top of page
  • Yazarın fotoğrafı: Seda Küçük
    Seda Küçük
  • 6 Ara 2025
  • 2 dakikada okunur
Sonbahar geldiğinde doğa sessizce değişir. Ağaçlar, bir zamanlar büyük bir hevesle büyüttükleri yaprakları usulca bırakır. Rüzgâr dalların arasından geçerken sanki fısıldar: “Bırak gitsin…” Belki sizin de bir süredir taşıdığınız şeyler vardır; tamamlanmamış cümleler, içte kalmış sözler, kapanmamış hesaplar… Sonbahar, işte tam da bunlarla vedalaşmanın mevsimidir. Bir tür ruh detoksu aslında. İçinizi sadeleştirmenin, kalbinizi biraz havalandırmanın zamanı. Doğa bırakırken hafifliyor; belki biz de öyle yapmalıyız.


Hafiflemenin Sessiz Gücü

Dolabınızı düzenlerken “artık bunu giymem” deyip bir kıyafeti elinizden bıraktığınız o anı hatırlayın. Nasıl da ferahlık hissetmiştiniz, değil mi?


Ruh da bazen tam olarak o hissi ister. Kendinize sorun: “Hayatımda hâlâ tuttuğum ama artık bana iyi gelmeyen ne var?” Belki bir ilişki… Belki içten içe taşıdığınız bir kırgınlık… Ya da sürekli peşinden koştuğunuz o onaylanma isteği… Ne olursa olsun, hepsine teşekkür edin. Çünkü bir zamanlar size bir şey kattılar, bir şey öğrettiler. Ama şimdi mevsimleri doldu. Ve artık gitmelerine izin vermek, kendinize iyi davranmanın en zarif hâli.



İlişkilerde Sonbahar Dengesi

İlişkiler de ağaç kökleri gibidir; bazıları derine uzanır, bazılarıysa yüzeyde kalır. Sonbahar, bu köklerin ne kadar sağlam olduğunu görmek için güzel bir zamandır. Konuşmadan da anlaşabildiğiniz, yanında susarken bile huzur bulduğunuz insanlar kimler? Ve sizi sürekli yoran, içinizi daraltan bağlar hangileri?

Bazen bir ilişkiyi onaran şey, daha çok konuşmak değil, biraz sessizliktir. Bazı konuların kendi mevsiminde çözülmesine izin verin. Çünkü sevgi, bazen sadece “olmasına izin vermek” kadar sade ve güçlüdür.



Ruhunuz İçin Minik Ritüeller

Ruhun arınması büyük değişimler istemez. Küçük ama içten dokunuşlar yeterlidir.

  • Sabahları sadece beş dakika derin nefes alın. Hiçbir şey düşünmeyin, sadece var olun.

  • Haftada bir akşam, tüm ekranları kapatın. Sessizliğin sesini hatırlayın.

  • Bir defter açın ve kapağına ‘Teşekkürler’ yazın. Her gün bir cümle ekleyin; küçük bir şey bile olabilir.

  • Günün sonunda kendinize sorun: “Bugün içimi ne hafifletti?”


Bu minik ritüeller, kalbinizi yeniden sizinle tanıştırır. Zamanla fark edersiniz: daha huzurlu, daha dengeli, daha siz olmuşsunuzdur. Ve içinizdeki bu dinginlik, ilişkilerinize de sessizce yansır. Çünkü kendisiyle barışan insan, sevgiyi en temiz yerden verir.



Bırakmak da Bir Sevgi Hâlidir

Bir yaprak, düşerken ağlamaz. Çünkü bilir ki toprağa düşmek yok olmak değil, yeniden doğmaktır. Belki sizin de artık düşmesi gereken bazı yapraklarınız vardır; bazı insanlar, bazı anılar, belki de çoktan dolmuş beklentiler… Hepsine birer teşekkür edin. Size kattıkları, öğrettikleri için. Ve sonra sessizce bırakın gitsinler. Bırakmak sevgisiz olmak değil, sevgiyi olgunlaştırmaktır.


