top of page
Yazarın fotoğrafı: Mustafa Küçük
Mustafa Küçük
6 Ara 2024
2 dakikada okunur
“Sar Bu Şehri” ve “Toprak Yağmura” parçalarıyla ülke çapında milyonlarca dinlenmeye ulaşan, geçtiğimiz yıl ise “Ağlama Ben Ağlarım” adlı şarkısıyla büyük bir çıkış yaparak sesini çok daha geniş bir dinleyici kitlesine duyuran Can Ozan, uzun zamandır beklenen yeni şarkısı “Acıtır Gibi Severek” ile yine yılın en çok konuşulacak teklisine imza attı.

Can Ozan
Can Ozan

Türkiye’nin en çok dinlenen sanatçıları arasına girmeyi başaran Can Ozan’ın yeni şarkısı “Acıtır Gibi Severek” 11 Ekim Cuma gününden itibaren sanatçının kendi yapım şirketi aracılığıyla tüm dijital müzik platformlarda yayımlandı.


Sözü ve müziği Can Ozan’a ait olan “Acıtır Gibi Severek” sanatçının müzikal derinliğini ve duygusal yoğunluğunu zirveye taşıyor. Genç sanatçının karakteristik müzikal tarzını bir üst seviyeye çıkaran şarkı, kaybedilen bir aşkın ardından yaşanan acının, kalpte bıraktığı izleri etkileyici bir şekilde anlatıyor ve dinleyiciyi melankolik bir atmosferde sarsıcı bir yolculuğa çıkarıyor.


Can Ozan
Can Ozan

Acıtır Gibi Severek


Aklımda unutmadım hâlâ

Aklar yüreğindeki davadan

Kalbini yarı yolda bırakırsan

Çok zor ama haklı vedalar

Özler arar geceler hâlâ

Uzaklardayım artık beni yok say


Ben öldüm bir daha ölmem

Yandım bir daha sönmem

Gel ömrüm senin olsun

Gel kalksın bu yük üstümden


Hasret üzerimdeki kasvet

Acıtır gibi severek bitecek

Bi’ gün elbet sabret

Her nefeste yüreğimde bi beste

O da benle mezara dek

Çalıyor aheste aheste


Gündüzleri sardı rüyalar

Son sözleri kalbimi dağlar

Aklım unut onu derken

Ben duymam

Özgürlüğün bedeli buysa

Boşver cezası beni bağlar

Oysa ne kolaydı şeytana uymak


Can Ozan
Can Ozan

Can Ozan Kimdir?

Can Ozan, İstanbul’da doğdu. 13 yaşında gitar çalmayı öğrendi  ve besteler yapmaya başladı. 2015 yılından itibaren dijital müzik platformları üzerinden toplamda yedi albüm ve 130’dan fazla şarkısı yayımlandı. 2018 yılında evinde kaydettiği “Dolunay” albümünden “Sar Bu Şehri” ve “Toprak Yağmura” parçaları ile ülke çapında milyonlarca dinlenmeye ulaştı. 2023 yılında yayımladığı “Ağlama Ben Ağlarım” şarkısıyla aylarca müzik listelerinin zirvesinde kaldı. Yüksek lisansını “Ses Teknolojileri” üzerine yapan Can Ozan, neredeyse her şarkısının kaydını ve aranjesini kendi yapıyor.

Yazarın fotoğrafı: Prof. Dr. Mete Güngör
Prof. Dr. Mete Güngör
5 Ara 2024
4 dakikada okunur
Üriner İnkontinans, istemsiz idrar çıkarma olarak tanımlanabilir. İdrar kaçırma şikâyeti, fiziksel olarak hayatı etkilemesinin yanında psikolojik olarak da utanma, kendini izole etme, iş ve sosyal yaşamı sınırlandırma gibi tüm hayatı etkilemektedir.

