top of page
  • Yazarın fotoğrafı: Mustafa Küçük
    Mustafa Küçük
  • 26 Ağu 2023
  • 4 dakikada okunur

Güncelleme tarihi: 12 Ara 2023

ELİF TURAN

Bodrum sahnelerinin parlayan yeni yıldızı Elif Turan; bitmeyen enerjisi, muhteşem sahne performansıyla izleyenlerini âdeta büyülüyor. Bodrum’a yolunuz düşerse mutlaka, Elif Turan’ı izlemeye zaman ayırın... Ortaokul yıllarında müzik öğretmeni tarafından keşfedilen Elif Turan; İzmir Işılay Saygın Güzel Sanatlar Lisesi’ni bitirdikten sonra tam burslu olarak kazandığı Bilgi Üniversitesi’nde ustalardan caz eğitimi aldı. 15 yıl boyunca İstanbul’da sahne alıp 2007’de ‘Çık Aradan’ ve 2014’te ise ‘Can Kenarı’ isimli iki albüm çıkardı. Sonra da Bodrum’un yolunu tuttu. Şimdilerde yine yeniden “İyi Değilim” teklisiyle sevenleriyle buluşacak. Mottosu, “Hayat kısa, kuşlar uçuyor.”

Elif Turan | Şarkıcı
Elif Turan | Şarkıcı

Elif Turan’ı tanıyabilir miyiz?

İzmir Karşıyaka’da doğup liseden sonra üniversite eğitimim için İstanbul’a yerleşip 15 sene orada sahne ve albüm çalışmaları yaptım. Eğitimimi caz üzerine tamamladım. Sıkı bir caz müzisyeniyim aslında. ‘Çık Aradan’ isimli ilk albümümü 2007 yılında, kendi söz ve bestelerimden oluşan ikinci albümüm ‘Can Kenarı’nı ise 2014 yılında çıkardım. Şu sıralar klibi de bitmek üzere olan, söz ve müziği yine bana ait, düzenlemesini İskender Paydaş’ın üstlendiği yeni teklim ‘İyi Değilim’i piyasaya çıkarmaya hazırlanıyorum. Bundan sonra hiç ara vermeden üretmeye ve şarkılarımı sık sık müzikseverlerle paylaşmaya devam edeceğim.


Elif Turan | Şarkıcı
Elif Turan | Şarkıcı

Müziğe olan yatkınlığınızı ilk kim keşfetti?

Ortaokuldaki müzik öğretmenim Emel Hocam, ailemi çağırıp “Bu çocuğu kesinlikle müziğe yönlendirmeliyiz” dedikten sonra başladı her şey. Ondan sonra da piyano ve şan dersleriyle beraber bir yola çıktık.


Müzik alanında ne tür eğitimleriniz var, kimlerle çalıştınız?

Ortaokul bittikten sonra İzmir’de konservatuar ve güzel sanatlar lisesi sınavlarına girdim. İkisini de kazandım ancak fagot çalmak istemediğimden İzmir Işılay Saygın Güzel Sanatlar Lisesi’ni tercih ettim. Burada 4 sene piyano, keman ve şan eğitimi aldım. Caz aşkı lisede başlamıştı, devamında da caz okumak istiyordum. O yıllarda sadece Bilgi Üniversitesi’nde caz eğitimi veriliyordu ve müthiş hocalar, üstatlar vardı. Yetenek sınavlarına girdim ve tam burslu olarak piyano bölümünde okumaya hak kazandım. Nükhet Ruacan, Yıldız İbrahimova ve Randy Esen ile caz, vokal; Ali Perret ile piyano; Ricky Ford, Donovan Mixon, İmer Demirer, Cengiz Baysal ve Timur Selçuk ile de armoni ve ensemble çalışmaları yaptım.


Elif Turan | Şarkıcı
Elif Turan | Şarkıcı

En çok hangi türde müzik yapmayı seviyorsunuz, neden?

