top of page
  • Yazarın fotoğrafı: BODRUMDergi
    BODRUMDergi
  • 12 Kas 2022
  • 4 dakikada okunur
Bodrum Belediyesi, Bodrum Ticaret Odası ve Bodrum Kent Konseyi Coğrafi İşaret Çalışma Grubu, “Bodrum’un Yeşili” sloganıyla Yeşil Bodrum Mandalini ile ilgili farkındalık oluşması için bir proje başlattı. Bitez Mahallesi Köy içi Mevkii’nde bulunan Bodrum Belediyesi’ne ait yaklaşık 5 dönümlük mandalina bahçesinde gerçekleşen hasat etkinliğine; Bodrum Belediye Başkanı Ahmet Aras, Zülfü Livaneli, Ali Poyrazoğlu, Aylin Livaneli, Cem Seymen, Nebil Özgentürk gibi ünlü isimlerle birlikte iş dünyası ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri katıldı.


İlk Hasat Gerçekleşti

“Bodrum’un Yeşili” sloganıyla Bodrum Belediyesi, Bodrum Ticaret Odası ve Bodrum Kent Konseyi Coğrafi İşaret Çalışma Grubu iş birliğiyle “Yeşil Bodrum Mandalini Buluşması” gerçekleşti.


Bitez Mahallesi Köy içi Mevkii’nde bulunan Bodrum Belediyesi’ne ait yaklaşık 5 dönümlük mandalina bahçesinde gerçekleşen etkinliğe; Bodrum Belediye Başkanı Ahmet Aras, Bodrum Ziraat Odası Başkanı Mehmet Melengeç, Bodrum Kent Konseyi Coğrafi İşaretler Çalışma Grubu Kolaylaştırıcısı Erman Aras, TARKO Yönetim Kurulu Başkanı Cesur Öncel, sanatçılar Zülfü Livaneli ve Ali Poyrazoğlu ile mandalina üreticileri, yerel ve ulusal basın temsilcileri katıldı.



Buluşmada coğrafi işareti olan Bodrum Mandalinası’nın korunması, ekonomik değerinin artırılması ve bölgeye katma değerinin kazandırılması ile ilgili fikir alışverişi yapılırken yeşil mandalinanın kullanım alanlarının gösterildiği sunumlar da gerçekleşti. Misafirlere ikram edilen yeşil mandalinalı yiyecekler ile aromatik kokusuyla hayranlık uyandıran mandalina suyu içerikli içecekler, konuklar tarafından ilgi odağı oldu.


İlk hasat etkinliğinde konuşan Bodrum Kent Konseyi Coğrafi İşaretler Çalışma Grubu Kolaylaştırıcısı Erman Aras, Bodrum Mandalin Hareketi olarak Bodrum mandalini ile ilgili kendilerinin bir farkındalık yaratmak istediklerini belirterek şunları söyledi: “Sizlerin paylaşımlarıyla yeşil mandalini gündeme getirmek istiyoruz. Biz diyoruz ki gelin, bu yeşil örtüyü kaybetmeden koruyalım. Bodrumlular olarak, Bodrum işletmeleri olarak bunları menülerimize koyalım. Çiftçilerimiz paralarını kazanabilsinler ve bu bahçelerimizi korusunlar.



Dijital Kimlik

Eylül ayında Bodrum Mandalin Hareketi’nin öncülüğünde Bodrum Belediyesi ile birlikte çok önemli bir projeyi hayata geçireceğiz.Öğretim görevlilerimizle birlikte sahaya ineceğiz ve Bodrum’daki mandalin bahçelerini gezeceğiz, onlara dijital kimlik vereceğiz ve bunları planlarımıza işleyeceğiz. Bu kayıtlarla birlikte günlük ne kadar oksijen salıyoruz ne kadar karbon tutuyoruz, bunların hepsini günlük olarak vereceğiz. Tüm bunların olmasında bize destek veren Sevgili Belediye Başkanımıza ve emeği geçen herkese çok teşekkür ediyorum.”



