top of page
Yazarın fotoğrafı: Mustafa Küçük
Mustafa Küçük
24 Eyl 2025
2 dakikada okunur
Teknolojinin hızla gelişmesiyle birlikte internet, çocukların hayatında vazgeçilmez bir yer edindi. Ancak bu dijital dönüşüm, beraberinde ciddi riskler getiriyor. Uzmanlar, internetin bilinçsiz kullanımıyla çocukların fiziksel, ruhsal ve sosyal gelişimlerinin olumsuz etkilendiği konusunda uyarılarda bulunuyor.


Araştırmalar, çocukların interneti çoğunlukla eğlence ve oyun amaçlı kullandığını, bu süreçte ise yaşlarına uygun olmayan içeriklerle sıkça karşılaştıklarını ortaya koyuyor. Özellikle cinsellik ve şiddet içeren yayınlara ulaşımın kolay olması, çocukların psikolojik yapısında derin izler bırakabiliyor.


Bunun yanı sıra internet başında uzun süre vakit geçirilmesi aile içi iletişimi zayıflatıyor, ders başarısını düşürüyor ve sosyal ilişkileri sekteye uğratıyor.


İnternet bağımlılığı, dikkat dağınıklığı, dürtü kontrolü zayıflığı ve fiziksel hareketsizlik gibi sorunlar giderek artış gösteriyor. Ayrıca çocuklar, tanımadıkları kişilerle çevrim içi ortamlarda iletişim kuruyor. Bu durum da siber zorbalık ve çevrim içi istismar riskini artırıyor.



Çocukların dijital dünyada karşı karşıya kaldığı başlıca tehlikeler şunlardır:


  • İnternet ve ekran bağımlılığı

  • Yaşlarına uygun olmayan içeriklere maruz kalma

  • Siber zorbalık ve çevrim içi taciz

  • Aile ilişkilerinde bozulma

  • Sosyal hayattan kopma

  • Fiziksel sağlık sorunları (göz bozuklukları, obezite, duruş problemleri)

  • Duygusal gelişimde gerileme ve öfke kontrolü sorunları


Uzmanlar, çocukların bu risklerden korunabilmesi için ailelerin bilinçli ve yönlendirici bir tutum sergilemesi gerektiğini vurgulamaktadır. Önleyici önlemler; çocukların interneti güvenli, dengeli ve amacına uygun bir şekilde kullanmasını sağlayabilir.



Çocukların dijital güvenliğini artırmak adına alınması gereken temel önlemler şu şekilde sıralanmaktadır:


  • Evde internet kullanımına ilişkin açık ve net kurallar belirlenmeli.

  • Bilgisayar ve tablet gibi cihazlar ortak alanlarda bulundurulmalı.

  • İnternet geçmişi düzenli olarak kontrol edilmeli.

  • Sosyal medya kullanımına yaş sınırları dikkate alınarak izin verilmeli.

  • Tanımadıkları kişilerle çevrim içi iletişim kurmaları engellenmeli.

  • Çocuklara siber zorbalık konusunda bilgi verilmeli ve karşılaştıklarında bunu bildirmeleri sağlanmalı.

  • Çevrim içi ortamda da gerçek hayattaki gibi saygılı davranmaları gerektiği öğretilmeli.

  • İnternet kullanımı tamamen yasaklanmak yerine sınırlandırılmalı.

  • Çocukların sanal dünya dışında zaman geçirebilecekleri sosyal, sportif ve kültürel etkinliklere yönlendirilmesi sağlanmalı.


Çocukların interneti güvenli şekilde kullanabilmesi ancak bilinçli ebeveynlik ve sağlıklı dijital rehberlik ile mümkündür. Teknolojiyi dışlamak değil, doğru kullanmayı öğretmek esastır. Aile içi farkındalık ve bilinç, çocukların dijital dünyada güvenle yol almasının temel anahtarıdır.

Yazarın fotoğrafı: Seda Küçük
Seda Küçük
23 Eyl 2025
3 dakikada okunur
Teknoloji hızla ilerliyor ve biz farkında olmasak da her geçen gün yapay zekâ ile iç içe yaşıyoruz. Telefonumuzda kullandığımız harita uygulamasından sosyal medyadaki içerik önerilerine, banka işlemlerinden sağlık hizmetlerine kadar pek çok alanda yapay zekânın etkisi hissediliyor. Peki, bu güçlü teknoloji hep yararlı mı? Doğru kullanılmadığında neler olabilir? Gelin, yapay zekânın sunduğu fırsatlara ve taşıdığı risklere birlikte bakalım.


