top of page
  • Yazarın fotoğrafı: Seda Küçük
    Seda Küçük
  • 11 Ara 2024
  • 5 dakikada okunur
Tarihi dokusu ve keşfedilmeyi bekleyen sokaklarıyla Avrupa’nın bohem ruhlu çocuğu Berlin’i eski hanedanlıkların bıraktığı farklı dönemlerden kalan izler, mimari zenginliğe sahip bir yer hâline getirmiştir. Çok kültürlü ve toleranslı yapısı, hareketli gece hayatı, sayısız müzesi ve sanat galerisi şehri her yıl binlerce turistin gözde destinasyonlarından birisi yapmakta. Alman şehir planlamacılığının bir örneği olan Berlin, aynı zamanda da çok düzenlidir. Şehir içerisinde ulaşım oldukça rahattır ve şehir sakinleri yaygın olarak bisikleti tercih etmektedir. Burası dünyanın en yeşil, en temiz şehirlerinden birisi. Berlin’de gezerken kendinizi doğa yürüyüşü yapıyormuş gibi hissedebilir, nefes alırken yüksek oksijenin tadını çıkarabilirsiniz. Almanya’nın başkenti Berlin’de genel olarak karasal iklim hâkim. Yıl boyunca birbirinden renkli etkinliklere ev sahipliği yapan bu şehirde keyifli vakit geçirmek için seyahatinizi planlarken bu etkinliklere de göz atmalısınız.


Tarihçesi

13. yüzyılda kurulmasından bu yana Berlin hep bir şeylerin merkezinde yer almıştır. Prusya Krallığı’na, Alman İmparatorluğu’na, Weimar Cumhuriyeti’ne, Üçüncü Reich’e başkentlik yapan Berlin, günümüzde Almanya’nın başkenti ve en büyük şehridir. Aynı zamanda da bir eyalettir. Kuzey Almanya’da, Spree ve Havel nehirlerinin arasındaki kumluk bölgeye kuruludur.


II. Dünya Savaşı’nda harabeye dönen Berlin, müttefik devletler tarafından işgal edildi. Şehir dört sektöre bölünerek ABD, Birleşik Krallık, Fransa ve SSCB’nin kontrolüne girdi. II. Dünya Savaşı’ndan sonra ise şehir ikiye bölündü. Doğu Berlin, Doğu Almanya’nın başkenti olurken Batı Berlin 1961-1989 yılları arasında Berlin Duvarı ile çevrildi. Bu duvar “Utanç Duvarı” olarak da bilinmektedir. O dönemde Berlinlilerin doğudan batıya geçişi en katı yöntemlerle engellendi. Berlin’i inşa eden mimar Karl Friedrich Schinkel ‘in tasarladığı binalar, büyükelçilikler, saraylar, müzeler tamamen kentin doğu kesiminde kaldı. Türkiye’den kaçak yollarla getirilen Bergama Sunağı’nın sergilendiği dünyanın en önemli müzelerinden biri olan Bergama Müzesi, Cölln ile Berlin’i birleştiren anlaşmanın yapıldığı St. Nicholas Kilisesi de tıpkı diğer önemli yapılar gibi Doğu Berlin’de kaldı.


1989’da duvarın yıkılması ve 3 Ekim 1990’daki birleşmenin ardından şehir Almanya’nın başkenti konumuna geri dönmüş, karanlık yıllarını geride bırakarak Avrupa’daki en hareketli, ileriye dönük ve modern merkezlerden biri hâline gelmiştir. Günümüzde Almanya’nın Başbakan’ı olan Angela Merkel’de duvarın yıkıldığı gün bariyeri aşarak Batı Almanya’ya geçen binlerce insan arasındaydı.



Aktiviteler

Berlin, hareketli gece hayatı ve gece kulüpleriyle eğlence kültüründe birinci sırada gelir. Bohem bir ruha sahipseniz, Berlin’in sokakları ve eserleri keyifle vakit geçirebileceğiniz bir yer. Bu şehirde görülmesi gereken çok yer var. Berlin Duvarı & East Side Gallery, Victory Column, Müzeler Adası, Berliner Fernsehturm görülmesi gereken yerlerin başında geliyor. Şehri detaylı gezip keşfetmek isteyenler için ise Gendarmenmarkt, Kaiser Wilhelm Anıt Kilisesi, Mitte ilçesinde yer alan 210 hektarlık alanı ile Berlin’in en büyük parkı unvanına sahip Tiergarten, Charlottenburg Sarayı, Potsdamer Platz ’da diğer güzel alternatifler arasında olabilir.