Her ne kadar pop albümler çıkarmış olsam da gönlümde her zaman caz müzik vardır. Sıklıkla sahne de yaparım ve çok keyifli geçer. Cazın kendi içindeki disonans (uyumsuz, sert) armoni yapısı ve ritimlerindeki senkoplar ve off beat’ler (dümdüz gitmeyen, sıradışı aksak hareketler) beni en çok çeken özellikler.


En sevdiğiniz şarkınız hangisi, bir hikâyesi var mı?

Eylül’de çıkacak olan ‘İyi Değilim’ adlı parça en çok içime sinen şarkım oldu diyebiliriz. Hem kendim piyanoda çalıp söyleyecek olmam, hem de duygusal anlamda birçok etkileşim barındırması nedeniyle benim için önemli.


Elif Turan sahnedeyken kendini nasıl hissediyor, ne tür duygular yaşıyor?

Aynı anda onlarca duygu... Orası çok acayip bir yer. Her şeyi, herkesi görüyorsunuz. Dinleyenlerin enerjisi size geçiyor. Bütün kontrolü ele almalısınız. Aklınız, hem grubunuzda hem dinleyicide hem de bir sonraki adımda olmalı. Başta stresli ancak sonrasında kopup giden, kendimi tamamen müziğin akışına bıraktığım tuhaf karışık duygu durumları diyebiliriz.


Elif Turan | Şarkıcı
Elif Turan | Şarkıcı

Yeni projelerinizden bahseder misiniz?

Eylül’de yeni teklim geliyor ‘İyi Değilim’. Çok ara verdim albümlerim arasında... Benim dışımda gelişen olaylar oldu maalesef ama bundan sonra sık sık şarkılarımı duyacaksınız. Onun haricinde sahne çalışmalarım hız kesmeden kışın da özellikle Bodrum’da devam edecek.


Sahnedeki Elif Turan’ın dışında bir de öteki Elif var. O nasıl biri?

Mottom, ‘Hayat kısa, kuşlar uçuyor.’ Biraz anı yaşıyorum aslında... İstemediğim hiçbir şeyi yapmak istemem. Sevdiklerim, arkadaşlarım hep yakınımda ve iyi olsun isterim. Bunun için çok çabalarım da. Diğer yandan enerjisi iyi gelmeyen insanlardan da nazikçe uzaklaşırım. Gezmeyi ve yeni insanlar tanımayı çok severim. Bir de hissikablelvuku var, sezgilerim çok kuvvetlidir. İçimden geçirdiğim şeyler genelde gerçekleşir.


Müzikle dopdolu bir hayatınız var… Bir de akıp giden bir hayat… Hayatı ıskaladığınızla ilgili zaman zaman kendinizi sorguluyor musunuz?

Hepimiz zaman zaman kaçırıyoruz mutlaka bir şeyleri ama elimden geldiğince hayattan zevk almaya bakıyorum.



Bir evcil hayvanınız var mı? Varsa onunla ilişkiniz nasıl?

Daha doğar doğmaz sahiplendiğim bir terrierim var, 4 senedir beraberiz. Birbirimize çok bağlıyız. Nereye gitsek hep beraber gideriz, evde bırakmaya bile kıyamam. Benim bütün kötü huylarımı değiştirdi, onardı diyebilirim. Bugüne kadar yaptığım en iyi şey Kırçıl’ı sahiplenmek oldu.


Küresel ısınmayla birlikte doğa, doğal hayat ve dolayısıyla dünyanın geleceği oldukça risk altında. Sizin bu konuyla ilgili düşünceleriniz neler?

Doğa bize değil, biz doğaya muhtacız varolmak için… İnsanlar genelde, “Benim musluğu kapamamla mı tasarruf sağlanacak” diye düşünüyor. Evet, aynen öyle. Olağan seyrinde bir hayat, daha temiz bir çevre, yaşanabilir bir gelecek için hepimiz elimizi taşın altına koyacağız. Bencilliği ve açgözlülüğü bırakmamız gerekiyor bir an önce.


Elif Turan | Şarkıcı
Elif Turan | Şarkıcı

Güçlü olduğunuz taraflarınız ve zayıf olduğunuz yönleriniz nelerdir?

