top of page
Eskiden yüz germe ameliyatı olarak adlandırılırken facelift artık günümüzde daha çok hacmin doğru şekilde dağıtılmasını sağlayan işlemler olarak düşünülebilir. Facelift’ten en iyi sonucun hangi koşullarda alındığını ve sonrasında tamamlayan işlemleri Clinic Arts Estetik Kliniği’nden Op. Dr. Metin Kerem’e sorduk.


Facelift hangi durumlarda tercih edilir?

Yaşa bağlı olarak ya da doğumsal özelliklerimizden dolayı yüzümüzün belli noktalarında sarkmalar oluşabilir. Ve yahut da yüzdeki yumuşak doku hacminin yüze dağılımıyla ilgili problemler olması durumunda yaptığımız işlemlerdir facelift. Bu volümün yüze daha doğru bir şekilde dağıtılmasını, bununla birlikte sarkıklıkların da alınmasını sağlayan ameliyatlar grubuna facelift diyoruz. Eskiden yüz germe ameliyatı olarak adlandırılırken facelift artık günümüzde daha çok hacmin doğru şekilde dağıtılmasını sağlayan işlemler olarak düşünülebilir.



Peki, facelift bütün kırışıklıkları ortadan kaldırır mı?

Facelift, her zaman için tüm kırışıklıkları ortadan kaldıracak diye bir kural yok. Özellikle ince kırışıklıklar, göz çevresinde gülme ile oluşan, kaş çatma ile oluşan, alın çizgilerinde gördüğümüz kırışıklıklar ve dudak çevresindeki dikey kırışıklıklar facelift ameliyatı ile çok fazla iyileşmeyebilirler. Bizim buradaki olaya bakış açımız şu; facelift burada ana işlem, temel yaptığımız iş yüz germe. Bu ne yapıyor? Yüze genel bir gençlik veriyor; üç boyutlu olarak, volümetrik olarak, hacimsel olarak. Yüzün gençlik topografisine yeniden kavuşmasını sağlıyor. Bunun üzerinde biz bu çadırı inşa ettikten sonra, çadırın birinin üzerindeki ince kırışıklıklar, lekeler, vesairelerde facelift ile birlikte veya facelift’ten sonra yapılan bir takım ek işlemlerle (botoks gibi, lazer gibi, dolgular ya da yağ enjeksiyonları gibi) ortadan kaldırılıyor. Bu yola çıkan bir kişi, mümkünse sadece yüz germe cerrahisi değil, yüz germe ve sonrasında göreceği dolgu, botoks ve lazer gibi bir takım tamamlayıcı tedavilerle de birlikte ilerlediği takdirde sonucun iyinin de ötesinde, mükemmel seviyesine yükseleceğini bilmeli.



Dolguyu facelift’ten önce mi, sonra mı yapmalı?

Dolguyu facelift’ten sonra yapmak lazım. Çünkü dolgu gerektiren problem büyük bir ihtimalle zaten yüz germeden sonra çözülecektir. Ameliyatta çözülmeyen ufak tefek problemler için dolguyu ameliyat sonrası şişlikler indikten sonra kullanmak daha mantıklı bir seçim olur.



OP. DR. METİN KEREM | CLINIC ARTS ESTETİK
OP. DR. METİN KEREM | CLINIC ARTS ESTETİK

Peki, facelift’ten sonra dolgu hangi durumlarda uygulanır?

Dolgu uygulaması, yüz germe işleminden sonra pek çok noktada bizim işimizi kolaylaştıran, ufak tefek problemleri çözmekte ve sonuçlarımızı iyiden daha da iyiye taşımaya yardımcı olan uygulamalardır. Örneğin, bir hastanın yüzüne güzel bir facelift ameliyatı yaptıktan sonra zayıf dudakları dolguyla güçlendirmek o ameliyatın etkisini artıracaktır. Facelift’in etkisinin çok yeterli olmadığı ince kırışıklıklarda da yine dolgulardan faydalanmak sonucu daha öteye götürür.




Dolgu uygulamalarının süresi ne kadardır?