Victory Column

İnşasına 1864’te başlanan ve Tiergarten Parkı’nın kalbinde yer alan Victory Column, Heinrich Strack tarafından tasarlanmıştır. İlk başlarda Platz der Republik’da bulunan anıt 1938’de Hitler’in emriyle bugünkü yerine taşınmıştır. 4. kısım yapıya sonradan eklenerek yüksekliği 67 metreye çıkarılan yapının üst kısmında görkemli bir de heykel bulunmakta. Friedrich Drake imzası taşıyan bronz heykel, 35 ton ağırlığa, 8,30 metre yüksekliğe sahip. Heykelin hemen altında ise kentin büyük bölümüne hâkim bir seyir terası bulunuyor.

Berlin Duvarı& East Sıde Gallery

46 kilometre uzunluğundaki duvar, 13 Ağustos 1961’den 9 Kasım 1989’a kadar kenti Doğu ve Batı Berlin olarak ikiye bölmüştür. 1989 yılında Doğu Alman bir yetkilinin televizyonda yaptığı açıklama sonrasında tamamına yakını Berlin halkı tarafından yıkılmıştır. Birbirine paralel dizilmiş iki sıra taş ile varlığını hissettiren ‘Utanç Duvarı’ndan geriye kalan en önemli bölümü East Side Gallery oluşturuyor. 1,3 kilometre uzunluğa sahip anıt, 20’den fazla ülkeden gelen 105 sanatçının çalışmalarından oluşuyor.


Müzeler Adası

Mittle ilçesinden geçen Spree Nehri’nin üzerinde bulunan bu adanın kuzey kısmında dünyaca ünlü 5 müze bulunuyor. 1999’dan beri UNESCO’nun Dünya Mirasları Listesi’nde bulunan bölgenin oluşturduğu müzeler, sadece barındırdıkları koleksiyonları ile değil, mimarileri ile de görenleri büyülüyor.


Altes Nationalgalerie | 2. Dünya Savaşı’nda zarar gören fakat yılmayan ve sanat tarihini çok değerli tablolarıyla tek tek anlatan eski bir ulusal galeri. Müzede Türk ressam Osman Hamdi Bey’e ait 2 eser bulunmakta.

Neues Museum | Antik Mısır ve tarih öncesi devirlere ait birbirinden değerli parçaların sergilendiği müze sağlam bir restorasyon geçirdiği için yeni müze olarak da anılıyor.

Bergama Müzesi | Klasik Antik Çağ Koleksiyonu, Antik Yakın Doğu Müzesi, İslam Sanatı Müzesi olmak üzere üç bölümden oluşan müzenin en beğenilen parçası, Zeus Sunağı.

Alte Nationalgalerie | Joachim H. W. Wagener tarafından bağışlanan 19. yüzyıl sanat eserlerinin sergilendiği müze de ilgi görenler arasında.

Bode Müzesi | Orta Çağ’dan 18. yüzyılın son dönemlerine kadar ki zaman aralığında üretilmiş heykelleri bünyesinde barındırıyor. Madeni paralar ve madalyalar gibi Anadolu’da arkeolojik kazılarda bulunan pek çok eseri de sergileyen müze, adanın en kuzeyinde.


Berlıner Fernsehturm

1960-1964 yılları arasında inşa edilen televizyon kulesinin uzunluğu 365 metredir. Şehirdeki en yüksek yapı konumundaki Berliner Fernsehturm’un her yıl 1 milyondan fazla ziyaretçiyi kendisine çekmesinde sunduğu manzaranın büyük bir payı var. Panoramik Berlin manzarasını konuklarının gözleri önüne seren küre şeklindeki gözlem alanının yerden yüksekliği 200 metre. Buraya asansör vasıtasıyla 40 saniye içerisinde ulaşılıyor. Gözlem alanının dışında küre içerisinde bir restoran ve bar faaliyet gösteriyor.



Mutfak

Damak tadınıza uygun lezzetleri bulabileceğiniz bir şehir olan Berlin, yıldızlı restoranlardan sokak standlarına kadar geniş bir yelpazede çeşit çeşit restoran ve kafeye sahip. Kısacası aklınıza gelen her yemeği rahatlıkla bulabilirsiniz. Ayrıca hamburger, sosisli sandviç ve bira bu topraklardan doğmuştur. Bir gün yolunuz düşerse bu güzel şehirde mutlaka yemeniz gereken birkaç lezzeti sizler için hazırladık.


