top of page
  • Yazarın fotoğrafı: Dt. Ebru Küçük Erşan
    Dt. Ebru Küçük Erşan
  • 28 Mar 2024
  • 2 dakikada okunur
Düzgün dişler ve güzel bir gülümseme, kişinin kendine olan güvenini pozitif yönde etkiler. Yapılan araştırmalarda, insanların yüzde 60’ının düzgün dişlerle kendini daha mutlu ve daha güvende hissettiğini ortaya koyuyor. Her alanda olduğu gibi diş sağlığı tedavilerinde de her geçen gün yeni yöntemler geliştiriliyor. Özellikle uzun süreli tedavi gerektiren işlemlerde, insanların günlük yaşamını devam ettirebilecek yöntemler ön plana çıkıyor. Bunlardan biri de Invisalign yani şeffaf plak tedavisidir. Özellikle son yıllarda yapay zekânın gelişmesiyle birlikte daha da yaygınlaşan bir tedavi şeklidir. Telsiz ortodontik tedavi olarak da bilinmektedir. Artık yetişkinlerde de ortodontik tedavi yapılmaktadır. Görüntüden çekinen yetişkinler tedavi uygunsa bu yöntemle hızlı ve günlük yaşamı bozmayacak şekilde tedavi olabilirler. Yemek yerken çıkarıp yemek yiyebilir fırçalayıp tekrar takabilirler.


Şeffaf Plaklar Dişleri Nasıl Düzeltir?

Şeffaf plak uygulamasında dişler, sabit tedavide olduğu gibi yer değiştirerek zaman içerisinde düzelirler. Dişlerden alınan kayıtlar sisteme 3 boyutlu olarak yüklenir. Tedavi sonunda ulaşılmak istenen kapanış ve diş görünümü için bilgisayardaki algoritma, hangi dişlerin ne kadar sürede ne şekilde hareket etmesi gerektiği ile ilgili bir öngörü yapar. Buna “ClinCheck” denir. ClinCheck ile dişlerin tedavi boyunca yapacağı hareketler ve bunları kaç plakla yapabileceği görülür. Bu aşamada sistem, eğer gerekliyse tedavi planında değişiklik yapabilmeye de olanak tanır. Plan onaylandığında plaklar 3D dijital printer kullanılarak basılıp hekime yollanır.



Geleneksel Yöntemden Farkı Nedir?

Bu yöntemde geleneksel braketlerin aksine her aşamada belli dişler hareket ettirilir. Şeffaf plağın etkinliğini birçok faktör etkiler. Bu plakların üretiminde kullanılan malzemeler mekanik ve klinik özelliklerin belirlenmesinde önemli bir yol oynar.



Tedavi Süreci Nasıl İşler?

  • Özel tarayıcı ile ölçü alınır. Yani, ağız içi kamera ile taranır.

  • Planlama yapılarak hangi dişler hareket edecekse ona göre dişler belirlenir ve ayarlanır. Hasta fotoğrafları alınır.

  • Bütün bunlar üretimi yapacak yere gönderilir.

  • Tekrar planlama yapılarak hastanın kaç plak takacağı hesaplanır.

  • Rehber plak gelir. Küçük kuvvet uygulanacak tutucular ayarlanır.

  • Sonrasında genelde hasta haftada bir değiştirecek tarzda plaklarını alır. Üstünde tarih ve sayı belirtilir.

  • Şeffaf plak yemek dışında günde 20 saat takılmalıdır. Yemekte çıkarıp fırçalayıp sonra tekrar takılabilir.

  • Yetişkinlerde ortalama 6-8 ya da 10 ay gibi sürede tedavi biter.

  • Çocuklarda ise karışık dişlenme dönemi bitimine göre tekrar ağız içi tekrar taranarak yeni plaklar üretilir.

  • Çocuklarda tedavi süreci yetişkinlere göre daha uzun olabilir.



Sonuç olarak; yetişkinler güzel gülümseme istediğinde fazla dikkat çekmeden konforlu bir şekilde bu işlemi yaptırabilirler. Uzun vadede insanlar bu görüntüleri ile daha güzel gülümseyebilir. Kendi dişleriyle estetik, daha rahat sağlanır. Sağlıklı günler.

  • Yazarın fotoğrafı: Dt. Ebru Küçük Erşan
    Dt. Ebru Küçük Erşan
  • 5 Oca 2024
  • 2 dakikada okunur
Ağız bakımı ve koruyucu tedavilerin yapılması, diş hekimini belli aralıklarla ziyaret etmek, yüz kaslarının doğru ve düzgün çalışması; yüzde daha fresh bir görüntü oluşmasına ve cildin genç kalmasına neden olur. Bunun tam tersi durumlarda ise insanların yaşı ilerledikçe dişlerde fizyolojik veya patolojik aşınmalar meydana gelir. Bu kayıplar konjenital diş anomalileri, parafonksiyonel alışkanlıklar, erezyon, abrazyon gibi sebeplerden dolayı meydana gelen dişlerdeki madde kaybı, fizyolojik sistem tarafından tolere edilemez ve oklüzal dikey boyut kaybı yaşanır. Stresli bir hayat yaşamak, dişlerinizi sıkıp gıcırdatmanıza yol açarak sizi hem fiziksel hem de duygusal olarak yaşlandırır.


