top of page
  • Yazarın fotoğrafı: BODRUMDergi
    BODRUMDergi
  • 6 May 2023
  • 1 dakikada okunur
Bodrum merkez ile Gümbet arasında kalan Bardakçı Koyu’ndan; kale manzarası ve yel değirmenlerini izleyemeye doyamayacaksınız. Plajı ve temiz suyu ile tatilcilerin sık tercih ettiği mekânlardan biri olan Bardakçı koyuna, Bodrum merkezden yürüyerek 10-15 dakikada ulaşabilirsiniz.

Bodrum’un ünlü koylarından olan Bardakçı Koyu, misafirlerine kale manzarası eşliğinde denize girme fırsatı da sunuyor. Doya doya denize girmek, güneşlenmek ve doğal güzelliklerin tadını çıkarmak istiyorsanız burası tam size göre. Sahil ve deniz tabanı kum ile kaplı olan Bardakçı Koyu, çocuklu aileler tarafından en çok tercih edilen yerler arasında geliyor. Suyun ılık ve denizin yavaş yavaş derinleşiyor olması da diğer güzel yanı.


Ne Zaman Gidilir?

Mayıs ve eylül aylarında deniz oldukça temiz ve berrak. Kalabalık ve sıcak sevmeyenler ayrıca bütçesine uygun bir yer arayanlar için de bu aylar oldukça avantajlı olabilir. Koy, sırasıyla Club Voyage, Salmakis, Mavi Kumsal tarafından paylaşılıyor. Bu otellerde konaklarsanız plajlardan ücretsiz olarak yararlanabilirsiniz. Lüks oteller, pansiyonlar ve çeşitli restoranlar bu koyda oldukça fazla. Burada yer alan oteller, plajın büyük kısmını işgal ettiğinden dolayı, Bardakçı Koyu’nda ücretsiz bir halk plajı bulunsa da insanların ihtiyaçlarını karşılayacak büyüklükte değil maalesef.


Nasıl Gidilir?

Şehir dışından gelenlerin öncelikle Muğla’nın Bodrum ilçesine gelmeleri gerekiyor. Daha sonra özel araçları ile yolda bulunan tabelaları takip ederek ya da ilçe merkezinden kalkan servisler aracılığıyla koya ulaşmaları mümkün. Bodrum merkezden gelecekler ise Gümbet istikametine doğru yürürken yel değirmenlerine gelmeden önce sol tarafta kalan koya, yaklaşık 10-15 dakikalık yürüme sonrası ulaşabilir. Yürümek istemeyenler için merkezde taksi botlar da mevcut.



  • Yazarın fotoğrafı: Seda Küçük
    Seda Küçük
  • 2 May 2023
  • 2 dakikada okunur

Güncelleme tarihi: 22 Ağu 2023


Seda Küçük | Ajans Başkanı
Seda Küçük | Ajans Başkanı

Merhaba,


Türkiye’nin bulunduğu coğrafya, 1500’lü yıllardan itibaren çeşitli zamanlarda 7 ve üstü büyüklüğünde 25 depremle sarsıldı. En son; 10 ili etkileyen ve yaklaşık 50 bin insanımızın hayatını kaybettiği, onbinlerce insanın yaralandığı 7,7 ve 7,6’lık Kahramanmaraş merkezli iki depremle yıkıldık. Âdeta şehirler yerle bir oldu. Milyonlarca insan; evlerini, işini, ailesini, geçmişini ve geleceğini kaybetti. Onlarla birlikte tüm Türkiye derin bir yasa boğuldu. Ölenlere rahmet, yaralılara acil şifa ve yakınlarını kaybedenlere de sabır diliyorum. İstanbul’da depremi yaşamış, günlerce sokakta kalmış birisi olarak onların neler hissettiğini biraz da olsa anlayabiliyorum...


Sismik açıdan oldukça aktif bir ülkede yaşıyoruz. Ülkemiz; Kuzey Anadolu Fay Hattı, Doğu Anadolu Fay Hattı ve Batı Anadolu Fay Hattıyla deprem kuşağında bulunuyor. Uzmanlar, Türkiye nüfusunun yüzde 60’a yakınının, faal olan ve zarar verebilen deprem alanları üzerinde yerleştiğini ve bundan dolayı da Türkiye’deki binaların depreme dayanıklı yapılması gerektiğini yıllardır söylüyor. Depremde yıkılan binalardaki incelemelerin sonucu; mühendislikten uzak, kural tanımaz bu kontrolsüz yapılaşmayı tekrar gün yüzüne çıkardı. Umarım bu yaşadığımız acı tecrübe ülkemiz için bir milat olur da bundan sonra kafasına esen; istediği yerde istediği gibi binalar yapamaz, yapmalarına izin verilmez.