Pretzels | Dünyanın en eski atıştırmalığı unvanına sahip Pretzels’in ilk defa 7. yüzyılda yapıldığı düşünülüyor. Kıvrık bir şekle sahip bu krakerler oldukça doyurucu. Yapımında en yaygın olarak kullanılan baharat tuzdur fakat bu krakeri sade olarak yiyebileceğiniz gibi çikolatalı, peynirli veya başka malzemelerle zenginleştirilmiş farklı çeşitlerini de deneyebilirsiniz.

Kartoffelpuffer | Rendelenmiş patates, un, yumurta ve soğanla yapılan bir pankek. Yani bir nevi patates mücveri de diyebiliriz. Bu yemeğin en güzel yanı ona eklediğiniz soslarla farklı bir lezzet kazanması. Elmalı veya bir başka meyveli sosla birlikte yerseniz tatlı, domates ve sarımsaklı bir sosla yerseniz tuzlu olarak tüketmiş oluyorsunuz.

Senfeier | Özellikle et yemek istemeyenler için son derece uygun bir seçenek. Haşlanmış yumurta dilimlerinin üzerindeki patates püresi ve hardal sosunun uyumuna bayılacaksınız. Doyurucu ve aynı zamanda besleyici bir yemek olan Senfeier yumurta severlerin kalbini fethedecek.

Maultaschen | Hamur işi seviyorsanız Maultaschen tam sizi mutlu edecek bir yemek. Hamurun içi kıyma, ıspanak, peynir, çeşitli bitki ve baharatlarla doldurulabiliyor. Ardından kızartılarak veya haşlanarak pişiriliyor. Değişik bir mantı denemeye hazır olun.

Apfelstrudel | Elma veya elma marmelatı ile doldurulmuş çıtır çıtır hamurun üzerinde dondurma, tarçın, bazen kuru üzüm ve vanilyalı sosla birlikte servis edilen bir tatlı çeşidi. Elmalı turta kıvamındaki bu lezzeti mutlaka denemelisiniz.



Ulaşım

Berlin’e gitmek için ya yeşil pasaport sahibi olmanız ya da Schengen vizesi almanız gerekiyor. Almanya’nın kuzeydoğusunda konumlanan kente ülkemizden direkt uçuşlar mevcut. Uçuş süresi yaklaşık 2 saat 55 dakikadır. Şehirde Tegel ve Schoenefeld olmak üzere iki ayrı havalimanı bulunuyor. Tegel Havalimanı, şehir merkezine 8 km uzaklıkta, Schoenefeld Havalimanı ise şehir merkezine 18 km uzaklıkta yer alıyor. Her iki havalimanından şehir merkezine ulaşım için belediye otobüsü, taksi ve araç kiralama seçenekleri bulunuyor. Karar size kalmış.

  • Yazarın fotoğrafı: Seda Küçük
    Seda Küçük
  • 9 Ara 2024
  • 3 dakikada okunur
Her kitap yeni bir yolculuktur. İster okuyun, ister dinleyin o an nerede olduğunuzun bir önemi yoktur. Okuduğunuz ya da dinlediğiniz kitap sizi astral bir yolculuğa çıkarır. Bazen kendi içsel yolculuğunuz olur bu bazen de başkalarının hayatlarında savrulurken bulursunuz kendinizi. Bir yandan okursunuz diğer yandan da kafanızda mekânları ve karakterleri canlandırır, onlarla birlikte o öykünün içinde sürüklenirsiniz. Ya da bir öğretinin içinde kendinizi test ederken bulursunuz. Okudukça hayata yeni anlamlar yükler, yaşamınızda yenilenmeye ihtiyaç duyarsınız...




Adam Fawer - Mobius

Mobius, ismini sonsuzluk şeridinden alıyor.

Brooklyn’in gözlerden uzak teraslarında kurulu bir startup. Ortaklar hipster girişimci Andy ve esrarengiz dâhi fizikçi Rowan’a göre icatları tüm dünyayı değiştirecek bir devrim niteliğinde. Temporal Distorsiyon Portalı. Kısaca: Zamanda Yolculuk! Gelecekten sana, kendi el yazınla gönderilen mesajlar. Bu icatla kusursuz bir kariyer inşa edebilir, gelecekteki ruh eşinle tanışabilirsin. Dostların ve düşmanlarınla takvimlerin ötesinde yüzleşebilir, akla gelmeyecek tüyoların izinde zaman korsanlığına, sonsuz servet peşinde gelecek hırsızlığına soyunabilirsin. Ama hepsinden önemlisi; en büyük hatanı düzeltebilirsin. Olasılıksız, Empati ve OZ adlı romanlarıyla milyonları okumaya âşık etti. Her jenerasyonun baştan keşfettiği fenomen yazar Adam Fawer bu kez de Zaman’a meydan okuyor. Kader, özgür irade, geçmiş, gelecek, aşk, felsefe, bilim, polisiye... Zamanda Yolculuk hiç bu kadar gerçek olmamıştı. Adam Fawer’dan asla bitmesin isteyeceğiniz bir roman daha.