Şimdi Yeşillenme Zamanı

Gazeteci, Televizyon Programcısı ve Ekonomist Cem Seymen ise projeyi duyduğunda çok heyecanlandığını belirterek şöyle dedi: “Bodrum’un mandalinası bir marka ama içinde daha önemli bir marka var, Bodrum... Bodrum kelimesinin kendisi satılabilir ama son dönemde baktığımda buna inanan çiftçi sayısı çok az. Eğer bu başarılacaksa mutlaka üreticinin ve gastronominin ikna edilmesi lazım. Burada her türlü restoranın sahibiyle heyecanlandıracak bir konuşma yapmamız lazım. Onlar inanmadan bunun katma değere dönüşmesi mümkün değil. Bodrum’da beton görmek istemiyorum. Yeşil görmek istiyorum diyen herkesin, Bodrum’u yeşillendirmek isteyen herkesin, Bodrum Mandalin Hareketi’ne katılması, inanması çok önemli. İnanırsak başaracağız. İnanmak şu küçücük mandalinayla başlıyor. Gelin, Bodrum’dan bir gıda, bir farkındalık ve bir bilinçlenme hareketi başlatalım ve tüm Türkiye’yi yeşile boyayalım. Betondan sıkıldık, şimdi yeşillenme zamanı. Ben de bunun bir parçası olarak hayatınıza katkı yapmaya söz veriyorum.”



Kokusu Vatan Demektir

Sanatçı Zülfü Livaneli ise Yeşil Bodrum Mandalini ile ilgili bir anısını paylaşarak, “Yeşil Bodrum Mandalini’nin kokusu benim için Bodrum demektir, vatan demektir, hasret demektir” dedi.

İkinci Plana İtildi



Endüstride Kullanılmalı

Bodrum’da mandalinanın tarihi ve son elli yıllık gelişimi ile ilgili bilgiler veren Bodrum Belediye Başkanı Ahmet Aras projeyle ilgili şunları söyledi: “Bodrum’un tarihinde mandalina 1950’lerden sonra Bodrum’da daha çok tercih edilmiş. Bizim büyüklerimiz incir bahçelerinin yerine mandalina dikerek mandalinacılığı Bodrum’da başlatmışlar. Mandalinacılık son 20 yılda turizmin çok yer tutmasıyla beraber ikinci plana itildi. Aynı zamanda diğer bölgelerin de mandalinacılık konusunda öne çıkmasıyla bizim Bodrum mandalinamız piyasada hak ettiği değeri bulamadı. Bodrum’un tarihinde önemli bir yeri olan mandalinanın piyasada hak ettiği yeri bulması için çalışmalar yürütüyoruz. Bizim isteğimiz, mandalinanın piyasada gerekli yerini bulabilmesi. Bunun tek yolu da mandalinanın endüstride kullanılabilmesi. Sağ olsun, Erman Bey ve Kaan Bey gibi girişimcilerin çabalarıyla lokum, kolonya, dondurma ve gazoza evrildi. Böylece sadece kışın yetişen mandalinadan dört mevsimde de faydalanabiliyoruz. Burada yapacağımız iş, bu mandalina yeşilken de onu değerlendirmek, yeşil mandalinayı ülkemize ve dünyaya tanıtmak. Mandalinanın yeşil hali salatalarda, içeceklerde, turşularda, yemeklerde, suda kullanılmak üzere alternatifli bir ürün.”



Proje kapsamında; Bodrum Yeşil Mandalini içerikli yiyecek ve içecek ürünlerinin restoran, otel, kafe ve barlarda kullanımını sağlamak adına çalışmalar başlatıldı. Projede, Bodrum’un önemli narenciye ürünü olan mandalinanın işletmelerin menülerinde yer alması ve türev ürünlerinin turizm destinasyonunda bulundurulması hedefleniyor. Etkinliğin son bölümünde bahçe içerisinde mandalina hasadı yapıldı.


Yeşil Bodrum Mandalini Projesi’ne Pernod Ricard Türkiye’den Kurumsal Destek

İlki gerçekleşen Yeşil Bodrum Mandalin hasat etkinliğine Pernod Ricard Türkiye destek oldu. Hasat etkinliğine katılan Pernod Ricard Türkiye Kurumsal İletişim Direktörü Zümrüt Yezdani Kedik, “Türkiye’nin coğrafi işaretli ürünlerine Pernod Ricard olarak sahip çıkıyoruz. Yeşil Bodrum mandalini dünyada sadece Bodrum’a özgü ve yaşatılması ve hatta dünyaya tanıtılması gereken bir ürün. Pernod Ricard olarak Türkiye’nin coğrafi işaretli ürünlerine sahip çıkmaya devam edeceğiz” dedi.


