top of page
  • Yazarın fotoğrafı: Oğuz Ateş
    Oğuz Ateş
  • 12 Oca 2024
  • 6 dakikada okunur
Türkiye’nin tartışmasız en önemli turizm markalarından biri olan Bodrum; küresel iklim değişikliğinin yanısıra sıcak ve kurak iklimi nedeniyle ne yazık ki sık sık yangınlarla gündeme geliyor. İşte bu nedenle Bodrum’da yaşayanlar için bahçelerinde yetiştirilebilecek ağaçlar hem estetik hem de yangın güvenliği açısından büyük önem taşıyor. Bu sayımızda, Bodrum’da yangına sebep olan ve yangını önleyen ağaçları ele alacak ayrıca Bodrum’daki evlerin peyzajnda kullanılabilecek ağaçlar hakkında detaylı bir rehber sunacağım.



Bodrum’un sıcak ve kuru iklimi, birçok ağaç türünün burada mükemmel bir şekilde yetişmesine olanak tanır. İşte Bodrum’da yetişen ağaçlardan bazıları.


Güzelliğin ve Bereketin Sembolü Zeytin

Özellikle Akdeniz bölgesinde yaygın olarak yetiştirilen ve binlerce yıldır insanlar için besin kaynağı olarak kullanılan muhteşem bir bitki olarak bilinir. Zeytin ağacı, sadece meyvesi olan zeytinlerin lezzetli yağı için değil aynı zamanda kültürel ve tarihi önemi nedeniyle de öne çıkar. Her daim yeşil ve uzun ömürlü bir ağaçtır. Genellikle 4-10 metre yüksekliğe ulaşabilen bu ağaçlar; küçük, gümüşi-yeşil yapraklara sahiptir. Zeytin meyveleri, yeşil ve siyah olmak üzere iki ana renkte gelir. Zeytinler, özel işlemlerden geçirilerek zeytinyağı üretiminde kullanılır.




Zeytin ağacı ve zeytinler, tarih boyunca insanlar için büyük bir öneme sahip olmuştur. Antik Mısır’dan Roma İmparatorluğu’na ve Akdeniz bölgesinin diğer bölgelerine kadar, zeytin ağacı ve zeytinler zengin bir tarih ve kültürel mirasa sahiptir.


Zeytin ağaçları, Akdeniz iklimi gibi belirli iklim koşullarına ihtiyaç duyar. İyi drenajlı topraklarda ve güneş ışığına maruz kaldığında en iyi sonuçları verirler. Zeytinler, genellikle sonbaharda hasat edilir. Hasat sonrası zeytinler özel işlemlerden geçirilir ve zeytinyağı üretimi için kullanılır.


Zeytinlerden elde edilen zeytinyağı, dünya genelinde çok çeşitli yemeklerde ve yemek pişirme işlemlerinde kullanılır. Zeytinler ve zeytinyağı, sağlık açısından birçok fayda sunar. Zeytinyağı, çoklu doymamış yağlar açısından zengindir ve kalp sağlığını koruma konusunda olumlu etkilere sahiptir. Aynı zamanda antioksidanlar bakımından zengin olup kansere karşı koruyucu özellikler gösterebilir. Zeytin; lif, E vitamini ve mineraller açısından da zengindir. Zeytinyağı ayrıca cilt bakım ürünlerinde ve sabun yapımında da kullanılır. Zeytin ağacı, sadece lezzetli zeytinlerin ve zeytinyağının kaynağı olarak değil, aynı zamanda kültürel mirasımızın bir parçası olarak da önemlidir. Zeytin ağacı, bereket, sağlık ve barışın sembolü olarak binlerce yıldır insanlar için anlam taşıyan bir bitki olmuştur. Ayrıca, zeytinyağı sağlığa faydalı özellikleri ile popülerliğini korumaktadır ve dünya mutfaklarında vazgeçilmez bir bileşen olarak kullanılmaya devam etmektedir. Zeytin, lezzet ve sağlık dolu bir hazine olarak hayatımızın bir parçasıdır.





