top of page
Yazarın fotoğrafı: BODRUMDergi
BODRUMDergi
22 Ağu 2022
2 dakikada okunur

Güncelleme tarihi: 23 Kas 2022

Kamp yapmak, son yılların en gözde aktivitelerinden biri hâline gelmiş durumda. Bunda Türkiye’nin kamp için birbirinden özel alanlara sahip olmasının payı ise oldukça fazla. Dört mevsim göz kamaştıran güzelliğe sahip Türkiye, en iyi kamp alanlarıyla doğa ile tamamen iç içe, huzur veren ortamlar sunuyor. Hâliyle unutulmaz deneyimler yaşamak isteyen kamp tutkunlarının önceliği, kamp alanları arayışına girmek oluyor. Kamphayati.com, site üzerinde aranan tüm kamp yerlerini en çok aranan kamp alanlarına göre sıralayarak Türkiye’nin en özel ve popüler kamp alanlarını derledi.


Özellikle kamp sezonu açıldığında herkesin kamp alanları arayışına girmesi kaçınılmaz. Şehrin kalabalığından uzaklaşarak sessiz ve huzurlu bir doğa tatili için kamp rotası belirlemek ise kamphayati.com’da oldukça kolay! Kamphayati.com, Türkiye’nin en sevilen kamp alanlarına mercek tuttu ve arayış içerisinde olan kamp severler için en popüler alanları bir araya getirdi. İç Anadolu kamp alanlarından Doğu Anadolu kamp alanlarına, sevgilisiyle kamp yapmak isteyenler için 7 romantik kamp rotasından Türkiye’deki en iyi karavan kamp alanlarına kadar her şey kamphayati.com’da sizleri bekliyor! Kamp yapmak konusunda kararlısınız ancak gitmek istediğiniz şehirdeki kamp alanları hakkında bilgi sahibi değil misiniz? kamphayati.com’da, İzmir, Antalya ve Muğla gibi en sevilen şehirlerdeki kamp alanlarına dair merak ettiğiniz her şeyi bulabilirsiniz. Kamp alanları dendiğinde akla gelen benzersiz huzur rotalarını keşfedebilir, ruhunuza şifa kaynağı olacak kamp yeri seçenekleri hakkında detaylı bilgilere ulaşabilirsiniz.


En Popüler Kamp Alanlarını Keşfetmeye Hazır Olun!

Türkiye, birbirinden güzel doğal, tarihi ve kültürel miraslarıyla kamp yapmak isteyenler için sayısız seçenek sunuyor. Kamp severlerin kısa sürede vazgeçilmezi hâline gelen en popüler kamp alanları, unutulmaz bir kamp deneyimi yaşamayı vaad ediyor. Dilerseniz tek başınıza kafanızı dinlemek için dilerseniz de aileniz ya da sevdiklerinizle birlikte keyifli vakit geçirmek için gidebileceğiniz kamp yerleri, kısa sürede kamp severlerin uğrak mekânları hâline geliyor.



1- Kelebekler Vadisi (Fethiye)

En iyi kamp yerleri listesinin ilk akla geleni elbette Kelebekler Vadisi olmalı! Her kampçının bir gün mutlaka tadacağı bu keşif, popüler olduğu kadar meşakkatli bir ulaşıma da sahip zira tekneyle gidilebiliyor.



2- İğneada – Longoz Ormanları (Kırklareli)

Listelerin olmazsa olmazı, Kırklareli’deki İğneada! Göçmen kuşların durup dinlendiği milli park statüsündeki bu bölge, İstanbul’a bir hayli yakın olduğu için de her mevsim cazip.


3- Acarlar – Longoz Ormanları (Sakarya)

Longoz ormanları deneyimi için tek durak Kırklareli değil, nadir bulunan bu ormanların bir diğeri de Sakarya’da bulunuyor.



4- Yedigöller (Bolu)

Her mevsim başka güzel bir yer varsa o da Bolu olsa gerek. Hem İstanbul’a yakınlığı hem de sonbahardaki büyüleyici manzarasıyla dikkat çeken Yedigöller Milli Parkı etkisiyle Bolu harika bi kamp rotası.



5- Uzungöl (Trabzon)

Karadeniz’in insanı yeşile doyma aşamasına getiren doğası, temiz havası, sıcak kanlı ve misafirperver halkıyla eşsiz bir rota. Trabzon’un dünyaca ünlü doğa harikası Uzungöl, kampçıların da gözdesi.



