top of page
2023-2024 eğitim - öğretim döneminin sonuna yaklaşırken lisans öğrencilerinin yurt dışı yüksek lisans bursu arayışı da başladı. Online yabancı dil öğrenme platformu ise bin öğrenciyle gerçekleştirdiği yüksek lisans burslarına ilişkin güncel araştırmasıyla, yurt dışı burs başvurularında İngiltere’nin öne çıktığını ortaya koydu.


2023-2024 akademik yılının sonuna doğru yaklaşılmasıyla lisans son sınıf öğrencilerinin yurt dışı yüksek lisans araştırma süreçleri hız kazandı. Yurt dışında yüksek lisans yapmayı planlayan öğrencilerin ilk gündemini ise yurt dışı yüksek lisans bursları oluşturdu. İngilizce özel ders platformu Preply, bin Türk öğrenciyle yurt dışı burs tercihlerine ilişkin bir araştırma gerçekleştirdi ve en çok tercih edilen yurt dışı yüksek lisans burslarını açıkladı.


Yüksek lisans için adres İngiltere

Araştırma kapsamında, Türk öğrencilerin yurt dışı burslar ile ilgili olarak en çok tercih ettiği ülkeler ve burslar hakkında bir ankete imza atıldı. Bin katılımcının dahil olduğu yurt dışı burslar araştırması; yurt dışı eğitim almak isteyenlerin motivasyonlarını, tercih ettikleri ülkeleri ve burs programlarını, burs başvurusu yaparken önem verdikleri kriterleri ve ihtiyaç duydukları destek alanlarını aydınlattı.


Araştırmaya göre, yurt dışı eğitim almak isteyenlerin yüzde 37,76’sı en önemli motivasyonlarının kariyer fırsatlarını genişletmek olduğunu söyledi. Burs başvurusu yapılan ve yurt dışı eğitim için en ideal görülen ülkeler içinde ise yüzde 25’lik oyla İngiltere başı çekerken onu yüzde 18 ile ABD, yüzde 12 ile Kanada takip etti.



5 kişiden İkisi Yurt Dışı Yüksek Lisans için Bursa İhtiyaç Duyuyor

Preply Avrupa Bölge Müdürü Mustafa Ali Sivişoğlu, İngilizce’nin, küresel işgücü piyasasının en çok konuşulan dili olduğunu belirterek “En çok tercih edilen ülkeler, köklü eğitim geleneği ve gelişmiş ekonomileriyle öne çıkıyor. Öğrencilerin ilgisi de bu ülkelere yöneliyor. Preply’nin yurt dışı burs araştırması, 5 öğrenciden ikisinin (yüzde 42,9) yurt dışı yüksek lisans bursu başvurusu yaptığını gösterdi. Öğrenciler için burs, her eğitim-öğretim kademesinde önemli. Yüksek lisans, bir uzmanlık alanı kazandırdığı için bursun olmazsa olmaz olduğu bir akademik derece. Özellikle yurt dışında yüksek lisans yapmak isteyenler, döviz kurları sebebiyle de bursa çok ihtiyaç duyuyor. Araştırmamıza göre, yurt dışı burs arayan öğrencilerin maddi desteğe ihtiyaç duyduğu alanların başında konaklama geliyor. Konaklamayı yüzde 20’lik oranla vize işlemleri ve yüzde 18’lik oranla yaşam masrafları izliyor. Yurt dışında eğitim almak isteyenler maddi imkânlar ve bürokrasi konusunda zorluklarla karşılaşıyor” dedi.



TOEFL ve IELTS Sınavlarında Başarılı Olmak Şart

Yüksek lisans veya lisans için yurt dışı burs başvurusu yapacak öğrencilerin, ideallerindeki ülkede rahat eğitim alabilmek, bursa hak kazanmak ve sürece alışabilmek için dil yeterliliği sağlaması gerektiğini hatırlatan Mustafa Sivişoğlu şunları söyledi: “Akademik başarının yanı sıra uluslararası geçerliliği olan TOEFL veya IELTS gibi sınavlardan alınmış geçerli puanlar da yurt dışı yüksek lisans burs başvurusu sırasında adaylardan beklenenler arasında yer alıyor. İngiltere, ABD, Kanada gibi ülkelerdeki saygın okullara burs başvurusunda bulunmak isteyen adayların, yazılı başvuru aşamasını geçebilmeleri için İngilizce yazma pratiklerinin iyi olması, mülakat süreçlerinde zorlanmamak için de İngilizce konuşma yeterliliğine sahip olması şart. Gramer, okuma, yazma, dinleme gibi becerileri ölçen TOELF ve IELTS gibi sınavlarda da başarılı not almak gerekiyor. Bu gibi gereklilikler, kısa ve odaklı bir çalışma süreciyle sağlanabiliyor.”



