Kalpten Kalbe Uzanan Bir Yolculuk: Nazlı, Murat ve Luna’nın Hikâyesi
- Seda Küçük

- 4 gün önce
- 3 dakikada okunur
Nazlı ve Murat’ın yolları Luna’yla kesiştiği anda hayatlarına yalnızca bir patili dost değil; koşulsuz sevgi, şefkat ve bambaşka bir ritim de girdi. İlk karşılaşmada kurulan sıcak bağ, kısa sürede güçlü bir aile hikâyesine dönüştü. Zarif, hassas ve sevgi dolu karakteriyle Luna, onların hayatının merkezine yerleşirken; birlikte olmayı, paylaşmayı, anda kalmayı ve sorumluluğu her gün yeniden öğretiyor. Evlerine neşe, kalplerine huzur getiren Luna, Nazlı ve Murat için artık sadece bir evcil hayvan değil, hayatı güzelleştiren gerçek bir yol arkadaşı.

Sahiplenme hikâyeniz nedir?
Murat: Aslında Nazlı çocukluğundan beri bir köpeği, patili dostu olsun istiyormuş. Ben ise tüy dökme sebebinden ötürü bahçede köpek bakma fikrine daha sıcaktım. Bodrum’a taşındıktan sonra Nazlı tüy dökmeyen bir köpek cinsinden bahsedince internette küçük bir araştırma yaptım. Nazlı’nın haklı olduğundan emin oldum ve Luna’yı sahiplenmek için ilk virajı geçmiş olduk. Tabii ben bu araştırmayı yaparken kendisi de boş durmamış; sahiplendirme süreci yürüten kişilerle görüşüp randevu almış. İki gün içinde kendimi İstanbul’da bu sahiplendirme noktalarını dolaşırken buldum ve 3 gün içinde de Luna’yı alarak Bodrum’daki evimize döndük.

İlk karşılaşmanızda ne hissettiniz?
Nazlı: İkimiz de görür görmez çok ısındık. Kucağıma aldığımda kendini o kadar güzel kollarıma bırakmıştı ki sanki inmek istemiyor gibiydi. Murat kucağına aldığında ise Luna çok küçük olduğu için yüzünden tedirgin olduğu belli oluyordu. Ama ikimiz de daha ilk andan aramızda sıcak ve sevgi dolu bir bağın oluşacağını hissetmiştik.
İsmini nasıl koydunuz, sizin için özel bir anlamı var mı?
Nazlı: Adını bir arkadaşımızın önerisiyle Luna koyduk çünkü ay gibi hem zarif hem sezgisel hem de duygusal... Geceyi, sakinliği ve derinliği çağrıştırıyor. Zaten karakteri de tam olarak öyle; hassas, sevgi dolu, ruhu olan bir varlık.

Cinsi nedir, bu cinsin en belirgin özellikleri nelerdir?
Murat: Luna sıfır numara bir Toy Poodle. Kendisi çok zarif, çok hassas bir yapıya sahip. Cinsinin en belirgin özelliği sahibine çok bağlanması ve duygusal olarak çok derin bir bağ kurması. Bizimle sürekli temas hâlinde olmak istiyor. Yalnız kalmaktan hiç hoşlanmaz, hep “birlikte” olmak ister.
Nasıl iletişim kuruyorsunuz, isteklerini size nasıl anlatıyor?
Nazlı: Daha çok gözleriyle, beden diliyle, küçük seslerle iletişim kuruyor. Murat hareketlerinden; ben ise artık sezgisel olarak ne istediğini ve istemediğini çok rahat anlayabiliyoruz. Oyun oynamak istiyorsa; oyuncağını getirir, masaj istiyorsa; önümüzde yatıp kuyruk sallar, mama istiyorsa; karşımıza geçip oturur. Kelimesiz ama anlaşılır bir iletişim kurar.
Neden bir evcil hayvan sahiplenmek istediniz?
Murat: Bizim evde hanım ne isterse o olur. O sebeple Nazlı çok istediği için bu adımı attık. Şimdi iyi ki diyorum.

Karar vermeden önce, evde bir hayvanla yaşamının nasıl bir şey olduğuna dair bir fikriniz var mıydı?
Murat: Çocukken evimizde kuşlarımız ve balıklarımız vardı. Ancak bir köpekle yaşamak çok farklı bir deneyimmiş. Bunun bir sorumluluk olduğunu biliyorduk; yine de bu kadar hayatın merkezine oturacağını tahmin etmemiştik.
Patili dostunuzun aileye katılmasından sonra hayatınız nasıl değişti?
Nazlı: Evimize neşe, ritim ve çok büyük bir sevgi geldi öncelikle. Onun hesapsız sevgisi bizim kalbimizi ısıtıyor. Eskiye nazaran hem kendimize hem de diğer her şeye daha şefkatli olduğumuzu düşünüyorum. Bir de artık planlar Luna’ya göre yapılıyor; tatiller, günler, saatler hep ona göre tasarlanıyor.
Bir evcil hayvana sahip olmanın olumlu ve olumsuz yanları nedir?
Murat: Olumlu tarafları saymakla bitmez: Koşulsuz sevgi, neşe, bağ, şefkat, sorumluluk bilinci, anda kalmayı öğretmesi… Olumsuz tarafı ise
sorumluluk büyük. Bazen planlarından vazgeçmen gerekir, bazen uykusuz kalırsın, bazen endişelenirsin. Ama hepsi buna değer.

Evcil hayvan sahiplenmek isteyenlere mesajınız nedir?
Nazlı ve Murat: Bir can sahiplenmek, “sevimli” bir fikir değil, ömürlük bir sorumluluk. Eğer kalbiniz hazırsa, hayatınızda açacağı alanı hayal bile edemezsiniz… Bu koşulsuz sevgiye sahip olmak, ruhunuzu şifalandırır. Ve evcil bir hayvan sahiplendiğinizde sadece onun hayatının değişeceğini düşünmeyin, onunla yaşayan herkesin hayatının değişeceğini bilin.



