top of page

Güncelleme tarihi: 29 Şub 2024

Voltify, Filo Broker iş birliği ile gerçekleştirdiği etkinlikte, iş dünyasından yöneticilere yeni nesil 30 elektrikli aracı deneyimleme fırsatı verdi. Voltify Kurucusu ve CEO’su Mehmet Yiğit, 2023 yılının 11 ayında Türkiye’de elektrikli araç satışlarının 2022’nin aynı dönemine göre yüzde 873 arttığına dikkat çekti.


Elektrikli araç kiralama platformu Voltify’ın, Filo Broker iş birliğiyle düzenlediği etkinlikte, çeşitli şirketlerden yöneticiler yeni nesil 30 elektrikli aracı deneyimledi. İş dünyasının büyük ilgi gösterdiği etkinlikte yöneticiler, şu anda Türkiye’de satışa sunulan en yeni nesil elektrikli araçları deneyimleme fırsatı buldu. Kia Türkiye; Renault & Dacia Türkiye temsilcisi Mais Motorlu Araçlar; MG, Maxus, Wallbox Türkiye temsilcisi Doğan Trend Otomotiv firmalarının sponsorluğunda ve E-Garaj’ın katkılarıyla Türkiye’de ilk kez gerçekleştirilen etkinlikte, yöneticiler başta Kia, Renault ve MG araçlar olmak üzere 30 farklı elektrikli araç ile Riva yolunda deneyim sürüşüne çıktı.


Mehmet Yiğit | Voltify CEO’su - Okşan Öztürk | Filo Broker Kurucu Ortağı
Mehmet Yiğit | Voltify CEO’su - Okşan Öztürk | Filo Broker Kurucu Ortağı

Elektrikli Araç Satışları Yüzde 873 Arttı

Etkinlikte konuşan Voltify Kurucusu ve CEO’su Mehmet Yiğit, 2023 yılının 11 ayında Türkiye’de elektrikli araç satışlarının 2022’nin aynı dönemine göre yüzde 873 arttığına dikkat çekerek şirketlerin elektrikli araçlara geçişi hızlandırması gerektiğine vurgu yaptı. Elektrikli araç deneyimini merak eden kişi ve kurumların yoğun talebiyle karşılaştıklarını, Türkiye’de satışta bulunan neredeyse tüm elektrikli araç modellerini bünyelerinde barındırdıklarını ifade eden Mehmet Yiğit, “Etkinliğe katılan şirketlerin filolarında yaklaşık 20 bin araç bulunuyor. Bu 20 bin araç yılda 110 bin ton karbon emisyonuna sebep oluyor. Bu sebeple elektrikli araçlara geçişin hızlanması geleceğimize de olumlu katkı sağlayacak” dedi.


100 Araçtan 12’si Elektrikli

Voltify CEO’su Mehmet Yiğit, 2024 yılında ülkemizde satılan her 100 aracın 12 tanesinin elektrikli olmasını beklediklerini belirterek şunları söyledi: “Türkiye’de elektrikli araç şarj altyapısı da hızla gelişiyor. Bugün 140’ın üzerinde firma şarj altyapısı lisansı almış durumda. Yıl sonuna kadar yaklaşık 10 bin sokete yakın yatırım planlanıyor. Buna göre, Türkiye’de trafikteki her 5 araca bir soket düşüyor. Bu oranın oldukça iyi olduğunun altını çizmeliyim. Aynı oran Almanya’da 1’e 9 olarak görülüyor.


Kiralama Platformu Hizmeti

Elektrikli araç kiralama platformu Voltify olarak giriş seviyesinde aylık 20 bin TL’den başlayan fiyatlarla elektrikli araç seçenekleri sunuyor. Uzun dönemli kiralamalarda yer alan, sigorta, bakım ve onarım gibi tüm işlemleri kısa dönemli aboneliklere de sağlıyoruz. Bu sayede kullanıcılar uzun dönem kiralama konforunu en yeni otomobillerle daha kısa dönemlerde de yaşayabiliyor.”


Dönüşüm Kaçınılmaz

Filo Broker Kurucu Ortağı Okşan Öztürk ise elektrikli araçlara dönüşümün kaçınılmaz olduğunu söyleyerek “Biz şirketlerin elektrikli araçlara geçiş sürecini tasarlıyoruz. Bu dönüşümü başlattığımız filoların karbon salımı raporlarında sağladığımız faydayı görmek bizi çok mutlu ediyor. Birçoğu Türkiye’de ilk kez görücüye çıkan yeni nesil araçların iş dünyasına tanıtıldığı bu etkinlikte de daha verimli ve sürdürülebilir filolar yaratma yolculuğumuzu paylaştık” dedi.

  • Yazarın fotoğrafı: BODRUMDergi
    BODRUMDergi
  • 20 Şub 2024
  • 2 dakikada okunur

Güncelleme tarihi: 29 Şub 2024

Yiyeceklerin raf ömürleri, paketlenmesi, saklama koşulları gibi etkenler bozulma sürecini etkiliyor. Özellikle her öğünün vazgeçilmezi olan ekmekler, çabuk bayatladığı için kolay gözden çıkarılan yiyecekler arasında yer alabiliyor. Özellikle her öğünde sofraların vazgeçilmezi ekmeklerin israf edildiğine dikkat çeken toptan ekmek imalatı markası Chef Morkoç Gıda Kurucusu Ulaş Morkoç, ekmeklerin raf ömürleri ve saklama koşullarıyla ilgili şu ipuçlarını verdi:


İnsanların gıdaya erişimi kolaylaştıkça, israf edilen gıda sayısı da o kadar arttı. Tarım ve Orman Bakanlığı’nın verilerinde, dünyada her yıl gıdaların yaklaşık üçte birinin, Türkiye’de ise, kişi başına 93 kilogram yiyeceğin çöpe atıldığı yer alıyor. Bu miktar, küresel çapta perakende satış noktaları, evler ve restoranlardaki tüketime hazır gıdaların yüzde 17’sinin doğrudan atıldığı anlamına geliyor. Gıda kayıpları daha çok üretim, saklama, işleme, dağıtım ve pazarlama aşamalarındaki altyapı eksikliğinden kaynaklanıyor.



