top of page
  • Yazarın fotoğrafı: BODRUMDergi
    BODRUMDergi
  • 23 Haz 2025
  • 1 dakikada okunur
Klasik ocakbaşı kültürüne modern bir yorum getiren Perran, Doğu ve Güneydoğu Anadolu mutfağının özgün lezzetlerini İstanbul sınırlarının ötesine taşıyor. Şehrin Meksikalısı Ranchero markasının yaratıcıları Tanyeri & Gonzalez Ailesi ile Türkiye’nin ödüllü kebap ustası Şef Mehmet Keskin’in Caddebostan ve Kalamış’ta hizmete açtığı Perran Ocakbaşı, yaz sezonuna özel, yepyeni bir adreste misafirlerini ağırlamaya hazırlanıyor. Perran’ın, denizle iç içe konumlanan Bodrum Yalıkavak Tilkicik Koyu’ndaki yeni mekânında, geleneksel tatlar Ege’nin eşsiz manzarası eşliğinde yeniden hayat bulacak.


Masmavi denizi, cennet koyları, çam ağaçlarıyla çevrili tepeleri, serin yaz akşamları ve muhteşem gün batımlarıyla Ege’nin incisi Yalıkavak, bu yaz çok özel bir lezzet noktasına kavuşuyor. Yeni nesil ocakbaşı konseptiyle İstanbul gastronomi dünyasında fark yaratan Perran, Caddebostan ve Kalamış’tan sonra Yalıkavak’ta açmaya hazırlandığı yazlık mekânında, Mehmet Şef’in, Doğu ve Güneydoğu Anadolu’ya özgü malzemelerle hazırladığı zengin et ve kebap çeşitleri ile birbirinden özel mezelerini misafirlerinin beğenisine sunacak.



Yalıkavak’ta Lezzetli Bir Yaz Başlıyor

Perran’ın mutfağında, özenle marine edilmiş kebap çeşitlerinden yöresel mezelere, taş fırın ürünlerinden farklı coğrafyaların baharatlarıyla harmanlanmış et tabaklarına kadar zengin bir yelpaze yer alıyor. Perran Yalıkavak’ta misafirlerin masasına gelen her bir tabak, hem otantik hem de yenilikçi bir gastronomi deneyimi sunuyor.



Ege’nin masmavi sularıyla iç içe konumu, damak çatlatan lezzetleri, kaliteli hizmet anlayışı ve geleneksel mutfağa getirdiği modern yorumuyla Perran, bu yaz Yalıkavak’ın vazgeçilmez adreslerinden biri olmayı hedefliyor.

Cumhuriyet tarihinin ilk okul gemisi olma özelliğini taşıyan STS Bodrum, Türkiye’yi uluslararası denizcilik sahnesinde gururla temsil etmek üzere yeni bir yolculuğa çıktı. Birleşmiş Milletler Okyanus Konferansı (UNOC) kapsamında oluşturulan Ocean Wonders Filosu'na dahil edilen STS Bodrum, 2-4 Haziran 2025 tarihlerinde Fransa’nın Nice Limanı’nda demirleyerek Türkiye’nin denizcilik vizyonunu dünyaya tanıtacak.


Muğla Büyükşehir Belediyesi’nin uluslararası tanıtım stratejileri çerçevesinde, BOSAV ve The Bodrum Cup davetiyle gerçekleşen bu tarihi katılım, Türkiye için simgesel bir adım niteliğinde. 23 Mayıs Cuma günü, Bodrum Kalesi önünde düzenlenen törenle seyrine başlayan okul gemisi, Fransa’nın ardından Korsika ve İtalya limanlarını kapsayan yaklaşık bir aylık rotayı tamamlayarak yeniden Bodrum’a dönecek.