Yapay Zekâ Nerelerde Kullanılıyor?

Sağlıkta

Yapay zekâ, doktorlara tanı koymada yardımcı oluyor. Röntgen, MR gibi görüntülerdeki sorunları fark ediyor, hastalıkları erken evrede tespit edebiliyor. Ancak verilerin gizliliği çok önemli. Eğer yeterince korunmazsa, hasta bilgilerinin kötü amaçlarla kullanılması mümkün.


Eğitimde

Öğrencilerin seviyelerine göre özel içerikler sunabilen yapay zekâ sistemleri, öğrenmeyi kolaylaştırıyor. Ancak öğretmenin yerini almamalı. Eğitim sadece bilgi değil; iletişim, empati ve rehberlik de demek.


Finans Dünyasında

Bankalar ve yatırım şirketleri yapay zekâyı kullanarak dolandırıcılıkları önleyebiliyor, risk analizi yapabiliyor. Ama algoritmalar bazen önyargılı kararlar verebiliyor. Örneğin; kredi puanı hesaplamasında adil olmayan sonuçlar doğabiliyor.


Medyada ve Yayıncılıkta

Artık bazı haberler bile yapay zekâ tarafından yazılıyor. İçerik önerileri, otomatik çeviriler, sosyal medya analizleri hep bu teknolojinin ürünü. Fakat burada dikkatli olunması gereken bir konu var: Dezenformasyon. Yani, sahte haberler, gerçek gibi gösterilen yapay görüntüler ve yalan bilgiler çok hızlı yayılabiliyor.



Doğru Kullanılmazsa Ne Olur?


Bilgi Güvenliği Tehlikede

Yapay zekâ sistemleri, büyük miktarda veriyle çalışır. Bu veriler iyi korunmazsa, kimlik hırsızlıkları, banka bilgilerinin sızdırılması gibi ciddi siber güvenlik sorunları ortaya çıkabilir. YZ ile çalışan saldırı sistemleri, bir ülkenin altyapısını bile etkileyebilir.

oİnsan Yaratıcılığı Geri Planda Kalabilir

Sanat, edebiyat, müzik gibi yaratıcı alanlarda da YZ kullanılıyor. Şarkı besteleyen, resim yapan, hikâye yazan algoritmalar var. Fakat bu içerikler, insan duygusunu ve derinliğini yansıtamıyor. Ayrıca, telif hakkı ihlalleri gibi hukuki sorunlar da doğabiliyor.


İşsizliğe Yol Açabilir

Üretim ve müşteri hizmetleri gibi bazı alanlarda YZ sayesinde işler otomatikleşiyor. Bu da bazı mesleklerin azalmasına yol açabiliyor. Teknolojinin ilerlemesi durdurulamaz; ancak yeni iş alanlarının da yaratılması, insanlar için destekleyici politikaların geliştirilmesi şart.


Gerçek Gibi Görünüyor Ama Değil


Deepfake Tehlikesi

Yapay zekâ, artık sadece yazı yazmakla kalmıyor; bir kişinin yalnızca bir fotoğrafını kullanarak onun ağzını oynatabiliyor, göz kırpmasını, başını çevirmesini sağlayabiliyor. Hatta sesini taklit ederek hiç söylemediği şeyleri sanki o söylüyormuş gibi videolar oluşturabiliyor. Bu teknolojiye deepfake deniyor.



Bu sahte videolar, özellikle şu alanlarda ciddi tehlikeler yaratıyor:


  • İtibar suikastı: Tanınmış kişilerin ya da sıradan bireylerin adı karalanabiliyor.

  • Bilgi kirliliği: Gerçek gibi görünen sahte içerikler, kamuoyunu yanıltabiliyor.

  • Dolandırıcılık: Bir kişinin görüntüsü ve sesiyle yakın çevresi kandırılabiliyor.

