top of page
  • Yazarın fotoğrafı: Özge Zeki
    Özge Zeki
  • 17 May 2023
  • 2 dakikada okunur
Cilt bakımında doğal ürünleriyle öne çıkan Therapia Natural markasının, kurucusu Selen Su Sevinçli ile konuştuk.


Therapia Natural markası ne zaman kuruldu?

Lisans eğitimimi Endüstri Mühendisliği alanında tamamlamış olsam da doğal ürünlere karşı hep bir ilgim vardı. Hayatımda doğal ve organik içerikli ürünleri tüketmeye özen gösterirdim. Bodrum’da doğup büyüdüğüm için aslında doğala ulaşmak benim için zor olmadı. Babamla beraber özellikle pazar günleri doğada vakit geçirmeyi, çeşitli otları toplamayı ve faydaları üzerine konuşmayı rutin hâline getirmiştik. Yaşamımda bu tarz şeylerden zevk aldığımı farkettim. Ayrıca cilt bakım ürünlerine bir sempatim vardı. Zaman ilerledikçe bu konularla alakalı detaylı araştırmalar yapmaya başladım. Bir gün kendime şunu sordum: “Gerçekten neye ilgin var? Hayatının geri kalanında sevdiğin işi yapsan bu ne olurdu?” Bu soruların cevabını ararken aslında markanın çıkış hikâyesi oluşmuştu. Doğal kozmetik üzerine çeşitli eğitimlerimi gerçekleştirdikten sonra markamda çıkarmak istediğim ürünlerin çalışmalarına başladım. Uzun bir Ar-Ge sürecim oldu ve şimdi Therapia Natural sizlerle.


Selen Su Sevinçli | Therapia Natural Kurucusu
Selen Su Sevinçli | Therapia Natural Kurucusu

Ürün gamından bahseder misiniz?

9 adet ürünümüz var. Bunlar basic bir cilt bakım rutininde kullanılan ürünlerdir. Ürünleri cilt gereksinimlerine, problemlere göre farklı cilt tipleri için geliştirdim. Sabah ve akşamları cildi kirlerden arındırmak ve derinlemesine temizlemek için Cilt Temizleme Jeli, cildi sıkılaştırmak, leke ve ince çizgi oluşumunu önlemek için her cilt tipinin anlaşabileceği Niacinamide Tonik, cilt gereksinimine göre su bazlı Nemlendirici Krem (karma - yağlı - akneye ve lekeye meyilli ciltler için) ve yağ bazlı Yüz Bakım Balmı (hassas - kuru - olgun ciltler için), karma - yağlı - akneye meyilli ciltlerin olmazsa olmazı sebum salgısını dengeleyip gözenekleri arındıran Kil Maskesi, rutinleri güçlendirmek adına serum çeşitleri mevcut. C Vitamini Serum güneş kreminin etkinliğini artırmak, lekelerin ve ince çizgi görünümünü azaltmak için idealdir. Geceleri kullanılmasını önerdiğim Retinol Serum ise cildin daha dolgun olması, kolajen sentezini artırması ve yaşlılık belirtilerinin önüne geçmesi için harika bir alternatiftir. Aynı zamanda peeling etkisiyle gözenekleri arındırır ve akneleri söndürür. Son olarak Kantaron Kremi ise evlerimizde, işyerlerimizde bulunması gereken acil durum kremidir. Yara, yanık, darbe sonrası şişlik ve enflamasyonu azaltmada oldukça etkilidir.



Ürünlerin doğal içeriklerinin kaynakları nedir?

Güvenilir yerel üreticilerden temin ettiğimiz doğal soğuk sıkım sabit yağlar, distilasyon yöntemiyle elde edilmiş uçucu yağlar, bitki suları, killer, hümektanlar, vitaminler, bitki özleri, su bazlı ürünlerde mikrobiyolojik üremeyi önlemek adına ECOCERT ve COSMOS sertifikalı doğal koruyuculardır.



Ürünlere nerelerden ulaşılabiliyor?

Ürünlere “therapianatural” Instagram adresimizden, “therapianatural.com” internet sitemizden ulaşabilirsiniz.



  • Yazarın fotoğrafı: Oğuz Ateş
    Oğuz Ateş
  • 10 May 2023
  • 4 dakikada okunur
Bu sayımızda sizlere Bodrum’un tarihi öneme sahip kültürel yapılarını tarihsel ve mimari yönden inceleyerek anlatmaya çalıştım. Keyifli okumalar dilerim.