Dolgu uygulamalarının etki süresi iki temel faktöre bağlıdır. Bunlardan birincisi dolguyu uyguladığımız bölge, ikincisi de uygulanan dolgunun türü. Dolguyu uyguladığımız bölgede kan dolaşımı ne kadar fazla ve hızlı ise o dolgu oradan o kadar çabuk eriyecektir. Buna en iyi örnek dudaktır, genelde yüz dolguları içerisinde en çabuk eriyen dolgular dudak dolgularıdır. İkinci faktör ise yapılan dolgunun tipi; genellikle daha yoğun özellikle kemik üstüne daha derin dokuya yaptığımız dolgular uzun süre kalıcı olma eğilimindedir. Yumuşak kıvamlı akıcı dolgular ve çapraz bağlı olmayan dolgular daha erken dönemde erimeye meyillidir. Ortalama bir süre vermek gerekirse dolguların ömrü 8 ila 12-14 ay arasıdır. Bu söylediklerim hyalüranik asit dolgular için geçerli. Özellikle göz altı gibi bazı bölgelerde bu süre 2 yıla kadar uzayabilir.


Dolgu ile botoksun farkı nedir?

Dolgu ve botoks birbirinden tamamen farklı ürünler. Dolguların amacı bir yere volüm vermek, bir yeri doldurmak. Örneğin, dudağın içerisine bir miktar dolgu yapılırsa o dudak büyür. Botoks ise bir ilaçtır ve bu ilaç yapıldığı yerdeki kasların kasılmasını engeller. Yani sinir uyarısı gelmesine rağmen o kas kasılamaz. Kasılamadığı zaman da o kasın kasılmasına bağlı oluşan kırışıklıklar oluşamaz. Bunun en güzel örneği kazayağı bölgesi, kaş arası ve alın çizgileridir. Bu bölgelerimize botoks yaptığımız zaman, hasta oradaki kasını fazla kullanılmadığı için kırışıklık oluşmaz. Botoksun etki süresi aşağı yukarı 4 ay kadarken, dolguların etki süresi yerine göre 6 ay, 8 ay, 1 yıl ya da 2 yıla kadar uzanabilir.


  • Yazarın fotoğrafı: Özge Zeki
    Özge Zeki
  • 27 May 2022
  • 3 dakikada okunur

Sosyal medyanın da etkisiyle genç yaşta estetiğe ilgi ve talep hızla yükseliyor. Oysa hem fiziksel hem de ruhsal gelişimini tamamlamamış çocuklarda bu tür işlemlerin yapılması, telafisi mümkün olmayan zararlara sebep olabiliyor. Clinic Arts’tan Op. Dr. Metin Kerem, bu konuyla ilgili sorularımızı yanıtladı.



Bir röportajınızda 16 yaşında estetik yaptırmayı isteyen kız çocukları olduğundan bahsediyorsunuz. Son yıllarda size aşırı genç yaşta estetik işlemler için başvuran kişilerin oranı arttı mı?


Op. Dr. Metin Kerem
Op. Dr. Metin Kerem

Maalesef 18 yaş altında çocuk yaştaki kişilerden, dış görünüşlerinin değişimiyle ilgili gelen talepler giderek artmaya başladı. Bu çocuklar vücutlarındaki belli noktaların fiziksel özelliklerini takıntı hâline getirip bu konuda anne-babalar üzerinde ciddi baskılar kuruyorlar. Aileleriyle bizim karşımıza geliyorlar. Tabii ki biz, çocuğun kendi vücudu üzerinde kalıcı değişiklikler yapabilecek olgunluğa erişmeden bu tür bir operasyonu yapmayı doğru bulmuyoruz. Çoğunlukla reddediyoruz.


Bu kişiler ortalama kaç yaşında ve hangi işlemleri daha çok yaptırmak istiyorlar?

Bu çocuklar genellikle 15-20 yaş aralığında oluyor. Daha çok yüzle ilgili işlemler, özellikle burun estetiği, kaş kaldırma, gözün, bakışın değiştirilmesi gibi bir takım kozmetik operasyonlar için bizim kapımızı çalıyorlar.



Size daha çok aileleriyle mi başvuruyorlar yoksa tek başına mı?

Bize aileleriyle başvurmak zorundalar. Çünkü 18 yaşın altındaki bir çocuğun bizim kliniğimizden randevu alması mümkün değil. Biz, ebeveyni eşlik etmediği sürece kesinlikle o kişiyle görüşmeyiz. İster yurt içinden, ister yurt dışından gelsin, biz sadece ebeveynlerin olduğu bir senaryoda görüşmeyi kabul ediyoruz.



