top of page
  • Yazarın fotoğrafıSeda Küçük

Kanallar Şehri: Venedik

Venedik’in meydanlarında oturup kanallarını seyrederken eşsiz hayallere dalacak ve kendinizden geçeceksiniz. Sokaklarında yürüyerek ya da gondolla nefes kesen kanallarında süzülerek gezebileceğiniz ve gezerken büyüsüne kapılacağınız bir yer burası.


Bir zamanlar Avrupa’nın en varlıklı şehirlerinden biri olan Venedik, 118 adanın üzerine kurulu kanallarla ayrılmış, köprülerle bağlanmış bir İtalya şehridir. İtalya’nın Adriyatik sahilinde, lagünün merkezine ağaçtan temel kazıklar çakılarak üzerine inşa edilen şehir dünyaca ünlüdür. Âşıklar, balayı çiftleri ve romantik bir tatil yapmak isteyenlerin ilk aklına gelen yerler arasındadır.




Venedik, birçok isimle anılmaktadır. “Kanallar Şehri”, “Sular Şehri”, “Köprüler Şehri” ve dünyaca ünlü maskeleri nedeniyle “Maskeler Şehri.” Sokaklarında yürüyerek ya da gondolla nefes kesen kanallarında süzülerek gezebileceğiniz ve gezerken büyüsüne kapılacağınız bir yer burası. Venedik, sahip olduğu Akdeniz iklimi dolasıyla kışın dahi aşırı soğuk değildir. İlkbahar ve sonbaharda genelde hava güzeldir. Venedik’in en güzel zamanı ise nisan ayından ekim ayına kadar olan zamandır. Şehir, kasım ve aralık aylarında gelgit olayı ile sular altında kalabilir.


Bilim adamlarının tahminleri doğruysa iklim değişimleri, depremler, doğal afetler ve ekonomik sebepler nedeniyle tabiat ana bu şehrin kaybolmasına karar vermiş durumda.

Bu güzel şehir, dünyanın en romantik şehirlerindendir. Ne yazık ki son 1000 senedir ufak ufak batıyor ve son 100 yılda batışı %300 artmış durumda. Son 100 yıl içinde 24 santimetre batan şehir için İtalya hükümetinin çeşitli projeler üzerinde çalışmaları sürüyor. Kurtarılabilecek mi? Kimse bilmiyor…



Tarihçesi

Roma İmparatorluğu döneminde kurulmuş olan Venedik, imparatorluğun dağılmasıyla birlikte Bizans İmparatorluğu’nun yönetimi altına girmiştir. Dağınık bir yapıya sahip olan şehirde Bizans etkisi çok fazla hissedilmediğinden hızlı bir şekilde gelişmeye devam etmiştir. Bölgedeki yerli halk tarih boyunca geçimini balıkçılıkla sağlamıştır. Altın çağı boyunca Bizanslılar ve İslam dünyasıyla güçlü ticaret bağlantıları olmuştur. On üçüncü yüzyılın sonlarında 3.300’den fazla Venedik ticaret gemisi Akdeniz ticaretine yön vermiştir. Akdeniz ticaretinin hâkim devletlerinden biri olarak hem devlet hem de halk zenginleşmiştir. Bu refah dönemi boyunca şehrin en önde gelen aileleri daha büyük saraylar yaptırmak ve en yetenekli sanatçıları desteklemek için birbirleriyle yarışmışlardır. Bu sayede Venedik, sanat ve mimaride büyük bir gelişim göstermiştir. Rönesans döneminde önemli bir rol oynayarak pek çok sanatçıyı ağırlamıştır. Bu sanatçıların da etkisiyle şehir önemli bir tarihi birikime sahip olmuştur ve günümüze kadar korunabilen pek çok tarihi eseriyle görülmeye değer bir şehirdir. Tüm Venedik şehri ve lagünü 1987 yılında tarihi ve mimarisi nedeniyle Unesco Dünya Mirasları listesine girmiştir.


Aktiviteler

Tarihi eserler açısından son derece zengin bir kent olan Venedik’i gezmeye doyamayacaksınız.

San Marco Meydanı’nı görün

Meydan hareketli ve bir o kadarda büyülü yapılarıyla tam bir sanat eseri. Burada yer alan St. Mark’s Bazilikası, Doge’s Palace(Dükler Sarayı) ve 1496 yılından kalma saat kulesi Torre dell’ Orologio öncelikle gezmeniz gereken yerler arasında. Meydanda yer alan eşsiz Ahlar Köprüsü’nü ise dışarıdan görebilirsiniz ancak üzerinden geçmek için Dükler Sarayı’na giriş biletiniz olmalı. San Marco Meydanı aynı zamanda maskeli baloların düzenlendiği en büyük açık hava balo salonlarından biridir.