Yazarın fotoğrafı: BODRUMDergi
BODRUMDergi
23 May 2024
1 dakikada okunur
Muğla Büyükşehir Belediyesi vatandaşların güvenliği ve olaylara daha hızlı müdahale edebilmek için Bodrum’da yeni itfaiye binasının yapımına başladı.


Muğla Büyükşehir Belediyesi yangınlara daha hızlı müdahale ederek vatandaşların güvenliğini sağlamak, modern ve gelişmiş araç envanteri ile etkin müdahalelerde bulunmak ve donanımlı personel ile güven vermek için itfaiye ekiplerini geliştirmeye devam ediyor.


Bodrum’dan Seydikemer’e kadar 1.661 kilometre kare gibi çok geniş bir coğrafyaya sahip olan Muğla’da, Büyükşehir Belediyesi tüm itfai olaylara müdahaleyi kolaylaştırmak için grup amirlikleri ve istasyonlar kuruyor. 13 İlçede 41 farklı itfaiye istasyonunda hizmet veren ekipler, gelişimine devam ediyor.



İtfaiye, Yeni Hizmet Binaları ile Güçleniyor

Bu kapsamda, Muğla Büyükşehir Belediyesi 46 Milyon 617 Bin 600 TL yatırımla itfaiye hizmet binası yapımına başlıyor. Özel tasarlanmış, 4 bin 566 metrekare alana yapılacak olan bu modern ilk tip itfaiye projesinde; 80 kişilik kapalı spor salonu, derslik ve konferans salonu gibi bölümler de yer alacak. 25 Nisan 2024 tarihinde yapımına başlanan itfaiye binasının 210 gün içinde tamamlanıp hizmete sunulması planlanıyor.




Yazarın fotoğrafı: Özge Zeki
Özge Zeki
22 May 2024
3 dakikada okunur
Polisiye-suç romanı kategorisinin öne çıkan romanı Kaderin Kırmızı İpi, zengin kurgu ağıyla akıcı bir üsluba sahip. Kitabın yazarı Yasemin Candemir’le eserin çıkış noktasını ve sürprizli kurgusunu konuştuk.

Kaderin Kırmızı İpi
Kaderin Kırmızı İpi

Türk bir yazarın kaleminden çıkan ama karakterleri ve olayın geçtiği yerler nedeniyle uluslararası kimlik kazanan kitap; kendinden emin, inanılmaz sürükleyici, zekice kurgulanmış ve belli ki titiz araştırmalar sonucu kaleme alınmış. Ayrıca karakter derinliği konusunda da çok zengin. Hem hikâyenin temposuna ve şaşırtmacalarına hem de ana karakterlerin arasındaki gerçekçi, heyecan veren ilişki şaşırtıyor. Yasemin Candemir, çaprazlama olarak yaşadığımız tüm hikâyelerin, rastgele zaferlerin tesadüfi değil doğduğumuzda takılı olan görünmez kırmızı ipliklerin eseri olduğunu kanıtlarcasına, her anını nefes nefese okuyacağınız bir kurguyla çıkıyor okurun karşısına. Kitabı polisiye dünyasında hak ettiği yere getirecek olan ise yazarın dahice bir kurguyla geçmişte çözülmemiş olayları yeniden ortaya çıkarması, cinayetleri, ölümcül kazaları, kayıp insanları ve birçok sır saklayan karakterleri içermesi ve kitap boyunca birden fazla bükülme ve dönüşle okuyucunun son sayfaya kadar dikkatini canlı tutması.


Yazar Yasemin Candemir
Yazar Yasemin Candemir
Polisiye-gerilim alanında yazmaya nasıl başladınız,  kurguda zorlandınız mı?

Zordu çünkü çok denklemli bir matematik problemine benziyordu başta her şey. Düğüm düğümdü. Sabırla bir bölümünü çözüp beklemek gerekiyordu. Ben de öyle yazdım romanı. Her şey pandemi döneminde kafamdaki fısıltılarla başladı. Sabah, akşam yürürken kitabı yazmaya başladım iç sesimle. Aradan bir süre geçince bilgisayarın başına oturacak cesaretim oluştu. Yazmaya başladıkça da bağlılığım.


Kurgu çok kapsamlı. Geçmişle geleceğin tüm sırları üzerinde şeffaf bir örtü var. Araladıkça her şey saçılıyor etrafa. Bu örgüyü nasıl kurguladınız?

İngiliz matematik profesörü Frank Morley diyor ki “Bir matematik problemine dalıp gitmekten daha büyük bir mutluluk yoktur.” Detaylı kurgulanmış bir polisiye roman da aynı matematik problemi kadar derinlemesine dalış gerektiriyor. Ben de bunu yaptım. İki yıl Kaderin Kırmızı İpi’nin içinde yaşadım. İple bağım mesafeler, çeşitli hayat sorunları ile zamanla ipi gevşetse de hiç kopmadı.