Akdeniz’in Tatlı Hazinesi Mandalina

Mandalina, turunçgiller ailesine ait bir meyve olup, tatlı ve taze tadıyla bilinir. Bodrum Mandalinası ise özellikle Bodrum ve çevresinde yetiştirilen özel bir mandalina çeşididir. Kökeni Antik Roma’ya kadar uzanır. Ancak, bu özel mandalina çeşidi özellikle Bodrum ve Ege bölgesindeki iklim koşullarında mükemmel bir şekilde yetiştiği için bu bölgelerde popülerdir. Bölgenin tarım ve ticaretinde önemli bir rol oynar. Küçük ve portakal rengindeki meyveleriyle tanınır. Kabuğu ince ve kolayca soyulabilir. Mandalina dilimlerinin içi sulu, tatlı ve hoş bir aromaya sahiptir. Bodrum mandalinası, Akdeniz iklimine ve iyi drenajlı topraklara ihtiyaç duyar. İyi bir sulama ve bakım gerektirir. Yetişme süreci sırasında dikkatli bir şekilde kontrol edilir ve olgunlaştığında hasat edilir. Bodrum mandalinası hasat edildikten sonra hızla pazara ulaştırılır ve taze olarak tüketilir veya mandalina suyu üretiminde kullanılır. Tatlı ve ekşi dengesinin mükemmel bir şekilde yakalandığı lezzetli bir meyvedir. Mandalina dilimlerinin aroması tatlıdır ve çiğnendiğinde ferahlatıcı bir tada sahiptir. Bu özel mandalina, tatlılık ve taze aroma arayanların favorisi olmuştur.



Bodrum mandalinası, taze tüketimin yanı sıra mandalina suyu üretiminde de sıkça kullanılır. Ayrıca tatlı ve pastaların lezzetli bir bileşeni olarak kullanılır. Mandalina kabuğu ayrıca çeşitli mutfak tariflerinde ve kokulu yağların üretiminde de kullanılır. Lokum, reçel, dondurma hatta muhteşem kokusu ile kolonyası da yapılmaktadır.















Ekşi Aromalı Limon

Limon, turunçgiller ailesine ait bir meyve olup taze tadı ve ekşi aromasıyla bilinir. Bodrum limonu ise özellikle Bodrum ve çevresinde yetiştirilen özel bir limon çeşididir. Limon, tarih boyunca ticaret yolları üzerinde önemli bir ürün olmuştur. Bodrum limonu da bu ticaretin bir parçası olarak bilinir. Özellikle Bodrum ve Ege bölgesi iklim koşulları, bu özel limonun başarılı bir şekilde yetiştirilmesini sağlar.





Bodrum limonu, Akdeniz iklimi gibi belirli iklim koşullarına ihtiyaç duyar. İyi drenajlı topraklar, güneş ışığı ve ılıman hava koşulları, limon ağaçlarının sağlıklı büyümesi için gereklidir. Özellikle yeşil ve sarı kabukları, su dolu, ekşi meyveleriyle tanınır. Kabuğu ince ve kolayca soyulabilir. Limon dilimlerinin ekşi tadı, yemeklere ve içeceklere benzersiz bir lezzet katar. Ayrıca limon suyu, tatlılarda ve salatalarda tercih edilen bir bileşen olarak kullanılır. Bodrum limonu, ekşi ve taze bir meyve olarak bilinir. Limonlar, C vitamini ve antioksidanlar açısından zengindir. Bu nedenle bağışıklık sistemini güçlendirmeye ve vücudu serbest radikallere karşı korumaya yardımcı olabilir. Ayrıca limon suyu, sindirim sağlığını destekleyebilir ve cilt bakımında kullanılır.


