmanın önemini hatırlatıyor. Üretkenliği, çeşitliliği ve yaratıcılığı, yeşili, hüznü ve sevinci ile beni büyülüyor. Özgürleşme özlemi ile gökyüzüne uzanan dalları bende kuşların yoruldukları zaman dinlenebilecekleri, sığınabilecekleri bir yuva hissiyatını yaşatıyor. Devrim hocanın atölyesinde tekrar tekrar canlanan rengarenk kuşlar, eskilerin kanaviçeleri ile dünü unutmayıp, bugünü yaşatmayı ve uçak fobisi olan bana uçabileceğim yarını hayal ederek tuval üzerinde bir gerçeklik yaşatıyor.”



Ressam Firdevs Ersoy
Ressam Firdevs Ersoy

Hülya Polat’ın Gözünden Firdevs Ersoy

“Firdevs’i tanıdığımda, çok iyi tenis oynayan, emekli bir öğretmendi. Düşüncelerini aldığı notlar aracılığıyla insanlarla paylaşırdı. Gazete ve dergilerde yazıları yayımlandı. ‘Yeni Bir 365’ adında 2014 yılında bir kitabı çıktı. Sonra çini boyamaya geçti ve birbirinden güzel Anadolu’nun tarihi çinilerini, çok ince işçilik gerektiren el emeği, göz nuru dökerek tükenmez bir sabırla ve titizlikle tekrar canlandırdı. Bir müddet sonra ham seramik üzerine var olan deseni boyama ona yetmemeye başladı. Kendi rengini, dokusunu, desenini taşıyacak ürününü tasarlayıp üretebilmek için toprağın, çamurun içine daldı. Beylerbeyi Olgunlaşma Enstitüsü’nde seramik eğitimini tamamlayıp ürettiği toprak objelere kendi şekillerini çizdi, kendi renklerine boyadı.


Firdevs, kendisinin bile farkında olmadığı içindeki barajın kapağını açmış senelerdir biriktirdiği yaşanmamışlıkları, özlemleri, tutkuları serbest bırakmıştı. Seramik ve çini eserleriyle 2018 yılında Üsküdar Kuzguncuk’ta Kelimet Sanat Galerisi’nde ilk kişisel sergisini açtı. 2019 yılında yine aynı sanat galerisinin Kadıköy’deki salonlarında karma sergiye katılarak eserlerini sanatseverlerle buluşturdu


Sanat eğitimi almadığı hâlde, yeteneğinin verdiği güç ve cesareti, aşkla birleştirerek başka bir boyuta taşıdı. Sanatçının yaratma gücünü ateşleyici, her izleyenin eserlerine farklı bakışını katacağı anlam ve derinliğin çoğalması ile dünyayı güzel kılacak gözlerdir. Firdevs, eserlerini Beykoz Acarkent Collezium’da açtığı sergi ile sanatseverlerle tekrar buluşturdu.


Firdevs’in kusursuz çizgileri onu Devrim Erbil’in atölyesine götürdü. Gönüllü olarak başladığı çalışmalar Devrim Hoca’dan övgüler aldı. Firdevs’in öğretmenlikten gelen disiplini, şefkati, dinleyen sakin tavrım, onu gençlerin çalıştığı atölyenin ayrılmaz parçası hâline getirdi. Halen Devrim Erbil’in atölyesinde asistan olarak üretmeye devam ediyor.”

 



 

BODRUMDergi Web Sitesi © Yabancı Ses Prodüksiyon tarafından hazırlanmıştır.

bottom of page