top of page
Yazarın fotoğrafı: BODRUMDergi
BODRUMDergi
24 Ağu 2024
1 dakikada okunur
Anadolu Sigortanın hisse senedi ANSGR, Borsa İstanbulda işlem gören piyasa değeri ve işlem hacmi en yüksek 100 hisse senedini gösteren BIST 100 endeksine dahil oldu.


Türkiye’nin ilk ulusal sigorta şirketi Anadolu Sigorta, bir asra yaklaşan sigortacılık birikimini, güçlü finansal yapısı ile geleceğe taşıyor. Hem şirket hem toplum için değer yaratmaya odaklanarak sorumlu yatırım politikası anlayışı ile hareket eden Anadolu Sigorta, Borsa İstanbulda işlem gören piyasa değeri ve işlem hacmi en yüksek 100 hisse senedini gösteren BIST 100 endeksinde yer almaya hak kazandı. Borsa İstanbul tarafından belirli dönem aralıklarında yapılan endeks güncellemeleri sonucunda Anadolu Sigorta hisse senedi, BIST 100 endeksine dahil edildi. Böylece, Borsa İstanbulda işlem gören, artan likiditesi ve hacmi ile öne çıkan ANSGR kodlu hisse senedi, bundan sonraki süreçte küresel ölçekte tüm yatırımcıların takibinde olacak.



1 Ekim 2021 itibarıyla Borsa İstanbulda işlem gören ve kurumsal sürdürülebilirlik performansları üst seviyede olan şirketlerin bulunduğu BIST Sürdürülebilirlik Endeksi’nde de yer alan Anadolu Sigorta, kaynaklarını uzun vadeli hedef ve stratejiler doğrultusunda ülke ekonomisine değer üretecek alanlarda kullanmaya devam edecek.


Her yaz sezonunun âdeta trend konu başlıklarından biri olan Bodrum’da pahalılık tartışmaları, artık Bodrum’da varlığını sürdürmek isteyen küçük ve orta işletmelere büyük zarar veriyor. Türkiye genelinde yaşanan ekonomik zorlukların sadece Bodrum’da yaşanıyormuş gibi lanse edilmesinin, maddi ve manevi kayıplara yol açtığını söyleyen BESİAD (Bodrum Esnaf Sanayici ve İş İnsanları Derneği) Yönetim Kurulu Başkanı Neslihan Nazlıoğlu, “Toptancı ve tedarikçilerin uyguladığı fiyat politikaları nedeniyle Bodrum’daki işletmeler ürünleri yüzde 20-30 oranında daha pahalıya temin ediyor. Bu maliyet artışları doğal olarak menülere, otel oda fiyatlarına ve satılan ürünlere yansıyor. Fiyat fırsatçılığı yapan işletmelere karşı gerekli yaptırımlar uygulanmalı ve bu denetimler yerel yönetimler ile odalar tarafından titizlikle yürütülmelidir. Bu sayede, haksız rekabetin önüne geçilerek Bodrum’daki işletmelerin ve esnafın korunması sağlanabilir” dedi.


Ülkemiz genelinde yaşanan ekonomik zorlukların, özellikle toptancı ve tedarikçilerin uyguladıkları fiyat politikaları sonucu Bodrum’da farklı fiyatların ortaya çıkmasına neden olduğunu belirten BESİAD Yönetim Kurulu Başkanı Neslihan Nazlıoğlu şunları söyledi: “Bu durum, bazı ürünlerin Bodrum’daki diğer bölgelerden daha yüksek fiyatlarla satılmasına neden oluyor. Örnek vermek gerekirse; Ordu’da bir zincir markette 5 litrelik ayçiçek yağı 198 TL iken Bodrum’da aynı ürün 368 TL’den satılıyor. Aynı zamanda nakliye ücretlerinde de İzmir- Bodrum arası (250km) 4 bin 500 TL iken, İnegöl-Diyarbakır (750km) arası 3 bin 500 TL oluyor. Bodrum esnafı, işletmecisi, tedarikçisi, toptancısı ürünü diğer illere göre yüzde 20-30 oranında daha pahalıya temin ediyor. Bu girdilerin maliyetleri doğal olarak işletmelerin, restoranların menüsüne, otellerin oda fiyatına, satılan ürüne yansıyor. Sanayi ve Ticaret Bakanlığının serbest piyasa rekabet koşullarını denetlemesi ve fiyatları incelemesi gerekmektedir. Fiyat fırsatçılığı yapan işletmelere karşı gerekli yaptırımlar uygulanmalı ve bu denetimler yerel yönetimler ile odalar tarafından titizlikle yürütülmelidir. Bu sayede, haksız rekabetin önüne geçilerek Bodrum’daki işletmelerin ve esnafın korunması sağlanabilir.