  • Sosyal medya linçleri: Sahte içerikler nedeniyle insanlar haksız şekilde hedef alınabiliyor.


Yapay zekâ sayesinde gerçek ile kurgu arasındaki sınır giderek silikleşiyor. Bu yüzden artık sadece içerik üretmek değil, onu doğrulamak da en az o kadar önemli hâle geliyor.


Peki, Ne Yapmalıyız?


  • Etik kurallar belirlenmeli. Yapay zekâ sistemleri adaletli olmalı; ayrımcılığa, önyargıya yol açmamalı.

  • Veri güvenliği sağlanmalı. Kişisel bilgiler korunmalı, siber saldırılara karşı sistemler güçlendirilmeli.

  • İnsan merkezli kullanılmalı. Yapay zekâ insanın yerini almak için değil, onu desteklemek için kullanılmalı.

  • Hukuki düzenlemeler geliştirilmeli. Teknolojiye ayak uyduran, kapsamlı yasalar gerekli.

  • Toplum bilinçlendirilmeli. Teknolojiyi sadece tüketen değil, sorgulayan ve anlayan bir toplum yaratmak önemli.


Kontrol Bizde Olmalı


Yapay zekâ, doğru kullanıldığında insanlık için büyük fırsatlar sunabilir. Ancak bu teknolojinin kontrolünü kaybedersek, sosyal ve bireysel düzeyde birçok sorunla karşılaşmamız mümkün.


Artık yalnızca “gördüğümüze” ve “duyduğumuza” değil, neyin nasıl üretildiğine de dikkat etmek zorundayız. Teknoloji gelişiyor ama sorumluluk duygusu gelişmeden ilerlemek, büyük sorunlara kapı aralayabilir.


Unutmayalım


Yapay zekâ ne kadar zeki olursa olsun, yöneten yine biziz. Ve biz, onun nasıl bir geleceğe hizmet edeceğine karar verebiliriz.

Yazarın fotoğrafı: Hülya Büyükbayrak
Hülya Büyükbayrak
22 Eyl 2025
1 dakikada okunur
Bu böreği ilk kez Cunda Adası’nda, mutfağına ve gastronomiye bakış açılarına hayran kaldığım Ayna Restoran’da tatmıştım. Aslında bal ve yufka Yunanistan’da çok fazla kullanılan bir ikili fakat Türk Mutfağı’nda henüz oturmuş bir yeri olduğu söylenemez. Ana malzemelere bakıldığında; kekik, lor, yufka ve bal biraraya gelerek  kahvaltıda oturmuş bir damak tadını, akşam yemeğinde ara sıcak şölenine dönüştürüyor. İlk yediğim andan itibaren hafızama kazınmış olan bu böreği sizin de denemenizi şiddetle tavsiye ediyorum.


Malzemeler

  • 3 adet yufka

  • 1 su bardağı su

  • 1 su bardağı süt

  • 1 yumurta

  • Yarım su bardağı sıvı yağ

  • 1 çorba kaşığı kekik

  • 1 kase lor

  • Tuz ve Bal


1/2 kaşık kekik ve loru karıştırarak harcı hazır hâle getirin. Yufkanın birini düz zemine serin. Ayrı bir kapta 1/2 kaşık kekik, su, süt, yumurta, sıvı yağ ve tuzu çırpın. Hazırladığınız sosu zemine serdiğiniz yufkanın üzerine sürün. Üzerine ikinci yufkayı serip tekrar soslayın. Aynı işlemi üçüncü yufka için de uygulayın. Hazırladığınız kekikli lorlu harcı üçüncü yufkanın her yerine eşit şekilde yayın. Yufkanın sağ ve sol kenarlarını hafifçe içe doğru katlayın. Ardından dikkatlice rulo şeklinde sarın. Buzdolabında 30 dakika dinlendirilip parmak genişliğinde dilimler kesin ve yağlanan tepsiye dizin. Artan sosu; üzerlerine sürüp 200 derecede, üzeri kızarıncaya kadar pişirin. Fırından çıkan böreğin üzerine servis yaparken kaşığın ucu ile bal gezdirip sunuma hazır hâle getirin. Afiyet olsun…



BODRUMDergi Web Sitesi © Yabancı Ses Prodüksiyon tarafından hazırlanmıştır.

bottom of page