Aşırı genç yaşta estetiğe olan bu artış için hangi faktörlerin rol oynadığını düşünüyorsunuz?

Ben bu artışta büyük ölçüde sosyal medya devriminin rol aldığını düşünüyorum. Çocukların TikTok, Instagram gibi yeni akım sosyal medya ortamlarında maruz kaldıkları ve özendikleri fiziksel özelliklerin buna yol açtığını düşünüyorum. Ayrıca çoğunlukla görünen, özenilen ve benzemek istenen figürlerin de görüntüleri gerçek değil! Onların da çoğu edit’lenmiş, filtrelenmiş görüntüler ama bu çocuklar, onları görüp hayran oluyor ve öyle olmak istiyorlar. Bu tabii aslında bizden çok ergen psikiyatrisi açısından değerlendirilmesi gereken bir durum. Bizim burada bilinçli bir cerrah olarak yapmamız gereken, çocukları doğru zamana dek ameliyat etmemek.



Sizce estetik işlemler, uygulamalar, dokunuşlar için minimum yaş kaş olmalı? Yüz hatları, kemik yapıları ne zaman olgunlaşma sürecini tamamlıyor?

Estetik işlemler için minimum yaş diye bir kural yok. Bireyin kendi vücudunda kalıcı değişiklikler yapabilecek olgunluğa ulaşması demek, 18 yaşını geçmesi demek. Cezai ehliyetinin olduğu, imzasının geçerli sayıldığı yaşı geçmiş olması gerekiyor. Bunun altındaki yaşlarda biz genellikle, çocuğun sosyal hayatındaki değişimini etkileyecek kadar önemli olan, onun sosyal ortamlarda aşağılanmasına ya da rencide edilmesine sebep olabilecek ve dolayısıyla ruhsal gelişimi üzerinde olumsuz etkiler bırakabilecek senaryoda harekete geçiyoruz. Tabii onu takip eden psikiyatristlerin de onayı şart. Psikiyatrisiyle kar-zarar hesabı yaparak ruhsal gelişimi açısından daha sağlıklı olduğu konusunda mutabık olursak yaşından önce birtakım ameliyatları yapmamız mümkün olabiliyor. Tabii bunlar çoğunlukla doğumsal anomaliler ya da çok bariz birtakım sorunlar oluyor. Ve yahut da çocuğun fiziksel sağlığını bozan, burundan nefes alamama ve bu nedenle oluşan sinüzit atakları durumlarında o çocuğun burnuna dokunabiliyoruz. Ama ideal olanı hem iyi sonuç alabilmek hem alınan sonucun kalıcı olması açısından çocuğun genellikle 18-20 yaş aralığını bitirmiş olmasıdır. Özellikle yüz ve vücut estetiğiyle ilgili 20 yaş sonrası birtakım işlemleri yapmak daha doğru. Ayrıca insanın kemik yapısının değişimi doğduğumuz gün başlayıp öldüğümüz gün biten bir süreç. Belli bir yaşa bağımlı olmaksızın her yaşta kemik yapıdaki değişiklikler sürüyor. Ancak yaşamın ilk 18-19 yılında bu değişim daha belirgin. Yani büyüme ve olgun yüz ifadesinin oturması anlamında daha hızlı bir değişim oluyor. Aslında bu süreç hiçbir zaman durmuyor. 20, 30, 40 yaşlarından sonra da kemik yapılardaki olgunlaşma devam ediyor.



Yasadaki 18 yaş sınırının istisnası nedir?

Bunun istisnası çocuğun fiziksel veya ruhsal gelişimini bozan bir sorunun olması ve bunun çocuk psikiyatristi tarafından da desteklenmiş olmasıdır.



Bu konuda hekimlere düşen sorumluluk nedir? Onları çocuk psikiyatrlarına yönlendirmek çözüm olabilir mi?

