top of page
Günümüzde kadınlar, doğum sonrası yaşadıkları fiziksel değişimlere estetik cerrahiyle çözüm arıyor. Özellikle sosyal medyanın da etkisiyle “Annelik Estetiği” operasyonlarına ilgi her geçen gün artıyor. Egepol Hastaneleri Estetik, Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Merve Özger, bu operasyonların yalnızca estetik değil, sosyal ve psikolojik açıdan da kadınlara önemli katkılar sağladığını söyledi.


Gebelik ve emzirme sürecinin; kilo alıp verme, hormonların etkisi ve yaşam tarzı nedeniyle kadın vücudunda belirgin değişimlere yol açtığını belirten Op. Dr. Merve Özger şunları söyledi:



Doğum Sonrası Kalıcı Çözüm

“Karın bölgesinde sarkma ve çatlaklar, memelerde hacim kaybı ve sarkma en sık görülen sorunlar arasında. Annelik estetiği, kişinin sağlık durumu ve ihtiyaçlarına göre planlanan bir dizi kombine operasyonu içeriyor. Meme dikleştirme, protezli meme estetiği, meme  büyütme - küçültme, karın germe, genital estetik ve bölgesel incelme bu paket içinde yer alabiliyor.



Psikolojik Sorunlar Yaşanabiliyor

Doğum sonrası oluşan deformasyonlar yalnızca fiziksel değil, sosyal ve psikolojik sorunlara da yol açabiliyor.Bazı kadınlarda büyük meme şikayeti, boyun fıtığı, sırt ağrısı, mantar ve pişik gibi sorunlara sebep olabiliyor. Karın sarkması ise kıyafetlerin altında bile kendini belli ederek özgüveni olumsuz etkiliyor. Karın germe ameliyatını doğumdan en az 6 ay sonra, meme operasyonlarını ise emzirme bittikten yaklaşık 6 ay sonra öneriyoruz. Gebelik nedeniyle karın kaslarının ayrılması durumunda hasta zayıf olsa bile kilolu görünebiliyor. Annelik estetiği bu sorunu da ortadan kaldırıyor. Bu nedenle annelik estetiği kadınların sadece görünümünü değil, yaşam kalitesini de yükseltiyor.



Kış Ayları Tercih Ediliyor

Ameliyat sonrası korse kullanılması gerektiği için bu operasyonlar genellikle sonbahar ve kış aylarında tercih ediliyor.



Op. Dr. Merve Özger
Op. Dr. Merve Özger

Meme küçültme ve dikleştirme operasyonlarında kadınlarda yüzde 20 - 30 oranında emzirme sorunu görülebiliyor. Bu nedenle gebelik planı olan hastaların mutlaka bu ihtimali göz önünde bulundurması gerekiyor. Ayrıca genç ve kilolu hastalarda öncelikle diyetisyen ve dahiliye desteğiyle kilo verilmesini öneriyoruz. Böylece operasyonun başarısı ve kalıcılığı çok daha yüksek oluyor.


Hastalar ameliyattan yaklaşık 10 gün sonra günlük hayatlarına dönebiliyor. Ödemlerin azalması ve ameliyatın tam olarak oturması ise yaklaşık 6 ay sürüyor. Annelik estetiği, doğum sonrası kadınların hem fiziksel, hem de ruhsal açıdan kendilerini yeniden güçlü, sağlıklı ve özgüvenli hissetmelerine olanak tanıyor.”

  • Yazarın fotoğrafı: BODRUMDergi
    BODRUMDergi
  • 22 Ara 2025
  • 2 dakikada okunur
2022’de hayatımıza giren yapay zekâ uygulamaları, yalnızca teknoloji meraklılarının değil, ruhsal sorun yaşayan bireylerin de ilgisini çekti. Ancak uzmanlara göre yapay zekâ, terapi sürecinin yerini alabilecek bir araç değil. Son dönemde birçok kişi, ruhsal sıkıntılarını hafifletmek için yapay zekâya yöneliyor. Bu durum ise önemli bir soruyu gündeme taşıyor: “Yapay zekâ terapinin yerini alabilir mi?” Uzmanların bu soruya yanıtı net: “Kesinlikle hayır.”


Yapay zekâ artık sadece bilgiye erişim aracı olmaktan çıkıp duygusal destek alanlarında da kullanılmaya başlandı. Son dönemde birçok kişi, ruhsal sıkıntılarını paylaşmak veya yönlendirme almak amacıyla yapay zekâya başvuruyor. Ancak uzmanlar bu durumun tehlikeli bir yanılgıya yol açabileceği konusunda uyarıyor.


Psikolog Dr. Fatma Kayım
Psikolog Dr. Fatma Kayım

Terapi Profesyonel Bir Süreç Gerektirir

Bloom Psikoloji Merkezi’nden Psikolog Dr. Fatma Kayım, “Sana tam anlamıyla bir terapist olamam” yanıtının, yapay zekânın sınırlarını net biçimde ortaya koyduğunu belirterek şunları söyledi: “Terapi; profesyonel, güvene dayalı ve derin bir süreçtir. Yüz yüze ya da kontrollü bir şekilde ilerlemesi gerekir.


Profesyonel terapi, danışanın kendini yargılanmadan ifade edebileceği güvenli bir alan yaratır. Terapistler; geçmiş yaşantılar, kişisel öyküler, ihtiyaçlar ve sözel olmayan ipuçlarını (mimik, ses tonu, beden dili) dikkate alır. Her danışana özgü yaklaşım geliştirilir, bu da yapay zekânın veremeyeceği bir derinliktir.


