top of page
Nazlı ve Murat’ın yolları Luna’yla kesiştiği anda hayatlarına yalnızca bir patili dost değil; koşulsuz sevgi, şefkat ve bambaşka bir ritim de girdi. İlk karşılaşmada kurulan sıcak bağ, kısa sürede güçlü bir aile hikâyesine dönüştü. Zarif, hassas ve sevgi dolu karakteriyle Luna, onların hayatının merkezine yerleşirken; birlikte olmayı, paylaşmayı, anda kalmayı ve sorumluluğu her gün yeniden öğretiyor. Evlerine neşe, kalplerine huzur getiren Luna, Nazlı ve Murat için artık sadece bir evcil hayvan değil, hayatı güzelleştiren gerçek bir yol arkadaşı.


Sahiplenme hikâyeniz nedir?

Murat: Aslında Nazlı çocukluğundan beri bir köpeği, patili dostu olsun istiyormuş. Ben ise tüy dökme sebebinden ötürü bahçede köpek bakma fikrine daha sıcaktım. Bodrum’a taşındıktan sonra Nazlı tüy dökmeyen bir köpek cinsinden bahsedince internette küçük bir araştırma yaptım. Nazlı’nın haklı olduğundan emin oldum ve Luna’yı sahiplenmek için ilk virajı geçmiş olduk. Tabii ben bu araştırmayı yaparken kendisi de boş durmamış; sahiplendirme süreci yürüten kişilerle görüşüp randevu almış. İki gün içinde kendimi İstanbul’da bu sahiplendirme noktalarını dolaşırken buldum ve 3 gün içinde de Luna’yı alarak Bodrum’daki evimize döndük.



İlk karşılaşmanızda ne hissettiniz?

Nazlı: İkimiz de görür görmez çok ısındık. Kucağıma aldığımda kendini o kadar güzel kollarıma bırakmıştı ki sanki inmek istemiyor gibiydi. Murat kucağına aldığında ise Luna çok küçük olduğu için yüzünden tedirgin olduğu belli oluyordu. Ama ikimiz de daha ilk andan aramızda sıcak ve sevgi dolu bir bağın oluşacağını hissetmiştik.


İsmini nasıl koydunuz, sizin için özel bir anlamı var mı?

Nazlı: Adını bir arkadaşımızın önerisiyle Luna koyduk çünkü ay gibi hem zarif hem sezgisel hem de duygusal... Geceyi, sakinliği ve derinliği çağrıştırıyor. Zaten karakteri de tam olarak öyle; hassas, sevgi dolu, ruhu olan bir varlık.



Cinsi nedir, bu cinsin en belirgin özellikleri nelerdir?

Murat: Luna sıfır numara bir Toy Poodle. Kendisi çok zarif, çok hassas bir yapıya sahip. Cinsinin en belirgin özelliği sahibine çok bağlanması ve duygusal olarak çok derin bir bağ kurması. Bizimle sürekli temas hâlinde olmak istiyor. Yalnız kalmaktan hiç hoşlanmaz, hep “birlikte” olmak ister.


Nasıl iletişim kuruyorsunuz, isteklerini size nasıl anlatıyor?

Nazlı: Daha çok gözleriyle, beden diliyle, küçük seslerle iletişim kuruyor. Murat hareketlerinden; ben ise artık sezgisel olarak ne istediğini ve istemediğini çok rahat anlayabiliyoruz. Oyun oynamak istiyorsa; oyuncağını getirir, masaj istiyorsa; önümüzde yatıp kuyruk sallar, mama istiyorsa; karşımıza geçip oturur. Kelimesiz ama anlaşılır bir iletişim kurar.


Neden bir evcil hayvan sahiplenmek istediniz?

Murat: Bizim evde hanım ne isterse o olur. O sebeple Nazlı çok istediği için bu adımı attık. Şimdi iyi ki diyorum.



Karar vermeden önce, evde bir hayvanla yaşamının nasıl bir şey olduğuna dair bir fikriniz var mıydı?