Bodrum Kalesi

Bodrum Kalesi MÖ 4. yüzyılda İran İmparatorluğu tarafından inşa edilmiş ve tarih boyunca birçok kez değişikliklere uğramıştır. Bodrum’un simgesi olan bu kale, Sualtı Arkeoloji Müzesi olarak 1960 yılından beri kullanılmaktadır. Kalenin farklı bölümleri farklı zamanlarda inşa edilmiştir. Kalenin ana yapılarından biri, St. Peter Kalesi olarak da bilinen İngiliz Kalesi’dir. Bu bölüm, 1402 yılında Bodrum’u ele geçiren St. Jean Şövalyeleri tarafından inşa edilmiştir. Kale daha sonra Osmanlı İmparatorluğu’nun eline geçmiş ve bir süre hapishane olarak kullanılmıştır.


Bodrum Kalesi aynı zamanda bir müze olarak da hizmet vermektedir. Kalede birçok antik eser ve tarihi kalıntı sergilenmektedir. Bu eserler arasında Mısır’dan getirilen bir sfenks heykeli, antik Yunan ve Roma dönemlerine ait mozaikler, Bizans dönemine ait camlar ve Osmanlı dönemine ait silahlar bulunmaktadır. Bazı eserler de Osmanlı’nın izni ile sergilenmek üzere İngiltere’de bulunan British Museum’a gönderilmiştir.


Kale, kayalık bir alan üzerinde iki liman arasında inşa edilmiştir. Kare planlı olup 180 x 185 metre ölçülerindedir. Kale içerisinde İtalyan, Alman, Fransız, İngiliz, Yunanlı isimleri verilmiş kuleler vardır. Fransız Kulesi deniz seviyesinden 47,5 metre yüksekliğe sahip olup en yüksek kuledir. İçerisinde asma köprü, kale korugani, su hendeği, denetim kulesi ve 14 sarnıcı olan iç kaleye toplamda 7 kapı geçilerek ulaşılır. Hapishane olarak kullanıldığında 19. Yüzyılda hamam eklenerek Osmanlı niteliği kazanmıştır.

Kale, aynı zamanda turistik bir cazibe merkezidir. Bodrum’da tatil yapmak isteyenlerin ziyaret ettiği popüler yerlerden biridir. Kaleye yürüyerek ya da deniz yoluyla ulaşmak mümkündür. Kalede tur rehberleri ve audioguide hizmeti de sunulmaktadır. Bodrum Kalesi, Türkiye’nin en etkileyici tarihi yapılarından biridir ve özellikle tarihe ilgi duyanlar için bir ziyaret yeri olarak önerilir.



Bodrum Sualtı Arkeoloji Müzesi

Bodrum Sualtı Arkeoloji Müzesi, Bodrum Kalesi’nin içinde yer alır ve 1960’dan beri ziyaretçilere açıktır. 33,5 dönümlük alanda kurulmuştur. Eserleri, açık arazideki açık alanlarda da görmek mümkün. Müzenin koleksiyonu, MÖ 3000’lere kadar uzanan tarihi dönemlerden kalma eserlerle doludur. Koleksiyonun büyük bir kısmı, Ege Denizi’nin çeşitli bölgelerindeki antik limanlardan ve batıklardan çıkarılmıştır. Müzede sergilenen eserler arasında gemi batıklarından çıkarılan cam eşyalar, amforalar, madeni paralar, heykeller, seramikler ve günlük hayatta kullanılan objeler yer almaktadır. Müzede en dikkat çekici eserlerden biri, MÖ 1400’lü yıllara tarihlenen bir Mykenai gemisine ait olan 14 metre uzunluğundaki gemi batığıdır. Bu batık, Bodrum yakınlarındaki Uluburun’da bulunmuştur ve dünya tarihi açısından önemli bir keşif olarak kabul edilir. Müze, sualtı arkeolojisi ve deniz tarihi hakkında bilgi edinmek isteyenler için harika bir ziyaret yeridir. Sergiler, arkeolojik eserleri ve sualtı dünyasının güzelliklerini görmek için idealdir.