Asya’dan Bodrum’a Ilgın Ağacı

Ilgın ağacı, genellikle “Japon akçaağacı” veya “Çin akçaağacı” olarak da adlandırılır.

Bu ağaç türü, özellikle Asya kökenli olup Japonya ve Çin gibi bölgelerde doğal olarak yetişir. Ancak, dünya genelinde pek çok bölgelerde süs ağacı olarak yetiştirilmektedir. Ilgın ağacı, yaprak döken bir ağaçtır ve tipik olarak 10-15 metre yüksekliğe ulaşır. Yaprakları bitki için karakteristik olan mavi-yeşil renkte ve bileşik yapılıdır. Çiçekleri gösterişli ve sarı renklidir, bu nedenle süs ağacı olarak popülerdir. Ilgın ağacı, yaz mevsiminde çiçeklenir.Çiçekler, yoğun bir şekilde açar ve ağacın görünümünü süsler. Görsel anlamda çekici bir süs ağacı olarak kullanılır. Özellikle parklar, bahçeler ve cadde süslemelerinde tercih edilir. Ayrıca Ilgın ağacı, odun üretimi ve geleneksel tıp uygulamalarında tohumları için de kullanılır.


Ilgın ağacı, uzunca bir baklaya benzer meyveler taşır. Bu meyveler, ılgın meyvesi olarak adlandırılır ve sarı renkte olup tohumlar içerir. Ilgın meyvesinin tohumları geleneksel Çin tıbbında kullanılmıştır. Tohumlar, özellikle öksürük ve astım gibi solunum problemlerini hafifletmek için ve bazı sindirim sorunlarına karşı kullanılmıştır. Ilgın ağacı, bitki örtüsünün korunmasına katkı sağlayabilir. Ayrıca böcekler için besin ve barınak kaynağı olabilir. Ancak bazı bölgelerde bu tür böceklerin istilacı olarak yayılmasından kaynaklı ekosistemlere olumsuz etkileri de olabilir.


Çam Ormanları ve Kozalaklar

Bodrum’da çam ağaçları da bol miktarda bulunur. Hem görsel açıdan güzel hem de odun ve çam kozalağı üretimi için önemlidirler. Çam ağaçları, Bodrum’un manzarasını süsler ama aynı zamanda kozalakları nedeniyle yangınların hızla yayılmasına neden olurlar.





Yangına Dirençli Ağaçlar

Bodrum gibi yangın riskinin yüksek olduğu bölgelerde, yangını önlemek ve yangın güvenliğini artırmak amacıyla bazı ağaç türleri seçmek önemlidir. Bu ağaçlar, yangınla mücadelede yardımcı olabilir ve yangının hızla yayılmasını engelleyebilir. İşte Bodrum ve benzeri bölgelerde yangını önlemek için dikilebilecek bazı ağaç türleri.


  • Kızılçam, yangına dayanıklı bir ağaç türüdür ve yangın kontrolüne katkı sağlar. Ayrıca bodur çeşitleri bahçe ve peyzaj için de uygundur.

  • Mürver ağacı, hızlı büyüyen bir ağaç türüdür. Dikildiği bölgelerde toprak erozyonunu önler ve kuraklık toleransı gösterir.

  • Karaçalı ağacı, bodur bir ağaç türüdür, kuraklık koşullarına dayanıklıdır. Ayrıca çiçekleri ve meyveleri ile görsel olarak çekici bir bitkidir.

  • Lavanta bitkisi, yangın önlemede kullanılabilecek bir bitki türüdür. Yangın alanlarına yakın bölgelerde lavanta yetiştirmek, yangın riskini azaltabilir.

  • Sedum bitkileri, kurak koşullara dayanıklı olup toprak erozyonunu önler. Yangın alanlarında toprak tutucu olarak kullanılabilir.

  • Yaprak dökmeyen meşe ağaçları, Bodrum ve benzeri bölgelerde yangına dayanıklıdır. Aynı zamanda ekosistem için önemli bir role sahiptir.