Ruhun da Mevsim Değiştirir

Bu sonbahar; yalnızca doğa değil, siz de dökülün. Fazla düşünceleri, eski korkuları, alışkanlıkla sürdürdüğünüz ilişkileri bırakın. Hepsini toprağa emanet edin; çünkü yeni bir bahar ancak toprak hava aldığında filizlenir.

  • Yazarın fotoğrafı: Mustafa Küçük
    Mustafa Küçük
  • 20 Kas 2025
  • 2 dakikada okunur
İnsanoğlunun doğayla kurduğu en tatlı ilişki belki de bal ile başlamıştır. Tarihi M.Ö. 7000’li yıllara kadar uzanan bal, o dönemlerden bu yana hem lezzet hem de şifa kaynağı olarak sofralarda yerini almıştır. Bugün de kahvaltıların vazgeçilmezi olan bu doğal mucize, yalnızca tadıyla değil; besin değeri, sağlık üzerindeki etkileri ve üretim süreciyle de büyüleyici bir biyolojik hikâyeye sahiptir.


Balın Ardındaki Büyük Emek

Bal; arıların çiçeklerden, ağaçlardan veya meyve tomurcuklarından topladıkları nektarı, özel “bal midelerinde” bulunan invertaz enzimi sayesinde kimyasal olarak dönüştürmeleriyle oluşur. Ardından bu değerli sıvı, petek gözlerine özenle yerleştirilir ve olgunlaşmaya bırakılır. Sonuçta ortaya çıkan şey, doğanın en saf ve en güçlü gıdalarından biridir; bal.


Balın kalitesi; bitkisel kaynak, coğrafi bölge ve kimyasal bileşimi gibi faktörlere bağlı olarak değişir. Ortalama olarak bal, yüzde 82 karbonhidrat, yüzde 17 su ve kalan kısmında mineraller, vitaminler, fenolik bileşikler, aminoasitler ve enzimler barındırır. Bu zengin içerik, balı hem enerji deposu hem de doğal bir ilaç hâline getirir.



Çiçekten Çama: Balın Türleri

Arıların topladığı kaynağa göre ballar iki ana grupta incelenir:

  • Çiçek Balları: Bitki çiçeklerinin nektarlarından üretilir. Ihlamur, akasya, kekik, yonca, pamuk ve turunçgil balları en bilinen örnekleridir.

  • Salgı Balları: Bitkilerin ya da bitkiler üzerinde yaşayan bazı böceklerin salgılarından üretilir. Çam, kestane, köknar, meşe ve yaprak balları bu gruptadır.


Ayrıca bal, tüketim şekline göre de ikiye ayrılır:

  • Petekli bal, arıların peteğe doğrudan depoladığı doğal hâlidir.

  • Süzme bal ise peteklerin sır tabakası kaldırılarak santrifüj yöntemiyle elde edilir.


Balın Şifalı Gücü

Bal yalnızca doğal bir tatlandırıcı değil, aynı zamanda binlerce yıldır kullanılan bir tedavi aracıdır.

  • Bağışıklık sistemini güçlendirir: İçerdiği fenolik bileşikler ve antioksidanlar, vücudu serbest radikallere karşı korur.

  • Yaraları iyileştirir: Scientific World Journal dergisinde yayımlanan 2011 tarihli bir çalışmaya göre, yanık üzerine uygulanan bal yaranın daha hızlı iyileşmesini, steril kalmasını ve iz kalma riskinin azalmasını sağlar.

  • Boğazı rahatlatır: Bal, öksürük ve boğaz ağrısına karşı en etkili doğal çözümlerden biridir.

  • Mide sağlığını destekler: Helicobacter pylori bakterisinin neden olduğu peptik ülserleri hafifletmeye yardımcı olur.