Murat: Çocukken evimizde kuşlarımız ve balıklarımız vardı. Ancak bir köpekle yaşamak çok farklı bir deneyimmiş. Bunun bir sorumluluk olduğunu biliyorduk; yine de bu kadar hayatın merkezine oturacağını tahmin etmemiştik.


Patili dostunuzun aileye katılmasından sonra hayatınız nasıl değişti?

Nazlı: Evimize neşe, ritim ve çok büyük bir sevgi geldi öncelikle. Onun hesapsız sevgisi bizim kalbimizi ısıtıyor. Eskiye nazaran hem kendimize hem de diğer her şeye daha şefkatli olduğumuzu düşünüyorum. Bir de artık planlar Luna’ya göre yapılıyor; tatiller, günler, saatler hep ona göre tasarlanıyor.


Bir evcil hayvana sahip olmanın olumlu ve olumsuz yanları nedir?

Murat: Olumlu tarafları saymakla bitmez: Koşulsuz sevgi, neşe, bağ, şefkat, sorumluluk bilinci, anda kalmayı öğretmesi… Olumsuz tarafı ise

sorumluluk büyük. Bazen planlarından vazgeçmen gerekir, bazen uykusuz kalırsın, bazen endişelenirsin. Ama hepsi buna değer.



Evcil hayvan sahiplenmek isteyenlere mesajınız nedir?

Nazlı ve Murat: Bir can sahiplenmek, “sevimli” bir fikir değil, ömürlük bir sorumluluk. Eğer kalbiniz hazırsa, hayatınızda açacağı alanı hayal bile edemezsiniz… Bu koşulsuz sevgiye sahip olmak, ruhunuzu şifalandırır. Ve evcil bir hayvan sahiplendiğinizde sadece onun hayatının değişeceğini düşünmeyin, onunla yaşayan herkesin hayatının değişeceğini bilin.

  • Yazarın fotoğrafı: Seda Küçük
    Seda Küçük
  • 28 Ara 2025
  • 2 dakikada okunur
Hayat bazen en güzel sürprizini, minik bir patinin kapınızı çalmasıyla yapar. Maşa’nın hikâyesi de tam böyle başlıyor… Tesadüf gibi görünen ama kalpten yazılmış bir karşılaşmanın sonucu. Kayra, Maşa’nın minicik bedenini ilk kez kucağına aldığında, aralarında sıcacık bir bağ kuruluyor. O andan sonra ev; sevgiyle, neşeyle ve huzurla doluyor. Maşa sadece bir kedi değil; bir ailenin kalbi, mutluluğun sesi, sevginin en saf hâli. Bu sayımızda, Kayra Kelemci ve onun can yoldaşı Maşa’nın iç ısıtan hikâyesine konuk oluyoruz.

Sahiplenme hikâyeniz nedir?

Komşumuz ziyaretimize geldiğinde kedisi de yanındaydı. Annem, kediyi görür görmez çok sevdi. Onun bir kardeşi olduğunu öğrenince sahiplenmeye karar verdik.


İlk karşılaşmanızda ne hissettiniz?

İlk karşılaşmamızda, komşumuz kapıyı açtığım anda Maşa’yı doğrudan kucağıma verdi. O kadar küçüktü ki o an kendimi anne olmuş gibi hissettim.



İsmini nasıl koydunuz, sizin için özel bir anlamı var mı?

Başta erkek olduğunu sanıyorduk ve adını “Paşa” koyduk. Ancak veterinere gittiğimizde kız olduğunu öğrendik. Annem, babamla beni hep “Maşa ile Koca Ayı” çizgi filmine benzetirdi. Bu yüzden evimizin yaramaz “Maşa”sı oldu.


Cinsi nedir, bu cinsin en belirgin özellikleri nelerdir?