Bizim plastik cerrahlar olarak klinik tabloyu çok iyi değerlendirmemiz lazım. Buradaki çocuğun bize şikayet ettiği fiziksel sorun gerçek bir eksiklik, onu toplum içinde küçük düşüren ve rencide eden bir durum mu yoksa sadece basitçe vücudunun bir yerini beğenmemesi mi; bunun ayırdına iyi varmamız gerekiyor. Bu noktada gençler, genellikle anne-babayı da baskı altına alır ve çaresiz bırakırlar. Anne-babanın, çocuğun biraz daha sabırlı olması için genelde bizim desteğimize ihtiyacı oluyor. Ve bu noktada bizim anne-babaların elinden tutmamız gerekiyor. Öte yandan çocuğun hırçın ve ısrarlı biçimde ‘ben bunu yaptırmak istiyorum’ demesinin altında acaba başka ruhsal sıkıntılar olabilir mi diye çoğu zaman bir çocuk psikiyatristinden de fikir almak gerekebiliyor.


  • Yazarın fotoğrafı: BODRUMDergi
    BODRUMDergi
  • 21 Şub 2022
  • 3 dakikada okunur

Geride bıraktığımız dönem kaçınılmaz olarak bazı alışkanlıklarımızın değişmesine neden oldu. Bu süreçten elbette estetik trendler de etkilendi. Günümüzde uzun istirahat gerektirmeyen, günlük hayatı fazla etkilemeyen, cerrahi işleme gerek duyulmadan, kısa sürede sonuç alınabilen medikal estetik uygulamalarının popülerleştiğini söylemek mümkün. Her yıl estetik trendleri değişse de genç, diri ve ışıldayan bir cilt ile yıllara meydan okuyan bir vücuda sahip olma isteği hiç değişmiyor. Yılın estetik trendleri de teknolojik gelişmelerle, bu isteklere daha hızlı ve kolay cevap veren ameliyatsız uygulamalarla şekillenmeye başladı. 2022, estetik dokunuşlarla doğal görünüm sunan ameliyatsız değişim yılı! Peki 2022 trendlerinde neler var?




Doğal Botoks Uygulaması

Botoks uygulamasının 2022’in medikal estetik trendleri arasında yer alması şaşırtıcı bir durum değil. Ülkemizde ve dünyada sıkça tercih edilen botoks, alın bölgesi ve iki kaş arasındaki çatıklıktan kaynaklanan çizgiler, göz kenarlarında meydana gelen kazayağı adı verilen ince çizgiler ve boyunda ortaya çıkan yaşa bağlı dikey çizgileri hafifletmek üzere kullanılan bir tedavi yöntemi. Ayrıca terlemeyi önlemek için de botoks tercih ediliyor. Kısa uygulama süresi, işlem sonrası acı olmaması ve hemen normal iş hayatına dönülmesi botoksun tercih edilmesinde önemli etken. Botoks yapıldıktan sonra üç- dört gün içinde etkisini göstermeye başlıyor ve 10-15 gün içinde son hâlini alıyor. Botoks, popüler bir uygulama olsa da yüz kaslarının anatomisini iyi bilen konusunda tecrübeli ve uzman doktorlar tarafından yapılmalı. Botoks her yüze ayrı uygulanmalıdır yani kişinin ihtiyacına ve yüz yapısına göre yapılmalıdır.



Dr. Yasemin Savaş

Kaliteli Yaşam Kliniği Medikal Estetik Hekimi Dr. Yasemin Savaş, yaptıkları uygulamalar ile kendilerine başvuran kişilerde çekiciliği ve güzelliği arttırmaya yönelik tedaviler yaptıklarını belirterek şunları söyledi: “Artık bize danışan hastalarımız neler yapabileceğimiz konusunda gün geçtikçe artan bir farkındalığa sahipler. Amacımız kişiyi değiştirmeden en iyi hâline ulaştırmak, doğal ve fresh bir görünüme kavuşturmak. Pandemi süreci de hayata bakış açımızı değiştirdi. Kendimizle başbaşa kaldığımız, erteledeğimiz her şey için pişmanlık duyulan bir süreç oldu. İnsanlar açılma ile birlikte ertelenen tüm uygulamaları talep ettiler. Bu nedenle de medikal estetik uygulamalarının hepsinde artış oldu. Özellikle görüntülü toplantılar ile kamerada hem yüz hem boyunda; cilt kusurları, gözenekler, lekeler, karanlık alanlar, ciltte sarkmalar fazlasıyla ortaya çıktı. Cildi yeniden yenileyen ve gençleştiren uygulamalara istek arttı. Ayrıca yine kamerada, çene hattındaki kusurları daha belirgin hâle getirdiği için; çene bölgesi ve jawline uygulamaları da popülerliğini korudu. Gelişen teknoloji, modern çağa birçok yarar sağladığı gibi yaşam şekillerini değiştirip kişileri hareketsiz bir yaşama da itti. Hareketsizlik ve enerji harcamadaki azalma ile birlikte kişilerde bölgesel yağlamalar da meydana geldi. Dolayısıyla 2022 yılında da bahsettiğim bu yüz uygulamalarına hem de kişilerin çok vakitlerini almayacak kısa sürede etki eden vucüt işlemlerine talep olacağını düşünüyorum.