Bodrum Dergi | Mayıs 2023
Bodrum Dergi | Mayıs 2023

Bodrum, özellikle pandemiden sonra başta İstanbul olmak üzere büyük şehirlerden yoğun bir göç aldı. Deprem sonrası ise bu durum tavan yaptı. Bodrum’un 2022 yılında 192 bin 964 olan nüfusu, yazlıkçıların büyük bir bölümünün de yaz-kış burada yaşamaya başlamasıyla 500 binlere ulaştı. Turizm sezonunda ise bu rakam 2 milyonu aşıyor. Alt yapı ve üst yapısıyla en fazla 200 bin kişinin yaşayabileceği kapasiteye sahip olan bu kasaba ne yazık ki bu kadar nüfusu kaldıramıyor. Özellikle yaz aylarında elektrik trafoları patlıyor, internet donuyor, logarlar taşıyor, sular akmıyor, yollar tamamen duruyor ve hastanelerde yer bulunmuyor.


Gelir düzeyi yüksek kesimin akın ettiği Bodrum’da ne yazık ki tersine bir göç durumu da söz konusu. Türkiye’ye göre yaşamın ekstra pahalı olması, emlak ve kira fiyatlarının da uçmasıyla hizmet veren; memur, işçi ve çalışanlar tek tek Bodrum’u terk ediyor. Yakında ne bizi muayene edecek sağlıkçı, ne çocuklarımızı geleceğe hazırlayacak eğitimci ne de güvenliğimizi sağlayacak bir polis bulabileceğiz. Hizmet sektörleri için de durum pek farklı değil.


Son yıllarda Bodrum’un her yanı sanki inşaat alanına döndü. Türkiye’nin Turizm Başkenti olan bu güzelim kentteki hunharca yapılaşma; bir yandan doğayı katlediyor diğer yandan da yaşanmaz hâle getiriyor. Bodrum; bu hızla yapılaşmaya devam ederse ortada ne Bodrum kalacak ne de turizm... Bundan önce pek çok örnekte olduğu gibi altın yumurtlayan tavuğu kesip sonra da herkes birbirini suçlayacak. Sonuç mu? Herkes kaybedecek.


Eğer şu anda radikal bir karar alınıp Bodrum’da yapılaşmaya dur denilmezse çok değil 5 yıla kadar, iş işten geçmiş olacak. Kaybedecek zaman yok! Unutmayalım ki Bodrum’u Bodrum yapan değerleri yok edersek ortada Bodrum diye bir şey kalmaz.


Sevgiler,






  • Yazarın fotoğrafı: BODRUMDergi
    BODRUMDergi
  • 3 Şub 2023
  • 3 dakikada okunur
Yoğun iş temposuna ara vererek kış mevsimini macera ve gezi dolu bir tatille unutulmaz anılara dönüştürmek, hem spor yapmak hem de tertemiz dağ havasını içine çekmek isteyenler, Türkiye’nin hemen her bölgesine yayılan, zengin konaklama ve yeme içme seçeneklerinin de sunulduğu kayak merkezlerini tercih ediyor. İşte, kış sporlarından vazgeçemeyenler için Türkiye’nin en sevilen kayak merkezleri…


Kış turizminin en popüler adresi: Bursa Uludağ

Bursa’da bulunan Uludağ, kış turizmi denince akla gelen ilk kayak merkezlerinden biri. İstanbul’a yakınlığıyla bilinen ve en fazla tercih edilen kayak merkezi olan Uludağ, civarındaki kayak otellerinin yanı sıra eğlence mekânlarıyla da dikkat çekiyor. Bursa şehir merkezine yalnızca 40 km uzaklıkta olan Uludağ Kayak Merkezi, en uzunu 2 bin 750 metre olan (Tutyeli Pisti) yaklaşık 20 adet kayak pistine sahip. Kayak ve snowboard başta olmak üzere kış sporlarının yanı sıra doğa gezileri için de ideal bir bölge olan Uludağ ve çevresi, kış tatilini dolu dolu yaşamak isteyenler için çok çeşitli aktivite ve gezi seçenekleri de sunuyor.