Kullanım Alanının Çeşitlenmesi İçin Özel Tarif

Keyifli anların yaratıcısı Pernod Ricard Türkiye, Bodrumlular’ın bu önemli çabasına Yeşil Bodrum Mandali’niyle hazırlanabilecek ve Ege’nin tüm enerjisini hissettirecek özel bir tarifle destek veriyor.


Malzemeler:

  • 4 adet Bodrum Mandalini

  • 1 tutam nane yaprağı

  • Yarım bardak madensuyu

  • 1 litre su

  • Buz

Yapılışı:


1 litre suyun içinde önce 4 adet Bodrum Mandalinini doğrayın. Ardından bir tutam nane yaprağını suyun içinde atın. Yarım bardak maden suyunu koyduktan sonra alabildiğince buz ekleyin. Daha çok vitamin almak için karışımın içine doğradığınız mandalinin kabuklarından da ekleyebilirsiniz. Buzdolabında biraz beklettikten sonra tüketebilirsiniz.


  • Yazarın fotoğrafı: Özge Zeki
    Özge Zeki
  • 6 Kas 2022
  • 4 dakikada okunur
26 yıldır aktif iş yaşamının içinde yer alan Fatma Özgün Apaydın, aromaterapinin pek çok alandaki faydasının yanı sıra iş yaşamında da etkili olduğunu kendi tecrübeleriyle keşfetmiş. Aromaterapi sayesinde elde ettiği mutlu iş yaşamının ipuçlarını ve reçetelerini bir kitap ile herkesle paylaştı.

“26 yıldır aktif olarak iş yaşamının içindeyim. Bu sürede, dünya devi bir marka olan Microsoft’ta ve uluslararası işler yapan bir Türk şirketi olan Borusan’da çalıştım. Hâlihazırda ailemin de ortak olduğu, 256 yıllık Alman bir şirket olan Hubergroup’ta ve aynı zamanda kendi kurduğum işte aromaterapi üzerine çalışmaktayım. Tüm bu iş yerlerinde mutlulukla çalıştım ve çalışıyorum. Pek tabii her birinde mutsuz olduğum zamanlar ve çalışmalar oldu, zaten aksi düşünülemez. Ancak çalıştığım tüm iş yerlerini gözden geçirdiğimde, hepsini mutlu ve olumlu olarak hatırlıyorum.


Hatta mutluluğumun yıllar geçtikçe arttığını çok net olarak söyleyebilirim. Peki ne olmuştu da geçen yıllarla birlikte mutluluğum artmıştı? Yıllar geçtikçe artan mutluluğumu analiz ettiğimde, şu sebepleri görüyorum:


Yaşla birlikte olgunlaştığım için olaylara ve insanlara bakış açım daha hoşgörülü hâle geldi.

Bu durum pek çok insan için geçerlidir şüphesiz. Hayat bizi eğitirken yontar, şekillendirir ve kendimizin daha iyi bir versiyonu olmamız için bizi yönlendirir. Aynı ağaçlar gibi, yaşımız ilerledikçe daha bilge, daha dayanıklı, daha hoşgörülü ve daha huzurlu olmaya başlarız, en azından çabalarız. Ben de bu döngüden geçerek bugünlere ulaştım.


İkinci önemli sebebin, çalıştığım iş yerlerinin ve yaptığım tüm işlerin benim için birer anlam ifade etmesi olduğunu görüyorum.

Mesela Microsoft’ta çalışırken hem dünyanın en iyi şirketlerinden birinde olmanın verdiği hazzı yaşıyordum hem de Microsoft yazılımları sayesinde insanların potansiyellerini ortaya çıkarmalarına vesile oluyordum. Hubergroup’taki işimiz matbaa ve ambalaj mürekkepleri üzerine. Huber’in ürettiği mürekkepler sayesinde kitaplar basılabiliyor, ambalajlar daha kaliteli ve güzel hâle gelebiliyor, yani topluma değer katıyoruz. Kendi işim olan aromaterapi ise benim için yaptığım en anlamlı iş. Yani, insana ve yaşama fayda sağlayan, dokunan, hizmet eden işler beni mutlu ediyor. Bunun için müteşekkirim.