Denizcilikte Kültürel Miras ve Eğitim Elçisi


2001 yılında BOSAV öncülüğünde, Bodrum halkının imece usulü desteğiyle inşa edilen STS Bodrum, Türkiye’nin ilk ve tek yelkenli okul gemisi olma unvanını taşıyor. 36 metre uzunluğunda, 7 metre genişliğindeki ve 450 m² yelken alanına sahip bu özel gemi, deneyimli denizci Yücel Köyağasıoğlu tarafından tasarlandı. Aynı zamanda eğitimlerde aktif görev üstlenen Köyağasıoğlu, genç nesillere sistemli ve uygulamalı denizcilik eğitimi kazandırılmasına öncülük ediyor.


Geleneksel ahşap yat üretimi açısından da örnek teşkil eden yapım süreciyle, STS Bodrum sadece bir okul gemisi değil, aynı zamanda denizcilik kültürünün yaşayan bir temsilcisi. Geminin görsel estetiği ve taşıdığı anlamlı hikâye, uğradığı her limanda dikkat çekerken, bu kez Birleşmiş Milletler Okyanus Konferansı kapsamında Türkiye’nin sesi olma görevini üstleniyor.



Uluslararası İş Birlikleri ve Sürdürülebilirlik Vurgusu


Projenin bir diğer önemli hedefi, STS Bodrum için uluslararası proje partnerleri bularak, geminin bakım ve onarım süreçlerini ileri seviyeye taşımak. Bu kapsamda gerçekleştirilen yurtdışı temsiliyet, sadece bir denizcilik başarısı değil; aynı zamanda sürdürülebilirlik, eğitim ve kültürel diplomasi açısından stratejik bir adımdır.


UNOC bünyesindeki Ocean Wonders Filosu’na katılan STS Bodrum’un bu önemli yolculuğu, Muğla Büyükşehir Belediyesi ve BOSAVtarafından organize edilirken, Bodrum Belediyesi, Bodrum Denizciler Derneği ve The Bodrum Cup tarafından da desteklenmektedir.



Türkiye’nin Mavi Yolculuktaki Sembolü


Her yönüyle ilham veren bir proje olan STS Bodrum’un uluslararası arenada yer alması, Türkiye’nin denizcilik mirasının tanıtımı açısından büyük önem taşıyor. Genciyle yaşlısıyla bir kentin emeğiyle doğan bu özel gemi, artık sadece bir okul değil; bir vizyonun, bir kültürün ve bir inancın taşıyıcısı olarak dünya denizlerinde iz bırakıyor.

  • Yazarın fotoğrafı: BODRUMDergi
    BODRUMDergi
  • 4 Ara 2024
  • 2 dakikada okunur
Profesyonel Otel Yöneticileri Derneği (POYD) Bodrum Temsilcisi  ve Bodrium Hotel & SPA Genel Müdürü Yiğit Girgin, Bodrum’un sürdürülebilir bir destinasyon olabilmesi için sadece yaz sezonunda değil yılın geri kalan döneminde de hizmet üretebilmesi gerektiğini söyledi.


Bodrum’un ihtiyacı olan yatak kapasitesi ve gelen turist sayısı arasında ciddi farklar bulunduğunu belirten Yiğit Girgin şunları söyledi: “Bodrumda şu anda 100 bin civarında yatağımız var. Sezon içindeki hareketlilikte almamız gereken pay, yüzde 60-70 doluluk oranlarında 2,5 milyon turist seviyesinde. Bodrum’da biz sezon boyunca bir milyon turisti ancak ağırlıyoruz. Bu da bizim Bodrum olarak yıl genelinde hedefin çok gerisinde bir kapasiteyle hizmet verdiğimizi gösterir. Bir de bu gelen yabancı turist sayısından başka yerlere giden turistleri de sayarsak o zaman daha fazla verim kaybımız gerçekleşiyor. Havalimanına inen yolcuların önemli bir kısmı da Didim’i tercih ediyor. Bu yıl Türk turistin alım gücü düştüğü için yüksek sezonda tatili daha az tercih etti. Bunda iki tane uzun bayram tatilinin de etkisi oldu. Yerli turistler tatil ihtiyaçlarını bu dönemde uygun fiyatla giderdi. Sezona aslında çok iyi başladık, bayramlarda da iyi rakamlara ulaştık ama sürdürülebilir hareketlilik gerçekleşmedi. Sezonu uzatabilecek hamlelerle rakamları daha da yukarı taşıyabiliriz.