Herkese çok çabuk inanıp güvenmek konusunda zaman zaman hayal kırıklıkları yaşadığım oluyor ancak gerçekten kalbinin içini açan, çıkarsız, karşılıksız temeller üzerine kurduğumuz arkadaşlıklarım, dostluklarım için ise her şeyimle seferber olurum.


Elif Turan | Şarkıcı
Elif Turan | Şarkıcı

Müzik dışında zamanınızı nasıl geçirmeyi seviyorsunuz?

Doğada yürüyüş yapmayı çok severim. İnsana iyi gelen meditatif bir tarafı var. 3 senedir ‘tae bo’ya sardım, ona devam ediyorum, dans ediyorum. Glutensiz ve vegan yiyecek denemeleri yaparım sık sık. Bodrum’da yaşamanın verdiği en büyük ayrıcalığı da denizi tabii, denizde olmak da bana çok iyi geliyor.


Elif Turan | Şarkıcı
Elif Turan | Şarkıcı

Hayatı planlı mı yaşarsınız, yoksa gelişine mi?

Plan yapmayı hiç sevmem. Çok programlı insanlarla da pek anlaşamam.


Özel ve iş ilişkilerinizde kırmızı çizginiz var mı yoksa esnek misinizdir?

Gayet toleranslı ve esneğimdir. Sadece verilen sözler benim için çok önemli. Ben ne kadar sözüme sadıksam karşımdaki kişiden de onu beklerim. Zaten aksi hâlde o kişi için notumu veririm.


Hayat felsefeniz nedir? Hayatla eğlenen bir yapınız mı var yoksa ciddiye mi alırsınız?

Hayat, ciddiye almak için o kadar kısa ki andan zevk almayı hayatın en büyük amacı kılmak bence en büyük bilgeliktir.


Sizin için hayattaki en önemli başarı nedir?

Geçmişiniz ve bugüne kadar yaptıklarınızla barışık olmak, pişmanlık duymadan yola devam etmek.


Hayat, ciddiye almak için o kadar kısa ki andan zevk almayı hayatın en büyük amacı kılmak bence en büyük bilgeliktir.

Elif Turan | Şarkıcı
Elif Turan | Şarkıcı

Hangi tür müzik dinliyorsunuz?

Her şeyi dinlerim ama en çok caz dinlemek bana keyif veriyor.


Ruhunuzu nasıl dinlendiriyorsunuz?

Çok kalabalıklar içinde olduğum dönemlerde; üst üste sahne, konser olduğunda ara ara kendimi izole edip yalnız kalmayı tercih ediyorum. Sosyal medya detoksu da çok iyi geliyor.


Ne tarz giyinmeyi seviyorsunuz?

Rahat... Bazen aynı şeyden bir kaç adet bile aldığım oluyor, sadece rahatlığından ötürü.


Müzik sektörüne yeni katılanlara neler tavsiye edersiniz?

Benim başladığım dönemlerden çok çok farklı bir yerde artık sektör. Buna çok seviniyorum. Gençler muazzam... Bir çoğu üretiyor, kendi prodüktörlüğünü yapıyor, şarkılarını kendi servis ediyor. Çok özgün, alternatif işler var. En önemlisi üretmek, üretmeye devam etsinler.


Bodrum size ne ifade ediyor?

Bodrum benim hayalimdi, hayalimi yaşıyorum. Olmak istediğim yerdeyim…


Elif Turan | Şarkıcı
Elif Turan | Şarkıcı

ELİF’İN ENLERİ


  • Renk: Pudra

  • Yemek: Annemin yaptığı her şey

  • Tatlı: Sufle

  • Meyve: Ananas

  • Şehir: Muğla

  • Kasaba: Tüm Gökova

  • Kitap: Mavi Sürgün

  • Yazar: Cevat Şakir

  • Film: Vanilla Sky

  • Oyuncu: Penelope Cruz

  • Şarkı: Buna tek bir cevap veremem

  • Şarkıcı: Çocukluk idolüm Ella Fitzgerald

  • Yazarın fotoğrafı: BODRUMDergi
    BODRUMDergi
  • 25 Ağu 2023
  • 2 dakikada okunur
Potansiyelini her ölçekte kanıtlayan yapay zekâ teknolojileri, siber saldırganlara da yeni kapılar açtı. Siber güvenlik ekosistemi, yapay zekâyla saldırı süreçlerini hızlandıran ve daha karmaşık saldırılar düzenleme yeteneği kazanan siber suçluların üstesinden yine yapay zekânın gelebileceğini düşünüyor.


