top of page
  • Yazarın fotoğrafı: Seda Küçük
    Seda Küçük
  • 12 Şub 2025
  • 2 dakikada okunur

Güncelleme tarihi: 12 Şub 2025

Bolu’da yaşanan otel yangını, turizm sektöründe iş sağlığı ve güvenliğinin (İSG) ne kadar kritik olduğunu gösteren somut bir örnek olarak ele alınabilir. Bu olay, özellikle acil durum planlamalarının ve yangın güvenlik önlemlerinin yetersizliğinin yaratabileceği ciddi sorunlara dikkat çekmektedir. Yangın sırasında otel çalışanlarının ve misafirlerin hızlı tahliye edilememesi; İSG konusunda alınması gereken tedbirlerin sadece kâğıt üzerinde kalmaması, uygulamada da etkin olması gerektiğini bir kez daha göstermiştir.


Otel yangınları gibi olaylar, önlenebilir kaza kategorisinde yer almakta ve bu tür kazaların etkilerini minimize etmek için belli başlı önlemlerin uygulanması gerekmektedir. Yangın algılama sistemleri, düzenli olarak yapılan acil durum tatbikatları ve yeterli sayıda çıkış kapısı, otel ortamlarında İSG standartlarının temel unsurlarıdır. Yangına karşı alınabilecek diğer önlemler arasında yangın algılama ve alarm sistemleri, yangın söndürme ekipmanlarının kullanımı konusunda personelin eğitilmesi, acil durum kaçış planları ve yönlendirme levhaları ile eğitim ve tatbikatlar yer almaktadır.


Turizm sektörü; çalışanların ve misafirlerin bir arada bulunduğu, dolayısıyla çok yönlü bir İSG planlaması gerektiren bir sektördür. Bir otelde çıkacak yangın ya da başka bir acil durum sadece o an orada bulunan bireyleri değil, aynı zamanda otelin itibarını ve sektörün geneline olan güveni de etkiler. Bu nedenle, İSG uygulamalarının etkin bir şekilde hayata geçirilmesi, hem çalışan sağlığını ve güvenliğini sağlar hem de otelin uzun vadede başarılı bir hizmet sunmasına katkıda bulunur.


Turizm işletmelerinde İSG konusunda alınacak önlemlerin etkinliği, sürekli bir iyileştirme ve denetim mekanizması ile mümkün olabilir. Olası tehlikelerin önceden belirlenmesi ve bu tehlikelere karşı önlemlerin alınması, bir risk değerlendirme planının parçasıdır. Otel içerisindeki İSG uygulamalarının belirli aralıklarla denetlenmesi, eksikliklerin zamanında tespit edilmesine ve giderilmesine olanak tanır. Çalışanların yanı sıra yöneticilerin de İSG konusunda bilinçlendirilmesi, bu konudaki sorumlulukların daha etkili bir şekilde yerine getirilmesini sağlar.


Bolu’da yaşanan otel yangını; turizm sektöründe İSG’nin sadece bir zorunluluk değil, aynı zamanda insan hayatını koruma amacı taşıyan kritik bir unsur olduğunu hatırlatıyor. Turizm işletmelerinin bu konuda daha duyarlı hareket etmesi hem misafirlerin hem de çalışanların güvenliğini sağlayarak sektörün genel itibarını yükseltecektir. Bu nedenle, otellerde ve diğer turizm işletmelerinde İSG standartlarının eksiksiz bir şekilde uygulanması, hayati öneme sahiptir.


İhmalin gölgesinde kaybettiğimiz bu değerli insanların acısı, hepimizin yüreğinde derin bir yara açtı. Bu tür trajedilerin bir daha yaşanmaması için sorumluluklarımızı hatırlamalı, tedbiri ve dikkati her şeyin önüne koymalıyız. Hayatlarını kaybedenlerin hatırasına saygı göstermek, aynı acıyı tekrar yaşamamak için ders almak ve gerekli adımları atmakla mümkün. Unutmayalım ki her ihmal, bir insan hayatına mal olabilir; bu ağır bedeli bir daha ödememek için hep birlikte daha duyarlı olmalıyız.


Bolu’daki yangında hayatlarını kaybedenlere rahmet, yakınlarına sabır; yaralananlara da acil şifalar diliyorum.

  • Yazarın fotoğrafı: BODRUMDergi
    BODRUMDergi
  • 7 Ara 2024
  • 2 dakikada okunur
Finlandiya, son yıllarda pek çok insanın hayalini süsleyen ülkelerden biri hâline geldi. Bu İskandinav ülkesinin yalnızca doğasıyla değil aynı zamanda yaşam tarzı ve toplumsal yapısıyla da hayranlık uyandıran pek çok özelliği var.


