top of page
  • Yazarın fotoğrafı: BODRUMDergi
    BODRUMDergi
  • 3 Şub 2023
  • 3 dakikada okunur
Yoğun iş temposuna ara vererek kış mevsimini macera ve gezi dolu bir tatille unutulmaz anılara dönüştürmek, hem spor yapmak hem de tertemiz dağ havasını içine çekmek isteyenler, Türkiye’nin hemen her bölgesine yayılan, zengin konaklama ve yeme içme seçeneklerinin de sunulduğu kayak merkezlerini tercih ediyor. İşte, kış sporlarından vazgeçemeyenler için Türkiye’nin en sevilen kayak merkezleri…


Kış turizminin en popüler adresi: Bursa Uludağ

Bursa’da bulunan Uludağ, kış turizmi denince akla gelen ilk kayak merkezlerinden biri. İstanbul’a yakınlığıyla bilinen ve en fazla tercih edilen kayak merkezi olan Uludağ, civarındaki kayak otellerinin yanı sıra eğlence mekânlarıyla da dikkat çekiyor. Bursa şehir merkezine yalnızca 40 km uzaklıkta olan Uludağ Kayak Merkezi, en uzunu 2 bin 750 metre olan (Tutyeli Pisti) yaklaşık 20 adet kayak pistine sahip. Kayak ve snowboard başta olmak üzere kış sporlarının yanı sıra doğa gezileri için de ideal bir bölge olan Uludağ ve çevresi, kış tatilini dolu dolu yaşamak isteyenler için çok çeşitli aktivite ve gezi seçenekleri de sunuyor.



Şehre yakın, gürültüden uzak: Kocaeli Kartepe

İstanbul’a yakınlığıyla tercih edilen bir diğer kayak merkezi olan Kartepe, kayak için ideal kar kalınlığı, civarında bulunan lüks oteller, profesyonel kayakçılardan kayak sporunu ilk kez deneyimlemek isteyen gezginlere kadar birçok sporcu profiline hitap eden pist çeşitliliğiyle öne çıkıyor. 1700 metreye ulaşan yüksekliğiyle muhteşem dağ manzarası, beş yıldızlı otel hizmetleri, uygun ekipman kiralama imkânı ve civarındaki doğal güzelliklerle Kartepe, kayak tatili için pek çok alternatif sunuyor.



Bir doğa harikası: Bolu Kartalkaya

Köroğlu Dağları’nda zirvesi 2 bin metreyi bulan, İstanbul ve Ankara’nın tam ortasındaki lokasyonuyla kış turizminin uğrak yeri olan Kartalkaya Kayak Merkezi’nde, 5 konaklama tesisi ve çeşitli zorluk derecelerine sahip, toplam uzunluğu 20 kilometreyi bulan 13 farklı kayak pisti bulunuyor. Merkez, çevresinde bulunan yaylalar, doğa harikası milli parklar, göller ve mesire yerleriyle öne çıkıyor. Türkiye’nin en üst düzey snowpark projesine ev sahipliği yapan Kartalkaya, snowboard tutkunları için de en uygun adreslerden biri.



Doğu Ekspresi’nin son durağı: Kars Sarıkamış

Kış tatilinde şehirden uzaklaşmak ve bambaşka bir coğrafyayı keşfetmek isteyenler için mükemmel bir adres olan Kars Sarıkamış Kayak Merkezi, 10’dan fazla küçük dağ oteliyle ziyaretçilerine kütük evlerde konaklama seçeneği sunuyor. Uygun ekipman kiralama imkânıyla da öne çıkan Sarıkamış Kayak Merkezi’ne son yılların en popüler ve en özgün seyahat olanağını sunan Doğu Ekspresi’yle de gidilebiliyor. Toplam uzunluğu 25 kilometreyi bulan Sarıkamış kayak pistleri, dünyada sadece Alpler’de bulunan toz kristal kar cinsiyle özgün bir doğal güzellik sunuyor.