Dolgun Dudaklar

Dudaklar hem estetik açıdan hem de fonksiyonel açıdan yüzdeki en önemli noktalardan birisi. Kadında dişiliğin ve çekiciliğin özellikle belirleyicisi olan bölgelerden olan dudak bölgesine daha çekici ve daha genç bir görünüm katmak için dolgu açısından özel geliştirilmiş hyalüronik asitli dolgular kullanılır. Alt dudak üst dudaktan biraz daha dolgun olmalıdır, gülerken diş etleri görülmemelidir. Dudaklar burun ucundan çene ucuna çizilen hayali bir çizginin gerisinde kalmalıdır. Üst dudakta ‘Eros Yayı’ denilen kıvrım belirgin olduğunda daha çekici dudaklar ortaya çıkar. Dudak dolgusu aynı zamanda dudağa nem ve parlak bir görüntü vermek için yapılır.




Jawline Çene Dolgusu

Son yıllarda net ve keskin çene hatları kadınlar arasında en çok istenen görünümlerin başında geliyor. Çenedeki hacim kayıplarında ve belirgin bir çene hattı oluşturarak yüze ‘V’ şekli kazandırmak amacıyla yapılan medikal estetik uygulaması olan Jawline (çene dolgusu) 2021’de adından en çok söz edilen uygulamalardan oldu. Ortalama 15-20 dakika süren işlemden hemen sonra kişi günlük rutine kolayca geri dönebiliyor. Kişiye yapılan jawline ve çene dolgusu ile daha erkeksi veya daha dişi bir görüntü oluşturmak mümkün.


Dinamik Vucüt Şekillendirmesi

Son bir yılda bölgesel zayıflamada hem kas hem de yağ dokusuna etkili bir tedavi olan yeni nesil kas şekillendirme uygulamasına danışanlarımız oldukça talep gösterdi. Önümüzdeki yıl da vücut işlemlerinde bu uygulamanın talep görmeye devam edeceğini düşünüyorum. Sistem, uygulama yapılan bölgedeki kasları stimule ederek hem kas dokusunu artırıyor hem de yağ hücrelerinin parçalanmasını sağlıyor. Tedavi edilen bölgedeki kasları, egzersiz programı ile çalıştırarak daha sıkı bir vücuda kavuşmayı mümkün kılıyor. Kısa süren uygulama ile kasların 20 binden fazla egzersiz yapması sağlanıyor. Yeni nesil kas şekillendirme tedavi yöntemiyle daha fit ve çekici bir görünüme sahip olabilirsiniz. Bu teknoloji kasları uyarmak ve ilgili vücut metabolizmasını hareketlendirmek için kullanılan bir teknoloji. Yüksek yoğunluklu elektromanyetik enerji ile uygulama yapılan bölgedeki kasların kasılmasını sağlayarak etki eden yeni nesil kas şekillendirme tedavi yönteminin en önemli özelliklerinden biri de egzersizle bile elde edilemeyecek sonuçlar sağlaması. Kronikleşmiş kas ağrısı ve tembel kas gibi rahatsızlıkları tedavi ediyor. İşlem sadece 30 dakika sürüyor ve hastanın ihtiyacına göre 6-8 seanslık bir tedavi protokolü uygulanıyor.

Bodrum Dergi Web Sitesi © Yabancı Ses Prodüksiyon tarafından hazırlanmıştır.

bottom of page