top of page
Yazarın fotoğrafı: Prof. Dr. Mete Güngör
Prof. Dr. Mete Güngör
22 Şub
3 dakikada okunur
Lazer teknolojileri, kadın sağlığında yalnızca estetik beklentilere değil; fonksiyonel sorunlara ve yaşam kalitesini etkileyen pek çok şikâyete de modern, güvenli ve konforlu çözümler sunmaktadır. Cerrahiye alternatif ya da tamamlayıcı olarak kullanılan bu yöntemler; genital bölge renk açmadan vajinal rejuvenasyona, idrar kaçırmadan menopozal yakınmalara kadar geniş bir alanda, kısa sürede ve minimal invaziv yaklaşımlarla etkili sonuçlar sağlayabilmektedir.


Modern, Güvenli ve Etkili Tedavi Günümüzde lazer teknolojileri, kadın sağlığı alanında cerrahiye alternatif veya tamamlayıcı birçok güvenli ve konforlu tedavi seçeneği sunmaktadır. Genital bölgeye yönelik lazer uygulamaları; estetik kaygıların yanı sıra fonksiyonel sorunların ve yaşam kalitesini düşüren şikâyetlerin giderilmesinde de etkin biçimde kullanılmaktadır.


1. Genital Bölgede Renk Açma (Genital Bleaching)

Lazerle renk açma işlemleri; dış genital bölgedeki büyük dudaklara (labia majora) ve perine–anüs çevresine uygulanmaktadır. Genital bölgedeki koyulaşma temel olarak, östrojen hormonlarının melanin üreten melanosit hücrelerini uyarması sonucu gelişir. Bunun yanı sıra yaşlanma, gebelik, epilasyon yöntemleri, ultraviyole ışınları, hormonal bozukluklar (örneğin polikistik over sendromu, Cushing hastalığı), bazı ilaçlar, cerrahi işlemler ve genetik yatkınlık da renk koyulaşmasına neden olabilir. Lazer uygulamasında, kişinin cilt rengi ve koyulaşmanın derecesine göre cihaz ayarları yapılarak melanin pigmentleri hedef alınır. İşlem genellikle önceden uygulanan lokal anestezik kremlerle gerçekleştirilir ve ortalama 15–20 dakika sürer. Sonuçlar çoğunlukla bir ay içinde belirginleşir. Amaç, genital bölgenin doğal ve sağlıklı rengine kavuşmasını sağlamaktır.


2. Lazer ile Vajinal Daraltma (Vajinal Rejuvenasyon)

Lazerle vajinal daraltma, cerrahi olmayan, anestezi gerektirmeyen, ağrısız ve hasta konforu yüksek bir uygulamadır. Lazer enerjisi vajinal dokuda kollajen liflerini ısıtarak kan dolaşımını artırır; liflerin kısalıp kalınlaşmasını sağlayarak dokunun toparlanmasına, elastikiyet kazanmasına ve vajinanın daralmasına yardımcı olur. Bu yöntem, vajinal genişleme nedeniyle cinsel hazda azalma yaşayan kadınlar için etkili bir seçenektir. Ancak idrar torbası, bağırsak veya rahim sarkması gibi ileri anatomik sorunlarda cerrahi vajinoplasti daha uygun olabilir.

İşlem genellikle jinekolojik muayene masasında, 10–20 dakika içinde tamamlanır. Sonrasında birkaç gün hafif pembe akıntı, ardından 7–10 gün açık renkli akıntı görülebilir. Hafif yanma hissi normaldir. Çoğu hastada işlemden yaklaşık bir hafta sonra cinsel ilişkiye girilmesinde sakınca yoktur. Genellikle 1 ay arayla 2–3 seans önerilir; etkinin korunması için 2–3 yılda bir tekrar edilebilir.



3. Lazer ile İdrar Kaçırma (Stress Üriner İnkontinans) Tedavisi

Gülme, hapşırma, ağır kaldırma gibi efor sırasında ortaya çıkan idrar kaçırma (stress üriner inkontinans), genç kadınların yüzde 4–14’ünü, menopoz sonrası kadınların ise yaklaşık yüzde 50’sini etkileyen yaygın bir sorundur. Özellikle vajinal doğum yapan kadınlarda daha sık görülür. Hafif ve orta dereceli vakalarda lazer, cerrahiye gerek kalmadan etkili bir tedavi seçeneği sunar. Lazerin fototermal etkisiyle mesane boynu dokusunda yeni kollajen sentezi uyarılır, doku güçlenir ve toparlanır. Cerrahi yöntemler genel anestezi altında yapılırken, lazer uygulaması yaklaşık 15 dakika sürer, kesi gerektirmez ve hasta aynı gün günlük yaşamına dönebilir. Genellikle 4 hafta arayla 2–3 seans uygulanır.