Kayseri’nin yöresel lezzetleri kayak keyfiyle buluşuyor: Kayseri Erciyes

Yüksekliği 4 bin metreye yaklaşan, Kayseri’nin göz bebeği Erciyes Dağı, İç Anadolu’nun en yüksek dağı olma özelliğini taşıyor. Sönmüş bir yanardağ olan Erciyes Dağı’nın karlı yamaçları, mutfağıyla meşhur Kayseri’de kış sporları için ideal bir kayak merkezi sunuyor. Kasım ayından nisan ayına kadar uzun bir kayak sezonu vadeden, çoğunlukla üç yıldızlı otellerde konaklama olanaklarının yanı sıra yöresel lezzetler de sunan Erciyes Kayak Merkezi’nin Uludağ’ı aratmayan kayak pistleri, heyecan ve adrenalin tutkunlarının öncelikli tercihlerinden. Kayseri Erciyes Kayak Merkezi kolay, orta ve zor olarak gruplanan pist seçenekleriyle her seviyeden kayak ve snowboard tutkununa hitap ediyor.



Cağ kebabı eşliğinde, Dadaşlar diyarında kayak: Erzurum Palandöken

Palandöken Kayak Merkezi, Doğu Anadolu’nun büyük kentlerinden Erzurum’a yalnızca 10 kilometre uzaklıktaki konumuyla bölge için cazip bir kış turizmi alternatifi sunuyor. Her yıl yaklaşık 150 gün süren kış sezonuyla Palandöken Kayak Merkezi, aynı zamanda dünyadaki kayak merkezleri arasında şehir merkezine en yakın kayak merkezlerinden biri olma özelliğini taşıyor. Toplam pist uzunluğu 30 kilometreyi bulan bu dev alan, zorlu ve dik pistleriyle profesyonel sporcuları ve dağcıları ağırlarken, yerli ve yabancı turistler arasında son yıllarda giderek popülerleşen bir seçenek hâline geldi. Konaklama seçenekleri arasında Palandöken’de kamp olanakları, oteller bölgesi ve Erzurum şehir merkezindeki oteller bulunuyor.


Güncelleme tarihi: 1 Ara 2022

Saçlarınıza sağlıklı ve fönlü bir görünüm kazandırmak için Mehmet Tatlı Kuaför’den Saç Tasarımcısı Uğur Obuz’un önerilerine kulak verin.


1- Elektriklenmeyi önlemek için saçınızı bir havlu yardımıyla çok fazla ovalamadan kurutmayı deneyin. Saçınızı öne atarak sadece uçlarını saç kurutma makinesiyle kurutun. Saçınızın yüzde 70’i kuruduktan sonra başınızı geriye atın ve üst kısımları tepede toplayın.


2- Yuvarlak bir fırçayı saçınızın geri kalan tutamlarının altına denk getirin. Saç kurutma makinesini bu fırçanın üzerine tutarak saç diplerinden uçlarına kadar bu hareketi tekrar edin.


3- Saçınızı yuvarlak bir fırçaya sarıp kuruturken, saç kurutma makinesini üstten tuttuğunuz kadar fırçanın altından da tutmaya çalışın. Böylece saç uçlarınız daha yumuşak bir görünüme kavuşacaktır.

4- Tepenizde tutturduğunuz saçlardan tutam tutam bırakın ve onları da aynı şekilde kurutun. Hepsi tamamlandığında saçlarınızı hafifçe tarayın.


5- Saçınız tamamen kuruduktan sonra, başınızı öne eğerek saç kurutma makinesinin soğuk hava üfleme modunu kullanarak yarattığınız stili sabitlemeniz mümkün.


6- Şimdi sıra saçlarınızı sabitleştirmede. Saç tellerinizi sertleştirmeden sabitlemek için hafif bir saç spreyi tercih edin. Böylece saçlarınız ağırlaşmadan modelini korayabilecek.


7- Parlaklık veren serumlar özellikle ince telli saçları yağlandırabilir. Bu nedenle saçlarınızı şekillendirdikten sonra ağırlaştıran serumlardan kaçının.


8- Yüzünüze gelen saçlarınıza dokunmamaya özen gösterin. Başınızı arkaya doğru atmanız yeterli olacaktır.


9- Parlaklık veren serumlar özellikle ince telli saçları yağlandırabilir. Bu nedenle saçlarınızı şekillendirdikten sonra ağırlaştıran serumlardan kaçının.

  • Yazarın fotoğrafı: BODRUMDergi
    BODRUMDergi
  • 5 Eyl 2022
  • 2 dakikada okunur

Güncelleme tarihi: 17 Eyl 2022

Hazır giyim sektörünün en yenilikçi temsilcilerinden Nocturne ve önde gelen tasarımcı markası Lug Von Siga, yarattıkları kapsül koleksiyonla modaseverleri sürdürülebilirlik ekseninde felsefi bir yolculuğa çıkarıyor.

