top of page
  • Yazarın fotoğrafı: Mustafa Küçük
    Mustafa Küçük
  • 2 Şub 2022
  • 5 dakikada okunur

Sahra 10 yaşında… İstanbul, Özel Burçak Eyüboğlu Ortaokulu 5. sınıfta okuyor. Tatillerde annesi Yasemin Hanım’la birlikte soluğu Bodrum’daki evlerinde alıyor. Uzun zamandır bir köpek sahiplenmek istiyormuş ama bir türlü o isteğine kavuşamamış. Pandemi sürecinde; bir gün annesiyle sadece fikir edinmek için köpeklere bakmaya gitmişler. Ve o gün, 8 Kasım 2020’de tanışmışlar. Aslında Poodle cinsi bir köpeği sahiplenmeye karar vermiş ama o gün Morkie cinsi henüz 2.5 aylık yavru köpeği görünce, “İşte bu, Bingo” demiş ve adını da Bingo koymuş. O günden sonra da en iyi arkadaşı Bingo olmuş.





Bingo’yla ilk karşılaşmanız nasıl oldu?


Sahra: Bir sürü köpek ve kedi vardı orada ama onunla aramızda çok özel bir iletişim kurduk. Bingo, benimle ilgilenmeye çalıştı. Ama bir yandan da ürkek davranıyordu. Daha önce ne yaşadı bilemiyoruz. İlk kucağıma aldığımda korkuyordu ama buna rağmen kafasını bana dayadı ve sakinleşti. O an kendimi çok mutlu hissettim. İlk defa bir hayvanım olacaktı. O yüzden çok başka duygular hissediyordum. İlk günümüz çok güzel geçti.


İsmini nasıl koydunuz?


Sahra: Köpek sahiplenmeye karar verdiğimizde annemle isim konusunda çok düşündük. Bir sürü isim üstünde durduk… Fakat köpek sahiplenmek için gittiğimiz gün, onu ilk görüp kucağıma aldığımda, “Anne işte bu… Bingo” dedim. İsmini de böyle koydum.



Neden bir evcil hayvan sahiplenmek istediniz?


Sahra: Aslında bütün hayvanları çok seviyorum. Neredeyse bütün arkadaşlarımın bir evcil hayvanı vardı. Ben de çok istiyordum ama sadece benim istememle olmuyor, annemin de buna onay vermesi gerekiyordu.


Karar vermeden önce, evde bir hayvanla yaşamanın nasıl bir şey olduğuna dair bir fikriniz var mıydı?


Sahra: Aslında hiçbir fikrim yoktu. Bir köpeği sahiplenmek istiyordum. Bu içten gelen bir duyguydu ve ben de bu duygu-mun peşinden gittim.


Bingo’nun aileye katılmasından sonra hayatınız nasıl değişti?

Sahra: İlk eve geldiğimizde çok korkuyordu. Sahiplendiğimiz yerden bize, “İlk iki hafta büyük bir kafese koyun, aksi taktirde her yere tuvaletini yapabilir” dediler. O yüzden ilk iki hafta kafese koyduk. Yatağını, kafesini, mama ve su kaplarını da kafese yerleştirdik. Kafese girer germez yatağına gidip oturdu. Çok ürkekti. İkinci günden itibaren bize alışmaya başladı. Sonrasında da normalleşti.


Bir yavru köpeğin tuvalet eğitimi alması ne kadar sürüyor?


Sahra: Köpekten köpeğe değişebiliyor. Bingo’nun tuvalet eğitimi 2 ay sürdü. Biraz uğraştırdı bizi.


Geriye dönüp baktığınızda o günkü verdiğiniz kararı bugün nasıl değerlendiriyorsunuz?


Sahra: Tabii ki verdiğim kararın arkasındayım. Pişman değilim, çok mutluyum. Hatta şartlar uygun olsa yeni bir hayvanı daha sahiplenmek isterim.


Köpek sahiplenmek için nasıl karar verdiniz?

Yasemin: Pandemi süresince evdeydik ve yalnızdık. Okul online olduğu için yapacak çok fazla bir şey, gidecek pek fazla bir yer yoktu. Hazır yalnızız ve evcil hayvanla ilgilenebilecek zamanımız da olduğu için dedik ki “Şu anda tam zamanı…” Bingo’yu sahiplendiğimiz gün, ben sadece “Bir bakalım, bir fikir edinelim, iyice bir düşünelim” diye yola çıkmıştım. Sonuç itibarıyla bir canlıyı daha hayatımıza dahil edecektik ve bu o kadar kolay verilebilecek bir karar değildi. Bir tanıdığımızın tavsiyesiyle köpek sahiplendiren bir yere gittik. Orada köpek ve kediler vardı. Bakacağız diye gittik fakat Sahra, Bingo’yu gördüğü gibi “Anne, işte bu” dedi. Kucağına almak için izin istedi ve sonra kucağına aldı. O an karar vermişti. Aslında başka bir cins köpek istiyordu ama o an fikrini değiştirdi.