Halikarnas Mozolesi

Halikarnas Mozolesi, antik dönemde bugünkü Bodrum şehrinin bulunduğu yerde, Karya Satrabı Mausollos’un anısına MÖ 350-353 yılları arasında Kral Mausolos adına karısı ve kız kardeşi Artemisia tarafından yaptırılmıştır. Dünyanın yedi harikasından biri olarak kabul edilir.


Mozole, yaklaşık 45 metre yüksekliğiyle, döneminin en büyük anıt mezarlarından biridir. Mozole, birçok farklı mimari öğeyi bir araya getirmesi nedeniyle Klasik Dönem mimarisinin en önemli örneklerinden biridir. Mozolenin cephesi, piramit şeklindeki çatısıyla Mısır tarzı kuleleri ve kolon yapısı ile Yunan tapınaklarının öğelerini içermektedir. Bu büyüklükte ilk mezar olduğu için bundan sonraki yapılara mozole denilmesine öncü olmuştur. Mozoleyi anlayabilmek için kapalı sergi salonundaki maketi incelemek gerekmektedir.


Yapı, antik yazarlardan aktarılan bilgilere göre en iyi 4 heykeltraş farklı yönlerde bu yapıyı inşa etmeye çalışmıştır. Yapı yaklaşık 1500 yıl ayakta kalmıştır. St. Jean Şövalyeleri 1402 yılında Bodrum’a gelerek yıkık anıtın kaya parçalarını âdeta bir puzzle gibi kullanıp Bodrum Kalesi’ni inşa etmişlerdir. Mozolenin çevresindeki sütunlar, taştan yapılmış süslemeler ve özellikle de mozole heykelleri, mozoleye büyük bir estetik değer katar. Mozole heykelleri, mozolede yatan Mausollos ve karısı Artemisia II ile diğer aile üyelerinin portrelerini içerir. Maalesef, mozole günümüze kadar korunamamıştır. Mozolenin kalıntıları, Bodrum Kalesi’nin inşası sırasında kullanılmıştır. Bununla birlikte, mozole hâlâ antik çağın en önemli yapılarından biri olarak dünya çapında birçok turist tarafından ziyaret ediliyor.



Bodrum Su Sarnıçları

Sarnıç, içerisinde temiz su depolamak için yeraltında inşa edilen mimari yapıdır. Altta dikdörtgen veya çember formunda oluşan depolama alanı ve üstte kubbe biçimindeki suyun akışının sağlanarak içeri girdiği alan olarak iki ögeden oluşmaktadır.


Bodrum su sarnıçlarının mimarı ve kim tarafından yaptırıldığı tam olarak belli olmamakla beraber bir Rodos seferinde Kanuni Sultan Süleyman’ın Rodos’ta görüp bunu Mimar Sinan’a Bodrum’da yaptırmış olduğu rivayet edilmektedir. Su sarnıçlarının tasarım, mimari ve mühendislik olarak tam bir sanat eseri olduğu aşikârdır. Bodrum su sarnıçlarının su saklama alanı çember formda olup yaklaşık 7,5 metre çapındadır. Temizlik, kontrol ve su alımı için insan girişinin yapılabileceği bir kapı bulunmaktadır. Kubbe alanı ise suyun akışı sağlanarak alt yapı ve üst yapının birleştiği noktalarda delikler olup yağmur suyunun içeriye girişi sağlanmaktadır. Bu delikler aynı zamanda aydınlatma ve havalandırma görevi görmektedir. Yer altında inşa edilmiş olan büyük su depolama yapıları genellikle tonozlu tavanlarla kaplanmış ve taş bloklarla örülmüştür. Bodrum su sarnıçlarının korunması ve bakımı oldukça önemlidir. Sarnıçlar, zaman içinde suyun neden olduğu erozyon ve bozulma gibi doğal etkenlerden etkilenebilirler.


Bu nedenle, sarnıçların restorasyonu ve korunması için çeşitli çalışmalar yürütülmektedir. Şu anda aktif olarak amacı doğrultusunda kullanılan sarnıç bulunmamaktadır. Bazı sarnıçlar da içerisinde tarih eser sergilenmek üzere müze olarak kullanılmaktadır.