İdrar kaçırma üç farklı başlık altında sınıflandırılır:

1) Stres Üriner İnkontinans: Fiziksel efor veya karın içi basıncın artması nedeniyle (ıkınma, zorlanma, hapşırma, ağır kaldırma vs.) idrarın mesaneden kaçarak dışarı çıktığı durumdur. Bu duruma mesane boynunu destekleyen dokulardaki gevşeme ve elastikiyet kaybının neden olduğu bilinmektedir.

2) Urge İnkontinans: Acil idrar yapma hissiyatını takiben idrara yetişememe şeklinde ortaya çıkan idrar kaçırmadır. Nedeni; mesane kaslarının düzensiz ve kontrolsüz kasılmasıdır.

3) Mikst İnkontinans: Her iki durumun birlikte olmasıdır.


GÖRÜLME SIKLIĞI

İdrar kaçırma şikâyetleri yaşla birlikte artar. Özellikle Stres Üriner İnkontinans’ın görülme sıklığı 50 yaşına kadar artış gösterir. 50 yaş sonrası fiziksel efor azalmasına bağlı olarak görülme sıklığında hafif bir azalma olur.


Oransal ağırlığı değişmekle beraber özellikle vajinal doğum yapmış kadınların yüzde 65’inde Stres Üriner İnkontinans şikâyeti görülür. Bunların yaklaşık yüzde 15-20’si günlük hayatın ciddi bir şekilde etkilendiği seviyededir. İdrara yetişememe durumu olan Urge İnkontinans ise özellikle 50 yaş sonrasında sıklığı artarak görülür.


ŞİKAYETLER

Stres Üriner İnkontinans genelde öksürme, gülme, hapşırma, ayağa kalkma, spor yapma veya ağır birşeyi kaldırma sırasında idrar kaçırma ile kendini gösterir. Özellikle mesane dolu iken bu sayılan durumlarda şikayetler belirgin olarak artar.


NEDENLERİ VE ARTTIĞI DURUMLAR

İdrar kaçırma şikâyetlerinden özellikle Stres Üriner İnkontinans, doğum sayısı ile doğru orantılı olarak artar. Doğum sırasında bebeğin geçtiği yollarda oluşan doku hasarının, bu duruma neden olduğu düşünülüyor.Şikâyetler doğumdan hemen sonra başlayacağı gibi seneler sonrasında da görülebilir.

Bunların dışında;

  • Kronik öksürüğe yol açan astım, KOAH gibi hastalıklarda,

  • Karın içi basıncın arttığı ve doku defektlerinin daha sık olduğu obezitede,

  • Kronik öksürük ve doku bozukluğuna neden olan sigara içmede,

  • İdrar üretimini arttıran çay, kahve ve alkolün yoğun tüketilmesinde,

  • Hormon yokluğunda doku desteğinin azaldığı menopozda, idrar kaçırma sıklığı artar.


RİSK FAKTÖRLERİ

Yaş: Stres İnkontinans; yaşlanmanın normal bir parçası olmamasına rağmen kasların güçsüzleşmesi gibi yaşlanmayla ilişkili fiziksel değişiklikler nedeniyle idrar kaçırma şikâyetinde artış olur. Ancak idrar kaçırmanın her yaşta görülebileceği de unutulmamalı.

Doğum Şekli: Birden fazla vajinal doğum yapanlarda, doğumun ıkınma evresi uzamış olanlarda, iri bebek, forceps veya vakum kullanılmasını gerektiren zor doğumlarda ve doğum esnasında geniş yırtıkların meydana geldiği durumlarda Stres İnkontinans daha sık görülür.

Vücut Ağırlığı: Obez kadınlarda idrar kaçırma daha sık görülür. Bunun altında artmış karın içi basınç ve doku bütünlüğünün bozulması olduğu düşünülüyor.