Ekmeğin Raf Ömrü 5 Güne Kadar Uzayabilir

“Gıda tüketiminde doğallık ve tazelik özellikle ekmek gibi temel besin maddelerinde hayati önem taşıyor. Doğal ekmeklerin raf ömrü, içerikler, nem oranı, saklama koşulları ve iklim gibi çeşitli faktörlere bağlı. Doğru saklama yöntemleriyle raf ömrü 3 ila 5 gün arasında uzayabilir. Doğal ekmek tüketimi ve doğru saklama yöntemleriyle gıda israfını önleyebiliriz.



Buzdolabında Saklanan Ekmeklerde Lezzet Değişikliği Olabilir

Doğal ekmek; sadece un, su, maya ve tuz gibi temel malzemeler kullanılarak üretilir ve katkı maddesi içermez. Ekmek türü, içerikleri, saklama koşulları ve hijyen, doğal ekmeklerin raf ömrünü etkileyen başlıca faktörlerdir. Doğal ekmeklerde katkı maddesi olmadığı için ömürleri daha kısadır. Ekmekler serin ve kuru yerlerde, hava almayan kaplarda saklanmalıdır. Bu şekilde saklanan ekmeklerin raf ömrü uzar. Ayrıca derin dondurucuda saklamak da alternatif bir yöntemdir. Buzdolabında saklanan ekmekler, nem kaybı ve lezzet değişiklikleri yaşayabilir.



Ekşi Mayalı Ekmekler 10 Gün Taze Kalabilir

Nem oranı yüksek ekmekler, mikrobiyal büyüme için daha elverişli bir ortam oluşturur. Bu durum, ekmeklerin daha hızlı bozulmasına yol açabilir. Farklı ekmek türlerinin raf ömürleri de farklıdır. Örneğin, ekşi mayalı ekmekler doğal asitliği sayesinde küf ve bakteri oluşumunu engeller. Buzdolabında yedi ile on gün taze kalabilir. Buna karşılık, tam buğday ekmeği gibi yüksek nem içeren ekmekler, daha kısa raf ömrüne sahiptir. Buzdolabında beş ile yedi gün taze kalabilir.”



Ekmek Üretiminde Hijyen Raf Ömrünü Etkiler

Hamburger imalatıyla başladıkları hizmetlerini; tost ekmeği, sandviç ekmeği, roll ekmeği, bazlama, çavdar ekmeği, glutensiz burger ekmeği gibi farklı ürünlerle çeşitlendirdiklerini belirten Ulaş Morkoç, “Kavulca buğdayından hamburger ekmeği üretmeye yönelik çalışmalar yapıyoruz. Kars bölgesinde yetişen, kaybolmaya yüz tutmuş Kavulca buğdayı, taş değirmende öğütülür. Zor bir buğday olduğu için çok fazla üretilemiyor. Hava şartlarının değişmesi nedeniyle yetiştirilmesi daha da zor hâle geldi” dedi.

Maria Grazia Chiuri imzalı Dior Haute Couture İlkbahar-Yaz 2024 koleksiyonunun tamamına, büyüleyici Ariadne’nin repliklerini hatırlatan “aura” kavramı nüfuz ediyor.


Büyüleyici bir Ariadne’nin ipliği gibi, “aura” kavramı, Maria Grazia Chiuri tarafından hayal edilen tüm Dior haute couture ilkbahar-yaz 2024 koleksiyonunu besliyor. Tekstil sanatının çoğul güzelliğini keşfeden Kreatif Direktör, gösterinin Big Aura adlı senaryosunu tasarlayan Isabella Ducrot ile büyüleyici, yaratıcı bir diyalog başlattı. Koleksiyondaki 23 siluet, siyah karelerin içerisine yerleştirilmiş görsellerle sunuldu. Her haute couture parçası, aura ve benzersizliğin bir sembolüydü âdeta.


Koleksiyonda çağdaş görünümleri hayata geçirmek için Maison’un arşivleri yeniden ziyaret ediliyor. Mösyö Dior’un 1952 Sonbahar-Kış koleksiyonu için tasarladığı “La Cigale” isimli elbiseden ilhamla tasarlanan parçalar, Christian Dior’un çok sevdiği bir efekt olan rafine “moiré” kumaşla yüceltiliyor.



Sırayla sunulan kreasyonlar mimari bir zarafet inşa ediyor: Heybetli yakalı paltolar, abartılı kesimleri ortaya çıkaran geniş etekler, katmanlar, pantolonlar ve ceketler. Kadife giysiler cazibeyi artırıp akıcı bir şekilde hareket ederken görkemli bir kuş tüyü pelerin, işlemeli çift taraflı organze bir elbisenin üzerine oturuyor. Haute couture’ün auratik, heykelsi ve metamorfik değerini ifade eden bu muhteşem hikâye, başka dünyalara yolculuğa davet niteliği taşıyor.

Bodrum Dergi Web Sitesi © Yabancı Ses Prodüksiyon tarafından hazırlanmıştır.

bottom of page