Gondol veya Traghetto’ya binin

Venedik’te yapılan hiçbir aktivite şehrin kanallarında gondolla gezmenin yerini tutmaz. Bu yüzden Gondol’a binmeden Venedik’ten dönmeyiniz! 80-100 euro arasında değişen 30 dakikalık gondol turlarının fiyatı maalesef biraz tuzlu. Ancak bir gondolu 6 kişiye kadar paylaşabiliyorsunuz.


Burano Adasını gezin

Adanın sokaklarında dolaşmaktan oldukça keyif alacaksınız. Rengârenk binalarıyla sosyal medya hesaplarınızı hareketlendirip takipçilerinize görsel bir şölen yaşatabilirsiniz. Ada aynı zamanda dantel işçiliği ile ünlü. Fırsat bulabilirseniz dantel atölyelerini de gezebilirsiniz.


Aqua Alta kitabevini görün

Dünyanın en ilginç kitabevleri arasında yer alan Aqua Alta kanal üzerindeki binalardan birinin altında yer alıyor. Gondolların içine yerleştirilmiş kitapları, kedisi, çiçekleri ve şapkalarıyla oldukça değişik bir yer.


Campanile Çan Kulesi’nden Venedik’i seyredin

M.S 888 ve 912 yılları arasında yapılan Campanile’nin çökmesi üzerine 1902’de aynısı yeniden yapılmış. En ilginç yerleşim düzenine sahip olan adalar ve kanallar şehri Venedik’i mutlaka yüksekten görmelisiniz. Şehirdeki en yüksek yapı olan (99 metre) Campanile, gün batımında sizlere büyüleyici bir manzara sunuyor.

Şehrin büyüsüyle Vivaldi dinleyin

İtalyan barok klasik müzik bestecisi, virtüöz kemancı ve “Kızıl rahip” lakabıyla tanınan Vivaldi’yi memleketinde dinlemek bambaşka bir deneyim olacak. Kaliteli bir Vivaldi dinletisi arıyorsanız. Venedik Barok Orkestrası ya da La Fenice Orkestrasını tercih etmelisiniz.


Müzeleri gezin

Collezione Di Peggy Guggenheim müzesi, Museo Marciano, Dükler Sarayı, arkeoloji müzesi, deniz müzesi, Gallerie Dell Academia ve dahası… Gitmeden yapacağınız küçük bir ön araştırmayla hangi müzeleri gezeceğinize karar verebilirsiniz. Neredeyse adım başı bir müze bulunan Venedik’te müzeleri gezerken zaman planlaması önemli unutmayın.

Venedik Karnavalına katılın

Kötü bir anının karnavala dönüşen hikâyesini yaşamak için şubat ayında kesinlikle Venedik’te olmalısınız. Geçmişte yaşanan veba salgını nedeniyle Venedikliler yüzlerindeki yaraları gizlemek için maske takarlarmış ve yıllar sonra bu kötü anı bir karnavala dönüşmüş. İnsanlar maskeleri ve birbirinden güzel kostümleriyle karnaval boyunca Venedik sokaklarını dolduruyor. Düzenlenen çeşitli sanat etkinlikleri ve konserler de karnaval süresince devam ediyor.



Mutfak

Tarihi yüzyılları bulan çok eski ve köklü bir mutfak kültürüne sahip olan şehirde enfes tatlar var. Makarna, pizza, risotto ve tiramisu gibi ünü dünyaya yayılan lezzetlerle tanınan bir ülke İtalya. Ancak Venedik kendi içinde bambaşka bir mutfağa sahip. Bu yüzden Venedik’e gidip de klasik İtalyan lezzetlerinin peşine düşmeyin! Günlük olarak lagünde tutulan taze balık ve deniz ürünlerinden yapılan Baccala Mantecato, Sarde In Saor veya Moleche gibi yemekler deneyebileceğiniz özel lezzetlerden birkaçı. Fritelli Veneziana ise Venedik’in en sevilen tatlısı. Bir çeşit donut. Venedik’in dar sokaklarında oturmuş yüzyıllar öncesinde yaşananların atmosferine kapılmışken Venedik’e özgü bir kokteyl olan Bellini’nin de tadına bir bakın derim.



Ulaşım

Venedik’e ulaşmak için doğrudan havayolunu kullanabilirsiniz. Bazı firmalar Marco Polo Havalimanı’na doğrudan ve aktarmalı seferler düzenlemektedir. Uçuş yaklaşık 2,5 saat sürüyor. Ya da İtalya’nın Roma, Milano ve Floransa gibi diğer turistik şehirlerine iniş yapıp sonrasında demir yolunu kullanarak Venedik’e ulaşabilirsiniz.

Comentários


bottom of page