Cinsi Scottish Fold, annesi ise British. En belirgin özelliği uysallığı ve aile bireylerine olan bağlılığı. Ancak kırık kulak yapısı nedeniyle, yaş aldıkça bazı sağlık sorunları yaşayabiliyor. Bu nedenle bu cins bir kedi sahiplenmek isteyenlerin çok dikkatli olması, iyi bir bakım sağlaması ve gerçekten sevgi dolu bir yuva sunması gerekiyor. Çünkü bu tür kediler ruhsal olarak çok hassaslar; sevgiyi hissetmeleri onlar için her şeyden önemli.



Nasıl iletişim kuruyorsunuz, isteklerini size nasıl anlatıyor?

Maşa normalde hiç miyavlamaz ama konu mama olunca mutlaka “ben buradayım” der gibi sesler çıkarır. Onun dışında daha çok göz temasıyla iletişim kurar. Sanki aynı dili konuşuyormuşuz gibi sadece gözlerimize bakarak bile birbirimizi anlayabiliyoruz.

Neden bir evcil hayvan sahiplenmek istediniz?

Kendimi bildim bileli bir evcil hayvanım olsun istiyordum. Maşa’yı bulduğum dönem ise hayatımın en mucizevi anlarından biriydi. Çünkü aylardır hem sokaklarda hem de sahiplenme sitelerinde kedi arıyordum ve bir anda Maşa hayatımıza girdi. Hatta arkadaşlarımla dışarıdayken kedi sahiplenemediğim için ağladığımı bilirim; tam da öyle bir dönemdi. Meğer her şeyin bir zamanı varmış.


Karar vermeden önce, evde bir hayvanla yaşamının nasıl bir şey olduğuna dair bir fikriniz var mıydı?

Evet vardı, daha önce de sokakta bulduğum yavruları eve getirir bakar sonra sahiplendirirdim.



Patili dostunuzun aileye katılmasından sonra hayatınız nasıl değişti?

Maşa’yla birlikte hayatımız tamamen değişti. Her şeyim artık Maşa üzerine kurulu. Hatta ailem Bodrum’a tatile gittiğinde bile, evde sanki Maşa varmış gibi hissediyorum. Onu göremediğimde ise içimde büyük bir boşluk oluyor. O, benim her şeyim hâline geldi.


Bir evcil hayvana sahip olmanın olumlu ve olumsuz yanları nedir?

Bir patili dosta sahip olmanın benim için hiçbir olumsuz yanı yok. Aksine, evimize neşe ve huzur getirdi. Eve geldiğimde kapıda beni karşılaması, uyumaya giderken bizi beklemesi, aile sofralarında yanımızda yer alması... Özellikle anksiyete gibi ruhsal durumlarda bile bunu hissedip yanımızdan ayrılmaması, gerçekten bir hediye. Onun sınırlı ömründe ailesi olabilmek ve yaşayabileceği en güzel hayatı sunmak, insanın ruhunu tarifsiz bir huzura kavuşturuyor.


Evcil hayvan sahiplenmek isteyenlere mesajınız nedir?

Evcil hayvan sahiplenmek isteyenlere tavsiyem, hiç tereddüt etmemeleri. Maddi ve manevi olarak hazır hissediyorlarsa bu yola girmeliler. Zaten zamanı geldiğinde; emin olun, o patili dost sizi bulur. O sizi seçtiğinde, lütfen siz de ona sahip çıkın.

Henüz bir aylıkken parka terk edilen minik tekir Cevizhan, bir gün kendini bir arabanın önünde buldu. O an başlayan hikâye; onun için sıcak bir yuvaya, ailesi için ise tarifsiz bir sevgiye dönüştü. Korkmuş, üşümüş ve yapayalnız olan bu minik can, Doğa Deniz’in şefkatiyle yeniden hayata tutundu. Bugün evin neşe kaynağı, herkesin sevgilisi olan Cevizhan, ailesinin hayatına mutluluk, huzur ve bağ getirdi. “Hayatımda verdiğim en doğru karar, Cevizhan’ın annesi olmak” diyen Doğa Deniz Bozfırat, bu hikâyeyle sokaktaki canlara bir şans vermenin hem onlara hem de bize nasıl mucizeler yaşatabileceğini hatırlatıyor.