Evcil hayvan almaya karar verdiğinizde yaşamınızda ve evinizde ne tür değişiklikler oldu?


Yasemin: Bu kararı verirken, şunu iyi biliyorduk, hayatımız eskisi gibi olmayacaktı. Hayatımızda nelerden fedakârlık yapacağız, bunları düşündük. Benim çok sık yurt içi ve yurt dışı iş seyahatlerim oluyordu. Sahra’yı da beraberimde götürüyordum. Okuldan birkaç gün izin alıp birlikte gidiyorduk. Ayrıca her yıl Avustralya’ya gidiyorduk Sahra’nın babası ve kardeşlerini görmeye… Onlar buraya geliyordu. Bunun dışında yaz tatili için bir yerlere gidiyorduk. Pandemiden sonra durumlar çok değişti… Evcil hayvan almaya karar verirken dedik ki “Bütün bunların hepsini unutacağız.”


Sonuçta bu bir eşya değil. Her yere emanet de edemeyiz. Otele bırakmak mümkün ama yine de bir sürü problem yaşanabiliyor. Çok kolay bir durum değil.


“Bunlardan vazgeçebilecek miyiz” diye sordum. Sahra’nın cevabı “evet” oldu. Dedim ki “Yemesi ve eğitimiyle sen ilgileneceksin. Tabii ki ben de sana destek olacağım.” Sahra tüm bunları kabul etti. Sonrasında internetten araştırma yaptı. Nasıl eğitilir, tuvalet eğitimi nasıl verilir gibi…


Çok uzun bir süre düşündük. Sonuçta evlat ediniyorsunuz ve karar verdikten sonra bunun dönüşü yok. Sahra’nın “İşte bu… Bingo” demesinden sonra ben de “Bu kadar insan bunu becerebiliyorsa biz de yapabiliriz” dedim ve Bingo’lu günlerimiz başladı.


Eve geldikten sonra sizin hayatınız nasıl değişti?


Yasemin: Tuvalet eğitimi olana kadar evdeki halılar kalktı. Henüz bir bebek, ne zaman nereye ne yapacağını o da bilmiyor, biz de. İlk başta tuvaletini pede yapmayı öğrensin diye iki hafta büyük bir kafeste kaldı. Nitekim de öğrendi. Sonrasında kafes dışına çıkınca kimi zaman pede tutturdu kimi zaman tutturamadı. O dönemde bir halı gitti. Evin düzeni tamamen değişti. Ortada halılar yok, bazı yerlere bariyer yaptık. Pandemi kısıtlamaları bittikten sonra ben işe Sahra da okula gitmeye başlayınca yani hayat normalleşince Bingo evde yalnız kalmak zorunda. Sahiplendiğimizin ikinci gününden itibaren buna alışsın diye ara ara bahçeye çıkıp onu evde yalnız bıraktık. Yalnız bırakırken yemeğini, suyunu, oyuncağını hazırlıyorduk. Beyefendinin iki yatağı var. Biri bizim yatak odamızda biri de koridorda üşümesin diye… Benim düzenim gitti artık Bingo’ya odaklı bir düzenimiz var.


Birlikte uyumaya izin var mı?


Sahra: Her zaman yok. Çarşaflar değişeceği zaman üçümüz birlikte yatak keyfi yapıyoruz.


Dışardayken Bingo’yu düşünüyor musunuz? Eve gelince sizi nasıl karşılıyor?



Sahra: Okuldayken aklımın bir köşesinde hep Bingo var. Eve yaklaşırken heyecanlanıyorum. Kapıyı açınca beni iki ayak üstünde karşılıyor. Bacağıma sarılıyor, gel diyor. Hemen yanıma yatıyor sev beni diyor. Yalıyor…


En belirgin özellikleri nedir?


Sahra: Bizi çok seviyor. Bir de sürekli yalıyor… “Dur”, “Bekle” ve “Hayır” komutunu biliyor. Diğer komutları öğretmedik.


Bir şey isteyeceği zaman bunu size nasıl anlatıyor?


Yasemin: Gece bazen susuyor. Köpeklerin çok geç saatlerde su içmemesi lazım çünkü tuvaletle ilgili sürprizler yapabiliyorlar. Gidip su kabına patisiyle vurup ses çıkarıyor. Biz de az da olsa veriyoruz. Susuzluğunu gideriyoruz. O zaman uyuyor.


Bingo’nun türünün özellikleri nedir?