4. Menopozal Genitoüriner Sendromda (GSM) Lazer Tedavisi

Menopoz veya bazı cerrahi ve onkolojik tedaviler sonrası gelişen östrojen eksikliği, genital bölgede kan dolaşımının azalmasına ve vajinal atrofiye yol açar. Menopoz sonrası kadınların yaklaşık yarısında; kuruluk, kaşıntı, yanma, enfeksiyonlara yatkınlık ve cinsel ilişki sırasında ağrı görülür. Bu tabloya genitoüriner sendrom (GSM) adı verilir. GSM tedavisinde en etkili yöntem lokal östrojen uygulamalarıdır. Ancak hormonal tedavi kullanamayan hastalarda lazer, ameliyatsız ve anestezisiz bir tamamlayıcı seçenek olarak öne çıkar. Lazer, vajinal dokuda kan dolaşımını ve kollajen üretimini artırarak kuruluk, darlık, kaşıntı ve ağrı şikâyetlerini azaltır. Genellikle 4 hafta arayla 2 seans yeterli olmaktadır.



5. Genital Siğil Tedavisinde Lazer

Genital siğiller, insan papilloma virüsü (HPV) kaynaklı lezyonlardır ve hem kadınlarda hem erkeklerde görülebilir. Lazer tedavisi, siğil dokusunu hedefe yönelik olarak buharlaştırır ve çevre sağlıklı dokulara minimum zarar verir. Avantajları arasında düşük kanama riski, kısa iyileşme süresi ve iz kalma ihtimalinin azalması yer alır. İşlem genellikle lokal anestezi altında yapılır ve çoğu hasta aynı gün normal yaşamına dönebilir. Gerekli durumlarda birden fazla seans uygulanabilir.


6. Liken Sklerozda Lazer Tedavisi

Liken skleroz, özellikle vulvar bölgede görülen kronik ve inflamatuvar bir hastalıktır. Kaşıntı, yanma, ağrı ve ciltte incelme ile seyreder; yaşam kalitesini ve cinsel sağlığı ciddi biçimde etkiler. Standart tedavi yüksek potentli topikal kortikosteroidlerdir. Ancak tedaviye yanıtın yetersiz olduğu veya yan etkilerin ortaya çıktığı durumlarda lazer, tamamlayıcı bir seçenek olarak değerlendirilebilir.


7. Vulvar Vestibulit Sendromunda Lazer Tedavisi

Vulvar vestibulit sendromu, vestibuler bölgede kronik ağrı ve aşırı hassasiyetle karakterizedir. Cinsel ilişki sırasında ağrı, tampon kullanımıyla rahatsızlık sık görülür. CO₂ ve Er:YAG lazer uygulamaları, vestibuler bölgede kontrollü mikrotermal etki oluşturarak sinir uçlarının aşırı duyarlılığını azaltır, kan dolaşımını artırır ve doku elastikiyetini iyileştirir. Bu sayede semptomların hafiflemesine katkı sağlar.

Yazarın fotoğrafı: BODRUMDergi
BODRUMDergi
20 Ara 2025
1 dakikada okunur
Kaşkaloğlu Göz Hastanesi Başhekimi Doç. Dr. Bilgehan Sezgin Asena, halk arasında bilinenin aksine, astigmat rahatsızlığının lazerle tedavisinin mümkün olduğunu söyledi.


Sık görülen görme kusurlarından biri olan astigmatın, gözlük kullanılmadığında baş ağrısı, bulanık görme ve netlik kaybı gibi rahatsızlıklara neden olduğunu belirten Asena şunları söyledi:



Doç. Dr. Bilgehan Sezgin Asena
Doç. Dr. Bilgehan Sezgin Asena

“Femtosaniye Lasik uygulamasıyla astigmat tedavisinde başarılı sonuçlar alabiliyoruz. Lasik operasyonları dünyada yaygın olarak uygulanıyor. Lasik, excimer laser ile kornea tabakasına yeniden şekil verilerek kırma kusuru dediğimiz göz bozukluklarının düzeltilmesi işlemidir. Kırma kusuru olarak tanımladığımız göz bozuklukları; miyopi, hipermetropi ve astigmattan oluşuyor. Lasik sayesinde bu bozukluklar düzeltilebiliyor.






Görme Kalitesi Yükseliyor

Miyop ve hipermetropta olduğu gibi astigmat tedavisinde de femtosaniye lasik uygulaması gerçekleştiriyoruz.Halk arasında astigmatizmanın lazerle düzeltilemediğine dair yanlış bir kanı hakim. Astigmat da miyopi ve hipermetropi gibi belli sınırlara kadar lasik cerrahisiyle düzeltilebiliyor. Eğer 1 numaranın üzerinde astigmat varsa ve hastanın göz yapısı uygunsa lazer tedavisiyle görme kalitesi eski seviyesine döndürülebiliyor. Astigmatı olan bazı hastalar kontakt lens kullanamıyor ve yüksek numaralı astigmatlarda lensler de yeterli olmuyor. Eğer göz yapısı uygun değilse ve numara çok yüksekse, göz içi lens (ICL) tedavisi uyguluyoruz ve bu yöntemle de iyi sonuçlar alabiliyoruz.



Femtosaniye lasik tedavisinde iki göze de aynı operasyondan yapıyoruz ve işlem birkaç dakika sürüyor. Ameliyat hazırlığıyla birlikte, hasta 10 - 15 dakika ameliyathanede kalıyor. Hastanın ameliyat olduğu gün dinlenmesi ve gözünü kapalı tutması gerekiyor. Ertesi gün ise normal yaşantısına dönebiliyor.”

BODRUMDergi Web Sitesi © Yabancı Ses Prodüksiyon tarafından hazırlanmıştır.

bottom of page