Sahiplenme hikâyeniz nedir?

Kardeşimin arabasının önüne atlamış o da kıyamayıp eve getirmiş. İlk bana haber verdi, sokağa bırakamayız çok küçük diye. İlk bulduğumuzda daha bir aylıktı, annesi ölmüş parkta bakıyorlarmış. Ailemizi ikna etmemiz 10 gün sürdü. O süre içinde evimizin bahçesinde baktık, hiç kaçmadı çok korkuyordu.


İlk karşılaşmanızda ne hissettiniz?

İlk karşılaşmamızda inanılmaz bir empati duygusu hissettim. Daha küçücüktü, çok korkmuş, üşümüş ve yalnızdı. Annelik içgüdüsüyle hiç yanından ayrılmadım. İlk görüşte aşk gibiydi.



Doğa Deniz Bozfırat
Doğa Deniz Bozfırat

İsmini nasıl koydunuz, sizin için özel bir anlamı var mı?

Minik dostumuzun ismi Cevizhan :) İsmi tüylerinin rengi, şekli ve annesinin ceviz sevgisinden geliyor. “Han” kısmı da biraz mizah katmak için. Anne ve babam kendisine “şapşik” lakabıyla hitap ediyorlar o da bir nevi göbek adı oldu.


Cinsi nedir, bu cinsin en belirgin özellikleri nelerdir?

Cinsi tekir, çok hareketli tam bir oyuncu. Çok sevgi dolu, temas bağımlısı bir kedi.


Nasıl iletişim kuruyorsunuz, isteklerini size nasıl anlatıyor?

Kendisi konuşmayı çok seviyor. Devamlı iletişim kurma isteği içinde. Yemek görünce yandık, hiç susmuyor; masalara, sandalyelere tırmanıyor.




Neden bir evcil hayvan sahiplenmek istediniz?

Kendimi bildim bileli bir evcil hayvan sahiplenmek istemişimdir. Ama bir türlü denk gelmemişti. Cevizhan’ı bulmamız kader gibi hissettirdiğinden hiç düşünmedim, doğal gelişti.


Karar vermeden önce, evde bir hayvanla yaşamının nasıl bir şey olduğuna dair bir fikriniz var mıydı?

Dürüst olmak gerekirse çekincelerim vardı. Çünkü bu çok büyük bir sorumluluk. Tek başına bırakmak, yeterli ilgiyi gösterememek, adapte olamamak gibi düşüncelerim vardı.


Patili dostunuzun aileye katılmasından sonra hayatınız nasıl değişti?

Beni eve daha da bağladı, ruh hâlimi iyileştirdi. Stresimizi büyük ölçüde azalttı, evimizin neşe kaynağı oldu.


Mert Bozfırat
Mert Bozfırat

Bir evcil hayvana sahip olmanın olumlu ve olumsuz yanları nedir?

Olumlu çok yanı var. Kalbim hep sevgi dolu. Onunla vakit geçirmekten, oynamaktan çok keyif alıyorum. Onu sahiplendiğimizden beri stresim büyük ölçüde azaldı. En olumsuz yanı, onu tek başına bıraktığımda hissettiğim suçluluk duygusu ve özlem diyebilirim. Cevizhanımız birazcık da yaramaz ama yaşının daha küçük olmasına veriyoruz. Fakat olumlu yanları o kadar fazla ki olumsuzlukları düşünmeye gerek kalmıyor.


Evcil hayvan sahiplenmek isteyenlere mesajınız nedir?

Evcil hayvan sahiplenmek çok güzel bir durum hem sizin için hem de sokakta yaşayan evsiz dostlarımız için. Eğer yeterli ilgi ve şefkati gösterebileceğinize inanıyorsanız hiç düşünmeyin derim. Hayatımda verdiğim en doğru karar Cevizhan’ın annesi olmayı seçmekti.

BODRUMDergi Web Sitesi © Yabancı Ses Prodüksiyon tarafından hazırlanmıştır.

bottom of page