Yasemin: Muhteşem. Morkie bir evde bakılabilecek en rahat köpek cinslerinden biri. Kesinlik tavsiye ediyorum. Çok uyumlu, alerjik değil, tüy dökmüyor, komuttan anlıyor, şımarık değil ve eğitilmesi inanılmaz kolay. Tüyleriyle birlikte 2.5 kilo ve bundan daha fazla büyümüyor. Bir kedi kadar. Çok tatlı ve uysal. Hep beni sevin istiyor. Hayır dediğimizde sınırlarını biliyor. Gelip ayağımızın dibinde yatıyor. Evimizin neşesi oldu. Dışarı çıkmaya başladığından beri tuvaletini dışarıda yapıyor.


Bu yaşta bir canlının sana muhtaç olması senin hayata bakışını nasıl değiştirdi?


Sahra: Bingo’yla olan ilişkim sayesinde empati kurabiliyorum.


Bir evcil hayvanın aylık masrafı nedir?


Yasemin: 4.5 aylığa kadar çok sık aşısı var. Toplamda 10’a yakın aşı oldu. O dönem masraflı. İlk dönemde, yatağı, maması, oyuncağı vb. Ondan sonra çok fazla veterinerlik bir işi yok. Sadece bir maması var. O da aylık 300-400 liralık kadar bir masrafı var. Köpek sağlığı açısından sadece hazır mama ve ödül maması vermek gerekiyor. O mamaların içinde köpeklerin ihtiyacı olan her türlü vitamin ve mineraller mevcut.


Evcil hayvan sahiplenmek isteyenlere bir mesaj vermek ister misin?


Sahra: Kesinlikle bir köpek sahibi olmalarını tavsiye ediyorum. Ama bir evcil hayvanı sahiplendiklerinde hayatlarında belli fedakârlıklar yapacaklarını bilmeliler. Mesela biz eskiye göre çok fazla seyahat edemiyoruz. Tatile gidemiyoruz. Çünkü otellerin büyük bölümü evcil hayvan kabul etmiyor.




Yasemin: Bir hayvan sahiplenmeden önce çok iyi düşünmek lazım. Bir evlat ediniyorlar. Bir canlı sahipleniyorlar. Çocuk doğurmak gibi bir şey. Sıkılınca bırakmak, yaramazlık yaptığında sokağa atmak mümkün değil. Çok iyi düşünülüp verilmesi gereken bir karar. Bir hayvana yapılabilecek en büyük kötülük onu bir aile ortamına alıştırıp sonra da sokağa bırakmaktır.

  • Yazarın fotoğrafı: BODRUMDergi
    BODRUMDergi
  • 30 Oca 2022
  • 2 dakikada okunur


Türkiye’nin çoğu şehrinde yaşanan kiralık ev bulma sorunu, Muğla’nın Bodrum ilçesinde büyük bir krize dönüştü. Bodrum’da 12 ay boyunca yaşayan yerlilerin kiralık ev bulmaları imkânsız hâle geldi. Şanslı olup bulabilenler ise aynı daireye önceki yıllara göre iki katı ücret ödemeyi kabul etmek zorunda. Öte yandan bazı ev sahipleri ilçede yaz sezonunda artan kiralar nedeniyle kira kontratlarını mayıs ayında sona erecek şekilde yapmak istiyor. Böylelikle kışın 2 bin TL olan daireyi yaz sezonunda 10 bin TL’ye kiralamak istiyorlar. Bazısı kışın boş kalmasını da göze alıyor.


Bodrum’da yaşanan gayrimenkul krizi hakkında bilgi veren Gayrimenkul Danışmanı Şule Alp, “Birçok büyükşehirde son aylarda kiralık daire sıkıntısı yaşanıyor. Ev bulmak çok zor. Kiralar önceki yıllara göre yüzde 50 oranında arttı. Öyle ki İstanbul’un bazı şehirlerde bu oran yüzde 100’lere çıktı. Bodrum’da da durum farklı değil. Geçen yıl 2 bin TL olan bir daire şu an 4 bin TL civarında” dedi.

Gayrimenkul Danışmanı Şule Alp

Yaşanan artışın birçok nedeni olduğunu belirten Gayrimenkul Danışmanı Şule Alp şunları söyledi: “Pandemide inşaat sektörünün durmasıyla yeni yapılar yapılamadı. Eldeki stoklar eridi. Bodrum özelinde ise ilçenin nüfusu pandemide iki katına çıktı. Yazın üç katına çıkıp 1 milyonu aştığı oldu. 12 ay yaşayanların sayısı arttı ama daire sayısı aynı oranda artmadı. Bu nedenle de artık evler yerlilere bile yetmez oldu.


