top of page
  • Yazarın fotoğrafı: Mustafa Küçük
    Mustafa Küçük
  • 15 Ağu 2024
  • 2 dakikada okunur
Cazdan arabeske uzanan inanılmaz repertuarı, cesur giyim tarzı, muhteşem dansları ve kendine has ses tonuyla Türkiye’nin starları arasında kendine yer edinen sahnelerin asi ruhlu şarkıcısı Melek Mosso, yeni şarkısıyla yaza damga vurdu. Konser ve stüdyo çalışmalarına hız kesmeden devam eden Melek Mosso’nun müzik ve dans ögeleriyle bütünleşen hareketli şarkısı “Balerin”, 5 Temmuz Cuma gününden itibaren sanatçının kendi yapım firması “Piu Sound” etiketiyle tüm dijital platformlarda yayımlandı ve büyük beğendi topladı.


Yaza Damga Vurdu

Sözü ve müziği Onur Özdemir’e ait olan “Balerin” şarkısı, Ersay Üner’in modern aranjesiyle dikkat çekiyor. Zengin melodik yapısı ve güçlü ritmiyle öne çıkan şarkı, akılda kalıcı nakaratı ve hareketli dizeleriyle enerjik bir müzik deneyimi sunuyor.



Melek Mosso, “Balerin” klibinde giydiği dikkat çekici kostümlerle de adından söz ettirdi. Stil danışmanı Emrah Kaya’nın katkılarıyla hazırlanan kostümler, klibe ayrı bir renk kattı. Klasik bale temaları ve modern dans figürleriyle zenginleştirilmiş sahneler, izleyicilere hem canlı hem de göz alıcı bir deneyim yaşattı. Melek Mosso’nun anne ve babasının klipte yer alması ise klibe duygusal bir boyut kazandırdı.


İki aylık bir çalışma sonucu tamamlanan “Balerin” klibinin yönetmenliğini Ecem Gündoğdu, görüntü yönetmenliğini ise Veli Kuzlu üstlendi. Çekimler, Beykoz Kundura Fabrikası’nda ve sıfırdan kurulan bir set ile karavanlardan oluşan alanda gerçekleştirildi. Sekiz dansçı ve otuz kişilik yardımcı oyuncunun yer aldığı klip, Melek Mosso’nun güçlü vokali ve dans performansıyla enerjiyi zirveye taşıdı.



Yedi Yaşında Beste Yaptı

Caz türünde eserler ortaya koyan şarkıcı Melek Mosso, eğitim dönemi boyunca korist ve solistlik yaptı. Özellikle Yıldız Tilbe ve Çukur dizisi için hazırlanan şarkıları seslendirerek milyonlarca kişi tarafından dinlendi. Yıldız Tilbe’nin şarkılarını yeniden yorumlayarak dikkatleri üzerine çekti.


Melek Mosso, 11 Kasım 1988 tarihinde Kayseri’de dünyaya geldi. Müziğe yedi yaşında ilk bestesini yaparak başladı. Dokuz yaşında Denizli Belediye Konservatuvarında bağlama ve Türk Halk Müziği dersleri aldı. Daha sonra Güzel Sanatlar Lisesinde eğitimine devam etti. Lise döneminde yan flüt çalmaya başladı. Üniversite eğitimini Adnan Menderes Üniversitesi Müzik Öğretmenliği Bölümünde tamamladı. Melek Mosso gerçek soyadı “Davarcı”yı İtalyanca bir müzik terimi olan ve “gittikçe hızlanarak” anlamına gelen “Mosso”’yla değiştirdi. Kendisiyle birlikte tüm ailesi de Mosso soyadını aldı.

Melek Mosso eğitimini tamamladıktan sonra geldiği İstanbul’da, Kadıköy-Beşiktaş vapur hattında müzik yaparak tanınırlığını arttırdı. Ayrıca piyano, yan flüt, solfej ve armoni dersleri verdi. Müzisyen arkadaşları ile kurduğu Zbam The Band isimli grubu ile swing ve caz konseptli müzik yaparak çeşitli sahnelerde performans gösterdi.


Bir şarkı yarışmasında jüri özel ödülünü kazanmayı başardı ve Akustikhane Stüdyolarında kayıt yapma şansını yakaladı. “O Ses Türkiye” yarışmasına katıldı. 2018 yılında Youtube kanalında Yıldız Tilbe’ye ait “Vursalar Ölemem” şarkısını coverladı ve bu parça yaklaşık 15 milyon kez dinlendi.