Geçirilmiş Cerrahiler: Rahim alma ameliyatı sonrası destek dokunun ve sinir sisteminin zarar görmesi nedeniyle idrar kaçırma şikâyeti oluşabilir. Bu durum, genelde ameliyat sırasında uygulanan bazı cerrahi tekniklerle engellenebilir.


KLİNİK DEĞERLENDİRME VE TANI

Stres Üriner İnkontinans, iyi bir tıbbi öykü alma ve klinik değerlendirme ile çoğu zaman tanınabilir. Klinik değerlendirmede önemli nokta, Stres Üriner İnkontinans’ı diğer idrar kaçırma tiplerinden ayırmaktır.

Tıbbi Öykü: Tıbbi öyküde; özellikle idrar kaçırmanın sıklığı, hangi durumlarda olduğu, artıran ve azaltan durumlar, hangi ilaçların kullanıldığı, geçirilmiş ameliyatlar, doğum sayısı, doğum şekilleri, idrar yolu enfeksiyonu şikâyetleri ve tedavi gördüğü hastalıklar (diyabet, nörolojik hastalıklar, kardiyolojik ve solunum hastalıkları vs.) mutlaka sorgulanmalıdır.

İdrar Günlükleri: İdrar günlüğü hastanın gün boyunca idrar kaçırma sıklığının, miktarının ve sıvı alımının kayıt edilerek takibe alınmasıdır. Değerlendirilmesinin basit ama tanıyı ve klinik durumu netleştirmenin çok etkin bir yolu olduğunu bilmekteyiz.

Fizik Muayene: Anatomik hasarı tesbit için yapılır.

İdrar Analizi ve Kültürü: Enfeksiyonu tesbit etmek için alınır.

Nörolojik Değerlendirme: Pelvik sinir hasarlarını tesbit etmek için uygulanır.

Stres Testi: Dolu mesane ile hasta ıkındırılarak veya öksürtülerek idrar kaçırması takip edilir.

Ürodinamik Testler: Stres Üriner İnkontinans tanısı için şart olmamakla birlikte tanı koymanın zor olduğu durumlarda (ek hastalık, nörolojik anormalliklerin varlığı, kaza veya cerrahi öyküsü, radyoterapi öyküsü) bu testlerden faydanılabilir. Bu testlerle işeme hızı, işeme sonrası mesane hacmi ve mesane basıncı gibi işeme fonkisyonunun detaylı değerlendirilmesi amaçlanmaktadır.



TEDAVİ

DAVRANIŞSAL TEDAVİLER

Pelvik Kas Egzersizleri: Kegel egzersizleri, pelvik kasların güçlenmesini sağlayarak idrar kaçırma şikayetlerini düzeltebilmektedir.

Sıvı Alımının Kısıtlanması: Doktor kontrolünde sıvı alımın düzenlenmesi, idrar kaçırma şikâyetlerinde belirgin bir iyileşme sağlamaktadır.

Planlı Tuvalet Uygulaması: Sık idrara çıkma şeklinde oluşturulan tuvalet alışkanlığı ile idrar kaçırma şikayeti azaltılabilir.


HAYAT TARZI DEĞİŞİKLİKLERİ

Kilo Verme: Özellikle ‘Vücut Kitle Endeksi’ 25’in üzerinde olanlarda kilo vermek idrar kaçırma şikayetlerini azaltır.

Lifli Gıdalar Tüketilmesi: Eğer kabızlık; idrar kaçırma şikayetini arttırıyorsa, lifli gıdalar tüketilerek kabızlık azaltılır. Bu durum şikâyetin de azalmasına yol açar.

Sıvı Alımının Düzenlenmesi: Özellikle kahve, çay ve alkol gibi idrar miktarını arttıran içeceklerin tüketiminden kaçınmak idrar kaçırma şikâyetlerinde azalmaya yol açar.

Sigara İçmemek: Sigara kullanımı kronik öksürüğe ve mesanenin düzensiz kasılmalarına neden olabileceği için sigarayı bırakmak idrar kaçırma şikayetlerinde düzelmeye yol açar.


