top of page
Son yıllarda giderek yaygınlaşan göz kapağı ameliyatları, yalnızca estetik görünümü iyileştirmekle kalmıyor; aynı zamanda görme alanını açarak göz kapaklarının işlevselliğini artırıyor. Yaşlanmaya bağlı sarkma ve torbalanmaların giderildiği bu operasyonlar hem göz sağlığını korumaya hem de kişilerin daha dinç ve canlı bir görünüme kavuşmasına katkı sağlıyor.


Göz kapağı ameliyatlarının son yıllarda giderek yaygınlaştığını belirten Kaşkaloğlu Göz Hastanesi Kurucusu Prof. Dr. Mahmut Kaşkaloğlu hem estetik anlamda hem de görmede önemli bir kazanım sağlandığını söyledi.



Yaşlanmayla birlikte sarkan göz kapağındaki fazla deri, kas ve yağ dokusunun Blefaroplasti operasyonuyla alındığını dile getiren Kaşkaloğlu, bu operasyonun sağlık ve kozmetik nedenlerle tercih edildiğini söyledi.



Göz Kapağının İşlevselliği Düzeltiliyor

Göz kapağı ameliyatları hakkında bilgi veren Prof. Dr. Mahmut Kaşkaloğlu şunları söyledi: “Bu operasyon sadece estetik kaygılarla değil, görmenin iyileştirilmesi amacıyla da yapılabilmektedir. Göz kapağı sarkması veya torbalanması gözün normal açılmasını veya kapakların tamamen kapanmasını engelleyebilir. Bu durumda ameliyat ile görme alanını açarak veya göz kapaklarının işlevselliğini düzelterek görme iyileştirmesi sağlayabilir.

Özellikle üst göz kapağının sarkması bazı durumlarda göz kuruluğu veya gözde yorgunluğa neden olabilir. Bu durumda yine ameliyat ile göz kapağının işlevselliği düzeltilerek göz sağlığını korumak amaçlanır. Doğuştan gelen anomaliler, göz kapağı anormallikleri veya yapısal bozukluklar nedeniyle yapılan ameliyatlar, göz kapağının doğru şekilde işlev görmesini sağlar.



Blefaroplasti, göz kapaklarında meydana gelen sarkma, torbalanma ve kırışıklık gibi yaşlanma belirtilerini gidermek amacıyla yapılan cerrahi bir işlemdir. Ameliyatın amacı genellikle hastanın görünümünü iyileştirmek veya göz sağlığını korumak olarak özetlenebilir. Göz kapağı ameliyatları uzman bir doktor tarafından yapılır ve kişinin bireysel durumuna ve ihtiyaçlarına göre belirlenen bir tedavi planı doğrultusunda gerçekleştirilir.”

  • Yazarın fotoğrafı: BODRUMDergi
    BODRUMDergi
  • 30 Ara 2025
  • 2 dakikada okunur
Bodrium Hotel bünyesinde hizmet veren Ianua Spa Wellness & Center Güzellik ve Makyaj Uzmanı Samiye Çeki, kalıcı makyaj konusunda merak edilen soruları yanıtladı. Kalıcı makyajın giderek yaygınlaştığını belirten Çeki, bu uygulamanın günlük makyaj yapma süresini kısalttığını ve her zaman bakımlı bir görünüm sağladığını söyledi.


Kalıcı makyajın en sık uygulandığı bölgelerin kaş, dudak ve göz çevresi olduğunu belirten Samiye Çeki, “Kalıcı makyaj, aslında tıbbi pigmentlerin cildin üst katmanına işlenmesiyle yapılan yarı kalıcı bir uygulamadır. Kaş, eyeliner veya dudak renklendirme gibi bölgelerde kullanılır. Dövme çok daha derine uygulanır ve kalıcıdır. Kalıcı makyaj ise yüz estetiği için özel üretilmiş, cilt dostu pigmentlerle ve daha yüzeysel bir teknikle yapılır. Bu yüzden zamanla solar ve yenilenmesi gerekir. En sık uygulanan bölgeler kaş, dudak ve göz çevresidir. Kaşta mikroblading ya da pudralama teknikleri tercih edilirken, dudakta kontür veya tam renklendirme yapılabilir. Gözlerde ise dipliner ya da eyeliner şeklinde uygulanır” diye konuştu.