Sezon, Yıl Geneline Yayılmalı

Bodrum, marka değeri yüksek bir turizm kenti. Binlerce ailenin ekmek yediği turizm sektörü, medyada yaratılan pahalı tatil algısı nedeniyle kent ve ülke ekonomisine çok fazla zarar veriyor. Yüksek maliyetler sadece turizmin değil Türkiye’nin sorunu ve bu durum işletmelerin genelini etkiliyor. Bodrum’un gerçek bir turizm destinasyonu olabilmesi için Antalya ve İstanbul’da olduğu gibi sezonun yıl geneline yayılması gerekli. ‘İnsanlar neden Bodrum’a gelmeli?’ bunları ortaya çıkarmalıyız. Mevcut durumda elimizdeki kaynakları daha verimli kullanmalıyız. Maliyet sadece Bodrum Turizminin değil ülkenin sorunu ve artık bunun önüne geçecek hizmet alternatiflerini ortak akıl ile üretebilmeliyiz. Kentin geneline bakıldığında birçok farklı alternatif bulunuyor.


Bodrum, İnşaat Kenti Olmasın

Yıllar önce; yeme, içme, oteller, eğlence sektörü sadece Bodrum merkezde yer alıyordu. Bodrum, yıllar içinde yeni yatırımlar ve altyapı çalışmalarıyla büyüdü. Şimdi kent çok gelişti. Bodrum’daki oteller, farklı bölgelerde farklı segmentlerde hizmet sunuyor. Yeni yollar yetmez oldu, yeni inşaatlar çok arttı, genişledi, büyüdü. Burası bir balıkçı kasabasıyken turizm kenti hâline geldi. Şimdi de inşaat kenti olmasından korkuyorum. Bir karar vermeli ve Bodrum’u tanıtma faaliyetleri yürütürken kenti korumacı önlemler de almalıyız. Nereye baksak inşaat görüyoruz. Gelişim muhakkak iyidir fakat bir turizm kenti için bu bir handikap.


Herekese Hitap Edecek Alternatifler Var

Artık eskisi gibi sezon içerisinde tek bir Bodrum merkezi yok. Tüm beldeleri ile bir çeşitlilik hakim. Herkese hitap edecek farklı alternatiflerle yarımadanın kuzey kanadı lüks segmente hitap ederken, merkez ve diğer bölgeler daha çeşitli hizmetler sunuyor.


Kalite Standardı Getirilmeli

İnsanlar bir yere yerleştiğinde oranın ekosistemi de değişmeye başlıyor. Bu yerleşimi o bölgeye zarar vermeden yapabilmek önemli. Bunun için bir plan dahilinde, bütünsel bir bakış açısı ortaya konulması gerekiyor. Bunları herkes söylüyor fakat hayata geçirilmesi zor oluyor. Tanıtım; misafirin karşılanmasıyla, güvenlikten, resepsiyondan başlar. Kalite yönetim sistemi standartları getirilmeli. Bodrum’un zaten niş bir yapısı var. 12 aylık süreçte, 2,5 milyar dolarlık bir turizm hacmi var. Tabii ki bunu ekonomistler daha iyi bilir.


Küçük Oteller Doğru Fiyatlandırma Yapmalı

Hizmet verme sanatı kavramını topyekûn sürekli uygulanabilir hâle getirmek zorundayız. Büyük yatırımcılar piyasayı da beraberinde etkiliyor. Ona göre pazarlama ve sistem kuruyor. Ayakları daha sağlam bir ekosistem oluşturmalıyız. Küçük işletmeler yüksek fiyatlama yapıyor ama mobilya değiştirince lüks olmuyorsunuz. Bu nedenle küçük işletmeler doğru fiyatlandırma yapmalı. Fiyatlama birçok hizmet katkısının yanında fayda dengesi sağlayan önemli bir unsur.”

BODRUMDergi Web Sitesi © Yabancı Ses Prodüksiyon tarafından hazırlanmıştır.

bottom of page