Şehre yakın, gürültüden uzak: Kocaeli Kartepe

İstanbul’a yakınlığıyla tercih edilen bir diğer kayak merkezi olan Kartepe, kayak için ideal kar kalınlığı, civarında bulunan lüks oteller, profesyonel kayakçılardan kayak sporunu ilk kez deneyimlemek isteyen gezginlere kadar birçok sporcu profiline hitap eden pist çeşitliliğiyle öne çıkıyor. 1700 metreye ulaşan yüksekliğiyle muhteşem dağ manzarası, beş yıldızlı otel hizmetleri, uygun ekipman kiralama imkânı ve civarındaki doğal güzelliklerle Kartepe, kayak tatili için pek çok alternatif sunuyor.



Bir doğa harikası: Bolu Kartalkaya

Köroğlu Dağları’nda zirvesi 2 bin metreyi bulan, İstanbul ve Ankara’nın tam ortasındaki lokasyonuyla kış turizminin uğrak yeri olan Kartalkaya Kayak Merkezi’nde, 5 konaklama tesisi ve çeşitli zorluk derecelerine sahip, toplam uzunluğu 20 kilometreyi bulan 13 farklı kayak pisti bulunuyor. Merkez, çevresinde bulunan yaylalar, doğa harikası milli parklar, göller ve mesire yerleriyle öne çıkıyor. Türkiye’nin en üst düzey snowpark projesine ev sahipliği yapan Kartalkaya, snowboard tutkunları için de en uygun adreslerden biri.



Doğu Ekspresi’nin son durağı: Kars Sarıkamış

Kış tatilinde şehirden uzaklaşmak ve bambaşka bir coğrafyayı keşfetmek isteyenler için mükemmel bir adres olan Kars Sarıkamış Kayak Merkezi, 10’dan fazla küçük dağ oteliyle ziyaretçilerine kütük evlerde konaklama seçeneği sunuyor. Uygun ekipman kiralama imkânıyla da öne çıkan Sarıkamış Kayak Merkezi’ne son yılların en popüler ve en özgün seyahat olanağını sunan Doğu Ekspresi’yle de gidilebiliyor. Toplam uzunluğu 25 kilometreyi bulan Sarıkamış kayak pistleri, dünyada sadece Alpler’de bulunan toz kristal kar cinsiyle özgün bir doğal güzellik sunuyor.



Kayseri’nin yöresel lezzetleri kayak keyfiyle buluşuyor: Kayseri Erciyes

Yüksekliği 4 bin metreye yaklaşan, Kayseri’nin göz bebeği Erciyes Dağı, İç Anadolu’nun en yüksek dağı olma özelliğini taşıyor. Sönmüş bir yanardağ olan Erciyes Dağı’nın karlı yamaçları, mutfağıyla meşhur Kayseri’de kış sporları için ideal bir kayak merkezi sunuyor. Kasım ayından nisan ayına kadar uzun bir kayak sezonu vadeden, çoğunlukla üç yıldızlı otellerde konaklama olanaklarının yanı sıra yöresel lezzetler de sunan Erciyes Kayak Merkezi’nin Uludağ’ı aratmayan kayak pistleri, heyecan ve adrenalin tutkunlarının öncelikli tercihlerinden. Kayseri Erciyes Kayak Merkezi kolay, orta ve zor olarak gruplanan pist seçenekleriyle her seviyeden kayak ve snowboard tutkununa hitap ediyor.



Cağ kebabı eşliğinde, Dadaşlar diyarında kayak: Erzurum Palandöken

Palandöken Kayak Merkezi, Doğu Anadolu’nun büyük kentlerinden Erzurum’a yalnızca 10 kilometre uzaklıktaki konumuyla bölge için cazip bir kış turizmi alternatifi sunuyor. Her yıl yaklaşık 150 gün süren kış sezonuyla Palandöken Kayak Merkezi, aynı zamanda dünyadaki kayak merkezleri arasında şehir merkezine en yakın kayak merkezlerinden biri olma özelliğini taşıyor. Toplam pist uzunluğu 30 kilometreyi bulan bu dev alan, zorlu ve dik pistleriyle profesyonel sporcuları ve dağcıları ağırlarken, yerli ve yabancı turistler arasında son yıllarda giderek popülerleşen bir seçenek hâline geldi. Konaklama seçenekleri arasında Palandöken’de kamp olanakları, oteller bölgesi ve Erzurum şehir merkezindeki oteller bulunuyor.


BODRUMDergi Web Sitesi © Yabancı Ses Prodüksiyon tarafından hazırlanmıştır.

bottom of page