Bodrum Yel Değirmenleri

Yel değirmeni, pervane sayesinde rüzgâr gücünden yararlanarak dişli çark vasıtasıyla enerjiyi yapı içerisinde bulunan taşa veya pompaya aktarıp tahıl öğütmeye veya su pompalamaya yarayan yapıdır. Bodrum yel değirmenleri günümüze kadar varlığını sürdüren ve Bodrum’un tarihi dokusunu oluşturan önemli yapılar arasındadır. Bodrum yel değirmenleri, yerel halk tarafından un ve çeşitli tahıl ürünlerinin öğütülmesi için kullanılmıştır. Genellikle taş veya tuğla malzemeden yapılan değirmenler, yüksek bir tepeye inşa edilmiştir. Bu sayede, rüzgârın gücünden yararlanarak değirmenin hareketliliği sağlanmıştır. Bodrum’da yer alan yel değirmenlerinin çoğu, 18. ve 19. yüzyıllarda inşa edilmiştir. Değirmenlerin kanatları, çoğunlukla ağaç malzemelerden yapılmıştır. Bodrum’da yer alan yel değirmenleri, geleneksel tarım yöntemlerinin ve öğütme teknolojilerinin bir parçasıdır.


Bodrum’da, 20’den fazla yel değirmeni bulunmaktadır. Bu değirmenlerin çoğu, günümüzde turistik amaçlar için kullanılmaktadır. Bu değirmenleri ziyaret ederek tarihi ve kültürel zenginlikleri keşfedebilirsizin. Ayrıca, değirmenlerin çevresinde yer alan restoran ve kafelerde yöresel lezzetleri tatma imkânı da bulabilirsiniz. Yel değirmenleri, Bodrum’un tarihi dokusunu oluşturan önemli yapılar arasındadır. Bu yapıların korunması ve restorasyonu, yapıların gelecekteki nesillere aktarılması açısından önemlidir.


  • Yazarın fotoğrafı: BODRUMDergi
    BODRUMDergi
  • 6 May 2023
  • 1 dakikada okunur
Bodrum merkez ile Gümbet arasında kalan Bardakçı Koyu’ndan; kale manzarası ve yel değirmenlerini izleyemeye doyamayacaksınız. Plajı ve temiz suyu ile tatilcilerin sık tercih ettiği mekânlardan biri olan Bardakçı koyuna, Bodrum merkezden yürüyerek 10-15 dakikada ulaşabilirsiniz.

Bodrum’un ünlü koylarından olan Bardakçı Koyu, misafirlerine kale manzarası eşliğinde denize girme fırsatı da sunuyor. Doya doya denize girmek, güneşlenmek ve doğal güzelliklerin tadını çıkarmak istiyorsanız burası tam size göre. Sahil ve deniz tabanı kum ile kaplı olan Bardakçı Koyu, çocuklu aileler tarafından en çok tercih edilen yerler arasında geliyor. Suyun ılık ve denizin yavaş yavaş derinleşiyor olması da diğer güzel yanı.


Ne Zaman Gidilir?

Mayıs ve eylül aylarında deniz oldukça temiz ve berrak. Kalabalık ve sıcak sevmeyenler ayrıca bütçesine uygun bir yer arayanlar için de bu aylar oldukça avantajlı olabilir. Koy, sırasıyla Club Voyage, Salmakis, Mavi Kumsal tarafından paylaşılıyor. Bu otellerde konaklarsanız plajlardan ücretsiz olarak yararlanabilirsiniz. Lüks oteller, pansiyonlar ve çeşitli restoranlar bu koyda oldukça fazla. Burada yer alan oteller, plajın büyük kısmını işgal ettiğinden dolayı, Bardakçı Koyu’nda ücretsiz bir halk plajı bulunsa da insanların ihtiyaçlarını karşılayacak büyüklükte değil maalesef.


Nasıl Gidilir?

Şehir dışından gelenlerin öncelikle Muğla’nın Bodrum ilçesine gelmeleri gerekiyor. Daha sonra özel araçları ile yolda bulunan tabelaları takip ederek ya da ilçe merkezinden kalkan servisler aracılığıyla koya ulaşmaları mümkün. Bodrum merkezden gelecekler ise Gümbet istikametine doğru yürürken yel değirmenlerine gelmeden önce sol tarafta kalan koya, yaklaşık 10-15 dakikalık yürüme sonrası ulaşabilir. Yürümek istemeyenler için merkezde taksi botlar da mevcut.



BODRUMDergi Web Sitesi © Yabancı Ses Prodüksiyon tarafından hazırlanmıştır.

bottom of page