Yazarın fotoğrafı: Seda Küçük
Seda Küçük
20 Ağu 2022
3 dakikada okunur

Güncelleme tarihi: 17 Eyl 2022

Burcu ve Burak; yemek eşleşmelerinin mastorileri olmak için yola çıkmış iki arkadaş... Amaçları; birbirinden güzel yemeklere en uygun, en farklı, en ilgi çekici eşlikçiyi bulmak. İkisinin de en iyi bildiği ve en çok aşık oldukları alkollü içeceği, yani şarap ve birayı baz alarak tatlı tatlı çekişmek.


Bu çekişmeyi hem sosyal medya hesapları üzerinden hem de farklı mekânlarda düzenledikleri etkinliklerle gerçekleştiriyorlar. Etkinliklerde, şeflerin belirlediği özel menülere Burcu şarap eşleştirirken Burak ise bira eşleştiriyor. Ve her bir yemeğe en yakışan içkinin hangisi olduğuna tabii ki misafirleri karar veriyor.


Sıkıcı ve sıradan olmayan “Ne güzel fikirmiş, denemeliyim” dedirten, her defasında farklı bilgilerle her iki içkiyi de öne çıkaran bir kapışma macerası bu. Herkesi de bu kapışmaya hem sosyal medya üzerinden hem de özel etkinliklerinde deneyimlemeye davet ediyorlar.


Yolları Nasıl Kesişti?

Burak İrim, yaklaşık 3 yıl önce, Burcu Aykıran da yaklaşık 2 yıl önce Bodrum’a yerleşti. Onları bir araya yine gastronomi dünyasından dostları getirdi. Aynı sofrayı paylaşmaya başladıklarında zaten kapışmalarının da temeli atılmıştı. Her sofrada hangi yemeğe en uygun içkinin hangisi olduğunu tartışmaya başlamışlardı bile. İkisi de bir sonraki sofrada daha iyisini birbirinin önüne koymaya çalışıyordu. Tabii ki onlarla aynı sofrada olanlar bu durumun en çok kazananıydı. Ve böylece “2mastori”nin temelleri atılmış oldu...



Burak Irim
Burak Irim

Burak İrim:

“2020 yılından beri Bodrum’un yerel kraft bira markası Pablo’nun Brewmaster yani Bira Ustası’ıyım. 2 Mastori’deki bira görevim için aslında işin mutfağından geliyorum. Bira yapmak benim için meslek olmadan önce; yiyecek, içecek ve mağazacılık sektörlerinde uzun yıllar yöneticilik yaptım. Bira yolculuğum, tadım ve gezilerle yaklaşık 15 sene önce başladı. 2017 yılında kendi biralarımı ilk kez evde yapmaya başladım. Ve daha sonra yolumuz Pablo ile kesişti. Yaklaşık 3 senedir de bira ve eşlikçileri ile damağımı sürekli geliştiriyorum. Gastronomi ve bira çok büyük bir deniz benim için. Misafirlerimize bira ile ilgili bilinmeyenleri aktarmak, farklı tadım deneyimleri sunmak benim için büyük mutluluk.”




Burcu Aykıran
Burcu Aykıran

Burcu Aykıran

“Mesleğim ve uzmanlığım tüketici araştırmaları. Öncesinde farklı önemli firmalarda, 2005 yılından beri de kendi şirketimde pek çok değerli markaya bu alanda hizmet verdim. Dolayısıyla tüketici eğilimleri konusunda gözlem yapmak ve trendleri takip etmek benim işim. Şaraba ilgim 2017 yılıyla başlıyor. Ondan önceki hikâyem hep rakı ile dolu. O yüzden ben kendime rakı mezunu diyorum. 2017 yılından beri şarapla ve gastronomiyle ilgili pek çok eğitim aldım. Londra merkezli, şarap ve yüksek alkollü içkiler konusunda tüm dünyaca kabul gören WSET yani Wine and Spirits Education Trust sertifikasına sahibim. Ayrıca Mutfak Sanatları Akademisi’nde “Yiyecek İçecek İşletmeciliği” eğitimi aldım. Gastronomi çok yönlü bir alan, o yüzden kendimi bu alanda olabildiğince farklı şekilde eğitmeye çalıştım ve hâlâ da eğitmeye çalışıyorum.”