Yaz geliri yetiyor

Ayrıca ilçede gayrimenkul sorunu yaşanmasının bir diğer nedeni ise evlerin günlük, haftalık kiralama yapılması. Bu durum büyük bir sıkıntı yaratıyor. Bir ay kiraya verilse en fazla 2 bin TL alınacak daireden, günlük kiralama yapılarak 200-300 TL gelir elde ediliyor. Bu da ayda ortalama en az 6-7 bin TL’yi buluyor. Bunu gören ev sahipleri de evi bir kişiye vermek yerine günlük kiralama yapmayı tercih ediyor. Ancak bu durum ciddi tehlikeleri de beraberinde getiriyor. Öte yandan bu kiralamaları yapanlar yasadışı şekilde turizm faaliyeti gerçekleştirerek haksız rekabette bulunuyor.


Mayısta çıkma şartı

Bazı ev sahipleri şartlı kiralama yapıyor. Ev bulmak çok zor, şanslı olup bulabilenleri ise ev sahiplerinin şartları bekliyor. Bazı ev sahipleri, kira şartı olarak kiracının mayısta çıkmasını istiyor. Böylelikle evi kışın aylık kiralayıp yaz sezonunun açıldığı mayısta ise sezonluk kiralama yaparak yüksek gelir elde etmek istiyorlar. Örneğin 2 bin TL’lik bir ev sezonda aylık 5-6 bin TL’ye, hatta bazı bölgelerde 10 bin TL’ye kadar kiralanabiliyor. Böyle olunca da kışın boş kalmasını bile göze alıyorlar.”

  • Yazarın fotoğrafı: BODRUMDergi
    BODRUMDergi
  • 30 Oca 2022
  • 1 dakikada okunur

Bodrum Belediye Başkanı Ahmet Aras, artan konut fiyatlarına ilişkin olarak sosyal medya hesabından ev sahiplerine seslendi. Aras, kiracıların Bodrum hayatını ayakta tutan insanlar olduğunu belirterek “Sizin talep ettiğiniz kiraları ödeyebilenler değil, ödeyemeyenler taşıyor Bodrum’un tüm yükünü sırtlarında. Bodrum bu insanlardır” dedi.



Başkan Aras yaptığı sosyal medya paylaşımında şunları kaydetti:

“Günaydın, hizmetinde olmaktan gurur duyduğum Bodrum’un güzel insanları.. Yeni bir günün yoğun temposuna başlamadan, kısa bir süre önce dikkat çektiğim anormal konut kiraları sorunu hakkında bu defa, Bodrum’da kiralık konut sahibi olanlara seslenmek istiyorum. Değerli mal sahipleri, ödeyebildikleri kirayı beğenmediğiniz için evlerinizi kiralamadığınız insanların; çocuklarınızı veya torunlarınızı eğiten öğretmenler, hastalandığınızda muhtaç olacağınız sağlık görevlileri, can ve mal emniyetiniz için canlarını ortaya koyan emniyet görevlileri, adalet için hizmet veren adliye çalışanları, gün içinde birçok ihtiyacınızı karşılayan memurlar, esnaflar ve çalışanları olduğunu unutmayın.


Bodrum hayatını ayakta tutan bu insanların size uygun gelmeyen ödeme güçleri onların tercihi değil, ülkenin ekonomisini yönetenlerin eseri. Özetle demek istediğim, sizin talep ettiğiniz kiraları ödeyebilenler değil, ödeyemeyenler taşıyor Bodrum’un tüm yükünü sırtlarında.


Dolayısıyla bu insanlara değer vermemek, bu insanları küçümsemek, Bodrum’a değer vermemek, Bodrum’u küçümsemektir çünkü, Bodrum bu insanlardır..


Size hayalinizdeki kirayı ödeyebilenler değil. Bu sözlerim tabii ki, ultra lüks konutların sahiplerine değil. Zaten ödeme güçlerine göre konut bulamayan insanların derdi, lüks konutlarda oturmak değil. Onlar, asgari ihtiyaçlarını karşılayacak evlerde oturmak istiyor ama o evlere de siz asgari 5-6 bin lira istiyorsunuz. Üstelik, 6 aylık veya bir yıllık kira da peşin olmak şartıyla! Sizlerden ricam, bu gerçekler doğrultusunda davranarak, evlerinizi Bodrum’un sırtında yaşayanlara değil, Bodrum’u sırtında taşıyanlara kiralamanızdır. Çünkü, bu insanların ev bulamadıkları için yaşayamadıkları bir Bodrum, yaşanılmaz bir Bodrum olacaktır.”


BODRUMDergi Web Sitesi © Yabancı Ses Prodüksiyon tarafından hazırlanmıştır.

bottom of page