Mendil Alır mısınız? - İlker Köklük

Mendil satıcısı Ahmet ile ayakkabı boyacısı Cihan ısınmak için oraya sığınmışken, eli silahlı adamlardan kaçan bir “zengin çocuğu”na denk geliyorlar. Para karşılığı ona yardım etmek istemeleri trajik sonuçlara yol açıyor. Ahmet ve Cihan’ın böyle sefil bir hayat sürmelerine yol açan sistemin simgesi olan bir kuruma ısınmak için sığınmaları insanın içini acıtan bir buluş… Ama orada da “sistemden” uzak kalamıyorlar, başa çıkamayacakları dertler orada da onları gelip buluyor; böylece oyun eleştiri dozu yüksek bir gerçekçilik zeminine oturuyor. Mendil Alır mısınız? isimli oyun İlker Köklük tarafından 2022 yılında kaleme alındı ve aynı yıl Özel İsviçre Hastanesi Oyun Yazma Yarışması’nda Jüri Özel Ödülü’nün sahibi olup Mitos Boyut Yayınları tarafından yarışma oyunları kitabında basıldı. Ardından yıllar içinde çeşitli özel tiyatrolar ve Gaziantep Şehir Tiyatrosu tarafından sahnelenen oyun, 2011 yılında Aksine Tiyatro’da İlker Köklük rejisiyle sahneye konuldu ve Direkler Arası Seyircileri Ödülleri’nde Özgün Oyun Ödülü’nün sahibi oldu.



Çatlak - Jean Paul Didierlaurent

Duvardaki bir çatlak insanın hayatını nasıl değiştirebilir? 6.27 Treni’yle hayatın sıradanlığına meydan okuyan Jean-Paul Didierlaurent, Çatlak’ta da bu yaklaşımını sürdürerek günlük yaşamın monotonluğundan kaçan ve kendini yeniden keşfeden bir adamın hikâyesini anlatıyor. Xavier Barthoux’nun işiyle ailesi arasındaki düzenli hayatı, yazlık evinin duvarında keşfettiği bir çatlakla sarsılır. Bu küçük çatlak, Xavier’nin hayatını değiştirecek adımların da başlangıcı olacaktır. Ustalıkla işlediği karakterler aracılığıyla okurları varoluşsal sorgulamalara ve insan ruhunun derinliklerine sürükleyen Didierlaurent, bir yandan da düzenin kaosla, gerçekliğin fantastik öğelerle iç içe geçtiği bir yolculuğa çıkarır.




Kuşların Felsefesi - Elise Rousseau

Yaşamın sağduyulu ustaları kuşların, doğallıkları ve hafiflikleriyle bize söyleyecekleri çok şey var. Yeter ki onlara kulak verelim. Ömrünü kuşları izleyerek geçirmiş Fransız kuş bilimci Philippe J. Dubois ve filozof Élise Rousseau, kuşların yaşamlarından ilham almış yirmi iki küçük hayat dersi ile bizi, evrimin tepesinde olduğunu düşünerek kendini “dünyanın efendisi” ilan eden bizi! Önce kendimiz üzerine düşünmeye, sonra da kanatlarımızı açmaya davet ediyor. 15 dile çevrilen Kuşların Felsefesi’ni okurken kızılgerdanın neden kartaldan daha cesur olduğunu, kuzey deniz kırlangıcının bize “yola çıkmak” hakkında neler öğretebileceğini, yeşilbaş ve penguenin göstereceği üzere sevmenin en iyi yolunun akıldan mı yoksa kalpten mi geçtiğini keşfedeceksiniz. Doğanın ritmini duymamızı sağlayan, hayatı nasıl yaşayabileceğimize dair taptaze bir bakış açısı kazandıran bir kitap bu.