Hızlı dijitalleşme ve yapay zekâ gibi yükselen teknolojiler siber saldırganların elini güçlendirirken, siber güvenlik konusundaki endişeleri de artırdı. Öte yandan iş dünyası, siber riskleri azaltmak ve tehditlere karşı daha dayanıklı olmak için yapay zekâyı benimsemeye başladı. Acumen Research tarafından yürütülen bir araştırma, 2021’de 14,9 milyar dolar büyüklüğe sahip olan yapay zekâ (AI) tabanlı siber güvenlik ürünleri pazarının 2030’a kadar 133,8 milyar dolara ulaşacağını öngördü.


Küresel standartlarda DNS güvenliği çözümleri sunan DNSSense’in Yapay Zekâ Takım Lideri Ebubekir Buber, şunları söyledi: “Siber güvenlik ve yapay zekâ konularında madalyonun iki yüzü var. Bir yanda yapay zekâ gibi yeni teknolojileri kullanarak daha karmaşık saldırılar düzenleyebilen siber saldırganlar yer alıyor. Diğer yanda ise yapay zekâdan beslenen siber tehditlere karşı yine yapay zekâ tabanlı siber güvenlik çözümleriyle karşı konulabileceğini düşünen şirketler konumlanıyor.



IBM’in Siber Güvenlik İçin Yapay Zekâ ve Otomasyon raporunda, dünya çapındaki şirketlerin yüzde 93’ünün ilerleyen süreçte yapay zekâyı siber güvenlik süreçlerinde kullanmayı düşündüğü görüldü. Siber güvenlikte yapay zekâ kullanımı konusunda en iyi performansı ortaya koyan şirketler, güvenlik odağındaki yatırım getirilerini yüzde 40 artırırken, veri ihlali maliyetlerini de en az yüzde 18 azalttı.


2022’nin son aylarında yayımlanan veriler küresel siber güvenlik ihlalleri ve siber suçların maliyetinin yıllık 1 trilyon dolara ulaştığını gösteriyor. Bu rakam küresel gayrisafi yurt içi hasılanın yüzde birine karşılık geliyor. İşletmeler hızla dijitalleşiyor, her katmanda kurumsal ağa bağlı daha çok cihaz kullanılıyor. Uzaktan çalışma yaklaşımı yaygınlaştıkça iç tehdit kaynaklı riskler de artıyor. Siber saldırganların yapay zekâ gibi teknolojileri benimsemesi, tehditleri insan gücüyle öngörülemez hâle getirirken, işletmeleri her açıdan kırılganlaştırıyor. Bu ortamda güçlü bir siber güvenlik altyapısı kurmak için uygulama katmanının en altında, başka bir deyişle kurumsal ağların merkezinde yer alan DNS güvenliğine önem vermek ve ağlardaki kötü amaçlı trafiği algılayan yapay zekâ destekli sistemlere yönelmek gerekiyor.



Günlük 240 Bin Zararlı Domain

İnternetin tamamının verisini elinde tutan yapay zekâ destekli domain sınıflandırma çözümümüz Cyber X-Ray’den aldığımız veriler, 2022’nin ikinci yarısında her gün ortalama 240 bin zararlı domain kaydedildiğini gösterdi. Siber saldırganlar, güvenlik önlemlerinden kaçınmak ve zor tespit edilen saldırılar düzenlemek için yapay zekâ tabanlı domain oluşturma algoritmalarını (DGA) kullanıyor. Bu durum ağ trafiğinin sürekli izlenmesini, tüm ağ kullanıcılarının DNS seviyesinde korunmasını, saldırılar gerçekleşmeden diğer güvenlik çözümlerinin bilgilendirilmesini ve tetiklenmesini gerektiriyor.