Şarap ile Biranın Kapışması

Onlar için sofralarındaki eşleşmeler ve atışmalar çok eğlenceli geçiyordu. “Bunu neden başkalarıyla da paylaşmayalım” diyerek çıktıkları bu yolda yeni bir trendin de yaratıcısı oldular. Onların kapışmalarının tam bir örneği de yok... Bu durum etkinliklere başlamaları için de onları cesaretlendirdi. Sıradan olmayan, eğlenceli bir şeydi yapmak istedikleri. Ve öyle de oldu... Her etkinlikte farklı yemeklerle farklı şarap ve biraları eşleştirmeye çalışıyorlar. Farklı mekânlarda farklı şeflerle çalışmak ya da aynı mekânda olsa bile farklı yemeklerle eşleştirmeler yapmak hem onlar için hem de konukları için çok eğlenceli bir ortam yaratmış durumda. Bu yüzden her bir etkinliklerini farklılaştırmaya, kendilerini ve menülerini tekrarlamamaya çalışıyorlar. Yeni gelen konukları kadar, tekrar tekrar gelen konuklarının da eğlenmesi onlar için çok önemli.



Bu etkinliklerin dışında ayrıca sosyal medya hesaplarından da eşleşme videoları ve paylaşımlar yapıyorlar. Etkinliklere katılamayan takipçilerinin de Instagram hesabından yararlanmasını önemsiyorlar.



Oldukça yeni bir hesap olmalarına rağmen, bugüne kadar şahane mekânlarda 4 etkinlik gerçekleştirdiler. Tuz Duman Kumda, Dalga Social ve Habitat.Bodrum etkinlik gerçekleştirdikleri mekânlar. Etkinliklerinde 16 ile 20 kişi arasında konuk ağırlamayı tercih ediyorlar. Sonuçta etkinliklerde her bir konuğa temas etmek, ilgilenmek istiyorlar. Bu sayının üstüne çıkmamak için sınırlı sayıda konuk kabul edebiliyorlar. Birlikte deneyimlemek, birlikte eğlenmek onlar için çok önemli. Etkinliklerine katılmak isteyenler için “2mastori” Instagram hesabından duyurularını yapıyorlar. Her bir etkinlikten önce mutlaka menüyü de paylaşıyorlar. Ancak şaraplar ve biralar sürpriz oluyor...


Yazarın fotoğrafı: Özge Zeki
Özge Zeki
18 Ağu 2022
3 dakikada okunur

Güncelleme tarihi: 20 Eyl 2022

İstanbul’dan aldığı ilhamla zamansız çantalar tasarlayan Nilüfer Demirci’ye tasarım yolculuğunu ve yaz sezonunun favori modellerini sorduk. Ege Üniversitesi Sanat Tarihi bölümü mezunu Nilüfer Demirci, İstanbul Moda Akademisi’nde de moda tasarımı eğitimi almış. ‘Çanta stilin en önemli tamamlayıcısıdır’ fikrinden yola çıkmış ve zamansız tasarımlar yaratmaya yönelmiş. İstanbul gibi tarihi bir şehirden ilham alan tasarımlarını #madeinİstanbul mottosuyla daha da çeşitlendirmeyi ve yurtdışına ulaşmayı hedefliyor. Markaya web sitesine ek olarak Design Market, Collection Point, Antalya NKBrandstore, GU Designer Store Alaçatı, Mahza Göcek, Gaziantep E26 mağazası ve Shopwondrous’dan ulaşılabiliyor.


“Aslen Yunanistan doğumluyum. İlk, orta ve lise öğrenimimi orada tamamladıktan sonra üniversite eğitimi için Türkiye’ye geldim. Ege Üniversitesi Sanat Tarihi bölümünden mezun oldum. Daha sonra İstanbul Moda Akademisi’nde moda tasarımı alanında eğitim aldım. Bir süre kişiye özel tasarımlar yaptıktan sonra 2016’dan itibaren çanta tasarımına yöneldim. Ustalarla birebir çalışarak kendimi geliştirdim. İşe en basitinden kadife clutch yaparak başladım, ardından özel bir teknikle üretilen kordon çantalar geldi. Anadolu motiflerini günümüze uyarladığım çantalar yoğun ilgi gördü. 2017 yılından beri internetten satışa başladım. Ardından yavaş yavaş hem İstanbul’da hem Güney’de farklı mağazalar geldi.”

Khilios markasının yaratıcısı Nilüfer Demirci
Khilios markasının yaratıcısı Nilüfer Demirci

Marka ismi için de Kilyos’dan esinlenmişsiniz, hikâyesi nedir?