Kendine Ait Bir Oda - Virginia Woolf

Neden kadınlar değil de erkekler her yerde söz sahibi olmak zorundaymış? Woolf eli kalem tutan tüm kadınlara seslendiği bu metinde kadının toplumdaki yerini ve kişisel değerini tartışıyor. Shakespeare’e kendisi kadar yetenekli bir kız kardeş yaratarak onun döneminde mahkûm edileceği sessizliği hayal ediyor ve bir özgürlük reçetesi yazıyor: Her kadının yazmaya oturabileceği kendine ait bir odası olmalı! Kendine Ait Bir Oda, kültür dünyasının kapılarını yumruklayan yürekli bir manifesto.






Pal Sokağı Çocukları - Ferenc Molnar

Pal Sokağı Çocukları; Ferenc Molnar Nemecsek, Boka ve Pal Sokağı’nın diğer çocukları Budapeşte’nin yoksul bir semtinden birlikte yola çıktı. Bugün artık tüm dünyada tanınıyorlar. Pal Sokağı Çocukları; dostluğun, arkadaşlığın, birlikteliğin ama aynı zamanda ciddiyetin, disiplinin ve soğukkanlılığın hüküm sürdüğü bir çocuk grubudur. Bu grubun kendilerine özgü kuralları ve başkanları vardır. Ayrıca bir kişi hariç her üyenin bir rütbesi vardır ve rütbesi düşük olanlar, üstün olanların emirlerini yerine getirmelidir. Bu kurallara uymayan üyeler ihtar alır. Bugüne kadar her yaştan milyonlarca insan onların dokunaklı hikâyesini okudu. Bütün okurlar Boka’nın cesaretine hayran oldu. Eser Pal Sokağı Çocukları’nın zaferiyle sonuçlanır ama oldukça duygusal bir şekilde final yapar.

  • Yazarın fotoğrafı: Seda Küçük
    Seda Küçük
  • 25 Kas 2024
  • 3 dakikada okunur
Bu sayıdaki konuklarımız; Erten ailesi ve onların can dostları Ceku... Evlerinde yaklaşık 7 yıldır Şapşik adında, çok sevgi dolu ve konuşkan bir muhabbet kuşları varmış ve tüm aile onu çok seviyormuş. Ancak daha önce bir köpek sahiplenme deneyimleri olmamış. Bir hastanede Enfeksiyon Uzmanı olarak görev yapan Dr. Seynan Erten uzun zamandan beri bir köpek sahiplenmeyi düşünüyormuş. Ve o gün gelip çattığında ailesiyle karar vererek yeni bir yolculuğa başlamış. Ceku’nun hayatlarına dahil olması, evlerine mutluluk getirmiş. Ceku, âdeta Erten ailesinin neşe kaynağı olmuş.

Ceku
Ceku

Sahiplenme hikâyeniz nedir?

Uzun zamandır bir köpek sahiplenmeyi düşünüyorduk. Yeni doğum yapan bir annenin haberini aldığımızda çok heyecanlandık. Sütten kesilene kadar bekledik ve sonra bir gün onu artık yeni yuvasına götürebileceğimiz haberi geldi. Böylece bol maceralı günlerimiz başlamış oldu.

   

Dr. Seynan Erten & Ceku
Dr. Seynan Erten & Ceku

İlk karşılaşmanızda ne hissettiniz?

İlk karşılaşmamız bizi, yeni bir hayata başlama gerçeğiyle yüzleştirirken bir yandan da çok heyecanlandırmıştı.


İsmini nasıl koydunuz, sizin için özel bir anlamı var mı?

Başta aklımızda birkaç isim seçeneği vardı. Bu konuda biraz araştırma yaptık. Çok sık duyduğumuz isimlerden birini vermek istemiyorduk. Ayrıca ismini söylediğimizde, net algılayabilmesi için adında sert bir sessiz harf olması gerektiğini düşündük. Sonra Cem Yılmaz’ın bir filmindeki karakterin ismi olan “Ceku” aklımıza geldi. Sahiplendiğimiz günden beri adı Ceku olarak kaldı. Ceku’yu çok seviyoruz.


Cinsi nedir, bu cinsin en belirgin özellikleri nelerdir?

Ceku, Toy Poodle cinsi bir köpek. Koku yapmaması, tüy dökmemesi ve alerjiye neden olmaması, bu cinsi özellikle tercih etmemizi sağladı. Aile bireylerimiz arasında kedi tüyüne alerjisi olanlar vardı. Bu sebeple bu özellikler bizim için çok önemliydi. Bunlara ek olarak çok sosyal ve sevimli bir cins.