Üçüncü sebep ise, hayatıma girmesiyle çok önemli bir fark yaratan aromaterapinin, beni kendini daha mutlu hisseden bir insan hâline getirmesi.

Aromaterapi ile bir eğitimde tanıştım ve bu eğitim, hayatımdaki dönüm noktalarından biri oldu. Aromaterapiyi uygulayarak hem daha keyifli bir özel yaşama ve iş yaşamına sahip oldum, hem de aromaterapi sayesinde yeni bir iş kurdum ve kendi işimi yapmanın ayrıcalığına ulaştım. Aromaterapi dünyası çok zengin, derin, keyifli ve mutluluk veren bir dünya. Çünkü içinde kokular ve bitkilerin enerjileri var. Bu dünya bize gizemli sürprizler sunuyor ve küçücük bir şişeden çıkan kokular sayesinde duygularımız, algımız ve düşüncelerimiz değişebiliyor. Aromaterapi benim dünyamı zenginleştirdi ve geliştirdi, pek çok kişininkini de değiştirdiğine tanık oldum.


Bu rehberde amacım, aromaterapi sayesinde elde ettiğim mutlu iş yaşamının ipuçlarını sizlerle paylaşmak. Pek tabii mutluluğun tek bir tanımı olmadığı gibi, ona ulaşmanın da tek bir yolu yok. Ben size kendi yolumu ve kendi hikâyemi açıyorum. Dileğim, bu hikâyeden esinlenerek sizin kendi yolunuzu ve mutluluğunuzu bulmanız. Bu rehberde yer alan bilgilerle aromaterapiden faydalanmanızı, bu sayede iş yaşamında artan mutluluğa ulaşmanızı ve yaşam yolculuğunda sevginin ışığı ile ilerlemenizi diliyorum.”


İş yaşamında mutluluk nedir?

Mutluluğun tanımı kişiden kişiye göre farklılık gösterir. Doğumumuzla getirdiğimiz özelliklerimiz, yetiştiğimiz aile ortamı, tecrübelerimiz, yakın çevremizdeki insanlar ve olaylar, algımız ve daha pek çok şey mutluluğun kişisel tanımını değiştirir. Bu nedenle, ‘Mutlu bir İş Yaşamı’ edinmek için öncelikle, kendi mutluluk tanımımızı bulmamız gerekir. İş yaşamındaki mutluluğun benim için tanımı; huzurun, yeniliğin, öğrenmenin, fırsatların ve sevginin bulunduğu bir ortamda, kendi çabamı, cesaretimi ve yeteneklerimi ortaya koyarak başarıya ulaşmaktır. Tüm bu kavramların oluşması için içsel huzurun kilit rol oynadığını düşünüyorum. Kendi iç dünyamda huzurlu ve barış içinde hissedersem ancak o zaman merak ederim, ilgi gösterebilirim, öğrenebilirim ve çabamı ortaya koyabilirim. Aromaterapi bu noktada devreye girerek, iç huzurumu sağlama konusunda kokular yoluyla bana yardımcı oluyor. Mutluluğa ulaşmak için bizi rahatsız eden gündelik can sıkıcı konulara da çözüm bulmamız gerekir. Mesela başım, boynum ya da kaslarım ağrıyorsa, mutluluğa ulaşmam daha zor olacaktır. Aromaterapide kullanılan uçucu yağlar sayesinde, ağrımı geçici olarak hafifletebilir, işime daha kolay odaklanabilirim.


İş yaşamındaki mutluluğun önündeki en önemli engellerden biri stresi yönetememektir. Stres, iş yaşamının da özel yaşamımızın da doğal bir parçası. Ancak dozuna ve nasıl yönetildiğine bağlı olarak, bize başarı da hayal kırıklığı da yaşatabilir. Aromaterapinin devreye girdiği en güçlü alanlardan bir diğeri de stres yönetimi konusunda kokular yoluyla bize destek olmasıdır. Ayrıca çalışırken odaklanmam gerektiğinde, cesaretimi artırmak istediğimde, kendime verdiğim değeri hissetmek için ve daha pek çok konuda aromaterapiden faydalanıyorum.


Sizin için iş yaşamında mutluluk nedir?