Neslihan Nazlıoğlu | BESİAD Yönetim Kurulu Başkanı
Neslihan Nazlıoğlu | BESİAD Yönetim Kurulu Başkanı

Bodrum Parlayan Cennet

Turizm sektörü için Bodrum ayrı bir önem taşıyor. TÜİK verilerine göre yıllık enflasyon yüzde 57,68 iken, ENAG’a göre yüzde 113,08 olarak gerçekleşmiştir. Bu ekonomik zorluklara rağmen Bodrum, dünya turizm örgütünün verilerine göre en çok ziyaret edilen 5. ülke konumundaki Türkiye’nin önemli turistik merkezlerinden biri olmayı sürdürüyor. 2024 mayıs ayı itibarıyla Milas-Bodrum Havalimanı’na giriş yapan yabancı turist sayısında yüzde 10, Bodrum Limanı’na giriş yapan yabancı turist sayısında ise yüzde 18’lik bir artış yaşanmıştır.


Ancak otel doluluk oranlarında beş yıldızlı otellerde artış görülürken üç yıldızlı ve apart otellerde düşüş yaşanmıştır. Bu durum, orta sınıfın ekonomik zorluklardan daha fazla etkilendiğini göstermektedir. Rakamlar da gösteriyor ki yapılan algı çalışmaları sadece orta ve küçük işletmelerimizin zarar görmesine neden oluyor. Turizm sezonunun sadece üç ay ile sınırlı tutulması yerine, turizm çeşitliliği artırılarak sezonun uzatılması fiyatları aşağı yönlü baskılayabilir. Bu sayede, hem işletmelerin hem de turistlerin daha uygun fiyatlarla tatil yapması sağlanabilir.



Sosyal Medya Yanlış Yönlendiriyor, Bodrum Herkese Hitap Ediyor

Bodrum sadece lüks segmente değil, her türlü bütçeye hitap ediyor. Sosyal medya aracılığıyla paylaşılan fiş ve faturaları da tüm Bodrum ile özdeşleştirmek doğru değil. Farklılaşmış hizmet vererek ortalamadan ayrışan ve yüksek fiyat uygulayan işletme sayısı Bodrum turizminin oransal olarak küçük bir kısmını oluşturmaktadır. Bodrum’da ekonomik konaklama seçeneklerinden lüks tatil köylerine kadar çeşitli alternatifler mevcuttur. Sosyal medyada sürekli pahalı olarak lanse edilen Bodrum’un gerçek yüzünü görmemiz ve esnafımıza destek olmamız çok önemli. Ünlü sanatçılarımız ve fenomenlerden Bodrum’a zarar verecek paylaşımlardan kaçınmalarını rica ediyoruz. Gelir kaybı nedeniyle tatile çıkamayan orta gelir grubunu desteklemek ve küçük esnafın zincir marketlere yenik düşmesini engellemek için hep birlikte hareket etmeliyiz.”




Yazarın fotoğrafı: Seda Küçük
Seda Küçük
21 May 2024
2 dakikada okunur

Güncelleme tarihi: 23 May 2024

Dur durak bilmeyen yapay zekâ, kitap okuma alışkanlıklarını değiştirirken yayıncılık sektörünün dinamiklerini de yeniden belirliyor. Yayıncıların yüzde 65’i yapay zekânın endüstride yeni bir dönem başlatacağına inanıyor. Öyle ki e-kitap okurlarının sayısının pandemi öncesi döneme göre yüzde 37,5 artarak 2027’de 1,1 milyar kullanıcıya ulaşması bekleniyor.