İpucu vermek istemeyiz ama katille, büyücü de denen ana karakterle ilişkinizi nasıl yorumluyorsunuz?

Büyücü de bir fısıltının esiri. Onun fısıltısının adı intikam. İntikam bir anda ele geçirmez insanı. Yavaş yavaş, korkutmadan, sabırla kabullenişini bekler. Büyücü’de de sabırlı, yıllarca olgunlaşmasını bekliyor. Sonunda bazen planlı, bazen dürtüsel, bazen de sinsice öldüren bir katile dönüştürüyor Büyücü’yü. Benim onunla ilişkim, onu anlamaya çalışmam, zaman zaman korumam, zaman zaman silinip gitmesini istemem nedeniyle çok çapraşık. Rachel’ın kırmızı ipinin ucu bana da dolanık uzun zamandır.


Mitolojik kırmızı ipin ucu bu kez dahice kurgulanmış seri cinayetlere ve Şamanlığa kadar uzanıyor. Rachel bir Büyücü’ye dönüştü, sizce bu intikamın esiri olan ama sesleri çıkmayan çok kadın var mı dünyada?

Eminim olduğuna. Kitapta Rachel’ın komşusunun başına gelenleri ve sonrasını okuyan herkes eminim benimle aynı karara varacaktır sonunda. Dünyada RAINN Ağı’nın tespitine göre her üç kız çocuğundan biri ve her yedi erkek çocuğundan biri hayatının bir döneminde kısa süreli de olsa cinsel tacize maruz kalıyor. Mağdurların yüzde 60’ı başına gelen olayları polise hatta ailesine bile söylemediği için kayıtlara geçmiyor. Yanlış olduğunu hissettiğiniz her dokunuş buna dahil.


Kaderin Kırmızı İpi’nden Alıntılar:

“İnsan kendini bu kadar bırakınca, dağılan parçaları toplamak daha zor olurdu. Termodinamiğin 2. yasası hâlâ evrendeki en temel yasaydı; çürüme, bozulma ve ölüm. Siz tembelleştikçe, kendinizi bıraktıkça çürüme başlıyor, gerisi kaçınılmaz ve kendiliğinden geliyordu. İyileşmek, güzelleşmek, daha uzun yaşamak istiyorsak çabalamak zorundayız.”


“Babasız büyüyebilirsiniz bunda sorun yok. Esas sorun bir babanız varken yok gibi olması. İşte bu bir babasızlık şiddetidir.”


“Psikolojik şiddet, hayalleri, yetenekleri aşağılamakla başlar. Kiminle görüşeceğinizi mutlaka bilmek ister, ailenizle, arkadaşlarınızla görüştürmemeye çalışırlar. Kıskançlık adı altında atacağınız her adıma karışır, fiziki görünümünüzle dalga geçerek özgüveninizi yok eder. Uzun yıllar eşleri tarafından psikolojik şiddet yaşayan kadınlar, gençken böyle şeylerin başlarına gelmeyeceğine inanıyor ve uzun süre değişimin olacağını umut ediyorlar, yaşlanmaya başladıklarında da çoktan vazgeçmiş oluyorlar.”


“Kader, gerçekten varsa bunun diğer insanlara bağlı olması gerektiğini varsaydılar. Gözlerinizi kapatıp vücudunuzun şeffaf olduğunu hayal ettiğinizde göreceğiniz tek şey, her bölümü birbirine bağlayan karmaşık ve sonsuz görünen kan damar ağı olur. Varlığımızı bu hayat veren nehre borçluyuz.”


“Çalışkanlığın her şeyden değerli olduğu bir dünyada, Wu Wei’nin Taocu kavramı ulaşılamaz gibi görünebilir. Kabaca “çaba harcamadan” olarak tercüme edilen Wu Wei, tembellik ile karıştırılmamalıdır. Tembellik, harekete geçme isteksizliğini ima eder. Hiçbir şey yapmadan oturmak anlamına da gelmez. Hayatta hiçbir şeyi zorlamamak anlamındadır.”


“Taoizmde hiçbir zaman efora yer yoktur. Acıkırsan yemeğini yersin, susarsan suyunu içersin, yorgun olursan yatar uyursun, yaşadığın yer kirlenirse temizlersin. Her şey bir harmoni içinde kendi doğallığında yaşanmalıdır. Hiçbir şey için benliğinle savaşmaman gerekir.”


“Kırmızı İp’in kökenleri, Kabala öğretisine dayanır. Bunun bir çeşit tılsım olduğuna inanılır. Tanrı ile insanın tek vücut olduğunu simgeler. Kan aynı zamanda Hz. Süleyman’ın mabedindeki kurbanları ve adak kurbanlarını anlatır.”

BODRUMDergi Web Sitesi © Yabancı Ses Prodüksiyon tarafından hazırlanmıştır.

bottom of page