  • Enerji verir: Yüksek karbonhidrat içeriği sayesinde hem fiziksel hem zihinsel yorgunluğu giderir, doğal bir enerji takviyesi sağlar.



Her Şifa Kaynağının Bir Dengesi Vardır

Her ne kadar faydaları saymakla bitmese de balı da ölçülü tüketmek gerekir.

  • Bal, alerjik bireylerde reaksiyonlara neden olabilir.

  • Yüksek kalori ve şeker içeriği, aşırı tüketimde obezite riskini artırır.

  • Diyabet hastaları için dikkatle tüketilmesi gerekir; kan şekerini yükseltebilir.

  • Bir yaşın altındaki bebeklere verilmemelidir, çünkü botulizm riski taşır.

  • Aşırı miktarlarda tüketim; mide bulantısı, ishal, baş dönmesi gibi rahatsızlıklara yol açabilir.


Arılardan Gelen Diğer Mucizeler

Bal, arıların bize sunduğu tek değerli ürün değildir. Propolis, arı sütü, polen, balmumu ve arı zehri gibi diğer arı ürünleri de insan sağlığı açısından son derece kıymetlidir. Bu ürünler; bağışıklığı güçlendirmede, cilt sağlığını korumada ve hücre yenilenmesini desteklemede önemli rol oynar.


Sahte Bala Dikkat!

Gerçek bal, arıların doğadan topladığı nektarın sindirilip enzimlerle dönüştürülmesiyle elde edilir. Ancak bazı üreticiler, arılara şeker şurubu vererek veya doğrudan bala bu şurupları karıştırarak sahte bal üretimi yapmaktadır.


Sahte bal; prolin miktarı, potasyum/sodyum oranı (K/Na) ve polen içeriği gibi kimyasal analizlerle tespit edilebilir. Tüketiciler için en güvenilir yol, güvenilir üretici ve markalardan bal almaktır.


Doğanın Altın Dengesine Saygı

Bir kaşık bal, yalnızca tatlı bir lezzet değil; doğanın, emeğin ve biyolojik dengenin bir yansımasıdır. Her damlasında binlerce çiçeğin özü, yüzlerce arının emeği ve doğanın mucizesi saklıdır. Balı bilinçli tüketmek, doğaya duyulan saygının ve sağlıklı yaşamın da bir göstergesidir.

Cumhuriyet’in ilk yelkenli okul gemisi STS Bodrum, Birleşmiş Milletler Okyanus Konferansı (UNOC) kapsamında 23 Mayıs 2025 Cuma günü Bodrum Limanı’ndan çıktığı uluslararası deniz yolculuğunu tamamlayarak, 23 Haziran 2025 Pazartesi günü saat 16.00’da Bodrum Limanı’na dönüş yaptı. Muğla Büyükşehir Belediyesi’nin uluslararası tanıtım çalışmaları kapsamında, BOSAV (Bodrum ve Karya Bölgesi Kültür Sanat ve Tanıtma Vakfı) ve Maximiles Black The Bodrum Cup iş birliğiyle gerçekleşen bu anlamlı yolculuk, hem Türkiye’nin denizcilik mirasını tanıttı hem de çevresel sorunlara yönelik farkındalığı uluslararası platforma taşıdı.


Fotoğraflar: Özgür Diri


1 Ay Süren Yolculuk, 2900 Deniz Mili, 1 Vizyon

23 Mayıs’ta Bodrum Limanı’ndan ayrılan STS Bodrum, 2 bin 900 deniz mili kat ederek Nice, Bastia, Bonifacio, Acciaroli/Ascea gibi önemli Akdeniz limanlarına uğradı. Bu rota boyunca düzenlenen etkinlikler, Türkiye’nin denizcilik ve çevre bilinci konularındaki kararlılığını gözler önüne serdi. Yolculuk süresince; iklim değişikliği, istilacı türler, deniz kirliliği ve mavi ekonomi gibi küresel konuların ele alındığı konferanslara ve temsillere katılım sağlandı. STS Bodrum, kortej geçişlerinde Atatürk silüetli yelkeniyle Türkiye’yi temsil etti.