Nocturne, dünyaca ünlü çağdaş tasarımcı markası Lug Von Siga ile çok özel bir iş birliğine imza attı. Lug Von Siga’nın Kurucusu ve Kreatif Direktörü Gül Ağış’ın tasarım gücü ile Nocturne’ün hazır giyim tecrübesini felsefi bir konseptte buluşturan Lug Von Siga x Nocturne Kapsül Koleksiyonu #WhatIsYourUniverse, sürdürülebilir tasarımları ve sürreal hikâyesi ile farklılaşıyor.


#WhatIsYourUniverse sorusundan yola çıkarak gerçeklik kavramının boyutlarını sorgulatan koleksiyon, kişiye moda aracılığıyla “kendinin farkına var, gerçekliğini bil” mesajını veriyor. Kimi zaman zihnin bedenden farklı diyarlarda gezinmesi, bazense insanın “mış gibi” yapıp bambaşka bir karaktere bürünmesi, Lug Von Siga x Nocturne koleksiyonunda aidiyet duygusu ile gerçeklik algısı arasında mekik dokuma hâlini doğuruyor.


Tamamı çevreye duyarlı materyallerden oluşan 25 parçalık seçkide; tasarımların ilk bakışta kelebeği andıran soyut desenleri çarpıtılmış gerçekliği temsil ediyor. Kampanya çekiminde kullanılan aynalar, hakikatin farklı yansımalarına gönderme yapıyor. Geri dönüştürülmüş polyester ve keten, koton gibi doğa dostu malzemelere sahip elbise, etek, pantolon ve bluzlar, Lug Von Siga imzalı floral desenleri ve rengârenk nakışlarıyla yazın sıcaklığını pekiştiriyor. Elbiselerin özgün yaka ve kol detayları, romantik silüetleri beraberinde getiriyor.


Koleksiyonun Kreatif Direktörlüğünü üstlenen Gül Ağış, Lug Von Siga x Nocturne iş birliğine dair düşüncelerini şöyle özetliyor: “Gittikçe dijitalleşen dünyada gerçekliğimizi her zamankinden daha fazla sorgularken, Nocturne ile beraber kişisel farkındalığa ışık tutacak bir tasarım yolculuğuna çıktık. Çünkü içimize ne kadar dönersek, doğaya, gezegenimize yani gerçekliğimize o denli yakınlaşacağımızın bilincindeyiz. Çoğumuz, gerek hayallerimiz gerekse benliğimizden farklı bir noktada, fiziken bulunduğumuz yerden çok uzaktayız. Hazırladığımız kapsül koleksiyonla ‘mış gibi’ davranarak yarattığımız farklı boyutlarımıza dikkat çekmeyi amaçladık. Herkesi kendisi olmaya davet eden Lug Von Siga x Nocturne koleksiyonu, ulaşılabilir lüksü sürdürülebilir ve felsefi bir duruşla sunuyor. Nocturne, yenilikçi çalışmalarıyla uzun süredir severek takip ettiğim, vizyonumuzun örtüştüğünü gözlemlediğim bir markaydı. Daha önceki hiçbir iş birliği önerisine, ‘mış gibi’ görünmesini istemediğimden sıcak bakmamıştım. Nocturne ile birlikteliğimiz, her bakımdan ‘gerçek’ olmasından dolayı da benim için çok özel.”


Nocturne Yönetim Kurulu Başkanı Can Tarlan ise görüşlerini şöyle aktarıyor: “Lug Von Siga’nın uluslararası çapta elde ettiği başarıları hep beğeni ve gururla takip ediyordum. Bir tasarımcı markasıyla güçlerimizi birleştirip ulaşılabilir lüksü farklı bir açıdan yorumlama fikrine yoğunlaştığımızda, aklımıza ilk gelen isim Gül Ağış oldu. Ağış’ın modaya orijinal bakış açısı, tasarım alanındaki ustalığı ve kuvvetli hikâye anlatıcılığı, Nocturne’ün genç, dinamik, renkli dünyasıyla buluştu ve ortaya uzun yıllar keyifle giyilebilecek çok özel parçalar çıktı.”


Bodrum Dergi Web Sitesi © Yabancı Ses Prodüksiyon tarafından hazırlanmıştır.

bottom of page