İş yaşamındaki mutluluk ile ilgili yapılan yüzlerce çalışma var. Bu çalışmaların çoğu iş yerindeki mutluluğun şirketlerin başarısını, mali sonuçlarını ve çalışan memnuniyetini olumlu yönde etkilediğini gösteriyor. Benzer şekilde mutluluk, kişilerin de şirkette daha uzun süre çalışmalarını, kendilerini daha sağlıklı ve anlamlı hissetmelerini sağlıyor. Çünkü mutluluk pozitif düşünceyi, sağlığı, başarıyı beraberinde getiriyor ve stresi azaltabiliyor. Buradaki kilit konu, mutluluğun bir bütün olduğunu unutmamak. Yani kişinin işteki ve özel hayatındaki mutluluğu birbirini direkt etkiliyor. Birey işte mutluysa fakat hayatının diğer alanlarında memnun değilse, genel mutluluk veya refah düzeyi daha düşük oluyor. Aynı şekilde, kişinin sağlık veya özel sorunları varsa, insanlar duygusal varlıklar olduğu için, bu durum iş yerindeki üretkenliğine ve mutluluğuna etki ediyor. Aromaterapinin faydası da işte tam burada ortaya çıkıyor. Aromaterapi uygulamaları yalnızca iş yerinde değil, hayatımızın her alanında bize yardımcı oluyor. İş ve özel yaşamdaki dengeyi kurmak için bize rehberlik ediyor. Çalışanlar sadece çalışanlar değil, kişisel ve ailevi bağları olan insanlardır. Şirketlerin bu bağlantıyı iyi anlamaları, iş yeri mutluluğu için kritik önem taşıyor. Aromaterapi bize bu bağı kurmamız, anlamamız ve dengelememiz için yardımcı olmaya hazır. Siz yaşamınızda aromaterapiyi denemeye hazır mısınız?


Kullanma Rehberi

Bu eserimde, iş yaşamındaki mutluluğum için önemli olduğunu düşündüğüm konularda aromaterapiden çokça faydalandığım 19 temayı seçtim. Kitap/defter içinde bu temalar hakkında aromaterapiyi nasıl uygulayabileceğine dair pratik bilgiler ve formüller bulacaksın.

Aromaterapi kişiye özel bir uygulama yöntemi ve herkese hitap eden kokular farklılık gösterebilir.


Bu eserde amaç; sana en uygun, sana kendini en iyi hissettiren esansiyel yağı bulman için fırsat yaratmak. Bu da ancak deneyimleme ile mümkün olabilir. Defterdeki boş sayfalara, denediğin esansiyel yağların ve bu sayede kokuların ve bitkilerin sana neler hissettirdiklerini yazabilirsin. İleriki sayfalarda, aromaterapi ile ilgili temel bilgileri, uygulama ile ilgili ipuçlarını ve güvenli kullanım bilgilerini bulacaksın. Bu kısmı mutlaka okumanı öneriyorum, bu sayede doğru ve güvenli uygulamalar yapabilirsin.


Bu eser; hem bir kitap hem de bir defter olarak tasarlandı. Yazarı sadece ben değilim, defter kısmını yazacak olan sensin aynı zamanda... Boş sayfalara kendi iş ya da özel yaşamına ait her şeyi yazmakta özgürsün. Duyguların, işinden ve yaşamdan beklentilerin, mutluluk tanımın, mutlu olduğun ve bazen mutlu olmadığın günlerde yaşadıkların, bu günlerde aromaterapiden nasıl faydalandığın, bazen içinden çıkamadığın düşüncelerin, hayallerin ve kendin...


Çünkü mutlu bir yaşama ancak kendimizi anlayarak ve kendimize ulaşarak sahip olabiliriz... Keyifli bir deneyim dileğiyle...”



  • Yazarın fotoğrafı: BODRUMDergi
    BODRUMDergi
  • 5 Eyl 2022
  • 2 dakikada okunur

Güncelleme tarihi: 17 Eyl 2022

Hazır giyim sektörünün en yenilikçi temsilcilerinden Nocturne ve önde gelen tasarımcı markası Lug Von Siga, yarattıkları kapsül koleksiyonla modaseverleri sürdürülebilirlik ekseninde felsefi bir yolculuğa çıkarıyor.