Ayrıca unutulmamalıdır ki yapay zekâ araçlarının empati kurma becerisi yoktur ve bu tür yazılımlar tarafından tam olarak anlaşılmak mümkün değildir.



Yanlış Yönlendirme Riski

Araştırmalara göre bireylerin yapay zekâya yönelmesinin başlıca nedeni ‘damgalanma korkusu.’ Bu durum tehlikeli bir riski beraberinde getiriyor. Yapay zekâ araçları belirtilere göre olası tanılar önerebilir. Ancak psikiyatrik tanılama, semptomların ötesinde çok daha derin bir analiz gerektirir. Özellikle eş tanı gibi karmaşık durumlarda yapay zekâ yetersiz kalıyor. Üstelik yüzeysel öneriler, uzman kontrolü olmadan uygulandığında ciddi olumsuz sonuçlara yol açabiliyor.



Sonuç olarak; yapay zekâ anlık rahatlama yaratabilir ancak terapinin yerini alması mümkün değildir. Ruhsal sorunlarla baş eden kişilerin mutlaka profesyonel destek almaları gerekir.”

  • Yazarın fotoğrafı: Seda Küçük
    Seda Küçük
  • 6 Ara 2025
  • 2 dakikada okunur
Sonbahar geldiğinde doğa sessizce değişir. Ağaçlar, bir zamanlar büyük bir hevesle büyüttükleri yaprakları usulca bırakır. Rüzgâr dalların arasından geçerken sanki fısıldar: “Bırak gitsin…” Belki sizin de bir süredir taşıdığınız şeyler vardır; tamamlanmamış cümleler, içte kalmış sözler, kapanmamış hesaplar… Sonbahar, işte tam da bunlarla vedalaşmanın mevsimidir. Bir tür ruh detoksu aslında. İçinizi sadeleştirmenin, kalbinizi biraz havalandırmanın zamanı. Doğa bırakırken hafifliyor; belki biz de öyle yapmalıyız.


Hafiflemenin Sessiz Gücü

Dolabınızı düzenlerken “artık bunu giymem” deyip bir kıyafeti elinizden bıraktığınız o anı hatırlayın. Nasıl da ferahlık hissetmiştiniz, değil mi?


Ruh da bazen tam olarak o hissi ister. Kendinize sorun: “Hayatımda hâlâ tuttuğum ama artık bana iyi gelmeyen ne var?” Belki bir ilişki… Belki içten içe taşıdığınız bir kırgınlık… Ya da sürekli peşinden koştuğunuz o onaylanma isteği… Ne olursa olsun, hepsine teşekkür edin. Çünkü bir zamanlar size bir şey kattılar, bir şey öğrettiler. Ama şimdi mevsimleri doldu. Ve artık gitmelerine izin vermek, kendinize iyi davranmanın en zarif hâli.



İlişkilerde Sonbahar Dengesi

İlişkiler de ağaç kökleri gibidir; bazıları derine uzanır, bazılarıysa yüzeyde kalır. Sonbahar, bu köklerin ne kadar sağlam olduğunu görmek için güzel bir zamandır. Konuşmadan da anlaşabildiğiniz, yanında susarken bile huzur bulduğunuz insanlar kimler? Ve sizi sürekli yoran, içinizi daraltan bağlar hangileri?

Bazen bir ilişkiyi onaran şey, daha çok konuşmak değil, biraz sessizliktir. Bazı konuların kendi mevsiminde çözülmesine izin verin. Çünkü sevgi, bazen sadece “olmasına izin vermek” kadar sade ve güçlüdür.



Ruhunuz İçin Minik Ritüeller

Ruhun arınması büyük değişimler istemez. Küçük ama içten dokunuşlar yeterlidir.

  • Sabahları sadece beş dakika derin nefes alın. Hiçbir şey düşünmeyin, sadece var olun.

  • Haftada bir akşam, tüm ekranları kapatın. Sessizliğin sesini hatırlayın.

  • Bir defter açın ve kapağına ‘Teşekkürler’ yazın. Her gün bir cümle ekleyin; küçük bir şey bile olabilir.

  • Günün sonunda kendinize sorun: “Bugün içimi ne hafifletti?”


Bu minik ritüeller, kalbinizi yeniden sizinle tanıştırır. Zamanla fark edersiniz: daha huzurlu, daha dengeli, daha siz olmuşsunuzdur. Ve içinizdeki bu dinginlik, ilişkilerinize de sessizce yansır. Çünkü kendisiyle barışan insan, sevgiyi en temiz yerden verir.



Bırakmak da Bir Sevgi Hâlidir

Bir yaprak, düşerken ağlamaz. Çünkü bilir ki toprağa düşmek yok olmak değil, yeniden doğmaktır. Belki sizin de artık düşmesi gereken bazı yapraklarınız vardır; bazı insanlar, bazı anılar, belki de çoktan dolmuş beklentiler… Hepsine birer teşekkür edin. Size kattıkları, öğrettikleri için. Ve sonra sessizce bırakın gitsinler. Bırakmak sevgisiz olmak değil, sevgiyi olgunlaştırmaktır.


Ruhun da Mevsim Değiştirir

Bu sonbahar; yalnızca doğa değil, siz de dökülün. Fazla düşünceleri, eski korkuları, alışkanlıkla sürdürdüğünüz ilişkileri bırakın. Hepsini toprağa emanet edin; çünkü yeni bir bahar ancak toprak hava aldığında filizlenir.

Bodrum Dergi Web Sitesi © Yabancı Ses Prodüksiyon tarafından hazırlanmıştır.

bottom of page