Bunun sonucu olarak fonksiyon, estetik görünüm fonasyon ve temporomandibular eklem sancıları yaşanabilir. Bu madde kayıpları geri dönüşümsüz olması nedeniyle çoğunlukla tedaviye gereksinim duyulur.


İnsanlar yaşamları boyunca birçok fonksiyonel aktiviteden dolayı dişleri aşınmaya maruz kalabilir. Dişin mine dokusunda yıkım başladığında, zamanla ileri derecede aşınmalara neden olur. Bu aşınmalarda etiyolojik nedenler, mekanik, kimyasal ve psikolojik etkenler, ideal kapanış olmaması, kötü alışkanlıklardır. Aşınmış dişlerde hassasiyet, çiğneme problemi, konuşma fonksiyonunda bozulma ve estetik ciddi olarak sorun yaratmaktadır. Hastanın ağzını kapattığında dudakların inceldiği, dudak kenarlarının düştüğü, alt çene ucunun çıkık durduğu, nasolabial derinlik artmaktadır. Bazı durumlarda hasta yaşını olduğundan daha fazla göstermektedir.



Dikey boyut dediğimiz yükseklik düştüğünde burun ve çene ucu yaklaşmaya başlar, dudak kenarları hafif aşağı düşer ve dudaklar incelir. Hatta ileri dönemde yanak kasları kısalır ve buldog görüntüsü oluşabilir. Bu kaybedilen sert doku da facelift etkisi yaratır.


Estetik işlemler yaptırmadan önce mutlaka diş hekimine gidip diş kontrolleri yaptırılmalı, eksik sert doku kaybı varsa onarılmalı sonra estetik işlere girilmelidir.


Diş Aşınmalarında Erezyon: Bakteriler, mekanik ve travmatik nedene bağlı olmayan herhangi bir kimyasal etki sonucu geri dönüşümsüz sert doku kaybına neden olur.

Abrazyon: Mekanik olarak sert diş fırçalamak, iğne, ısırmak ve tütün çiğnemekle oluşur.

Atrizyon: Isırma ve çiğneme sırasında karşılıklı dişlerin birbirlerine sürtünmesi suretiyle veya diş gıcırtdatma gibi kötü alışkanlıkların sebep olduğu diş aşınmalarının adıdır. Diş dişe değmesi sonucu oluşan sert doku kaybıdır.


Günümüzde diş sıkma (bruksizm) ile beraber bu faktörlerde etkileyerek dişlerde aşınmalar hızla artmıştır. Stresli bir hayat sürmek dişleri gıcırdatmak hem fiziksel hem de duygusal olarak insanları olduğundan yaşlı gösteriyor. Diş sıkmada sadece stres faktörü yoktur. Diş uyumsuzlukları, yüksek dolgular, kırık dişler, ağızda dengesiz kapanış, kas rahatsızlıkları da etkendir.


Diş gıcırdatma tedavisinde önce temel etkeni bulmak gerekir. Dişlerle ilgili sorun varsa çözülmeli, plaklar yapılmalı ya da botoks uygulanmalıdır. Böylece kaslarda rahatlama olur. Psikolojik tedavide ise nöral terapi, gece plağı ile dişleri koruyabiliriz.



Bütün bunları erken kontrol altına almak için diş hekimini belli aralıklarla ziyaret etmek gerekir. Ağız bakımı ve koruyucu tedavilerin yapılması gerekir. Yüz kasları doğru ve düzgün çalıştığında yüz de daha fresh görünür. Daha ileri aşınmaların olduğu durumda ise kaybedilen sert dokuyu yerine koymak gerekir. Bunun için dijital diş hekimliğinde kişiye özel yapılan protezlerle daha sağlıklı dişler ve kas dokusu sağlanır. Diş hekiminizle birlikte ağzınızı takip etmeniz, küçük tedbir ve dokunuşlar uzun vadede daha büyük sorunlarla karşılaşmanızı önler. Sağlıklı Günler.

  • Yazarın fotoğrafı: Dt. Ebru Küçük Erşan
    Dt. Ebru Küçük Erşan
  • 8 Eyl 2023
  • 2 dakikada okunur
Hamilelik döneminde ağız ve diş sağlığının iyi olması, bakımının iyi yapılması, anne ve bebek sağlığı açısından çok önem taşır. Kalsiyum kaynaklarının doğru oranda tüketilmesi gibi kurallara dikkat edilerek sağlıklı bir doğum sürecine katkı sağlanabilir. Yapılan son çalışmalarda, diş hastalıklarının düşük riskini artırdığı saptındı. Hamilelik öncesi tüm sorunlu dişleri halletmek ve hamilelikte iyi bakım sizi tüm risklerden korur.