Nocturne, dünyaca ünlü çağdaş tasarımcı markası Lug Von Siga ile çok özel bir iş birliğine imza attı. Lug Von Siga’nın Kurucusu ve Kreatif Direktörü Gül Ağış’ın tasarım gücü ile Nocturne’ün hazır giyim tecrübesini felsefi bir konseptte buluşturan Lug Von Siga x Nocturne Kapsül Koleksiyonu #WhatIsYourUniverse, sürdürülebilir tasarımları ve sürreal hikâyesi ile farklılaşıyor.


#WhatIsYourUniverse sorusundan yola çıkarak gerçeklik kavramının boyutlarını sorgulatan koleksiyon, kişiye moda aracılığıyla “kendinin farkına var, gerçekliğini bil” mesajını veriyor. Kimi zaman zihnin bedenden farklı diyarlarda gezinmesi, bazense insanın “mış gibi” yapıp bambaşka bir karaktere bürünmesi, Lug Von Siga x Nocturne koleksiyonunda aidiyet duygusu ile gerçeklik algısı arasında mekik dokuma hâlini doğuruyor.


Tamamı çevreye duyarlı materyallerden oluşan 25 parçalık seçkide; tasarımların ilk bakışta kelebeği andıran soyut desenleri çarpıtılmış gerçekliği temsil ediyor. Kampanya çekiminde kullanılan aynalar, hakikatin farklı yansımalarına gönderme yapıyor. Geri dönüştürülmüş polyester ve keten, koton gibi doğa dostu malzemelere sahip elbise, etek, pantolon ve bluzlar, Lug Von Siga imzalı floral desenleri ve rengârenk nakışlarıyla yazın sıcaklığını pekiştiriyor. Elbiselerin özgün yaka ve kol detayları, romantik silüetleri beraberinde getiriyor.


Koleksiyonun Kreatif Direktörlüğünü üstlenen Gül Ağış, Lug Von Siga x Nocturne iş birliğine dair düşüncelerini şöyle özetliyor: “Gittikçe dijitalleşen dünyada gerçekliğimizi her zamankinden daha fazla sorgularken, Nocturne ile beraber kişisel farkındalığa ışık tutacak bir tasarım yolculuğuna çıktık. Çünkü içimize ne kadar dönersek, doğaya, gezegenimize yani gerçekliğimize o denli yakınlaşacağımızın bilincindeyiz. Çoğumuz, gerek hayallerimiz gerekse benliğimizden farklı bir noktada, fiziken bulunduğumuz yerden çok uzaktayız. Hazırladığımız kapsül koleksiyonla ‘mış gibi’ davranarak yarattığımız farklı boyutlarımıza dikkat çekmeyi amaçladık. Herkesi kendisi olmaya davet eden Lug Von Siga x Nocturne koleksiyonu, ulaşılabilir lüksü sürdürülebilir ve felsefi bir duruşla sunuyor. Nocturne, yenilikçi çalışmalarıyla uzun süredir severek takip ettiğim, vizyonumuzun örtüştüğünü gözlemlediğim bir markaydı. Daha önceki hiçbir iş birliği önerisine, ‘mış gibi’ görünmesini istemediğimden sıcak bakmamıştım. Nocturne ile birlikteliğimiz, her bakımdan ‘gerçek’ olmasından dolayı da benim için çok özel.”


Nocturne Yönetim Kurulu Başkanı Can Tarlan ise görüşlerini şöyle aktarıyor: “Lug Von Siga’nın uluslararası çapta elde ettiği başarıları hep beğeni ve gururla takip ediyordum. Bir tasarımcı markasıyla güçlerimizi birleştirip ulaşılabilir lüksü farklı bir açıdan yorumlama fikrine yoğunlaştığımızda, aklımıza ilk gelen isim Gül Ağış oldu. Ağış’ın modaya orijinal bakış açısı, tasarım alanındaki ustalığı ve kuvvetli hikâye anlatıcılığı, Nocturne’ün genç, dinamik, renkli dünyasıyla buluştu ve ortaya uzun yıllar keyifle giyilebilecek çok özel parçalar çıktı.”


Bodrum Dergi Web Sitesi © Yabancı Ses Prodüksiyon tarafından hazırlanmıştır.

bottom of page