CİHAZ UYGULAMALARI

Vajinal Pesserler: Özellikle cerrahi için yüksek riskli ve mesane sarkması olan hastalarda, özel şekilli vajinal halkaların uygulanması idrar kaçırma şikayetini düzeltebilmektedir. Bu yöntemde vajinal uygulanan halkaların düzenli bir şekilde çıkarılıp temizlenmesi gerekmektedir.

Üretral Uçlar: Nadir kullanılan bu aygıtlar; özellikle idrar kaçırılan aktiviteler öncesinde idrar yoluna bir tıkaç koyarak idrar kaçırmanın engellenmesi yöntemidir.


CERRAHİ

Stres Üriner İnkontinans’da uygulanan cerrahi tedavilerin temel amacı mesane boynunun desteklenmesini sağlamaktır.

Sling (Askı) Ameliyatları: Bu, Stres Üriner İnkontinans durumunda en sık kullanılan ameliyat tekniğidir. Bu prosedürde mesh denilen sentetik materyaller hamak şeklinde mesane boynuna destek oluşturmak için kullanılır. Bu materyaller, kişinin kendi dokusundan veya hayvan dokularından olabileceği gibi daha sıklıkla sentetik materyallerden  yapılmış olabilir.

Mesane Boynuna Enjeksiyonlar: Mesane boynunu desteklemek amacıyla bu alana sentetik polisakkaritlerden yapılmış jeller enjekte edilebilir. Etkin bir yöntem olmasına rağmen etkisinin çoğu zaman geçici olması nedeniyle nadiren kullanılır.

Retropubik Kolposuspansiyon (BURCH): Bu teknik, kapalı veya açık cerrahi  ile yapılabilen mesane boynu ve çevre dokunun desteklenip dikişlerle ligamanlara ve kemiklere asılması işlemidir.

Yazarın fotoğrafı: BODRUMDergi
BODRUMDergi
4 Ara 2024
2 dakikada okunur
Profesyonel Otel Yöneticileri Derneği (POYD) Bodrum Temsilcisi  ve Bodrium Hotel & SPA Genel Müdürü Yiğit Girgin, Bodrum’un sürdürülebilir bir destinasyon olabilmesi için sadece yaz sezonunda değil yılın geri kalan döneminde de hizmet üretebilmesi gerektiğini söyledi.


Bodrum’un ihtiyacı olan yatak kapasitesi ve gelen turist sayısı arasında ciddi farklar bulunduğunu belirten Yiğit Girgin şunları söyledi: “Bodrumda şu anda 100 bin civarında yatağımız var. Sezon içindeki hareketlilikte almamız gereken pay, yüzde 60-70 doluluk oranlarında 2,5 milyon turist seviyesinde. Bodrum’da biz sezon boyunca bir milyon turisti ancak ağırlıyoruz. Bu da bizim Bodrum olarak yıl genelinde hedefin çok gerisinde bir kapasiteyle hizmet verdiğimizi gösterir. Bir de bu gelen yabancı turist sayısından başka yerlere giden turistleri de sayarsak o zaman daha fazla verim kaybımız gerçekleşiyor. Havalimanına inen yolcuların önemli bir kısmı da Didim’i tercih ediyor. Bu yıl Türk turistin alım gücü düştüğü için yüksek sezonda tatili daha az tercih etti. Bunda iki tane uzun bayram tatilinin de etkisi oldu. Yerli turistler tatil ihtiyaçlarını bu dönemde uygun fiyatla giderdi. Sezona aslında çok iyi başladık, bayramlarda da iyi rakamlara ulaştık ama sürdürülebilir hareketlilik gerçekleşmedi. Sezonu uzatabilecek hamlelerle rakamları daha da yukarı taşıyabiliriz.