Melek Mosso Şarkıları

Kedi, Gölgen Yeter, Keklik Gibi, Vursalar Ölemem, Sarıla Sarıla, Gönül Gözü, Unutan Kazanır, Cumartesi Türküsü, Yalan (ft. Aras), Kurtuldun Dediler, Kızgınım, Ağlarsam, Sonrası Kalır, Gel Desem de Gelme (Aras ile), Zülüf (Haluk Levent ile), Parayla Saadet Olmaz (Sevda Yüklü Şarkılar), Hayatım Kaymış, Kirpiklerin, Kimsenin Kimsesi (Veys Çolak ile), Karanfil (Yeni Türkü Zamansız), Yıllar Affetmez (Saygı Albümü: Bergen), Vazgeç Gönlüm, Sabahçı Kahvesi, Bu İş Bitmiş, Kendimi Vurdum (Live-Şanışer ile), Parayla Saadet Olmaz, Beni Hatırla (Ceylan Ertem ile) (Duyuyor Musun?), Çanakkale Türküsü (Burcu Arı ile, feat. Hatice Davarcı), İllettim, Üzülmedim ki (Azer Bülbül Proje Albümü), Mesele Belli, Sen Aldırma (İbrahim Erkal Hürmet 2), Balerin.


Ekranların efsane isimlerinden, güzelliği kadar asaleti ve kişiliğiyle de herkesin gönlünde taht kuran Aydan Şener, ilk kitabı “Kadına Dair”in tanıtımı kapsamında 25 Haziran Salı günü D&R Suadiye’de düzenlenen ilk imza gününde sevenleri ile bir araya geldi.


Etkinlikte, kitaplarını imzalayan Aydan Şener’e hayranları büyük ilgi gösterdi, uzun kuyruklar oluştu. Bir imza gününde bulunmanın, okurlarıyla bir araya gelmenin ve kitaba dair söyleşmenin çok güzel bir duygu olduğunu belirten Aydan Şener, “İnsan belli bir dönemden sonra bu tür etkinliklerin kıymetini daha iyi anlıyor. Yıllarca beni izleyen, destekleyen, hep yanımda olan sevenlerimle ve sevdiklerimle D&R aracılığıyla bir araya gelmek bana da çok iyi geldi. Birikimlerimi paylaşmak büyük bir gurur kaynağı” dedi. İlk kitabı için “Hayatımın ödülü gibi” diyen Aydan Şener şunları söyledi:


İyi, Kötü, Güzel, Çirkin, Pek Çok Şey Yaşandı

“Kitap çıkarma fikri menajerim Bircan Usallı Silan’ın önerisiydi. Uzun zamandır yapmamı istiyordu, ben de daha fazla direnemedim ve Deniz Ertem Aydoğar söyleşisi ile kitapseverlerle buluştum. İyi, kötü, güzel, çirkin, pek çok şey yaşandı ama sonuçta geriye kalan sevgi. Bu da en güzeli. Kitabımı annem ve kızıma ithaf ettim. Kitapta kadına dair her şey var. Doktor Nur Topçu’nun doğru yaş alma, doğru beslenme ile ilgili görüşleri de destek oldu. Onunla da çalıştığım için çok mutluyum. Kitabın başında kalbimden kopan bir giriş yazısı da kaleme aldım. İnsanlar bu bölümü de okurlarsa çok mutlu olurum. Okurlarla el ele olmak, gözlerine bakınca sevgiyi, dostluğu paylaşabilmek çok kıymetli. Sırf bu duygu için bile imza günlerine devam edebilirim.


Kendimi Yazar Olarak Adlandırmıyorum

Kendimi yazar olarak adlandırmıyorum. Aslında Kadına Dair, gazete röportajlarının daha gelişmiş bir haliydi diyebiliriz. Yeni kitaplar çıkarmayı çok istiyorum ancak okurun ilgisi de bu isteğimde önemli bir kriter. Kitapla ilgili en heyecan verici kısım, kızım ve annemle ilgili duygularımı doğru anlatabilme telaşımdı. Annem çok disiplinli bir ebeveyndi. Bense kızımla arkadaş oldum. Dolayısıyla öteden beri hangisinin doğru olduğunu sorgulayıp duruyordum. Kitapta da bu duygularım yer alıyor.





Bana Bir Şeyler Katan Her Kitabı Okumayı Seviyorum

Ruhuma dokunan ve bana bir şeyler katan her kitabı okumayı seviyorum. Şu sıralarda Ayşe Erbulak’ın ‘Dokuz Oda Cinayeti’ adlı kitabını okuyorum. Kızım Ecem benim en önemli eleştirmenim. Onun dediği her şeyi muhakkak dikkate alıyorum. Bende iz bırakan kitapları ona da tavsiye ediyorum. En son Osman Balcıgil’in ‘İpek Sabahlık-Bir Suat Derviş Romanı’ adlı kitabını tavsiye ettim.


Şu Anda Okuduğum Bir Hikâye Var

Yeni bir proje için hazırlık aşamasındayım. Şu anda okuduğum bir hikâye var. Eğer kendimi hikâyenin ve karakterin içinde bulursam yeni sezonda tekrar buluşacağız. Aslında günün birinde İpek Sabahlık’ın dizisi veya filmi çekilecek olsa Suat Derviş’i canlandırmayı çok isterim.”