  • Zeytin ağacı, yangın direnci ve kuraklık toleransı gösteren bir ağaç türüdür. Yangın alanlarının sınır bölgelerinde dikilmek üzere tercih edilebilir.


Yangın önleme amacıyla bu ağaçları dikmeden önce yerel yangın güvenliği yönetmeliklerini ve tavsiyelerini incelemek önemlidir. Ayrıca ağaçlarınızı düzenli olarak bakımlı ve sağlıklı tutmak, yangın kontrolüne katkı sağlar.





Yangını Körükleyen Ağaçlar

Bodrum gibi sıcak ve kurak iklimlere sahip bölgelerde yangını arttıran bazı ağaç türleri bulunmaktadır. Bu ağaçlar, yangın riskini artırabilir çünkü genellikle kurur, hızla yanar veya yangının yayılmasına katkıda bulunur.

  • Akçaağaç, özellikle kuru dönemlerde yapraklarını döken ve kolayca kuruyan bir ağaç türüdür. Kuruyan yapraklar, yangın riskini artırabilir.

  • Çam ağaçları, kurak ve sıcak iklimlerde yaygın olarak bulunan ağaçlardır. Bununla birlikte, bazı çam türleri reçineli iğneler taşıdığından yangına daha fazla yakıt sağlayabilirler. Kozalakları aşırı ısıdan mermi gibi fırlayarak yangın alanını kısa süre içerisinde büyütebilmektedir.

  • Selvi ağaçları, genellikle Bodrum ve benzeri bölgelerde süs ağacı olarak yetiştirilir. Ancak bu ağaçlar reçine içerdiği için yangın sırasında hızla alev alabilirler.

  • Akasya ağaçları, hızla büyüyüp dökülen yaprakları nedeniyle yangın riskini artırabilir.


Bodrum’da yangın güvenliği için bazı önlemler alabilir veya uygulamalar yapabilirsiniz. Bahçelerinizde ağaç yetiştirmenin yanı sıra yangın güvenliği için aşağıdaki ipuçlarına dikkat etmek önemlidir. Bahçenizin çevresine yangın kesici şeritler oluşturun. Bu açık alanlar, yangının ilerlemesini engeller. Bahçe ağaçlarınızı düzenli olarak budayın ve kuruyan dalları kesin.


Ayrıca ağaçların altındaki kuru yaprakları temizleyin. Bahçenizde su kaynakları bulundurun. Bu, yangın söndürme için önemlidir. Ailenizle ve komşularınızla bir yangın güvenlik planı oluşturun.


Bu plan, yangın durumunda nasıl hareket edeceğinizi belirler. Eğer ikinci eviniz, yazlığınız veya bahçeniz var ise onun da yangın güvenliği açısından düzenli olarak kontrol edilmesini sağlayın.





Bodrum, doğal güzellikleri ve tarihiyle ünlü bir bölgedir ve bu güzellikleri korumak için yangın güvenliği büyük bir öneme sahiptir. Yangınların Bodrum gibi kurak bölgelerde ciddi bir tehdit oluşturduğunu göz önünde bulundurarak yangın güvenliği önlemlerini artırmak ve yangın kontrolüne dikkat etmek gerekir. Yangın riskini azaltmak için yerel yetkililer ve orman yönetim kuruluşları tarafından belirlenen yangın güvenliği kurallarına uymak önemli. Ayrıca yangın riski taşıyan ağaç türlerini yakın yapı ve alanlardan uzak tutmak da yangın tehlikesini azaltabilir. Yangın tehlikesini azaltmak ve bahçelerinizde görsel güzellik oluşturmak için bu yazım umut ediyorum ki sizlere rehberlik edecektir. Doğayı sev, doğayı koru.