Sezon, Yıl Geneline Yayılmalı

Bodrum, marka değeri yüksek bir turizm kenti. Binlerce ailenin ekmek yediği turizm sektörü, medyada yaratılan pahalı tatil algısı nedeniyle kent ve ülke ekonomisine çok fazla zarar veriyor. Yüksek maliyetler sadece turizmin değil Türkiye’nin sorunu ve bu durum işletmelerin genelini etkiliyor. Bodrum’un gerçek bir turizm destinasyonu olabilmesi için Antalya ve İstanbul’da olduğu gibi sezonun yıl geneline yayılması gerekli. ‘İnsanlar neden Bodrum’a gelmeli?’ bunları ortaya çıkarmalıyız. Mevcut durumda elimizdeki kaynakları daha verimli kullanmalıyız. Maliyet sadece Bodrum Turizminin değil ülkenin sorunu ve artık bunun önüne geçecek hizmet alternatiflerini ortak akıl ile üretebilmeliyiz. Kentin geneline bakıldığında birçok farklı alternatif bulunuyor.


Bodrum, İnşaat Kenti Olmasın

Yıllar önce; yeme, içme, oteller, eğlence sektörü sadece Bodrum merkezde yer alıyordu. Bodrum, yıllar içinde yeni yatırımlar ve altyapı çalışmalarıyla büyüdü. Şimdi kent çok gelişti. Bodrum’daki oteller, farklı bölgelerde farklı segmentlerde hizmet sunuyor. Yeni yollar yetmez oldu, yeni inşaatlar çok arttı, genişledi, büyüdü. Burası bir balıkçı kasabasıyken turizm kenti hâline geldi. Şimdi de inşaat kenti olmasından korkuyorum. Bir karar vermeli ve Bodrum’u tanıtma faaliyetleri yürütürken kenti korumacı önlemler de almalıyız. Nereye baksak inşaat görüyoruz. Gelişim muhakkak iyidir fakat bir turizm kenti için bu bir handikap.


Herekese Hitap Edecek Alternatifler Var

Artık eskisi gibi sezon içerisinde tek bir Bodrum merkezi yok. Tüm beldeleri ile bir çeşitlilik hakim. Herkese hitap edecek farklı alternatiflerle yarımadanın kuzey kanadı lüks segmente hitap ederken, merkez ve diğer bölgeler daha çeşitli hizmetler sunuyor.


Kalite Standardı Getirilmeli

İnsanlar bir yere yerleştiğinde oranın ekosistemi de değişmeye başlıyor. Bu yerleşimi o bölgeye zarar vermeden yapabilmek önemli. Bunun için bir plan dahilinde, bütünsel bir bakış açısı ortaya konulması gerekiyor. Bunları herkes söylüyor fakat hayata geçirilmesi zor oluyor. Tanıtım; misafirin karşılanmasıyla, güvenlikten, resepsiyondan başlar. Kalite yönetim sistemi standartları getirilmeli. Bodrum’un zaten niş bir yapısı var. 12 aylık süreçte, 2,5 milyar dolarlık bir turizm hacmi var. Tabii ki bunu ekonomistler daha iyi bilir.


Küçük Oteller Doğru Fiyatlandırma Yapmalı

Hizmet verme sanatı kavramını topyekûn sürekli uygulanabilir hâle getirmek zorundayız. Büyük yatırımcılar piyasayı da beraberinde etkiliyor. Ona göre pazarlama ve sistem kuruyor. Ayakları daha sağlam bir ekosistem oluşturmalıyız. Küçük işletmeler yüksek fiyatlama yapıyor ama mobilya değiştirince lüks olmuyorsunuz. Bu nedenle küçük işletmeler doğru fiyatlandırma yapmalı. Fiyatlama birçok hizmet katkısının yanında fayda dengesi sağlayan önemli bir unsur.”

BODRUMDergi Web Sitesi © Yabancı Ses Prodüksiyon tarafından hazırlanmıştır.

bottom of page