Instagram’ın popüler sayfalarından “Enteresan Bilgiler” yeni blog yazısında, Finlandiya hakkında daha önce duyulmamış ilginç detayları derledi.


Batmayan Güneş: Gece Yarısı Güneşi

Finlandiya’da özellikle Lapland bölgesinde, yaz aylarında güneş iki ay boyunca hiç batmaz. “Gece Yarısı Güneşi” olarak adlandırılan bu doğa olayı sırasında güneş batacakmış gibi görünür ancak kısa süre sonra tekrar yükselir. Bu benzersiz deneyim, Finlandiya’nın kuzeyinde yaşayanlar için oldukça sıradan olsa da ziyaretçiler için unutulmaz bir anı hâline gelir.



Kuzey Işıkları’nın Büyüsü

Finlandiya’nın Lapland bölgesi, mart ve eylül aylarında çıplak gözle Kuzey Işıkları’nı izlemek için mükemmel bir yerdir. Bu muhteşem doğa olayı, her insanın hayatında bir kez mutlaka deneyimlemesi gereken bir güzellik sunar. Gökyüzünün renklerle dans etmesi, Finlandiya’yı ziyaret edenleri büyülemeye devam ediyor.



Gelire Göre Trafik Cezası

Finlandiya’da trafik cezaları herkes için aynı değil. Ceza miktarı, sürücünün gelirine göre belirleniyor. Düşük gelirli kişilere düşük ceza uygulanırken yüksek gelirli kişilere oldukça yüksek cezalar kesiliyor. Hatta bir hız sınırı ihlali için 200 bin euro para cezası kesildiği bile olmuş.



Herkes için Ücretsiz İnternet

Finlandiya’da internet temel bir insan hakkı olarak kabul ediliyor ve ücretsiz sunuluyor. Ülkede yaşayan herkes, interneti hiçbir ücret ödemeden kullanma hakkına sahip. Teknolojiyi ve dijitalleşmeyi önemseyen Finlandiya, bu alanda dünya çapında örnek gösterilen ülkeler arasında.



Özel Okullar Yok, Eşit Eğitim Var

Finlandiya’da özel okullar bulunmuyor ve eğitim masraflarının tamamı devlet tarafından karşılanıyor. Eğitimde fırsat eşitliğine büyük önem verilen bu ülkede, herkes eşit şartlarda eğitim görüyor. Bu sayede Finlandiya, dünyanın en gelişmiş eğitim sistemlerinden birine sahip.



Anneler için Ücretli Üç Yıl İzin

Devlet, doğumu teşvik etmek amacıyla annelere üç yıl ücretli izin veriyor. Üstelik anne çalışmasa bile üç yıl boyunca maaş ödeniyor, bez ve mama gibi masraflar da karşılanıyor. Finlandiya, aileye verdiği destekle bu alanda da örnek bir ülke olarak öne çıkıyor.



Nokia’nın Memleketi

Teknoloji devi olarak bir döneme damga vuran Nokia, Finlandiya’nın teknoloji dünyasına yaptığı en büyük katkılardan biri olarak hafızalarda yerini aldı.


Finlandiya, sadece doğal güzellikleriyle değil aynı zamanda yaşam standartları, eğitim politikaları ve teknolojik gelişmişliği ile de dikkat çekiyor.

  • Yazarın fotoğrafı: BODRUMDergi
    BODRUMDergi
  • 4 Ara 2024
  • 2 dakikada okunur
Profesyonel Otel Yöneticileri Derneği (POYD) Bodrum Temsilcisi  ve Bodrium Hotel & SPA Genel Müdürü Yiğit Girgin, Bodrum’un sürdürülebilir bir destinasyon olabilmesi için sadece yaz sezonunda değil yılın geri kalan döneminde de hizmet üretebilmesi gerektiğini söyledi.


Bodrum’un ihtiyacı olan yatak kapasitesi ve gelen turist sayısı arasında ciddi farklar bulunduğunu belirten Yiğit Girgin şunları söyledi: “Bodrumda şu anda 100 bin civarında yatağımız var. Sezon içindeki hareketlilikte almamız gereken pay, yüzde 60-70 doluluk oranlarında 2,5 milyon turist seviyesinde. Bodrum’da biz sezon boyunca bir milyon turisti ancak ağırlıyoruz. Bu da bizim Bodrum olarak yıl genelinde hedefin çok gerisinde bir kapasiteyle hizmet verdiğimizi gösterir. Bir de bu gelen yabancı turist sayısından başka yerlere giden turistleri de sayarsak o zaman daha fazla verim kaybımız gerçekleşiyor. Havalimanına inen yolcuların önemli bir kısmı da Didim’i tercih ediyor. Bu yıl Türk turistin alım gücü düştüğü için yüksek sezonda tatili daha az tercih etti. Bunda iki tane uzun bayram tatilinin de etkisi oldu. Yerli turistler tatil ihtiyaçlarını bu dönemde uygun fiyatla giderdi. Sezona aslında çok iyi başladık, bayramlarda da iyi rakamlara ulaştık ama sürdürülebilir hareketlilik gerçekleşmedi. Sezonu uzatabilecek hamlelerle rakamları daha da yukarı taşıyabiliriz.