Uçtan Uca Görünürlük

Siber güvenlikte yapay zekâ, doğal dil işleme ve makina öğrenmesi gibi yüksek teknolojilerin kullanımına ilişkin akademik çalışmalar yürüten bir ekibe sahibiz. 7 ülkede milyonlarca kullanıcıyı internete güvenli bir biçimde bağlayan DNSSense olarak geliştirdiğimiz Cyber X-Ray, portföyümüzdeki diğer çözümlerin de veri kaynağı olarak konumlanıyor. Kurumsal ağ trafiğini sürekli izleyen DNSEye, işletmelere DNS güvenliğinde uçtan uca görünürlük sunarken, bulut tabanlı koruma çözümümüz DNSDome, bir ağı kullanan tüm kullanıcı ve cihazları internetteki zararlı içeriklerden koruma görevini üstleniyor. Çözümlerimiz siber güvenlik ekiplerinin yükünü azaltırken, farklı güvenlik çözümlerinin etkinliğine de katkıda bulunuyor.”

Türkiye nüfusunun yüzde 20’sinin yaşadığı megakent İstanbul’un demografik yapısı değişiyor. Kiraların gittikçe yükselmesi, şehirde yaşamayı her geçen gün zorlaştırırken, 6 Şubat’ta deprem korkusuyla yeniden yüzleşen İstanbullular çareyi başka illere göç etmekte buldu. İstanbulluların en çok taşınmak istediği şehirlerin başında Eskişehir yer alırken sıralamayı Samsun ve Sakarya takip etti.



Şubat ayında gerçekleşen Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından İstanbul’da tersine göç hareketi başladı. 1980’lerden bu yana yoğun göç alan ve Türkiye nüfusunun yaklaşık yüzde 20’sine ev sahipliği yapan İstanbul, artık göç veren il olarak konumlanıyor. Yeni nesil anahtar teslim taşıma hizmeti sunan eTaşın’ın hazırladığı rapor ise depremlerin sonrasında İstanbul’daki göç hareketlerinin karnesini çıkarttı. Raporda deprem sonrası ilk 30 gün 2022’nin aynı dönemi ile karşılaştırıldı. Buna göre İç Anadolu, Trakya, Orta ve Doğu Karadeniz şehirlerine göç eden İstanbulluların en çok taşınmak istediği şehir Eskişehir olurken bunu Samsun ve Sakarya illeri takip ediyor.


eTaşın, Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından bine yakın müşterisinin taşınma taleplerini inceleyerek bir rapor hazırladı. Rapor kapsamında İstanbul çıkışlı taleplerin dört bölgede toplandığı gözlendi. Bu bölgelerin sırasıyla İç Anadolu, Karadeniz, Trakya ve Akdeniz olduğunu belirten eTaşın Kurucu Ortağı Kadir Nezih Elgün,  “6 Şubat itibarıyla yaşanan depremlerin ardından taşınma taleplerinde büyük değişiklikler gözlendi. Depremi takip eden hafta taşınma talepleri sert düşüşle 4’te 1 oranına inerken, sonrasında ise hızla artış yaşandı. Depremlerin ardından İstanbul çıkışlı taşınma taleplerini incelediğimiz rapora göre İstanbul’un artık göç alan değil, göç veren kent konumuna geçtiğini söyleyebiliriz. Bunun başlıca sebeplerinin arasında ise olası İstanbul depreminin yol açtığı korku ve kiraların yüksek fiyatlara ulaşması yer alıyor” dedi.