Etkinlikler ve Katılımlar:

  • 2-4 Haziran tarihlerinde Nice Limanı’nda STS Bodrum, UNOC kapsamında katılımcılara açıldı. 

  • 5-6 Haziran tarihlerinde Bastia Limanı’nda öğrenci grupları ile gemi üzerinde etkinlikler yapıldı.

  • 8 Haziran Dünya Okyanus Günü’nde Birleşmiş Milletler bayrağı ile Ocean Wonders Filosu’na, resmi katılım gerçekleşti.

  • 118 teknenin yer aldığı “La Grande Parade pour l'Océan” Korteji’nde Atatürk silüetli yelkeniyle yer aldı.

  • 10-12 Haziran tarihleri arasında Bonifacio Limanı’nda önce Bonifacio Belediye Başkanı ağırlandı, ardından gemi halka ve öğrencilere açılarak, çocuklarla etkinliklerine devam etti.

  • 15-17 Haziran tarihleri arasında Acciaroli/Ascea sahilinde düzenlenen konferanslarda iklim değişikliği, biyolojik çeşitlilik, istilacı türler ve bölgeler arası iş birliği tartışıldı.

  • Paestum-Velia Antik Kenti ziyaret edildi, arkeolojik kazılar yerinde incelendi.



Cumhuriyet’in İlk Yelkenli Okul Gemisi STS Bodrum’un UNOC Yolculuğunda Görev Alan Ekip


Mürettebat:

  • Mustafa Cengiz - Kaptan

  • Mehmet Çetin Bilgin - Kaptan

  • Mehmet Danacı - Muğla Sıtkı Koçman Üni. Denizcilik Meslek Y.O. Öğr. Gör.

  • Mehmet Özgür Yenilmez- Muğla Sıtkı Koçman Üni. Denizcilik Meslek Y.O. Öğr. Gör.

  • Aslı Göktan - Hakem - Gemici

  • Harun Can - Gemici & Aşçı

  • Kazım Arga - Gemici

  • Özgür Diri - Gemici & Fotoğrafçı

  • Şahin Turguttekin - Kaptan



Katılımcılar ve Etkinlikte Görev Alanlar:

  • Ahmet Aras (Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı)

  • Gonca Aras (Menteşe Belediye Başkanı)

  • Erman Aras (​​The Bodrum Cup Onursal Başkanı)

  • Fidel Berber (Fransa Muğla Fahri Konsolosu)

  • Elise Ovart-Baratte (Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Özel Danışmanı)

  • Süleyman Uysal ( The Bodrum Cup Organizasyon Komitesi Başkanı, BOSAV Yönetim Kurulu Başkanı)

  • Ekin Ekinci Uysal - The Bodrum Cup Komite Üyesi

  • Deniz Sezgün Bodour - The Bodrum Cup Komite Üyesi, BOSAV Üyesi

  • Ali Arıkan - The Bodrum Cup Çocuk Komitesi Üyesi

  • Ertuğrul Erim Önüt - The Bodrum Cup Komite Üyesi, Tırhandil Cup Komite Başkanı, BOSAV Yönetim Kurulu Üyesi

  • Serena Pennetti - Akdeniz'i Koruma Derneği Üyesi

  • Hasan Subaşıoğlu - The Bodrum Cup Yarış Komitesi Başkanı

  • Cem Ertuğ - The Bodrum Cup Komite Üyesi




Destek Verenler:

  • Şeref Sevi

  • Erdem Ağan - Ağanlar Tersanesi CEO’su

  • Mazlum Ağan - Ağanlar Tersanesi

  • Tuna Altunkaya - Bodrum Denizciler Derneği Başkanı

  • Mine Koç Kaymak - The Bodrum Cup Komite Üyesi, BOSAV Yönetim Kurulu Üyesi

  • Deniz Kaftan - The Bodrum Cup Komite Üyesi - Tırhandil Cup Komite Üyesi

  • Mesude Çakır Tarhan - The Bodrum Cup Komite Üyesi Sosyal Medya Sorumlusu

  • Selen Sürel Akkaya - The Bodrum Cup Komite Üyesi Sosyal Medya Sorumlusu 

  • Dilek Özcan - The Bodrum Cup Komite Üyesi  & İletişim Danışmanı

  • Necip Güveniş - The Bodrum Cup Komite Üyesi  & Grafik ve Baskı İşleri Sorumlusu

  • Yağmur Kızılok - The Bodrum Cup Komite Üyesi & Film ve Çekim Ekibi

  • Murat Bakar - The Bodrum Cup Komite Üyesi & Bakar Sigorta Yöneticisi

  • Burak Bakar - The Bodrum Cup Komite Üyesi &  Bakar Sigorta Yöneticisi




Görkemli Bir Karşılama ile Bodrum’a Dönüş

STS Bodrum’un dönüşü, 23 Haziran’da Bodrum Limanı’nda coşkulu bir törenle karşılandı. Tüm teknelerin korna çaldığı, bando takımının marşlar eşliğinde limanda yer aldığı bu karşılama törenine denizciler, yerel halk ve basın büyük ilgi gösterdi. Bu tarihi an, Bodrum’da hem denizcilik kültürünün hem de Cumhuriyet mirasının ortak bir coşkusuna dönüştü. Bodrum Belediyesi Başkan Yardımcıları İlknur Ülküm Seferoğlu ve Ercan Pehlivan, Bodrum Belediyesi Koordinatörleri Emel Çakaloğlu ve Niyazi Atare, Bodrum Liman Başkanı Tuncay Aydın, Deniz Ticaret Odası Başkanı Orhan Dinç, Bodrum Denizciler Derneği Başkanı Tuna Altunkaya, Bodrum Kent Konseyi Başkanı Gamze Türk Oğuz, Proyad Başkanı Halil Özyanık ve STS Bodrum’un tasarımını yapan, inşa sürecini yöneten deneyimli denizci Yücel Köyağasıoğlu da bu anlamlı karşılamada yer aldı.


Bu anlamlı yolculuk; Muğla Büyükşehir Belediyesi, Bodrum Belediyesi, BOSAV (Bodrum ve Karya Bölgesi Kültür Sanat ve Tanıtma Vakfı), Maximiles Black The Bodrum Cup ve Bodrum Denizciler Derneği iş birliğiyle hayata geçirildi. 


Sigorta Destekçisi Anadolu Sigorta

Görsel yapısı ve taşıdığı hikâyeyle gittiği her limanda dikkat çeken ve sigorta destekçisi Anadolu Sigorta olan STS Bodrum, artık Birleşmiş Milletler Okyanus Konferansı’nda Türkiye’yi temsil eden özel bir okul gemisi olarak hem Türkiye hem dünya denizcilik tarihindeki özel yerini bir kez daha vurguluyor.



Cumhuriyet’in İlk Yelkenli Okul Gemisi: STS Bodrum

36 metre uzunluğunda, 7 metre genişliğinde ve 450 m² yelken alanına sahip olan STS Bodrum, Türkiye’nin ilk ve tek yelkenli okul gemisidir. 2001 yılında BOSAV öncülüğünde, Bodrum halkının katkılarıyla inşa edilmiştir. Deneyimli denizci Yücel Köyağasıoğlu’nun hem tasarımını yaptığı hem de inşa sürecini yönettiği STS Bodrum’da halen sistemli ve uygulamalı denizcilik eğitimi verilmektedir. Yapım süreci ise geleneksel ahşap yat üretimi açısından örnek bir model teşkil etmektedir.

 

BODRUMDergi Web Sitesi © Yabancı Ses Prodüksiyon tarafından hazırlanmıştır.

bottom of page