Sezon, Yıl Geneline Yayılmalı

Bodrum, marka değeri yüksek bir turizm kenti. Binlerce ailenin ekmek yediği turizm sektörü, medyada yaratılan pahalı tatil algısı nedeniyle kent ve ülke ekonomisine çok fazla zarar veriyor. Yüksek maliyetler sadece turizmin değil Türkiye’nin sorunu ve bu durum işletmelerin genelini etkiliyor. Bodrum’un gerçek bir turizm destinasyonu olabilmesi için Antalya ve İstanbul’da olduğu gibi sezonun yıl geneline yayılması gerekli. ‘İnsanlar neden Bodrum’a gelmeli?’ bunları ortaya çıkarmalıyız. Mevcut durumda elimizdeki kaynakları daha verimli kullanmalıyız. Maliyet sadece Bodrum Turizminin değil ülkenin sorunu ve artık bunun önüne geçecek hizmet alternatiflerini ortak akıl ile üretebilmeliyiz. Kentin geneline bakıldığında birçok farklı alternatif bulunuyor.


Bodrum, İnşaat Kenti Olmasın

Yıllar önce; yeme, içme, oteller, eğlence sektörü sadece Bodrum merkezde yer alıyordu. Bodrum, yıllar içinde yeni yatırımlar ve altyapı çalışmalarıyla büyüdü. Şimdi kent çok gelişti. Bodrum’daki oteller, farklı bölgelerde farklı segmentlerde hizmet sunuyor. Yeni yollar yetmez oldu, yeni inşaatlar çok arttı, genişledi, büyüdü. Burası bir balıkçı kasabasıyken turizm kenti hâline geldi. Şimdi de inşaat kenti olmasından korkuyorum. Bir karar vermeli ve Bodrum’u tanıtma faaliyetleri yürütürken kenti korumacı önlemler de almalıyız. Nereye baksak inşaat görüyoruz. Gelişim muhakkak iyidir fakat bir turizm kenti için bu bir handikap.


Herekese Hitap Edecek Alternatifler Var

Artık eskisi gibi sezon içerisinde tek bir Bodrum merkezi yok. Tüm beldeleri ile bir çeşitlilik hakim. Herkese hitap edecek farklı alternatiflerle yarımadanın kuzey kanadı lüks segmente hitap ederken, merkez ve diğer bölgeler daha çeşitli hizmetler sunuyor.


Kalite Standardı Getirilmeli

İnsanlar bir yere yerleştiğinde oranın ekosistemi de değişmeye başlıyor. Bu yerleşimi o bölgeye zarar vermeden yapabilmek önemli. Bunun için bir plan dahilinde, bütünsel bir bakış açısı ortaya konulması gerekiyor. Bunları herkes söylüyor fakat hayata geçirilmesi zor oluyor. Tanıtım; misafirin karşılanmasıyla, güvenlikten, resepsiyondan başlar. Kalite yönetim sistemi standartları getirilmeli. Bodrum’un zaten niş bir yapısı var. 12 aylık süreçte, 2,5 milyar dolarlık bir turizm hacmi var. Tabii ki bunu ekonomistler daha iyi bilir.


Küçük Oteller Doğru Fiyatlandırma Yapmalı

Hizmet verme sanatı kavramını topyekûn sürekli uygulanabilir hâle getirmek zorundayız. Büyük yatırımcılar piyasayı da beraberinde etkiliyor. Ona göre pazarlama ve sistem kuruyor. Ayakları daha sağlam bir ekosistem oluşturmalıyız. Küçük işletmeler yüksek fiyatlama yapıyor ama mobilya değiştirince lüks olmuyorsunuz. Bu nedenle küçük işletmeler doğru fiyatlandırma yapmalı. Fiyatlama birçok hizmet katkısının yanında fayda dengesi sağlayan önemli bir unsur.”

BODRUMDergi Web Sitesi © Yabancı Ses Prodüksiyon tarafından hazırlanmıştır.

bottom of page