Tüm marka isimlerinin bir hikâyesi olduğu gibi Khilios’un da bir hikâyesi var. Marka ismi arayışımız başladığında hep ne olsun diye düşündük. Hem kadın markası çağrışımı olsun hem çanta markasına yakışır bir isim olsun, hem yerel hem de İstanbul çağrışımı yapsın istedik. İstanbul’da yerleşim yeri isimleri üzerinde daha çok yoğunlaştık. Çünkü yerel bir marka olmak bizim için önemliydi. Kilyos ismi hoşumuza gitti. Bunu biraz da yabancıların okuyabileceği şekilde düzenledik ve Khilios oldu. Bir çanta markası olarak, hem bizi hem de bir kadının karakterini mükemmel bir şekilde yansıttığına inanıyorum. Kilyos denizi; güzel, sıcak bazen sevecen bazen hırçındır; tam da bir kadın gibi çok değişken. Bir anı diğerine uymaz! Tıpkı bizim çantalarımız gibi. Deri, kadife, büyük, küçük, nakışlı, sade, gündüz veya gece kullanımı için; kısacası kadının bin bir hâline uygun bir model mutlaka var. Kesinlikle sıkıcı değil.


Peki, neden çanta tasarımını seçtiniz?

Bir kadının özenerek seçtiği, satın aldığı ve büyük bir heyecanla elinde taşıdığı ve onunla fark edilmek istediği aksesuardır çanta. Kendimden yola çıkarak söylüyorum, şu da bir gerçek ki bir kadının asla yeterli sayıda çantası yoktur!


Tasarım aşamasında ilham kaynağınız ne oluyor?

Genelde ‘yeni bir çanta, model tasarlamam gerekiyor’ düşüncesiyle hiçbir zaman işe başlamam. Bir tasarımcı için çevresinde her şey bir uyarandır. Renkler, dokular, hisler, bir kitap, bir film, bir kumaş veya bir deri parçası; her şey ilham verici olabilir.



Khilios dendiğinde sizce akla neler gelmeli?

Güzel, kaliteli, kullanışlı, alışılmadık.

Dünyada ve Türkiye’de çanta trendleri ne yönde?

Artık kişisel beğeniler ön planda, bir dönem büyük, bir dönem küçük modeller revaçtaydı. Artık her modeli aynı sezonda görebiliyoruz. Bu biraz da küçük tasarımcıların ön plana çıkmasından kaynaklanıyor. Eskiden büyük tasarımcılar yönlendiriyordu trendleri. Bence artık çantalar günlük ihtiyaçları yanında taşıyacak ebatta olmalı. Görselliğin yanında fonksiyonellik de önemli. Zamansız olmalı; 5 yıl, 10 yıl sonra da kullanılabilmeli. Kaliteli, tutarlı olmalı ve sürekliliğinin olması önemli. Tabii o zaman renkler de daha çok klasik oluyor. Ben bir çantamın, kullanan kişinin en yakın arkadaşı olmasını hedefliyorum.


Audrey modelinin yapısından bahseder misiniz?

Audrey hem gündüz hem de gece kullanılabilir. Bu modele İstanbul’un kubbeleri ilham verdi. Sapı ve fermuarı aynı anda açılıyor. Bu çözümü 2016’da üçgen çantada kullanmıştım, çok ilgi görmüştü. Tasarımda bir fikri benimsiyorsam değişik formunu diğer tasarımlarıma da uyarlıyorum. Bu model çok beğeniliyor.


Bir de bu yaz Rita telefon çantalarınız, tasarımlarınıza eklendi. Böyle bir ihtiyaç mı gördünüz?

Evet, son zamanların ihtiyacıydı, talep üzerine üretilen bir çanta. Böyle bir çanta olsa nasıl olur diye düşündük, model aşaması 2-3 ay sürdü. Ön tarafa telefon, arka kısma da para, kimlik kartı ve bir de dudak parlatıcısı konabiliyor. Yaz-kış kullanılabilir.

Khilios çantalarınız Türk dizilerinde çok kullanılıyor. Nasıl geri dönüşler alıyorsunuz?

Evet, diziler Arap ülkelerinde çok izlendiği için oralarda çok tercih ediliyor modeller. Özellikle Yasak Elma dizisinde karakterlerin kullandıkları çantalara ilgi oluyor.



Web: khilios.com

Instagram: @khilios





BODRUMDergi Web Sitesi © Yabancı Ses Prodüksiyon tarafından hazırlanmıştır.

bottom of page