Hamilelikte Diş Kaybı Olur Mu?

Kadınlarda pregesteron ve östrojen hormonunundaki değişiklikler diş eti hastalıkları riskini artırır. Hamilelikte ağız bakımına dikkat edilmezse diş eti çekilmesi, diş etinde kızarıklık ve kanama görülebilir. Diş eti iltihabı, sadece diş etini etkilemez, aynı zamanda gebelik üzerinde de olumsuzluklara neden olur. Yapılan son çalışmalarda diş eti iltihabı başta olmak üzere diş hastalıklarının hamilelerde erken doğum ve düşük riskini artırdığı saptandı. Bu hastalıklarda diş eti kanaması, kırmızı ve şiş görünür. Hormonal değişikliklerle daha da artan bu durumun doğumdan sonra kalıcı hasar bırakmaması için mutlaka tedavi edilmesi gerekir. Diş taşları ve diş plakaları, diş hekimi tarafından temizlenmeli ve bakımı yapılmalıdır. Bazı hamilelerde bulantıdan kaynaklı ağızda asidik ortam artmaktadır. Bu asitler ağız içerisinde erezyonlara neden olmaktadır. Bu durumda ağız hijyeni çok önemlidir. Karbonatlı su ile çalkalama yapılmalıdır. O da mümkün olmazsa su ile çalkalama yapılabilir. Ayrıca hamilelik döneminde tükürükteki asit miktarı artmakta bu da dişleri çürümeye yatkın hâle getirmektedir.



Hamilelik Tümörü Nedir?

Hamileliğin ikinci 3 aylık dönemi yani 3-6 ay aşırı diş eti büyümesi hamilelik tümörü diye adlandırılabilir. Aşırı plak ile oluşan ve kırmızı renkli âdeta dutu andıran bir görüntü ortaya çıkar. Doğumdan sonra bu oluşum kendiliğinden kaybolur.


Hamilelikte Beslenme Nasıl Olmalı?

Bebeğin diş oluşumu ve gelişimi anne karnında 5 ile 6. haftalarda başlar. Bu dönemde anne, hem kendi sağlığı hem de bebeğin diş gelişimi için dengeli beslenmelidir. A-C-D vitaminleri, fosfor ve kalsiyumdan zengin yiyecekler, meyve, sebze, tahıl, süt ve süt ürünleri, et, balık ve yumurta dengeli olarak alınmalıdır. Hamilelik döneminde bebeğin ve annenin kemiklerinin sağlıklı olabilmesi için anne adayının 1200-1500 mg kalsiyum alması gerekir. Anne adayları bu dönemde süt ve süt ürünleri, yeşil yapraklı sebzeler ve kalsiyum bakımından zengin gıdalar tüketmelidir. Yüksek oranda şeker içeren gıdalardan ve asitli yiyeceklerden kaçınmalı ve bol su içmelidir. Yemekten sonra ilk 20 dakika içinde dişleri fırçalayamazsa şekersiz sakız çiğneyebilir.


  • Diş Sağlığı İçin

  • Tatlı yedikten bir süre sonra dişler fırçalanmalı.

  • Kusma durumlarından sonra ağız bakımı yapılmalı, fırçalanmazsa su ile çalkalanmalı.

  • Günde 2 kere diş fırçalanmalı.

  • Diş eti kanasa bile fırçalamaya devam edilmeli.

  • Gargara olarak karbonatlı su, ılık tuzlu su kullanılabilir.

  • Kalsiyum kullanılmalı.

  • İlk 3 ay etkili tedavi yapılmamalı, zorunluluk yoksa 4-5-6. ayda tedavi yapılmalı.

  • Ağrı kesici ve antibiyotik kullanımı Kadın Doğum Uzmanının kontrolünde olmalı.

  • Hamilelik şüphesi mevcutsa ve zorunlu hâllerde film çekilmesi gerekiyorsa kurşun önlük karın bölgesini kapatacak şekilde kullanılarak çekilebilir ama kural olarak tüm hamilelik boyunca zorunlu olmadıkça film çekmemek gerekir. Zorunlu ise tüm tedbirleri alarak çektirilebilir.

  • Bebek, annenin dişlerinden kalsiyum çekip annenin dişlerini çürütür düşüncesi yanlıştır.

  • Bebeğin gelişimi için gerekli kalsiyum, fosfor, vitamin ve mineraller annenin aldığı besinle karşılanır.



Tüm bu sorunlarla karşılaşmamak için düzenli diş hekimi kontrolü sağlamak gerekir. Hamilelik öncesi tüm sorunlu dişleri halletmek ve hamilelikte iyi bakım sizi tüm risklerden korur. Sağlıklı günler...

BODRUMDergi Web Sitesi © Yabancı Ses Prodüksiyon tarafından hazırlanmıştır.

bottom of page