Teknoloji, birçok alanda olduğu gibi okuma alışkanlıklarını da değiştiriyor. Dünya genelindeki pek çok insan, artık basılı yerine elektronik kitapları tercih ederken yayıncılık faaliyetleri de üretken yapay zekâyla birlikte dönüşüyor. Online PR Servisi B2Press gerçekleştirdiği araştırmalardan hareketle, geçmişi 70 yıla yaklaşan yapay zekânın okuma pratikleri ve yayıncılık sektöründe kapı açtığı yenilikleri de paylaştı. Araştırmadaki en çarpıcı sonuç ise tüketici davranışlarını kökten değiştiren pandeminin de etkisiyle üç kişiden biri (%35) kitap okumayı hobi hâline getirdi ve bir okur yılda yaklaşık 33 kitap bitirebiliyor.


Statista’nın 56 ülkedeki 18-64 yaş grubunu baz alarak yaptığı araştırmayı inceleyen Online PR Servisi B2Press’in aktardığı verilere göre, dünyada en çok kitap okuyan kitleye sahip bölgelerin başında yüzde 48 ile Sırbistan, yüzde 47 ile Polonya ve Çek Cumhuriyeti bulunuyor. Onları, yüzde 45 ile İspanya ve yüzde 43 ile Portekiz takip ediyor. Türkiye listede altıncı sırada konumlanırken nüfusun yüzde 35’ini oluşturan bu yaş aralığındaki yaklaşık 30 milyon kişinin yüzde 43’ünün, kitap okuma alışkanlığına sahip olduğu kaydediliyor.



E-Kitap Okurları 1 Milyarı Aşacak

Kitap okumanın fiziki bir hissi olsa da teknolojik cihazlar, okuma alışkanlıklarına da yön veriyor. Cep telefonu, tablet ve bilgisayarlarla birlikte kitaplara erişim giderek kolaylaşırken e-kitap havuzu da büyüyor ve çok seçenekli bir deneyim alanı oluşturuyor. Öyle ki e-kitap okurlarının sayısının pandemi öncesi döneme göre yüzde 37,5 artarak 2027’de 1,1 milyar kullanıcıya ulaşması bekleniyor.


Artık yüzlerce sayfalık kitaplar, taşınabilir cihazlardan kolaylıkla okunabilirken özellikle son yıllarda günlük yaşamımızdan iş yapış şekillerimize kadar pek çok dinamiği değiştiren yapay zekâ, bu alanda da etkisini göstermeye başlıyor. Metin kopyalama, özet çıkarma, sorular sorma, sesli yanıt verme gibi özellikler barındıran yapay zekâ uygulamaları, kullanıcıların kitap okuma pratiğini kişiselleştirilmesini sağlıyor. Yayıncılar da bu olanaklardan faydalanarak kitap endüstrisini hem okurlar hem de kendileri için iyileştiriyor. Örneğin, yayıncılar taslak metinlerde yapay zekâ teknolojisinin sunduğu otomatik metin değerlendirme özelliklerini uygularken geleneksel yayınlama sürelerini yüzde 50 azaltıyor.



Yapay Zekâ, Yayıncılara 5,9 Milyar Dolar Gelir Kazandıracak

Yapay zekâ sistemleri metinler üzerinde pek çok işlevi gerçekleştirmeye yardımcı oluyor. Bunların ilk sıralarında yapay zekâ sistemlerinin metin taslaklarını verimli ve etkili bir şekilde inceleyebilmesi, değerlendirebilmesi yer alıyor. Okurların davranışları, tercihleri ve kitaplarla olan etkileşimleriyle ilgili verileri analiz ederek hangi kitapların ilgilerini çekebileceğine dair yüzde 80 oranındaki doğruluk payıyla bilinçli tahminler yapılmasının önünü açıyor. Bugün, yaklaşık her 5 yayıncıdan biri, editoryal içerik oluşturma süreçlerinde yapay zekâ teknolojisini benimsiyor.


Düzenleme, biçimlendirme ve dağıtım gibi görevlerin otomasyonunda kullanarak üretim maliyetlerini yüzde 10 ila 15 azaltıyor, müşteri memnuniyetini yüzde 67 oranında artırıyor. Sektörü önemli derecede etkileyen yapay zekânın, yayıncılara bu yılın sonuna kadar 5,9 milyar dolar gelir kazandıracağı tahmin ediliyor. Yayıncıların yüzde 65’i yapay zekânın kitap endüstrisinde dağıtım başta olmak üzere birçok konuda devrim yaratacağını düşünüyor.

BODRUMDergi Web Sitesi © Yabancı Ses Prodüksiyon tarafından hazırlanmıştır.

bottom of page