Yoğun Çalışan Kadınların Tercihi

Uygulamalar hakkında bilgi veren Güzellik ve Makyaj Uzmanı Samiye Çeki şunları söyledi: “Uygulama genellikle 1-2 saat arasında sürüyor. Kalıcılık ise cilt tipine, yaşam tarzına ve kullanılan pigmentin kalitesine bağlı olarak 1,5-3 yıl arasında değişiyor. Öncelikle uzman seçimine çok dikkat edilmesi gerekiyor. Kullanılan malzemelerin steril olması, pigmentlerin kaliteli ve sağlığa uygun olması önem taşıyor. Ayrıca kişinin yüz hatlarına uygun doğal bir tasarım yapılmalı. Çok koyu renkler ve abartılı şekillerden uzak durmak kişiyi daha uzun vadede mutlu eder. Uygulamadan sonra 1 hafta boyunca bölgeye su, makyaj veya kozmetik ürün temas etmemelidir. Kabuklanma doğal bir süreçtir ve kabuklar kesinlikle koparılmamalıdır. Güneşten korunmak ve nemlendirici ürünler kullanmak da sonucun kalıcılığını artırır. Yoğun çalışan ve her gün makyaj yapmaya zamanı olmayan, kaşları seyrek olan, dudak rengi soluk görünen ya da eyeliner çekmekte zorlanan kişiler için çok uygun bir uygulamadır.”



Doğru Bilinen Yanlışlar

Kalıcı makyaja ilişkin doğru bilinen yanlışları da paylaşan Çeki, “Kalıcı makyajın, ömür boyu kalacağı düşüncesi büyük bir yanılgıdır. Kalıcı makyaj zamanla solar ve yenilenmesi gerekir. Ayrıca doğal görünüm elde etmek mümkündür ve ‘herkesin fark edeceği kadar yapay durur’ algısı da gerçeği yansıtmıyor” ifadelerini kullandı.



Makyaj Uzmanı Samiye Çeki
Makyaj Uzmanı Samiye Çeki


Günümüzde kadınlar, doğum sonrası yaşadıkları fiziksel değişimlere estetik cerrahiyle çözüm arıyor. Özellikle sosyal medyanın da etkisiyle “Annelik Estetiği” operasyonlarına ilgi her geçen gün artıyor. Egepol Hastaneleri Estetik, Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Merve Özger, bu operasyonların yalnızca estetik değil, sosyal ve psikolojik açıdan da kadınlara önemli katkılar sağladığını söyledi.


Gebelik ve emzirme sürecinin; kilo alıp verme, hormonların etkisi ve yaşam tarzı nedeniyle kadın vücudunda belirgin değişimlere yol açtığını belirten Op. Dr. Merve Özger şunları söyledi:



Doğum Sonrası Kalıcı Çözüm

“Karın bölgesinde sarkma ve çatlaklar, memelerde hacim kaybı ve sarkma en sık görülen sorunlar arasında. Annelik estetiği, kişinin sağlık durumu ve ihtiyaçlarına göre planlanan bir dizi kombine operasyonu içeriyor. Meme dikleştirme, protezli meme estetiği, meme  büyütme - küçültme, karın germe, genital estetik ve bölgesel incelme bu paket içinde yer alabiliyor.



Psikolojik Sorunlar Yaşanabiliyor

Doğum sonrası oluşan deformasyonlar yalnızca fiziksel değil, sosyal ve psikolojik sorunlara da yol açabiliyor.Bazı kadınlarda büyük meme şikayeti, boyun fıtığı, sırt ağrısı, mantar ve pişik gibi sorunlara sebep olabiliyor. Karın sarkması ise kıyafetlerin altında bile kendini belli ederek özgüveni olumsuz etkiliyor. Karın germe ameliyatını doğumdan en az 6 ay sonra, meme operasyonlarını ise emzirme bittikten yaklaşık 6 ay sonra öneriyoruz. Gebelik nedeniyle karın kaslarının ayrılması durumunda hasta zayıf olsa bile kilolu görünebiliyor. Annelik estetiği bu sorunu da ortadan kaldırıyor. Bu nedenle annelik estetiği kadınların sadece görünümünü değil, yaşam kalitesini de yükseltiyor.



Kış Ayları Tercih Ediliyor

Ameliyat sonrası korse kullanılması gerektiği için bu operasyonlar genellikle sonbahar ve kış aylarında tercih ediliyor.



Op. Dr. Merve Özger
Op. Dr. Merve Özger

Meme küçültme ve dikleştirme operasyonlarında kadınlarda yüzde 20 - 30 oranında emzirme sorunu görülebiliyor. Bu nedenle gebelik planı olan hastaların mutlaka bu ihtimali göz önünde bulundurması gerekiyor. Ayrıca genç ve kilolu hastalarda öncelikle diyetisyen ve dahiliye desteğiyle kilo verilmesini öneriyoruz. Böylece operasyonun başarısı ve kalıcılığı çok daha yüksek oluyor.


Hastalar ameliyattan yaklaşık 10 gün sonra günlük hayatlarına dönebiliyor. Ödemlerin azalması ve ameliyatın tam olarak oturması ise yaklaşık 6 ay sürüyor. Annelik estetiği, doğum sonrası kadınların hem fiziksel, hem de ruhsal açıdan kendilerini yeniden güçlü, sağlıklı ve özgüvenli hissetmelerine olanak tanıyor.”

BODRUMDergi Web Sitesi © Yabancı Ses Prodüksiyon tarafından hazırlanmıştır.

bottom of page