İstanbul’u Terk Ediyorlar

11 ili etkisi altına alan Kahramanmaraş merkezli depremlerde büyük kayıplar verdiğimizi belirten Kadir Nezih Elgün şunları söyledi: “Ne yazık ki telafisi olmayan derin üzüntüler yaşadık, yaşıyoruz. Meydana gelen depremler sonrası birçok kişi, afet bölgesinden uzakta da olsa depremin tedirginliğini derinden hissetti ve depreme karşı alınabilecek çözümler tekrar gündeme geldi. Şehirleri deprem kuşağında yer alan İstanbullar çareyi göç etmekte buldu. Yaptığımız araştırmaya göre bugüne kadar ağırlıklı Karadeniz ve İç Anadolu Bölgelerinden göç alan İstanbul’da artık bu bölgelere tersine göç hareketinin başladığını söyleyebiliriz.



Sakarya’ya Talep 8 Kat Arttı

Son dönemde İstanbul’daki konut fiyatlarının hızla artmasıyla Trakya’ya doğru yoğun bir göç hareketliliği başlamıştı. Depremle birlikte bu göç hızlandı ve sınırlarını genişletti. Edirne, Tekirdağ, Çanakkale, Sakarya, Eskişehir, Kayseri ve Samsun gibi şehirlere geçen yıla göre yoğun bir şekilde göç edildiğini görüyoruz. Bu şehirleri ön plana çıkaran etmenler ise deprem riskinin az, konut ve arsa fiyatlarının ise daha uygun düzeyde olması. Bu illere olan taşınma talebi, geçen yılın aynı dönemine göre ortalama 3 kat yükseldi. Hatta Sakarya, 8 kat fazla talep alarak Marmara Bölgesi’nin tümünde açık ara en çok taşınılmak istenen şehir oldu. Çanakkale 5, Edirne, Tekirdağ ve Bursa ise 2 kat daha fazla talep aldı.


İç Anadolu’da Kayseri ve Eskişehir

İç Anadolu Bölgesi’ne baktığımızda özellikle büyük şehirlerin geçen senenin aynı aylarına kıyasla ortalama 8 kat daha fazla taşınma talebi aldığını görüyoruz. Sanayileşmenin yüksek olduğu şehirlerden Kayseri, Eskişehir ve Ankara taşınmak istenilen şehirler arasında üst sıralara yerleşti. Bölgenin bir diğer büyük şehri Konya’ya olan talep ise kayda değer değişiklik sergilemedi. Eskişehir, geçen seneye oranla 18 kat fazla talep görürken, Kayseri’de 7, Ankara’da ise 4 kat artış söz konusu.


Karadeniz’e Yoğun İlgi Var

Bu dönemde özellikle Karadeniz Bölgesi’ne ilgi yoğunlaştı. En çok taşınılmak istenen şehir olan Samsun 16 kat taşınma talebi alırken, bu oran Ordu’da 6, Giresun’da 4, Trabzon’da ise 3 kat olarak kayıtlara geçti. İstanbul’dan yoğun bir şekilde taşınma talebi alan 4 bölge içinde ortalama 3 katlık büyüme ile en düşük bölge olan Akdeniz’e taşınma talepleri Antalya’ya 4, Mersin ise 2 kat arttı. Bunun yanı sıra İzmir, Kocaeli gibi şehirlere taleplerde de sert bir düşüş yaşanıyor.



Deprem Riski Az İller Tercih Ediliyor

Trakya, İç Anadolu, Orta-Doğu Karadeniz ve Akdeniz olmak üzere, öne çıkan dört bölgeyi incelediğimizde, göç edilen şehirlerdeki ortak özelliklerin başında deprem riskinin az olması, konut ve arsa fiyatlarının İstanbul’a oranla düşük bir seyir izlemesi yer alıyor. Ortaya çıkan tabloda geçmişte Samsun-Trabzon hattından yoğun göç alan İstanbul için şu anki tersine göç akını sürpriz değil. Öte yandan İç Anadolu Bölgesi’nde sanayileşmenin yoğun olduğu Eskişehir ve Marmara Bölgesi’nde Sakarya da bu nitelikleriyle oldukça cazip.”

Bodrum Dergi Web Sitesi © Yabancı Ses Prodüksiyon tarafından hazırlanmıştır.

bottom of page