Berrin Erten & Ceku & Dr. Seynan Erten
Berrin Erten & Ceku & Dr. Seynan Erten

Nasıl iletişim kuruyorsunuz, isteklerini size nasıl anlatıyor?

Ceku ile iletişimimiz zamanla gelişiyor. Mesela sabah rutinimizde, saat 7 gibi uyanır ve patisini dokundurarak acıktığını belli eder. Ardından sevilmek istediğini, kucağa gelmek isteyerek bize mutlaka anlatır. Bizi uyandırdıktan ve sevildikten sonra ise rahatça uyuyabilir. Zamanla öyle bir bağ kurduk ki sanki bir bebeğin büyüme ve kendini ifade etme sürecini Ceku ile yaşıyoruz.


Ceku
Ceku

Neden bir evcil hayvan sahiplenmek istediniz?

Her zaman bir evcil hayvan sahiplenme düşüncemiz vardı aslında. Çalışma koşulları ve yavruya ayıracak zamanımızın kısıtlı olması nedeniyle bu kararı sürekli erteliyorduk. Ceku için mevcut koşulları değerlendirdiğimizde, uygun zamanın geldiğine karar verdik.


Karar vermeden önce, evde bir hayvanla yaşamının nasıl bir şey olduğuna dair bir fikriniz var mıydı?

Evimizde yaklaşık 7 yıldır Şapşik adında, çok sevgi dolu ve konuşkan bir muhabbet kuşumuz var. Tüm aile onu çok seviyoruz. Ancak daha önce bir köpek sahiplenme deneyimimiz olmamıştı.


Patili dostunuzun aileye katılmasından sonra hayatınız nasıl değişti?

Hayatımızı olumlu yönde değiştirdiği bir gerçek. Ceku, aileden biri geldiğinde tüm heyecanıyla bunu belli ediyor ve evimize mutluluk getiriyor. Herkes Ceku’yu soruyor ve yeni öğrendiği hareketleri merak ediyor. O, âdeta evimizin neşe kaynağı oldu.


Bir evcil hayvana sahip olmanın olumlu ve olumsuz yanları nedir?

Olumlu yanları; sizi sürekli takip eden, bol bol sevgi veren ve gününüzü güzelleştiren bir dostun evde her an yanınızda olması. O, boncuk gibi gözleriyle evin içinde sürekli sizi izliyor. İlla olumsuz bir şey söylemem gerekirse uyuma ve uyanma saatlerinizi biraz erkene çekmeniz olabilir. Ayrıca evcil hayvan sahiplenmek büyük bir sorumluluk… Bu nedenle iyi düşünülerek karar verilmesi gerekiyor. Bazen sahiplendirme sayfalarında terk edilen canları gördüğümüzde, çok üzülüyor ve bunu nasıl yapabildiklerini anlamakta güçlük çekiyoruz.


Dr. Seynan Erten & Berrin Erten & Ceku
Dr. Seynan Erten & Berrin Erten & Ceku

Evcil hayvan sahiplenmek isteyenlere mesajınız nedir?

Evcil hayvanlar, yalnızca sevgi ve ilgi bekleyen canlılardır. Onlar, ailenin bir parçası hâline geldiklerinde size koşulsuz sevgi sunar ve sizden de aynı karşılığı bekler. Bu sevgiyi onlara vermek için sadece duygusal değil aynı zamanda fiziksel olarak da sorumluluk almanız ve zaman ayırmanız gerekir.


Bir evcil hayvan sahiplendiğinizde; onların ihtiyaçları, günlük bakımları sizin de hayat rutininiz hâline gelir. Sorumluluk sahibi olmayan kişiler için evcil hayvan sahiplenmek yanlış bir tercih olabilir. Çünkü onları bir süre sonra terk etmek ya da ihmal etmek, bu masum canlar için travmatik sonuçlar doğurabilir. Bir canlının hayatını sahiplenmek, onun tüm yaşamı boyunca yanında olmayı gerektirir. Eğer bir evcil hayvan sahiplenmeyi düşünüyorsanız, önce kendinize bu sorumluluğu gerçekten üstlenip üstlenemeyeceğinizi sorun.



Anlık heveslenme ile sahiplenmek doğru değil. Sahiplenmeden önce çevrenizdeki insanların patili dostlarının bakımı için birkaç gün gönüllü olarak bunu deneyimleyebilirsiniz. Unutmayın, onların tek istedikleri sevgi, ilgi ve sizin yanınızda olmanızdır.

BODRUMDergi Web Sitesi © Yabancı Ses Prodüksiyon tarafından hazırlanmıştır.

bottom of page