  • Yazarın fotoğrafı: BODRUMDergi
    BODRUMDergi
  • 28 Ağu 2023
  • 1 dakikada okunur
Bodrum’un en masalsı plajlarından birine ev sahipliği yapan Aspat Koyu, lüks ve konforun bir arada sunulduğu Anthaven’ın olanaklarıyla bu yaz da Bodrum’un gözdesi olma iddiasını koruyor.


Hem Bodrum’un yerel dokusundan hem de dünyanın farklı kültürlerinden esintiler taşıyan Anthaven Çarşı, misafirlerine sunduğu geniş aktivite seçkisi sayesinde tam kapasiteyle sezona hazır. Tekne limanı ve helikopter seferleri ile denizden, havadan ve karadan olmak üzere farklı ulaşım seçeneklerine sahip Anthaven’da aynı zamanda açık otopark ve elektrikli araç şarj üniteleri de bulunuyor. Ayrıca, Anthaven’ın incisi Radisson Collection Hotel Bodrum, misafirlerine üst düzey bir konaklama deneyimi sunarken günün her saatine ve her zevke uygun mekânlar Anthaven Çarşı’yı bu yazın da iddialısı yapıyor.


Türkiye nüfusunun yüzde 20’sinin yaşadığı megakent İstanbul’un demografik yapısı değişiyor. Kiraların gittikçe yükselmesi, şehirde yaşamayı her geçen gün zorlaştırırken, 6 Şubat’ta deprem korkusuyla yeniden yüzleşen İstanbullular çareyi başka illere göç etmekte buldu. İstanbulluların en çok taşınmak istediği şehirlerin başında Eskişehir yer alırken sıralamayı Samsun ve Sakarya takip etti.



Şubat ayında gerçekleşen Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından İstanbul’da tersine göç hareketi başladı. 1980’lerden bu yana yoğun göç alan ve Türkiye nüfusunun yaklaşık yüzde 20’sine ev sahipliği yapan İstanbul, artık göç veren il olarak konumlanıyor. Yeni nesil anahtar teslim taşıma hizmeti sunan eTaşın’ın hazırladığı rapor ise depremlerin sonrasında İstanbul’daki göç hareketlerinin karnesini çıkarttı. Raporda deprem sonrası ilk 30 gün 2022’nin aynı dönemi ile karşılaştırıldı. Buna göre İç Anadolu, Trakya, Orta ve Doğu Karadeniz şehirlerine göç eden İstanbulluların en çok taşınmak istediği şehir Eskişehir olurken bunu Samsun ve Sakarya illeri takip ediyor.


eTaşın, Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından bine yakın müşterisinin taşınma taleplerini inceleyerek bir rapor hazırladı. Rapor kapsamında İstanbul çıkışlı taleplerin dört bölgede toplandığı gözlendi. Bu bölgelerin sırasıyla İç Anadolu, Karadeniz, Trakya ve Akdeniz olduğunu belirten eTaşın Kurucu Ortağı Kadir Nezih Elgün,  “6 Şubat itibarıyla yaşanan depremlerin ardından taşınma taleplerinde büyük değişiklikler gözlendi. Depremi takip eden hafta taşınma talepleri sert düşüşle 4’te 1 oranına inerken, sonrasında ise hızla artış yaşandı. Depremlerin ardından İstanbul çıkışlı taşınma taleplerini incelediğimiz rapora göre İstanbul’un artık göç alan değil, göç veren kent konumuna geçtiğini söyleyebiliriz. Bunun başlıca sebeplerinin arasında ise olası İstanbul depreminin yol açtığı korku ve kiraların yüksek fiyatlara ulaşması yer alıyor” dedi.