Kadına Dair Hakkında

Aydan Şener’in, iletişimci Deniz Ertem Aydoğar ile gerçekleştirdiği nehir söyleşisinden yola çıkarak hazırlanan Kadına Dair kitabı, oyuncunun kadın sağlığından güzelliğe, değişen ruh hâllerinden anneliğe, kadınlık hâllerinden insanlık hâllerine, kendi annesi ve çocuğuyla olan ilişkilerinden modaya kadar, insan ve hayvan sevgisiyle çarpan kalbinin ve iç dünyasının seslerini, geniş bir yelpaze ile okuyucuya sunuyor.Kitapta Dr. Nur Topçu ise güzellik, sağlık ve estetik konularında bilgi ve birikimleriyle konuk yazar olarak yer alıyor.


Aydan Şener Hakkında

1981 Türkiye Güzeli seçilerek hayatımıza giren Aydan Şener, 1984 yılında rol aldığı, Tarık Buğra’nın aynı adlı ünlü eserinden çekilen ‘Küçük Ağa’ dizisiyle ekranlara merhaba dedi. Ancak asıl ününü, 1986 yılında Reşat Nuri Güntekin’in aynı adlı efsanevi eserinden uyarlanan ‘Çalıkuşu’ dizisindeki ‘Feride’ rolüyle kazandı. Bugüne kadar onlarca film, dizi ve tiyatro oyununda rol alan Şener aynı zamanda Yeşilçam’ın efsane isimlerinden Suzan Avcı’nın da yeğeni.

  • Yazarın fotoğrafı: BODRUMDergi
    BODRUMDergi
  • 12 Haz 2024
  • 2 dakikada okunur
Bodrum Belediyesi Bodrum Deniz Müzesi, Rotary 2440. Bölgeye bağlı Mavi Ege Denizi Rotary Kulübü ve Project Poseidon iş birliğiyle gerçekleşen Blue Exile Art Project Sualtı Parkı’nın tamamlanan 1. etabı düzenlenen törenle ziyarete açıldı. Üç ay önce çalışmalarına başlanan ve “oksijen” temasıyla hazırlanan heykel parkında altı sanatçının; mermer, eko-beton ve kil gibi denize dost malzemeler kullanarak ürettiği büyük boyutlarda heykeller bulunuyor.


1. Etap Tamamlandı

BEAP Sualtı Parkı’nın 1. Etap açılışına Bodrum Belediye Başkan Vekili Emel Çakaloğlu, Muğla İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü Temsilcisi Aslı Tanyel, Meclis Üyesi Cumhur Güven Taşbaşı, BEAP Project Posedion Proje Yürütücüsü Dr. Mert Gökalp, BEAP sanatçıları Ayla Turan, Doğu Çankaya, Esra Sağlık, Genco Gülan, Kemal Tufan, Mehmet Kutlu ile Rotary 2440. Bölge yetkilileri, projeye destek veren kurum ve kuruluşların yetkililerinin yanı sıra sanatseverler de katıldı.


Selen Cambazoğlu | Bodrum Deniz Müzesi Müdürü - Proje Koordinatörü
Selen Cambazoğlu | Bodrum Deniz Müzesi Müdürü - Proje Koordinatörü

Türkiye’de Bir İlk

Törende konuşan Bodrum Deniz Müzesi Müdürü ve Proje Koordinatörü Selen Cambazoğlu şunları söyledi: “Bu tip su altı parklarının dünyada ve ülkemizde örnekleri var fakat ülkemizde çevre ve sanatı birleştiren tek su altı parkı olarak Bodrum Sualtı Parkı’nı gösterebiliriz. Çevre projesi olarak başladık ve 2024 temamızı da oksijen olarak belirledik. Sponsorlarımıza ve projede emeği geçen herkese çok teşekkür ediyorum.”



Deniz Çayırları Çok Önemli

Deniz çayırlarının ciddi bir kayba uğradığını belirten BEAP Project Poseidon Proje Yürütücüsü Dr. Mert Gökalp ise “Kültür, sanat ve turizm projemizde aslında yapmaya çalıştığımız, ekosistemdeki deniz çayırlarının yerinin önemini vurgulamak. Bodrum’daki bu suyun berraklığının, deniz canlılarının ve kıyılarımızın bereketinin devam edebilmesi için bu çayırları korumamız gerekiyor” dedi.



En Önemli Oksijen Kaynağı Denizler

Bodrum Belediye Başkan Vekili Emel Çakaloğlu da “Hayata geçirilen bu önemli projede yer almaktan mutluluk duyuyoruz. Ana odağı çevreyi koruma bilinci olan BEAP’ın bilindiği üzere bu seneki teması oksijen. Çünkü dünyamızın en önemli oksijen kaynağının denizler olduğuna dikkat çekerek farkındalık yaratmak istiyoruz. Umarım mesajımız yerine ulaşır” dedi.



Uğrak Noktası Olacak

Suyun altında kalıcı olacak heykelleri; Ayla Turan, Doğu Çankaya, Esra Sağlık, Genco Gülan, Kemal Tufan ve Mehmet Kutlu hazırladı. Altı metre derinlikte berrak görüş açısı ve yılın büyük bölümü sıcak suyuyla tanınan Görecek adası, dalış okulları ve tekne gezilerinin uğrak noktası olacak.


Bodrum Dergi Web Sitesi © Yabancı Ses Prodüksiyon tarafından hazırlanmıştır.

bottom of page