İstanbul’u Terk Ediyorlar

11 ili etkisi altına alan Kahramanmaraş merkezli depremlerde büyük kayıplar verdiğimizi belirten Kadir Nezih Elgün şunları söyledi: “Ne yazık ki telafisi olmayan derin üzüntüler yaşadık, yaşıyoruz. Meydana gelen depremler sonrası birçok kişi, afet bölgesinden uzakta da olsa depremin tedirginliğini derinden hissetti ve depreme karşı alınabilecek çözümler tekrar gündeme geldi. Şehirleri deprem kuşağında yer alan İstanbullar çareyi göç etmekte buldu. Yaptığımız araştırmaya göre bugüne kadar ağırlıklı Karadeniz ve İç Anadolu Bölgelerinden göç alan İstanbul’da artık bu bölgelere tersine göç hareketinin başladığını söyleyebiliriz.



Sakarya’ya Talep 8 Kat Arttı

Son dönemde İstanbul’daki konut fiyatlarının hızla artmasıyla Trakya’ya doğru yoğun bir göç hareketliliği başlamıştı. Depremle birlikte bu göç hızlandı ve sınırlarını genişletti. Edirne, Tekirdağ, Çanakkale, Sakarya, Eskişehir, Kayseri ve Samsun gibi şehirlere geçen yıla göre yoğun bir şekilde göç edildiğini görüyoruz. Bu şehirleri ön plana çıkaran etmenler ise deprem riskinin az, konut ve arsa fiyatlarının ise daha uygun düzeyde olması. Bu illere olan taşınma talebi, geçen yılın aynı dönemine göre ortalama 3 kat yükseldi. Hatta Sakarya, 8 kat fazla talep alarak Marmara Bölgesi’nin tümünde açık ara en çok taşınılmak istenen şehir oldu. Çanakkale 5, Edirne, Tekirdağ ve Bursa ise 2 kat daha fazla talep aldı.


İç Anadolu’da Kayseri ve Eskişehir

İç Anadolu Bölgesi’ne baktığımızda özellikle büyük şehirlerin geçen senenin aynı aylarına kıyasla ortalama 8 kat daha fazla taşınma talebi aldığını görüyoruz. Sanayileşmenin yüksek olduğu şehirlerden Kayseri, Eskişehir ve Ankara taşınmak istenilen şehirler arasında üst sıralara yerleşti. Bölgenin bir diğer büyük şehri Konya’ya olan talep ise kayda değer değişiklik sergilemedi. Eskişehir, geçen seneye oranla 18 kat fazla talep görürken, Kayseri’de 7, Ankara’da ise 4 kat artış söz konusu.


Karadeniz’e Yoğun İlgi Var

Bu dönemde özellikle Karadeniz Bölgesi’ne ilgi yoğunlaştı. En çok taşınılmak istenen şehir olan Samsun 16 kat taşınma talebi alırken, bu oran Ordu’da 6, Giresun’da 4, Trabzon’da ise 3 kat olarak kayıtlara geçti. İstanbul’dan yoğun bir şekilde taşınma talebi alan 4 bölge içinde ortalama 3 katlık büyüme ile en düşük bölge olan Akdeniz’e taşınma talepleri Antalya’ya 4, Mersin ise 2 kat arttı. Bunun yanı sıra İzmir, Kocaeli gibi şehirlere taleplerde de sert bir düşüş yaşanıyor.



Deprem Riski Az İller Tercih Ediliyor

Trakya, İç Anadolu, Orta-Doğu Karadeniz ve Akdeniz olmak üzere, öne çıkan dört bölgeyi incelediğimizde, göç edilen şehirlerdeki ortak özelliklerin başında deprem riskinin az olması, konut ve arsa fiyatlarının İstanbul’a oranla düşük bir seyir izlemesi yer alıyor. Ortaya çıkan tabloda geçmişte Samsun-Trabzon hattından yoğun göç alan İstanbul için şu anki tersine göç akını sürpriz değil. Öte yandan İç Anadolu Bölgesi’nde sanayileşmenin yoğun olduğu Eskişehir ve Marmara Bölgesi’nde Sakarya da bu nitelikleriyle oldukça cazip.”

BODRUMDergi Web Sitesi © Yabancı Ses Prodüksiyon tarafından hazırlanmıştır.

bottom of page